ŞİMDİ BU NEDİR?
BİR BAKANIN İSTİFA EDECEĞİ TAHMİNİNDE BULUNDUĞU İÇİN BİR GAZETECİ TUTUKLANIR MI?
Bence bütün bakanlar istifa etmeli, Maliye Makanı 10 defa etmeli...
Ama Hukuk Devleti değiliz besselam.
Yazıklar olsun!
Karı koca doktoruz. Yirmi yılda bir ev sahibi olabildik; onu da krediyle aldık, hâlâ ödüyoruz.
Bana, emeğin karşılığını bu kadar hoyratça dağıtan bir düzende, bahsi geçen karı kocaya ve benzerlerine saygı duymam gerektiğini kimse anlatmasın. Tanımıyorum. Şahısları değil, temsil ettikleri bu ekonomik düzeni reddediyorum.
Bir tarafta birkaç ayda on binlerce emeklinin aylığına denk gelen fonları bankadan çekip keyfine bakanlar , diğer tarafta geçim sıkıntısının, borcun ve çaresizliğin gölgesinde yaşanan emekli ve polis intiharları…
Sorun artık yalnızca para değil.
Bir toplumun başkasının yoksulluğuna bakarken vicdanının yükünü nasıl taşıyabileceği meselesidir. Kardeşim ben kimsenin parasını çalıp çırpmadığım halde evimde huzurla yemek yiyemiyorum artık!
Bu uçurumu görüp hâlâ hiçbir şey olmamış gibi yaşayabilen düzene de, bu düzenin ürettiği vicdansızlığa da Yazıklar olsun!
İYİCE AZITTILAR...
BU YAPILAN YARGI ZORU İLE TEST TEDAVİ SATIŞI VE
VELAYET HAKKININ, YANİ ANNE BABANIN ÇOCUĞUNU SİSTEME KARŞI KORUMA HAKKININ ELİNDEN ALINMASIDIR.
BU GÜNE KADAR UMURSAMADIKLARI ÇOCUKLARIMIZI AŞI-TOPUK KANI İÇİN DÜŞÜNMEYE BAŞLADILAR.
ARTIK UYANIN...
🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳
HÜKÜMET BİR AÇIKLAMA YAPMALI VE BU KANUNU; "TEST REDDİ İÇİN KULLANILAMAYACAĞINI..." AÇIKÇA BELİRTMELİDİR!
AKSİ HALDE HÜKÜMET AMACININ "TEST BASKISI" OLDUĞUNU İKRAR ETMİŞ OLUR. Bizim kültürümüzde sukut ikrardan gelir
🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳
ÇÜNKÜ KANUN AÇIKÇA "TEST REDDİ HALİNDE" TAZYİK HAPSİNİN UYGULANACAĞINDAN BAHSETMİYOR.
AMA BU ŞEKİLDE TEHDİT OLARAL KULLANAN HAKİMLER (VE İL-İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLERİNİ) GÖRMEKTEYİZ.
İktidar eğer amacın bu zulme destek olmak değilse SES VER...
İstismar/ihmal edilen, suç mağduru çocukları korumak için çıkarılmış bir hükmün (tazyik hapsi),
tarama testlerini -haklı gerekçelerle- reddeden aileler için uygulanması
AMAÇ DIŞIDIR, HUKUKA AYKIRIDIR, ZULÜMDÜR
@RTErdogan@abakingurlek@turankuloglu@hasandogan
Bir tarama testi reddediliyor diye anne-baba hapse atılabilir mi?
Böyle bir uygulama Orta Çağ'da dahi görülmemiştir!
Topuk kanı testi reddinin, sağlık tedbirine konu edilmesidir en baştaki hukuka aykırılık
BU UYGULAMA DEVLET İLE MİLLETİN ARASINA HUSUMET SOKAR
Bana rağmen benim çocuğumun üstün yararını düşünüyorlar! O çocuğa süt verecek olan anne hapise? Aklınızı mı yitirdiniz? Kimse değil kan, aile istemeden çocuğun tırnağının köşesini alamaz. Bu hukuksuzluğu akıl almaz. Ailenin istinaf, aym'ne başvurma haklarını yok sayarak?!
