Haydi @tcmeb, il içinde ama ailesinden km lerce uzağa gidip gelen öğretmenleri de sevindirme vakti. Son bir adım ilçe emri! Bu eşitsizliğe son verin.mazeretin il dışı il içi olmaz. #MEBiLiciOzurCozulmedi
Bir öğretmenimiz A ilçesine,kilometrelerce uzakta olan B ilçesinden gidiyor.
Bir öğretmenimiz de B ilçesine, kilometrelerce uzakta olan A ilçesinden gidiyor.
Bu öğretmenlerimiz birbiri ile yer değiştirse her iki tarafın da mağduriyeti giderilecek,devletin işi yine aksamadan devam edecek..
Hiç il içinde bu şekilde çözüm üretme çalışmaları yapıldı mı?!
HAYIR!
#MEBiLiciOzurCozulmedi
“İl dışı mazeret grubuna” il emri verip “il içi mazeret grubuna” ilçe emri vermemek devlete yakışmaz. İller arası mesafeden daha uzak aynı il içinde ilçeler var. Bakanlığımızın bu mağduriyete kayıtsız kalmayacağına inanıyoruz.
@cftcblnt@mebpgm@Yusuf__Tekin@tcmeb@tcbestepe
#YusufHocaİlİcimazereteMüjde
Engelli öğretmenlerimizin özel sektör şansı yok.
#TekÇaremizAtanmak diyen öğretmenler aylardır bekliyor. 2024 Ekpss olalı aylar oldu bir haber bile yok.
Sayın @yusuf_tekin sizlerden atama takviminin ilanını talep ediyoruz.
@tcmeb@memetsimsek
@Yusuf__Tekin bakanımız öğretmenleri sahip bırakmayacağını, aileye verdiği değeri aldığı kararlarla ıspatlamıştır.. kendisine ne kadar teşekkür etsek azdır.. aynı şekilde atanamayan il dışı öğretmenlerini de sahipsiz bırakmayarak onların da kalplerine dokunacaktır..
Bu atama sürecinde tevazu ve sabırla öğretmenlerini kucaklayan onlara bir gün bile ���öf” demeyen yüce gönüllü, Personel Genel Müdürü sayın @cftcblnt Bülent çiftçi’ye de çok teşekkür ediyor, bizlere edilen tüm hayır dualarını armağan ediyorum….
Engelli öğretmenlerin atanması, eğitimde çeşitliliğin ve anlayışın güçlenmesini sağlar; herkesin potansiyeline değer vermek toplumu daha güçlü kılar.
#TekÇaremizAtanmak
AES: İL İÇİNDE GÖREV YAPIP MAZERETİ BULUNAN ÖĞRETMENLER İÇİN İLÇE EMRİ İSTEDİK
Bilindiği üzere geçtiğimiz günlerde 2024 yılı Yaz Tatili Dönemi Öğretmenlerin Mazerete Bağlı Yer Değiştirmesi kapsamında iller arası ve il içi yer değiştirme işlemleri yapıldı. Fakat bu başvurularda açılan kontenjanlar, öğretmenlerin mazeretini gidermekten çok uzaktaydı. Öğretmenlerin, ailelerinin bulunduğu illere gitmesi mümkün görünmemekteydi. Açılan kontenjanlar çok kısıtlı ve il merkezlerine uzak ilçelerden oluşmaktaydı.
