🔴Zaxo'da düzenlenen 4. Uluslararası Şal u Şepik Festivali'nde anlamlı bir canlandırma sahnelendi:
Kucağında bebeği, sırtında silahıyla zalim Saddam'ın zulmüne boyun eğmeyen savaşçı Kürt Peşmerge kadını canlandırıldı.
Basın Açıklaması
Toplumsal Değerlerden ve Sorumluluk Bilincinden Uzak Bir Yaklaşım!
İş dünyasının önde gelen isimlerinden Rahmi Koç’un bir hastane açılışında, mizah adı altında Kürt kadınlarını, Kürt halkını ve hekimlik mesleğini bir "fıkra" malzemesi haline getirmesi; en hafif tabirle sağduyudan, toplumsal hassasiyetlerden uzak ve incitici bir yaklaşımdır. Bu ayrımcı ve ötekileştirici bakış açısını sert bir şekilde kınıyoruz.
Ortak Değerler Mizah Mezesi Yapılamaz
Yapılan bu talihsiz açıklama, hem kadınlarımızı hem de fedakarca görev yapan doktorlarımızı töhmet altında bırakma girişimidir. Bizim medeniyet ve değer dünyamızda hem kadınlarımız hem de hekimlik mesleği kutsaldır, azizdir ve dokunulmazdır.
Bu coğrafyanın annelerine, kadınlarına ve kültürel değerlerine karşı takınılan bu fıkra görünümlü, aşağılayıcı yaklaşımın kabul edilmesi mümkün değildir.
Gülmek Onaydır
Ancak buradaki asıl sorumluluk, sadece bu talihsiz anlatıyı dillendirende değildir. Bu ülkede Başbakanlık yapmış, AK Parti Genel Başkanlığı koltuğunda oturmuş ve meydanlarda Kürt vatandaşların oylarına talip olmuş Binali Yıldırım’ın; bu ayrımcı ve saygısız yaklaşımı devlet adamlığı ciddiyetiyle ikaz etmek yerine kahkahalarla karşılaması, kendisini de en az o fıkrayı anlatan kadar sorumluluk altına sokmuştur.
Çünkü toplum önündeki makam sahiplerinin bu tür ifadeler karşısında sessiz kalması veya gülmesi, bir onay ve meşrulaştırma olarak algılanır.
Halkımızın Değerlerine Saygı Duymak Zorundasınız
• Bir yanda fildişi kulelerinden bakıp halkın değerlerini ve kimliğini mizah malzemesi yapan bir sermaye anlayışı,
• Diğer yanda o halkın oyuyla makam sahibi olup, halkına yapılan saygısızlığa net bir tavırla itiraz edemeyen bir siyaset anlayışı!
Toplumun bir kesimini etnik kimliği üzerinden karikatürize eden bu dışlayıcı zihniyeti de halkın onurunu korumak yerine bu ayıba ortak olan siyasi duruşu da milletimizin vicdanına havale ediyoruz.
Siyaset ve iş dünyası, oturduğu koltukların, sahip olduğu gücün ve hitap ettiği toplumun haysiyetine uygun, sorumlu bir dil kullanmak zorundadır.
Kürt halkı ve onun aziz kadınları, hiç kimsenin ucuz mizah malzemesi olmadığı gibi, her koşulda iradesi "çantada keklik" görülecek bir seçmen kitlesi de değildir.
Kürt halkı, manevi değerlerine, onuruna ve kültürel kimliğine yönelik saldırılara karşı her zaman yüksek bir hassasiyete sahip olmuştur.
Özür Dile
Yaşanan bu üzücü olay karşısında Rahmi Koç ve Binali Yıldırım, en kısa sürede Kürt kadınlarından, hekimlerimizden ve tüm halkımızdan açıkça özür dilemelidir.
Demokratik Tepki
Tüm vatandaşlarımızı ve Kürt halkını, toplumsal onurumuza yönelik bu ve benzeri saygısızlıklara karşı demokratik haklarını ve tüketimden gelen güçlerini kullanmaya; bu ayrımcı zihniyete ortak olan siyasi anlayışa karşı oylarıyla ve duruşlarıyla net bir tavır almaya davet ediyorum.
Fesih Bozan
Saadet Partisi Mardin İl Sorumlusu
(Önceki Dönem GM Başkanlık Divanı Üyesi)
#rahmikoç #RahmiKoçÖzürDile #BinaliYıldırımÖzürDile
#Ahlak #ToplumaSaygı
Kürt müzisyenlerine sesleniyoruz, çağrımız açıktır:
DEM Parti'nin ve KCK kurumlarının düzenlediği hiçbir konsere çıkmayın. Hiçbir etkinliğine adım atmayın. Toplu boykot, artık bir tercih değil zorunluluktur.