Bir anne-babayı, kendi çocuğuyla ilgili bir karara uymadığı için hapse atmak nasıl bir hukuk anlayışıdır? Anne-babanın iradesini yok sayıp tazyik hapsi uygulamak kabul edilemez. Çocuğum üzerindeki söz hakkımın elimden alınmasına sessiz kalmayacağım!
@adalet_bakanlik@tcailesosyal
🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳
FURKANCILARA OPERASYON YAPILIRKEN
(TOPUK KANI DAHİL)
TEST VERMEYİ RET EDEN AİLELERE TAZYİK HAPSİ GETİREN (Türkiyedeki tüm insanların geleceğini ilgilendiren) KANUN (Sessiz sedasız) MECLİSTEN GEÇİRİLDİ:
🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳
Bu kanun değişikliği ile LOHUSA BİR KADIN TOPUK KANI (Vs.test) REDDİ YAPTIĞI İÇİN BEBEĞİ İLE BİRLİKTE 3-10 GÜN HAPSE ATILABİLECEK! Tedbire uyulmaz ise de tazyik hapsi tekrarlanabilecek.
BU KANUN DEĞİŞİKLİĞİ HAKİMLERİN SAĞLIKLI ÇOCUKLAR HAKKINDA "TALİMAT İLE" ve "GEREKÇESİZ" ZORUNLU TEST KARARI VERDİĞİ BİR ORTAMDA TOPLUM İÇİN BÜYÜK BİR TEHLİKEDİR!
Zorunlu test ise otomatik olarak zorunlu tedaviyi doğuruyor
Yani test ile çocuğunuz bir kere hasta ilan edilsin, sizde aile doktorumuza filan danışıp "tedaviyi ret ediyorum" derseniz, görürsünüz gününüzü, demek oluyor bu.
Ki test kesin tanı yöntemi değildir, ama sadece test sonucu ile tedavi uygulanması Türkiyede yerleşmiştir.
Topuk Kanı-Zorunlu test 2021 yılında ortaya atılmasından önce kaç aileye (sağlık koruma amaçlı) tedbir kararı verilmiştir? veya kaç aile tedbire direnmiştir acaba?
25 yıllık hukukçuyum (gerçekten devletin müdahalesini gerektiren durumlarda dahi) ben tedbir kararı verildiğini görmedim, sordum benden öncekiler de görmemişler.
Bunlar uygulaması çok çok nadir, sadece ders kitaplarında yazan şeylerdi, çünkü toplunun geleneklerine aykırı idi ve topluma rağmen kanun-kural olmaz idi!
AMA HER AİLEYE ZORLA TOPUK KANI BASKISI YAPILIRKEN VE BUNA CİDDİ BİR DİRENÇ-TEPKİ GÜNDEMDE İKEN BU KANUN ÇIKARTILDI!
O yüzden hükumet; Ben bunu topuk kanı-test baskısı için çıkarmamişem..." diyemez. Yemezler!
Ve Hitler rejiminden başka nerede böyle insan yavrusunu hayvan-kobay yerine koyan, velayet hakkını yok eden uygulamalar yapılmış ve böyle bir ZORBALIK YAŞANMIŞTIR.
Bu anne-babalık hakkımızın yok sayılması, sağlık sektörünün hata ve suistimallerine karşı çocuğumuzu koruma hakkımızın elimizden alınmasıdır.
Bu çocuklarımıza bir mal gibi el koyulmasıdır.👇👇👇
1-) ASIL TOPLUMUN SAĞLIĞINI TEHLİKEYE ATAN SİZ AŞI PAZARLAMACILARISINIZ...
İçeriğini bilmediğiniz, hiçbir laboratuar da kontrol ettirmediğiniz dış kaynaklı ABD Siyonist İlaç kartellerinin aşılarını millete dayatıyorsunuz.
