Yıllardır toplumu ırkından, giyiminden, ideolojisinden ötürü ayrıştıran, insanları birbirine kırdıran zihniyetin takım elbiseli hali Rahmi Koç, siyonist zihniyetin kemikçisi!
Bu yazıyı sonuna kadar okudum gerçekten doğru bilgiler taşıyor yani öyle sanıldığı gibi insan eti yenilmiyor şeytani ritüeller yok zaten öfke duymamız için yeterli bir sebep var insan ticareti çocuk istismari ve bunu yapanların dünyayı yönetmesi bu korkunç teori yeterli.Uydurmalara ihtiyacımız yok.
Gerçekler zaten insanın içini parçalıyor. Bu insan eti yeme şeytani ritüeller teorileri çok tehlikeli bir şey. Çünkü hem gerçek mağdurlara zarar veriyor, hem de gerçek suçluları görünmez kılıyor.
Gerçek kötülük bağırmaz.
Sessiz, kravatlı ve protokollüdür.
Bir günlüğüne bütün dünya birlik olamaz mıyız, kötülere karşı en azından, çocuklar ölmesin, kadınlar ölmesin, babalar zulüm görmesin kimse savaşmasın, bir günlüğüne herkes menfaat ve çıkarlarını karanlık zihnini bir kenara koyup vicdanını taşıyamaz mı? #Rojava
The throwing of a Kurdish girl from a building by Jolani’s terrorist forces in Aleppo’s Kurdish districts highlights the true nature of this new Syrian army. Led by the terrorist Jolani, they are repeating the same atrocities committed by ISIS and Al-Qaeda against innocent Kurds.
Onu ben büyütüyorum, güçlü olsun diye değil.Yıkıldığında bile kalkabileceğini bilsin diye. Bir gün dünyanın yükü ağır gelirse bilsin ki kalbim onun evidir.
Hiçbi' şeyden çekmedi dünyada nasırdan çektiği kadar.
Hatta Çirkin yaratıldığından bile o kadar müteessir değildi
Kundurası vurmadığı zamanlarda anmazdı ama Allah'ın adını
Günahkâr da sayılmazdı
Yazık oldu Süleyman Efendi'ye
Mesele falan değildi öyle "To be or not to be" kendisi için
Bir akşam uyudu
Uyanmıyıverdi
Aldılar, götürdüler
Yıkandı, namazı kılındı, gömüldü
Duysalar öldüğünü alacaklılar
Haklarını helal ederler elbet
Alacağına gelince
Alacağı yoktu zaten rahmetlinin
Tüfeği depoya koydular
Esvabını başkasına verdiler
Artık ne torbasında ekmek kırıntısı
Ne matarasında dudaklarının izi
Öyle bir rüzigâr ki
Kendi gitti
İsmi bile kalmadı yadigâr
Yalnız şu beyit kaldı kahve ocağında
El yazısıyla
"Ölüm Allah'ın emri
Ayrılık olmasaydı" #orhanvelikanık
Ezilmişlik psikolojisinin intikam arzusuna dönüşmesi, cehaletin güç kılığına sokulması ve kendini yetersiz hissedenlerin topluma hükmetme fantezisini siyaset diye pazarlamasıdır. Bir siyasi yapının kapısından itilince, aynı ezikliğin telafisini diğer yapının kapısında sadakat gösterisine çevirip dün övdüğünü bugün lanetleyerek var olmaya çalışma eğilimi de bu çarpıklığın tipik tezahürüdür. Bu, rasyonaliteyle hiçbir teması olmayan; tamamen aşağılık kompleksinin söylemine dönüşmüş sosyolojik bir sapmadır.
Kızmıyorum artık sakinleştim, olanı olduğu gibi kabullendim.
Kendimle olan kavgamı bıraktım.
Anlamayana anlatmıyorum ve herkesin her şeyi anlamasınıda beklemiyorum…
Rojin Kabaiş’in ölümü yalnızca bir “vak’a” değil, bir kadının sessizce yok sayılması, ardından da adaletin bulanıklaştırılması meselesi. Ve evet, faillerin hâlâ dışarıda olması, bu ülkede kadınların her gün hissettiği o görünmez korkunun tam da adı oluyor. Bu tür olaylarda en acı olan şey, ölümün kendisinden bile çok adaletin gecikmesi. Bir dosya kısıtlanır, deliller eksik incelenir, kamuoyu susturulur… Gerçek adalet sadece mahkeme salonlarında değil, toplumun unutmamasında başlar. Bu, toplum olarak en derin vicdan sınavımız. Böyle olaylarda yapılması gereken şey; unutmak değil, ısrarla sormaktır. #rojinicinadalet
#ÖLDÜRÜLDÜ