#Turkey: IPI and 13 partner orgs demand the immediate release of investigative journalist @alicanuludag, who was arrested today on charges of "insulting the president" over his reporting and social media posts.
#JournalismIsNOTaCrime
Read the statement: https://t.co/JC87rfJpum
🇹🇷 Turkish journalist Alican Uludag with German public broadcaster #DW was jailed by an #Istanbul court Friday on charges of "insulting" President Recep Tayyip #Erdogan.
Read more ➡️ https://t.co/Sm53Gij4ux
📣 We are organising a #SocialMedia conference on March 12 🎉
“From Posts to Insights: Navigating Social Media Data Challenges in Research”
funded by the @OpenScience_NL and hosted at @UTwente ❤️
Register here:
https://t.co/1FGIoyVw4c
Great investigative journalism:
“They droned back”
Russia is using expandable low-level spies to operate drones over European airports, military compounds and critical industries. They launch them from a ghost fleet of old transport ships
https://t.co/WldzvtGgqo
Adamın biri doktora gider ve rahatsızlıkların�� anlatır. Doktor, sürekli kullandığı bir ilaç olup olmadığını sorar. Adam bir ilaç ismi verir ve “Onu kullanıyorum” der. Doktor da “Kullandığınız o ilaç bağımlılık yapar, biliyorsunuz değil mi?” diye sorar. Adam şöyle cevap verir: “İyi de doktor bey, ben neredeyse 15 yıldır o ilacı her gün kullanıyorum ve bağımlılık yaptığını hiç görmedim.”
Her gün aynı şeyleri yapıp, aynı şekilde düşünerek, aynı şekilde konuşarak ne değişebiliriz ne de değiştirebiliriz. Sıkışıp kaldığımız ezberlerin, şablonların, tabuların farkına bile varamayız. Hiç kimse durduğu yerden bir adım bile kıpırdamazsa yeni ve yaratıcı çözüm olanaklarını da oluşturamayız.
Sıkışıp kaldığımız yer, 40 yıllık çatışma ortamının yol açtığı acılar, öfkeler, ön yargılar ve bunların sebep olduğu güvensizliklerdir. Bunlar önemsiz demiyorum ama bunları aşmanın, yaralarımızı sağaltmanın yollarını bulamazsak “bağımlılıklarımızın” farkına bile varamayacağız, köklü ve kalıcı çözüme ulaşmakta zorlanacağız.
İnancı, düşüncesi, idealleri uğruna canını vermenin kutsallaştırıldığı bir toplumsal gerçeklikte iki temel zorlukla karşı karşıya kalırız. Birincisi, canını feda etmiş olanların kıymetli hatırasının ve canlarını vererek yarattıkları değerlerin manevi baskısını silip bir kenara atamayız, atmamalıyız da. İkincisi de bir düşünce, inanç uğruna çok sayıda can feda edilmişse o düşünce ve inanç, sosyolojik ve siyasi açıdan otomatikman “doğru” haline gelmez ancak bizler bunu kabul etmekte zorlanırız. Vatan uğruna, bayrak uğruna, ideoloji uğruna veya örgüt uğruna bunca can feda edilmişken yeni şeyler düşünüp yeni şeyler yapmaktan işte bu nedenle korkar, çekiniriz.
Fakat artık bir noktada şuna ikna olmamız gerekiyor, gelinen aşamada tek bir evladımız bile canını boş yere feda etmedi. Yürütülen süreçte eşitlik, adalet, özgürlük ve demokrasiyi esas alan bir “kardeşlik hukuku” oluşturmaya, bir ve beraber yaşamaya odaklanmışsak kaybettiklerimizin hatırasına halel gelmeyecek demektir.
Dolayısıyla tüm taraflara ve sürecin ana aktörleri olan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, MHP lideri Bahçeli'ye ve PKK kurucu lideri Öcalan'a bir kardeşiniz, barış için çabalayan bir siyasetçi olarak sesleniyorum; lütfen somut adımlar atmaktan vazgeçmeyin, onun bunun ne dediğine bakmayın, kendinize güvenin ve 86 milyonun barışı hasretle beklediğine inanın.
Ayrıca silahları tümden bırakarak dağdan inmeyi bekleyen insanlar “önder” olarak tanımladıkları Abdullah Öcalan'ın sadece güvenlik birimlerince değil siyasetçiler tarafından da ziyaret edilip dinlendiğini görmek ve bu şekilde siyasete dönüşün mümkün olduğunu ve devletin bu konuda samimi ve ciddi olduğunu görmek, güvenmek ve silahları tümden bırakmak istiyorlar.
Değerli milletvekillerine de seslenmek istiyorum; gençlerimizi yıllarca dağlara, sınır ötesi operasyonlara gönderdiniz. En büyük riski onların omuzlarına yüklediniz ve ne yazık ki bazıları bunun bedelini canlarıyla, kanlarıyla ödediler. Şimdi risk alma ve bu çatışmayı kökten bitirme olanağı yakalanmışken lütfen siz de azıcık risk alın ve İmralı Adasına giderek bu meseleye noktayı koyun. Üstelik alacağınız risk gençlerimiz gibi ölüm riski de değil, azıcık siyasi risktir.