(Not: İnsanlık tarihinde ilk defa bir sağlık koruyucu maddeyi kullanmayanlar yüzünden kullananların sağlıksız olduğu iddia ediliyor, ama aşı vurulmayan çocukların daha sağlıklı olduğu ise göz ardı ediliyor.)
"AMA SİZE AŞI ZARARLARINDAN DOLAYI HUKUKİ-CEZAİ SORUMLULUK ALDIĞINIZA DAİR..." BİR BELGE İMZALATMAK İSTESEK BUNU KABUL ETMEZSİNİZ... (Bu güne kadar imzalayan çıkmadı, bu bey imzalarsa bende dava açacak bir muhatap bulmuş olurum...)
Ama iş aşı reddi imzalatmaya gelince halka baskı yapmaktan hiç utanmıyorsunuz. Sizin aşıdan kazandığınız para batsın, hayrını görmeyin inşallah.
2-) Ailenin aşı-topuk kanı sebebi ile hazır formları imzalamasını reddetmesinden dolayı paranızın kesilmesi ise elbette bir haksızlıktır.
İmza bir rıza beyanıdır, zorunlu rıza beyanı diye birşey olmaz, kimseyi de bir şey imzaya zorlayamazsınız.
Sizin bir imzadan imtina tutanağı düzenlemeniz hukuken kafidir, sizi sorumluluktan kurtarır. Ama size emir verenlerin hukuk ve gerçek ile bir işleri yoktur elbette...
Sizi güya çocukların sağlığını AŞI-TOPUK KANI İÇİN ailesinden daha çok düşünmenizi sağlayan şey ALDIĞINIZ PARADIR. O para olmasa bir anlığına dahi başkasının çocuğunu düşünmezsiniz.
Ve siz ezbercilerde hiç akıl da, insaf da yok. Bu gün sağlıkla alakalı hastalıklardan koruyucu ciddi bir madde olacak da bu bedava olacak? Mümkün mü? Bu dünyada hiç birşey bedava değildir.
Bu aşı Sağlık Sektörünün ve arkasındaki global güçlerin geçim kaynağıdır, sistemin gittikçe daha fazla müşteri kazanmasının anahtarıdır. Ama kimse görmek istemeyenden daha kör olamaz.
Ayrıca aşı için müeyyide öneriyor bu zevat... Bizim çocuklarımıza hiç bir sorumluluk almadan (İçeriğine-koruyuculuğuna-zarar vermiyeceğine garanti verilmeyen) kimyasalların çocuklara zorla vurulmasını öneriyor.
O İSTEDİĞİNİZ GÜN GELİRSE SİZİ NE OLUR BİLİYORMUSUNUZ?
Bunu istediğinize çok ama çok pişman olursunuz...
İstediğiniz kadar aşı vurulabilirsiniz, hatta zıbarıncaya kadar vurulun, 70 değil 700 aşı vurulun, ama bizim çocuklarımıza el atarsanız o elleri kırarız...
Aklınıza gelen hermen her örnek türünden, aklınıza gelen hemen her substans, enzim aktivitesi ve -örnek hücre içeriyorsa- gen analizi yapılabilir. Bunun için farklı araştırmacıların sundukları teknikler literatürde mevcut. Örneğin, 1955 yılından beri yayınlanan Elsevier’in “Methods in Enzymology”serisi bu konuda en sık başvurulan klasik serilerden biridir.