Nedenleri sıralıyorum:
1 ) KCK ve DEM Parti'nin kurumları olan MKM ve Sanatça Organizasyon silahlı güce dayanarak Kürt müzisyenlerin yüzde 90'ını kara listeye almış durumda. DEM Parti belediyelerinde ve dahi tüm Kürt illerinde Kürtçe müzik konser vermelerini yasaklıyor, kendi halkıyla buluşmalarını engelliyorlar uzun yıllardır. Albüm çıkaran Kürt müzisyenler kendilerini gösterecek sahne bulamıyor, yıldızları sönüyor, bir daha albüm çıkaramıyorlar. Yüzlerce meşhur Kürt sanatçının sesi soluğu yok olup gitti. Bundan daha büyük bir trajedi olamaz. Müzisyen yoldaşlarınızın Kürtçe şarkılarını söylemelerini yasaklayan, onların sesini sonsuza dek yok eden zalim parti ve örgütün konserlerine katılmaya vicdanınız el vermemelidir.
2 ) KOM Müzik, KCK ve DEM Parti'nin ortak şirketidir. Yüzlerce Kürt sanatçının tüm telif haklarına, bütün müzik gelirine silahlı güce dayanarak imza komplosuyla el koydu. Bu haklar çalınmıştır. İade edilmek zorundadır. KOM Müzik'in yönetiminde önce Erdal Şimşek vardı, Milletvekili adayı olunca yönetime kendi eşini koydu, çünkü Kürt sanatçıların milyonlarca dolarlık müzik haklarını her ay ceplerine indiriyorlar. Bu zulüm nedeniyle eser sahibi Kürt müzisyenler evlerine ekmek götüremiyorlar, çocukları, aileleri aç ve açıkta yaşıyor. Bazıları da ağır inşaat işleri yapmak zorunda kalıyor. Haberiniz yoktur belki ama bu nedenle canına kıyanlar da oldu.
3 ) Dünyanın hangi halkına bakarsan bak, müzisyenin bağımsız derneği vardır. Yalnız Kuzey'deki Kürt sanatçısının yoktur. Çünkü kurdurmuyorlar. KCK ve DEM Parti üst düzey yöneticileri silahlı güce dayanarak açıkça tehdit ediyor: "Kürtçe müzik, sanat üreteceksen bağımsız-ortak dernek kuramazsınız, hakkınızı arayamazsın, bütün emeklerinizi teliflerinizi ve gelirlerinizi bize teslim etmek zorundasınız."
4 ) Kürt müzisyenlerine uygulanan şiddet ve tehdit, münferit değildir. Sistematiktir, planlıdır, KCK ve DEM Parti merkezlidir.
Bu dört maddenin biri tek başına boykotu zorunlu kılar. Dördü birden varken susmak, suça ortak olmaktır.
Bütün Kürt müzisyenlerine ricamız: KCK kurumlarının ve DEM Parti belediyelerinin konserlerini, etkinliklerini topluca boykot edin. Susmayın. Sahnenize, sesinize, telifinize sahip çıkın.
Kürt müzisyen arkadaşlarınızın yüzde 90'ına bu zulüm ediyorlarken zalimlerin etkinlik ve konserlerine katılmaya vicdanınız izin vermemelidir.
🔴 KÜRT SANATÇI MEM ARARAT’TAN DİKKAT ÇEKEN PAYLAŞIM: “KİMSENİN KÖLESİ DEĞİLİM”
🗣️ Kürt sanatçı Mem Ararat, X hesabından yaptığı uzun açıklamayla dikkat çekti. Ararat, paylaşımında yıllardır emek verdiği bazı çevrelere sert sözlerle tepki gösterirken, “Ben hiçbir Kürt parti ve örgütünün düşmanı değilim. Kürtler için iki taşı üst üste koyan herkesin yanındayım. Ama bilinmelidir ki ben kimsenin babasının kölesi değilim” ifadelerini kullandı.
📌 Paylaşımında sanat camiası ve DEM Parti’nin gödümünde olduğu öne sürülen Kom Mizik’e yönelik eleştirilerde bulunan Ararat, emeğinin karşılığını görmediğini savundu. Sanatçı, “12 yıldır emek vermeden bütün emeğime el koydunuz. Hani demokrasi, hani insan hakları, hani emek?” sözleriyle dikkat çekti.
📌 Mem Ararat ayrıca, bazı çevrelerin kendisini hedef aldığını belirterek, “Sabrın da bir sınırı vardır” dedi. Açıklamasında sanat, acı ve toplumsal mücadele vurgusu yapan Ararat’ın paylaşımı kısa sürede sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. @ararattmem
🗣Bugün vefat eden tarihçi İlber Ortaylı'nın Barzani ailesi, Kürt entelektüeli ve Mele Mistefa Barzani'yle ilgili konuşması:
▶️Ömrüm Mustafa Barzani ile geçti
▶️Bu adamların eğitimi Ortadoğu münevverinin üstünde, renkli