"Hüznün seni insanlardan koparıp O’na yaklaştırıyorsa, o hüzün aslında bir rahmettir. İnsanlara anlatıp tüketeceğin derdi, Seccadene döküp bereketlendir..."
🌹🌿🌹
> Ben kederimi ve hüznümü sadece Allah'a arz ederim.(Yusuf, 86.)
Bazı insanlar hayatımız bize nasıl seveceğimizi öğretmek için, bazılarıda nasıl sevemeyeceğimizi, nasıl yetinmememiz gerektiğini, birdaha asla küçülmememiz gerektiğini öğretmek için girer.
Bence birbirimize karşı biraz daha nazik olmaya çalışalım. Herkesin hayatında bir şeyler var, kimse hikayesini yüzünde taşımıyor. Dışarıdan gayet sakin, hatta gülümseyen bir sürü insan aslında içten içe çok zor zamanlardan geçiyor. Zaten bu hayattan hiç yara almadan, burnu bile kanamadan çıkabilen yok. Üzgün olduğun bir anda sert bir söz duyunca insan daha da kırılıyor, içine kapanıyor. Ama tam tersi, en kötü hissettiğin anda gelen ufacık, içten bir nazik söz birden bütün gününü aydınlatabiliyor. O yüzden ben nazik kalmayı seçiyorum. Keşke herkes birbirine biraz daha şefkatli davransa. Belki dünyayı değiştiremeyiz ama o gün birinin yükünü hafifletebilir, yüzünde bir tebessüm bırakabiliriz.
“Af buyurun, bizim pastanede bir şey yiyen, gayr-i meşru bir yere gidemezdi. O malın ihlası göndermez onu. O kadar mühimdir yemek. Ya Rabbi bizden alışveriş yapanı feyze gark et, nura gark et diye daha pişerken dua ederdik. Kötü bir yere gidecek, amel işleyecek, gidemez, yapamazdı o vücuttan çıkana kadar. İkram o kadar mühimdir.”
Bandırmalı Tatlıcı Ali Efendi, Necdet Tosun
İşin sırrı kasmamak. Ne kadar rahat olursan, sonuca ne kadar takılmazsan, ortaya çıkan şey o kadar güzel oluyor. Kendine güvendiğinde ve sürece odaklandığında zihnin çok daha özgür çalışıyor.
"Nasibinse eğer geç de olsa gelir, değilse yanı başına kadar gelse yine senin olmaz. Bazı şeylerin neden öyle olduğuna ya da olmadığına akıl sır ermez. Bazen insanın payına düşen güzel bir sabırla ördüğü bekleyişler, kabullenişler, teslimiyetlerdir.."
İbn Kayyim şöyle der:
“Dünya, baştan sona bir saatlik kedere bile değmez.”
O hâlde, sana fayda vermeyecek dert ve üzüntülerle kendini yorma.
Zira kaygı, yarının acısını engellemez; sadece bugünün huzurunu çalar.
"Her bir kişinin yaşamı,
kendi hakkındaki rüyâsının yorumudur."
Ancak yorumlamak için yormak
ve yorulmak gerek.
Ve kendi yolunu döşemek.
Bundandır ki,
her insan kendi yolunun imkânını
kendi sırtında taşır.
Bir bedel ile.
Çünkü:
"Îmân, imkân verir;
bedel mümkün kılar."
"Allah dediğin zaman insansın,
Secde ettiğin zaman kulsun,
Zikrettiğin zaman,
Hazret-i Allah'a dost olursun..."
Hazret-i Merdî,
Mustafa Özcan Şakar Efendi (k.s)
💜🌿💜
https://t.co/V1vzmxriqC
#HayırlıCumalar
Bazı insanlar hayatımıza bir mühür vurarak gider, güzel bir iz, bir ses, bir hatıra bırakarak.
Üzerimizde güzel iz bırakan insanlar henüz görünmeyeni görürler. Bizi dinler, bize zaman ayırır, bizi olmak istediğimiz kişiye doğru yüreklendirirler.
Onlar bize gerçeği şefkatle söyler. Bizi büyüten insanlar, bazen duymak istemediğimiz şeyi de söyler. Bunu bizi küçültmek için değil, büyütmek için yaparlar.
Bizi kendilerine değil, kendimize benzetirler. İyi bir öğretmen, iyi bir arkadaş, kendi kopyasını yaratmaya çalışmaz. Sizin en iyi halinizi ortaya çıkarmaya çalışır.
Büyük şeyler yapmaz ama küçük şeyleri sürekli yaparlar.
Yeise düşmeyiniz, Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyiniz. Zira hiç şüphe yok ki, Aziz ve Celil olan Allah her gün yeni bir yaratıştadır.
Abdülkadir Geylani (ks)