Diyelim ki, yapacağınız bir araştırma için mesela safra sıvısından CPK (Kreatin Fosfokinaz) aktivitesine bakmanız gerekiyor veya bir laboratuarınız var ve diğer hiçbir laboratuarın yapmadığı bu hizmeti sunmaya karar verdiniz. Önce literatür taraması yaparak bunun nasıl yapıldığı (örnek hangi şartlarda alınır, nasıl saklanır, hangi reaktanlar kullanılır, hangi yöntemler tercih edilir, vs) ve –gerekiyorsa- bu örnek için referans değerlerin ne olduğu ile ilgili makaleler saptanır ve protokol oluşturulur. Tabii böylesine atipik ve talep olmayacak bir test için hazır kit (reaktanların önceden emdirildiği ve farklı endikatörlerin bulunduğu materyaller) bulamazsınız; dolayısı ile orijinal makalede tarif edildiği gibi, eski usul ile yaparsınız (ki bence de eski usul ile alacağınız netice de her halükarda daha doğru olacaktır) Lakin, arz-talep Yasası gereği, hedeflediğiniz test için anlamlı bir talep oluşursa bunun kitini yapacak bir firma da muhakkak olacaktır (kısa sürede yüz milyonlarca sayıda üretilen Covid PCR test kiti gibi :) ).
Bu genel bir cevaptı. Sorunuza sepsifik bir cevap da vermiş olayım. Yenidığan tarama testlerinin tümünü kan örneği dışında ve non-invaziv bir şekilde gerçekleştirmek mümkün mü diye sormuşsunuz. Cevap, yine evet.. Birkaç örnek vereyim:
1- Bu testlerin hepsi idrarda da yapılabilir. Hatta size yeni dahi olması gerekmeyen bir kaynak da vereyim. 1980 yılında bu konuda bir çalışma yapıldı ve idrarda yapılan test sonuçları kandakinden dahi daha güvenilir bulundu [Levy HL, Coulombe JT, Shih VE. Newborn Urine Screening. In: Bickel H, Guthrie R, Hammersen G. (ed). Neonatal screening for Inborn errors of Metabolism. NewYork: Springer-Verlag, 1980. pp: 89-103]. Buna 600.000’de bir gözüken “Carnosinemia” gibi belki hayatımızda hiç karşılaşmayacağımız hastalıklar da dahil (Karnosinemi “Karnozin dipeptidaz” enzim aktivitesinin yetersiz olması nedeniyle kan, idrar ve Beyin Omurilik Sıvısında Karnozin birikmesi olayı. Aynen Fenil ketonürideki gibi beslenme başlayınca kısa sürede keşfedilmezse geri dönüşsüz zeka geriliği vs. oluyor.)
2- Bebek doğduğu zaman göbek kordonundan kan alınabilir (non-invaziv) veya yanak sürüntüsü alınabilir. Ancak, burada henüz beslenme (metabolik) challenge’i olmadığı için ancak gen analizi yapılarak teşhis konulabilecektir. Konjenital hipıtiroidide ise idrardan TSH ve T3-T4 bakmak yeterli (spesifik bir hastalık olmadığı için genetik bir analizi yok).
3- Lakin benim esas önerdiğim yöntem en güzeli. Sabit bir hastalığı temsil etmeyen Konjenital hipıtiroidiyi hariç tutarsak, taranılan diğer beş hastalığın tümü otozomal resesif geçişli. Yeni evlenenlere bu beş hastalık için genetik analiz şart olsun (zaten SMA için 2022 yılından beri şart oldu). Yeni çocuğu olacaklarda da eğer bu testler daha önce yapılmamışsa anneye bu genetik testleri yapın. Pozitif çıkarsa, babaya da yapın. Eğer anne veya babadan biri bile taşıyıcı değilse, bebek zaten hasta olamaz. İsterse 20 çocukları olsun. Sadece anne ve baba taşıyıcı ise, bebeğe test yapılsın; o da dediğim gibi doğum sırasında göbek kordonundan veya doğum zaten gerçekleşmiş ise yanak mukozasından alınan örnekten bakılabilir...
Umarım sorularınıza cevap verebilmişimdir. Saygılarımla...
Not; ALTTAN BİR ÜSTTEKİ PARAGRAFA EK;
"Bu konuda görevsiz olan çocuk mahkemeleri ise AİLEYİ DİNLEMEDEN (Aile aleyhine) KARAR VERMEKTE ve bu karara karşı yapılan İTİRAZLARDA (% 90) OKUNMADAN RET EDİLMEKTEDİR.