Diğer taraftan başvurmayan ya da başvurup yerleşemeyen öğretmenler için il emri olarak adlandırılan, aslında Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde olmayan uygulama il bir süredir öğretmenler, mazeretinin bulunduğu illerin emrine atanmaktaydı. 2024 yılı için de bu uygulamanın olup olmayacağı belirsizliğini korumakta, hatta sosyal medyada bu sene il emri uygulamasının yapılmayacağı söylentileri tedavüle girmiş, tasarruf tedbirleri de bu söylentileri güçlendirmişti. Bu gelişmeler paralelinde, mazereti bulunan bir çok öğretmen, il emri uygulamasının gelmeyeceği ihtimali ile tercih yaparak, evlerine çok uzak ilçeleri dahi yazdılar. Yazdılar çünkü bir şekilde kendi yuvalarına kavuşmaları gerekiyordu. Artık ücretsiz izne ayrılacak takatleri de kalmamıştı. Ve kimselerin gitmeyeceği uzak ilçelere aslında bir nevi cebren gitmiş, gönderilmiş oldular. Neticede göze alınmıştı. Fakat bu atamalardan birkaç gün sonra, bakanlık açıklaması ile il emri uygulamasının getirildiği duyuruldu. Ve tercih yapmayan ya da ilçeleri dahi yazmayan öğretmenler, mazeretlerinin bulunduğu il merkezlerine ve hatta il merkez ilçelere kadar atandılar. Bu öğretmenlerimizin ailelerine kavuşması tabii değerlidir. Buna itiraz edemeyiz. Fakat çok daha yüksek puana sahip olduğu halde, zorunluluklarla tercih yapan öğretmenlerin suçu nedir? Evet, tercihini kendi iradesi ile yapmıştır, fakat başka bir tercih olmadığı resmiyeti ve varsayımı ile yapmıştır. İl emrinin gelip gelmemesi belirsizliği ile ikilemde kalan bu öğretmenlerden, tabiri yerinde ise “kumar oynamasını” beklemek ne kadar adildir? İdarenin işlemlerinde belirlilik ve eşitlik olmak zorundadır. Aksi halde oluşan sonuçları “kısmet” ile açıklamak mümkün değildir. Gün sonunda somut örnek verirsek, 300 puanlı bir öğretmen Konya’ya 130 km uzaktaki bir okula atanmış, ama aynı branşta 99 puanlı diğer öğretmen, Konya il merkezine atanmıştır. Bu sonucu; “Biri tercih yapmış, kendi istemiş.” deyip savuşturarak legal hale getirmek, anayasanın ne lafzi, ne de Gâi yorumlanması ile aşılamayacak bir sorundur.
Öte taraftan il içinde ama çok uzak ilçelerde yıllardır çalışan öğretmenler de hiçbir şekilde il merkezlerine gelememektedir. Çünkü daha düşük puanlı öğretmenler il emri uygulaması ile il merkezlerini doldurmaya devam etmektedir. Bu süreç her geçen sene daha da karmaşık hale gelmekte ve içinden çıkılamaz bir sarmala dönüşmektedir. Bakanlığın yapması gereken öngörülebilir, adaletli bir yer değiştirme mevzuat düzenlemesi yapmasıdır. Yoksa mevcut yönetmeliklerle, günü kurtarmak, konjönktürel düzlemde inisiyatifler alarak kervanı yolda düzmeye çalışmak, bir ülkenin temel yapıtaşı olan eğitimi ve eğitimciyi geliştirmez. Biz
Anadolu Eğitim Sendikası olarak, Bakanlığa öncelikle il içinde ama uzak ilçelerde yıllardır çalışan öğretmenleri de mazeretinin bulunduğu yere gönderecek bir inisiyatif, ama uzun vadede belirsizlikleri ortadan kaldıran, öngörülebilir, belirlilik içeren ve adil yasal düzenlemeler yapması konusunda talepte bulunuyoruz. Uzakları yakın eden Bakanlığımız, yakındaki uzakları da yakın etmelidir.
Anadolu Eğitim Sendikası Hukuk Sekreterliği
@mebmazeretgrubu Emeği geçen Eser hocam, Neslihan hocam ve diğer tüm arkadaşlara çok teşekkür ediyorum. Mükemmel bir dayanışma ve özveri ile hakkımızı aldık💪🏼👏🏻🙏
@Nihal_Albayrak_@Yusuf__Tekin Nihal hocam, hani size demiştim atama beklerken o gün, bir tek sizi dinleyince içim rahatladı diye, iyi ki dinlemişim, iyi ki yollarımız kesişmiş. İzmir’de kahveye geliyorum ☺️