Hep birlikte cesur davranalım, son düzlükte ezberlerimize, korkularımıza takılıp da tarihi barış fırsatını zora sokmayalım lütfen.
Hepinize içten selam, sevgilerimi gönderiyor, en kısa zamanda özgürlük, barış, demokrasi ve kardeşlik dolu günlerde buluşmayı umuyorum.
Selahattin Demirtaş
8 Kasım 2025
Edirne Cezaevi
Tony Blair’s catastrophic decision to invade Iraq cost thousands upon thousands of lives.
He shouldn’t be anywhere near the Middle East, let alone Gaza.
It is not up to Blair, Trump or Netanyahu to decide the future of Gaza. That is up to the people of Palestine.
İsrail ordusu Filistin sokaklarında sivilleri öldürüyor, cansız bedenini almaya gelen akrabalarına da ateş açıyor bugünlerde, değil mi?
Türkiye'nin ordusu bunu 2015'te yaptı. Kimse ceza almadı.
Erdoğan ile Netanyahu pek farklı değiller aslında.
🔴 Cenazesi yedi gün sokakta bekletilen Taybet İnan dosyasında AYM, Roboski davasındaki gibi ‘esasa’ değil, ‘şekle’ baktı
📌 Taybet İnan’ın oğlu Mehmet İnan: Annemin ölümünden sonraki iki yıl biz de ölmüştük. Canımız gitse de geri adım atmak yok. Adalet bir gün yerine bulacak
✍️ Candan Yıldız'ın yazısı...
https://t.co/la5bhPdVQI
@candanyildiz
La Cour constitutionnelle a rejeté le recours concernant la violation du « droit à la vie » de Taybet İnan, assassinée par la police à Silopi, en Turquie, le 19 décembre 2015, et dont le corps n'a pas été autorisé à être retiré de la rue pendant 7 jours.
#TaybetInan
❌️ BREAKING! ❌️ At least 114 Palestinian children were killed in Gaza with SINGLE GUNSHOT to head/chest, consistent with shooting aimed to kill. A genocide unfolding everyday under our eyes. Will Israel ever be held accountable? And when will the killing machine be stopped?
KABUL ETMİYORUZ!
Zeytinlerimizi söktüler.
Bizleri gözaltına aldılar.
Topraklarımızı talan ettiler.
Vazgeçeriz sandılar.
VAZGEÇMİYORUZ!
Dayandıkları maden yasasını, tanımıyoruz!
Tüm Türkiye'ye sesleniyoruz!
Geleceğimize sahip çıkalım.
Bu talanı durduralım! #ZeytinimeDokunma
İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yaptığını Türkiye'de jandarma kendi vatandaşına yapıyor. AKP tam da budur.
"Sen bir yudum suya muhtaç ol" Bu bedduaya yenileceksiniz, aç gözlü madenciler ve paraya doyamamış siyasetçiler
#akbelenedokunma
‼️GÖZALTINA ALINDIK‼️
Akbelen’de tüm tepeler jandarmalar tarafından kuşatılmış durumda. Zeytinlerin kesildiği alana ulaştık. Bu katliam bitene kadar gitmeyeceğimizi söyledik, gözaltındayız.
📣 AKP sosyal medyayı sandığımızdan daha fazla manipüle ediyor | Flood
Akp'ye muhalif kitleler tarafından da yoğun şekilde takip edilen "sosyal medya haberciliği" yapan en çok takipçili sayfalar AKP'nin propaganda aracı, talimatla yönetiliyorlar.
Öncelikle belirtmeliyiz ki bu hesaplar görselde listelediğimiz 20 hesap ile sınırlı değil. Listemizde en fazla takipçili olanlar başta olmak üzere sınırlı bir derleme yaptık.
Listedeki hesapları haftalarca önceki paylaşımlarına bakarak inceledik. CHP İstanbul İl Başkanlığı önünde halkın toplandığı ve dün öğle saatleri itibariyle polisin işkenceye varan müdahalesini nasıl paylaştıklarını turnusol olarak kabul ettik. En fazla takipçili beş hesabın yaklaşık son iki gündeki paylaşımlarını bu bakış açısıyla zincir şeklinde sunuyoruz.
Zincir başlıyor...
Bugün de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin resmi plakalı aracını polis engelledi.
Kayyumun özel arabasına izin var ama TBMM plakalı araca izin yok!
“Bu darbedir” diyorum.
“Demagoji yapma” diyor.
TBMM’yi durdurup kayyumu geçiriyorsan; bu sivil görünümlü bir darbedir.
Devlet, kendi meclisini tanımıyorsa; hukuk, artık bir vitrin süsüdür.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklaması tartışma başlattı
"Mahkeme kararlarını tanımıyorlar" diyen Erdoğan bugüne kadar mahkeme kararlarına dair kendisi nasıl açıklamalar yaptı?