Sanki ortada bir suç ve suça itilmiş çocuk varmış, sanki ortada tedavisi olan bir hastalığı olupta tedavi etirmeyen aile varmış gibi GEREKÇESİZ verilen bu kararlara karşı avukat arkadaşlarımız ile çeşitli (Burada izahı uzun sürecek) çalışmalar yapmaktayız.
Ancak yukarı da da izah ettiğim gibi bu işin kesin çözümü yargı ve hukukta değildir.
Bir konuda hukukun kesin çözümün alabilmesi için önce bir ülkede ADALETİN OLMASI GEREKİR.
Adalet ise "Mülk'ün" temelidir, bir ülkede adalet yok ise "Mülk" de yok demektir.
(Paylaşalım arkadaşlar)
🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳
"BİZ TOPUK KANI DAVALARINI DİLEKÇELERİMİZ İLE HALLEDERİZ,
(Falanca önder-lider...) BU İŞİ GARANTİ HALLEDİYOR..."
DİYEREK SİZDEN PARA ALMAYA, SİZİ ÇARPMAYA ÇALIŞANLARA ALDANMAYINIZ...
BENİM BEDAVA SUNDUĞUM DİLEKÇELERİ (Üst kısmına bilgilerinizi yazmaktan ve dilekçeyi özetlemekten başka birşey yapmayarak) SİZE SATANLARA KANMAYINIZ.
🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳
Hazırladığım ve aşağıda sunduğum (Baş kısmında nasıl kullanılacağınıda izah ettiğim) dilekçe örnekleri bedavadır, GIDA HAREKETİ WEB SİTESİNDE YER ALMAKTADIR, bu tür klasik dilekçeler için kimseye para kaptırmayınız.
Ancak hukuk sadece ESAS'DAN (Topuk kanı verilmesinin zorunlu olmadığı vs.) İBARET DEĞİLDİR, USUL HUKUKU BİLGİSİ BU DAVALARDA ASIL ÖNEMLİ YERE SAHİPTİR, bu da hukuk fakültesi mezunu ve mahkeme tecrübesi olan AVUKATLARIN BİLECEĞİ bir bilgidir.
Her hakim farklı usul hataları yapmakta, verilen kararlar da BAM'ların görüşüme göre değişmektedir, yani aslında standart bir dilekçe yoktur. Her karara göre ayrı dilekçe yazılmalıdır.
O yüzden mümkünse davanızı bir avukat vasıtası ile takip etmenizde fayda vardır. (Sizinle; "Bu avukattır diye tel ile görüştürülenlere de hemen itibar etmeyiniz, önce avukatın kayıtlı olduğu barodan bilgilerine ulaşıp, baronun verdi��i telefon ile konuşunuz. Bu konuda sahtekarlık yapıldığı bilgisi kulağımıza geldi...)
Dosyada bir avukatın vekaletinin olması ise mahkemeyi ve kolluğu daha dikkatli olmaya sevk eder...
Özellikle kolluk ile ve ZOR KULLANARAK aşı-topuk kanı-test UYGULANMAK İSTENMESİ DURUMUNDA avukatın müdahalesi hayati öneme sahiptir, bu durumda bazılarının sihirli dilekçeleri sizi kurtaramaz!
Üstelik bu konuda (Zorunlu test aşı vs.) halkın lehine olan hukuki gelişmelerin çoğalması bu konuya daha çok avukatın eğilmesi ile mümkündür.
Çünkü uygulamada gördüğümüz şey; biz usuli-hukuki çözümler ürettikçe karşı tarafında yeni çözümler ürettiğidir ve karşı taraf PARA-BASIN VE BÜROKRASİ gücünü (ekseriyet ile) elinde tutan kesimdir, yani bu işten ciddi bir şekilde nemalanan kesimdir. Bu işin kuru dilekçe ile hallolmayacağı açıktır.
