Destekleriniz için teşekkür ederim. Hepinizden özür dilerim. Elimizde olmayan şeyler, kura şanssızlığı. İki turnuvadır finalde son maçı oynayıp, dinlenemeden maça çıkıyoruz. Oyucularımızın hepsi neredeyse sakat maça çıktık. Ama mücadelemizi sonuna kadar verdik. Sağlıcakla kalın 🙏🏻
Tiyatro bileti alıyorsun. Oyun saati yazıyor. Üstelik çoğu yerde 5 dakikalık gecikme opsiyonu gibi bir esneklik tanınıyor. Ve tanınan bu esneklik sana bir jesttir, hak değil! Buna rağmen kapı kapanıyor ve evet, içeri giremiyorsun. Giremezsin. Çünkü bu bir keyfiyet değil, bir ilkedir.
Oyun 20.30’da başlıyorsa 20.30’da başlar. 20.37’de dramatik bir giriş yapamazsın. O kapı kapandığında mesele inat değil, disiplindir. İçeride yüzlerce kişinin dikkati, sahnedeki oyuncuların emeği ve kurulan ritim vardır. Tiyatro sahnesi kimsenin geç kalma hikayesine eşlik etmek zorunda değildir. “Yetişemedim” kişisel bir dram olabilir ama kamusal bir hak değildir. İstanbul gibi bir şehirde yaşıyorsan ihtimalleri hesaplayacaksın. Trafik sürpriz değil, gerçektir. Erken çıkmak da bir lütuf değil, sorumluluktur.
Tiyatro kolektif bir alandır. Herkes birbirinin deneyiminden sorumludur. Saygı aldığın biletle başlar, kapı kuralıyla devam eder ve oyun boyunca davranışınla görünür olur. Saatine sadık kalmıyorsan, kurala uymuyorsan mesele sistem değil, mesele doğrudan senin saygı eksikliğin ve şımarıklığındır.
Umarım bugün birileri saatine sadık kalmanın neden önemli olduğunu anlamıştır…