Sinem Dedetaş'ı Şehir Hatları genel müdürlüğü sırasında tanıdım. AKP döneminde zarar üstüne zarar eden, kendi vapurlarının bakımını Haliç Tersanesi'ne sahip olmasına rağmen özel tersanelerde yaptıran şirketi tekrar kâra geçirdi. Deniz taksileri tasarladı ve Haliç Tersanesi'nde üretti. Atıl haldeki dünyanın en eski tersanesini gemilerin ve teknelerin bakım için kapısında sıra beklediği bir duruma getirdi. Sonra AKP'nin kalesi denilen Üsküdar'ın belediye başkanı oldu. Sorun tanıdığınız Üsküdarlılar'a. Memnunlar mı değiller mi hizmetlerinden. Yakından tanıdığım için en ufak bir yolsuzluğa bulaşmadığına kefil olabileceğim bir isimdir Sinem Dedetaş.
Ama mesele bu değil elbette.
Tek bir CHP'li veya Yeni Partili belediye başkanı kalmayıncaya kadar devam edecekler.
Bu arada AKP'li belediyelerde hiç bir şey olmuyor, her şey pırıl pırıl.
Varsa yoksa muhalif belediyeler.
Sorsan "millet iradesi" derler.
@sdedetas@uskudarbld
Yani herkesin sevdiği biri olmak elbet imkansız ama hemen hemen herkesin sevmediği biri olmayı nasıl başarıyor bazıları? Sosyoloji, psikoloji davranış bilimleri vs bir araya gelse çözemez bunu.
Sevgili komşularım,
Bu sabah yanınızda olamasam da her sabah olduğu gibi bugün de aklım ve kalbim Üsküdar’ın sokaklarında.
Tüm çalışma hayatımı gözden geçirdiğimde, olmayı hak ettiğim ve hayal ettiğim yer elbette nezarethane değildi. Ama sağlığım yerinde çok şükür. Sizlerin de vermiş olduğu destekleri avukat arkadaşlarımız bana ulaştırıyor, gerçekten çok mutlu oluyorum. Sizden haber almak, destek almak moral veriyor.
En yakın zamanda görüşmek ümidi ve sevgilerimle.
Deniz Göktaş neden tutuklu yargılanıyor?
Kaçacak mı? Kendi geldi.
Delil mi karartacak? Delil YouTube'da yüklü zaten.
İlle yargılayacaksanız dışarıda yargılayın. @idgoktas'ı rahat bırakın. Deniz Göktaş'ı serbest bırakın.
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın#DenizGöktaş
Kemal Kılıçdaroğlu partisine sadece iktidarı değil , ana muhalefeti de kaybettirdi. Dünya tarihinde görülmemiş bir siyasi başarı ! Tebrikler @kilicdarogluk
Bugün Felsefe mezuniyet töreninde bir arkadaşımız paraşüt akademisyenden diploma alırken fotoğraf çekilmek istemedi. Bunun üzerine paraşüt Yasin Ramazan Başaran arkadaşımızın diplomasını vermek istemedi ve fiziksel olarak müdahale etti!
Yasin Ramazan Başaran derhal bölümden uzaklaştırılmalıdır.
Arkadaşımızın yanındayız, öğrenciler size boyun eğmeyecek!
Bir tarafta özel bir maç için sadece bir saatlik (!) mesafeye özel uçakla giden futbolcular, diğer tarafta tarafta 10+ saatlik Amerika seferine tıklım tıklım dolu uçakta buldukları boş koltuklara dağıtılan voleybolcular.
Bir tarafta 48 takım arasına girdi diye şımartılan erkekler diğer tarafta şampiyonluk üstüne şampiyonluk kazandıkları halde duruşları yüzünden eleştirilen kadınlar.
Başarıyı değil, şımarıklığı ödüllendiriyoruz!
Kapı açıkken yetişen bu çocuğun sınava alınmaması nasıl bir vicdansızlık? Sanki F16’nın kapısını yeniden açacak. Çocuğun 1 saniyeyle, 1 yılı gitti. #YKS
DOWN SENDROMUNA ÇARE BULUNDU MU?
Japon bilim insanları, Down sendromuna neden olan fazla 21. kromozomu hücrelerden çıkarmayı başardı.
CRISPR teknolojisiyle gerçekleştirilen çalışmada, üç adet bulunan 21. kromozomdan yalnızca fazladan olan hedef alındı ve sağlıklı kromozomlara zarar verilmedi.
Araştırmacılar, müdahale sonrası hücrelerdeki bazı anormalliklerin düzeldiğini açıkladı.
Avrupa'ya gitmek isteyen milyonlarca insan, senelerdir bir yazılım mafyasına haraç ödüyordu.
Adı vize ücreti değil. Adı, gücü elinde tutanın saltanat sefasıydı resmen.
Ve bu düzen kendiliğinden çatlamadı. Bir süredir biliniyordu, Canan Coşkun ve İbrahim Haskoloğlu gibi gazeteciler inatla üstüne gidiyordu. İkisi de susturulmaya çalışıldı ama azimle devam edilince, ülkemizde bile bir şeylerin değişebileceğini gördük sayelerinde.
Senelerdir bize yaşatılanı düşünün, randevu açılıyor, biz daha sayfayı göremeden bir yazılım saniyede yüzlerce kez deneyip hepsini kapıyor. Uyumayan, yorulmayan bir makineyle yarışıyoruz ve kaybediyoruz, her alanda... Sonra o randevular bize yüzlerce euroya geri satılıyor.
Ama asıl mesele bottan derin. Sistem en baştan, hepimizi bir aracıya muhtaç bırakacak şekilde kurulmuş. Bot sadece o boşluğu nakde çeviren araç.
Teknoloji kimsenin elinde silah olmamalı ama oluyor. Yapay zeka ölçeğinde bu işler çok daha tehlikeli bir hal alabilir. Sokaktaki başıboşluk dijital dünyaya da taşınırsa gerçekten çok daha zor durumda kalırız.
Bu yalnızca bizim ülkemizin sorunu da değil. Ama herkesin sadece kendi çıkarını düşündüğü bir dönemde, insan ister istemez karamsarlığa kapılıyor.
Yine de o gazetecilerin yaptığı tam olarak şunu kanıtlıyor: bir tek kişinin inadı bile koca bir çarkı durdurabiliyor. O yüzden hem bu işin peşini bırakmayan gazetecilere destek olmalı, hem de kendimizi sürekli geliştirmeliyiz.
Birey olarak bir şeyin peşine düşmek, sandığımızdan çok daha büyük bir şeyi değiştirebilir.