O yüzden daha fazla meslekdaşımı BU DAVALAR İLE İLGİLENMEYE ÇAĞIRIYORUM. (Bana mail ve tel ile ulaşılır ise meslekdaşlarıma elimdeki bilgileri paylaşıyorum)
Ancak bu davalar HUKUK VE ADALET GÖZETEREK DE YÜRÜTÜLMEMEKTEDİR. Elbette son noktaya kadar hukuki yolları kullanmak yararlıdır, ancak size kimse bu davaların sonucu hakkı da garanti veremez, BU DAVALAR KONUSUNDA SİZE GARANTİ VEREN YALAN SÖYLÜYORDUR, SİZİ KANDIRIYORDUR! Ben çok sayıda lehe karar almış olmama rağmen kimseye bunu vaat etmedim!
Ülkemizde yaşanan "28 Şubat" tecrübesinde de olduğu gibi bu davalarda "O GÜCÜN EMRİ İLE VE TALİMAT İLE..." yürütülmektedir. Bazı insaf sahibi hakimlerin ellerinden geleni yapması bu gerçeği değiştirmemektedir.
Çoğunluk hakim ya korkmakta, ya istinaf mahkemelerinin karararını bozması karşısında çaresiz kalmaktadır. Bazı yeni yetme hakimlerde "SİSTEME YARANMAK İÇİN" AİLELERE SUÇLU MUAMELESİ YAPMAKTADIR, zalimce ailelere işkence etmekte, kolluğu ailenin kapısına göndermeye kalkmaktadır!
Genelikle lehe bozulan kararlar; Bir defa topuk kanı verilmesi, çocuğun doğumundan itibaren 6 ay geçmesi gibi idarenin eski genelgelerine dayanan ve ailenin mahkemede dinlenmemiş olması vs. gibi usul hataları sebebi iledir. Elbette bu bozmalar da önemsiz değildir, çünkü zaman bizim lehimize işlemekte ve zaman kazanmak bizim için önem arz etmektedir.
Yine de bu işin bir çözümü olacak ise CESUR AİLELERİN BASIN VE SOSYAL MEDYADA YAŞADIKLARI MADURİYETLERİ ANLATMASI VE CESUR AVUKAT VE DOKTORLARIN AÇIKLAMALARIYLA LEHİMİZE KAMUOYU OLUŞMASI İLE MÜMKÜN OLACAKTIR...
Bu konuda desteğinizi bekliyorum.
👇
https://t.co/bz16iQKFAs
Çocuk Koruma Kanunu 'suça sürüklenen çocuk' kavramını izah ederek kanunun alanını belirler.
Bebeğe zorla aşı ve test yapmak kanunun kapsamında değil. Zorlama yoluyla dahi çıkarılamaz.
Çocuğu devletin sayan zihniyet, küresel dünya düzeninin arzuladığı bir sistemdir.
Medeni Kanunun 40. maddesi dikkate alındığında,
yaş küçüklüğü nedeniyle, hukuken onam verme ehliyeti olmadığı için bebeğe karşı hukuka aykırılık söz konusu olacaktır.
Topuk kanı ya da diğer testlere dair koruma tedbiri, kanunlara ve T.C Anayasasına aykırılık taşıyan bir karardır.
Topuk kanını eve çilingirle girerek almak haksız ve hukuksuz. İnsan haklarına aykırı.
Torununuza böyle bir muameleyi reva görür müsünüz?
Ailenin, bebeklerinin topuk kanı testi izni vermemesi nedeniyle, Çocuk Koruma Kanunu gerekçe gösterilerek verilen tedbir kararı 'dayandığı kanuna, genel mevzuata, anayasaya, insan haklarına' aykırıdır.
"Çocuk Korum Kanununa Göre Verilen Koruyucu Ve
Destekleyici Tedbir Kararlarının
Uygulanması Hakkında Yönetmelik" hangi durumlarda koruma tedbiri verileceğini izah ediyor.
İlgili kanun ve yönetmelikten, aşı ve topuk kanı ya da diğer testlere dair tedbir kararı yorumla çıkarılamaz.
Kanunsuz, haksız, gereksiz ve tehlikeli sürece evrilebilecek bir karar.
@mustafaciftcitr@RTErdogan@drmemisoglu