Erkek yalnızlığının çaresi aylak aylak dolaşmaktır, demiş.
Harbiden doğru bu. Kafe, park, kütüphane gibi ortamlar erkekler için şart. Yalnızlığı kırmak için illa bir plan, bir sebep aramaya gerek yok.
Sadece dışarı çık, otur, kahveni iç, kitap oku. Bir şey yap.
İnsanlar arasında olmak, orada bulunman bile iyi gelir.
Kiracı evi tahliye ederken boyalı teslim etmek zorunda değil. Kira kontratında böyle yazsa da boyamak zorunda değil. Duvarlarda normal dışı kazıntı falan olması halinde düzeltmek zorunda.
Kiracı, sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu tutulamaz.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
2019/5552 E. 2020/206 K.
Psikolojiyi seviyorsanız Yale Üniversitesi Profesörü Paul Bloom'un 20 videoluk Psikolojiye Giriş dersleri var YT'da.
Hem de Türkçe dublajlı. Konularını paylaşıyorum. İster bu gönderimi ister videonun kendisini bir şekilde kaydedin.
Bir kitap bu kadar mı güzel olur, bu kadar mı bilgiye boğar, oluyor bazen. Saussure, Lévi-Strauss, Foucault, Bourdieu, Derrida, Freud, Marx...
Yazar, Durkheim vesilesiyle sosyolojinin tarihinden geleceğin sosyolojisine bir köprü kuruyor.
Bizde pek dikkate alınmadı ama İsveç'in en iyi filmlerinden biri seçildi.
Otobiyografik unsurları olan enteresan bir akran zorbalığı intikamı.
Återträffen
Bu hafta David Graeber'in "Kuralların Ütopyası" adlı kitabını okudum. Günümüz insanının "gerekli belgeler", formlar ve prosedürler arasında nasıl yavaş yavaş silikleştiğini, nasıl kendi hayatının tanığı olmaktan çıkıp bir sistemin dişlisine dönüştüğünü anlatıyor. Yalnızca bürokrasiye sıkışıp kalmışlara değil; özgürlüğün neden bu kadar düzenli, neden ölçülebilir olmak zorunda ve neden bu kadar ruhsuz hale geldiğini sorgulayan herkese sesleniyor. Eğer siz de bu dünyada aklın değil, ezberin hüküm sürdüğünü hissediyorsanız, bu kitap o hissin ardındaki yapıyı tüm çıplaklığıyla gösteriyor. @EverestKitap yayınlarından.
Yorumlarım: https://t.co/03qBLVd4c5
Modern Avrupa’nın nasıl oluştuğunu anlamak isteyenler için, muazzam bir kitap.
1500 sayfa, ama şu ana kadar o döneme ilişkin okuduğum en iyi tarih kitabı diyebilirim:
Zamanında bedava ev kredisi dağıtılırken söylemiştim ; ''Türkiye'de faiz ödemek haram mıdır ?'' gibi bir sorunun realitede bir karşılığı yok.
Enflasyon %50 iken 0,99 ile ev kredisi dağıtılan bir ekonomide (ki böyle ekonomilerde aslında bu kredi çekenlere neredeyse ev hibe etmek anlamına gelir, ki geldi zaten) soru şudur :
Müslümanlar kendi çektikleri kredinin mi faizini ödesinler ? Buna yılda %12 diyelim.
Yoksa başkalarının çektikleri kredinin enflasyon-faiz miktarını mı ödesinler ? Bu ise %50-%12 den %38'dir.
Zira toplum bu hibe edilen evlerin parasını enflasyon içerisinde ödedi. Yani ''faiz ödeyelim mi ödemeyelim mi ?'' diye bir soru yok. Ortalama insanın hayatındaki soru ''hangi faizi ödeyelim'' sorusudur.
Fetva verenlerin çoğu iktisada dair hiçbir şey bilmiyorlar. Normalde klasik kitaplarımızda müftinin fetva verdiği konuyu bilmeksizin müslümanları bir yöne sevketmesi haram diye geçer.
Ben yıllardır fetva işlerine hiç girmem. Keşke onlar da sussalar, zira meseleleri tahkik edemiyorlar.
Fıkıh bireyselse ahlaktır, toplumsalsa siyasettir. İkisinin de tümellerine gidemeyen kişinin bu makamlarda sözü muteber değildir.
Warren Buffett: “Kötü şeyler yerine, hayatınızda iyi giden şeylere odaklanın. Kötü şeyler yaşanır, ama çoğu zaman hayat gerçekten çok güzel olabilir.”
Dikkatinizi iyi giden işlere odaklayın. Doğru ilerleyen ve sizi mutlu eden işlere yönelin.
16 mm çekilen Lesson Learned, Macar okul sisteminin nesilden nesile nasıl çarpık bir şekilde aktarıldığını sade ve sinematografik görsellerle anlatıyor. Çocuk oyuncuların performansları doğal ve parmak ısırttıran cinsten başarılı. Biz düzelmedik ki çocukları düzeltelim diyor!