Gülse Birsel :
" Abartmıyorum, altın zümrüt içinde yaşayan bir millet olmalıydık. Tamamı cennet, tohumu taşa atsan, taş filizlenir. Yirmiden fazla maden var İncil’deki 7 kilisenin 7’si de burada. Nuh’un gemisinin indiği topraklar. Mezopotamya’nın yanı, Göbeklitepe! Hitit, Bizans, Selçuklu tarihi fışkırıyor.
Yetmezse 3 tarafı deniz ve turizm! Kar, yağmur, güneş nem hepsi var. Cahil ve fakir kalman imkansızken halkın yarısı açlık sınırında.." Sebep?
İki sebebi olmalı:
1) Cehalet
2) İhanet”
PREZERVATİF
Atatürk zeki değildi, bilgisayar kullanamıyordu diyor biri...
Ayasofya İslam mimarisinin en önemli eseridir diyor diğeri.
Osmanlı Devleti'nin kurucusu kimdir diye soruyorsun; Yavuz Sultan Selim ile Fatih Sultan Selim birlikte kurdular diyor.
Atatürk kurdu diyen üniversite öğrencisi var.
Çin Seddi nerededir diye sor; Danimarka? Yok Ukranya (yanlış yazmadım, böyle diyor)... Yoksa Cezayir miydi? diye cevap veriyor.
Deprem olmuş. Elinde mikrofon, yanında kameramanla gezen bir muhabir, hasarlı eve giriyor. Duvardaki sıvayı eliyle alıp, eliyle ufalayıp, "bakın bu evin betonunda deniz kumu kullanılmış" diyor.
Ülkenin ulaştırma bakanı (sonradan bissürü şey oldu, isviçre çakısı mübarek), bulut teknolojisini "bu bilişim, fazla kafayı yorarsan sıyırırsın" diye açıklıyor.
Selanik Ankara'da diyen ortaokul öğrencisi var.
50 yıl önce olsa, insanlar kitap okumuyor derdim.
Oysa bugün herkesin elinde "akıllı" telefon var.
Bilgiye ulaşmak bu kadar kolayken, hala bu kadar cahil kalmak ayrı bir mucize.
Yaratılmak istenen toplum bu. Yıllardır en çok değiştirilen, en çok çorba edilen, en çok alt üst edilen şey nedir bu ülkede?
Eğitim sistemi.
Öğrenci değil, seçmen yetiştirmek derdindeler çünkü.
Seçmenleri de bunlar işte.
Fırtınada çıkan hortumun hesabını belediye başkanına soran eski belediye başkanı var bu ülkede.
Bu çağın vebası prezervatiftir kardeşim. Şeytan icadıdır. Zekanın turnasol kağıdıdır.
Aptallar ürerken, akıllılar üremiyor.
Ondan sonra da;
"Selanik nerededir?"
"Anıtkabir'de. Atatürk neredeyse oradadır"
Coğrafya kaderdi, değil mi?
Kaderime s*çaydım.
Emre Dölcel
@zekikayahan Cehalet,fazla karbonhidrat,yetersiz oksijen , çokça şeker tüketimi.beyin kalmamış. Ve işin kötüsü bunlarla aynı havayı solumak. Allah bizleri cahilin cehaletinden korusun
Kimsenin şüphesi olmasın; hukukunu müdafaa edemeyecek tarihi büyüklerimizin savunmasını tarihçiler ve tarih bilenler yapacaktır. Bu sene Atatürk’ün ölümünün 85. yılını idrak edeceğiz; anısı hâlâ böyle baş tacı edilen bir başkası yoktur. Hayatının hiçbir safhasında zamanın ve zeminin olumsuzluklarına teslim olmayan Atatürk’ü tartışmak kimsenin haddi değildir.
Anadolu’dan asla çıkmayacağımızın belgesi olan 26 Ağustos 1922’deki Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin yıldönümünün yaklaştığı şu günlerde başlayan tartışma tarihin hiçbir zaman geride kalmadığının göstergesidir.
Atatürk dünya tarihinin nadiren gördüğü bir dehadır. Bu gerçeği dünyanın önde gelen tarihçileri kabul etmekte ve kitaplarında detaylarına girmektedirler. Sağlığında ve ölümünden sonra tüm dünyaya örnek gösterilen bu tarihi şahsiyet dün olduğu gibi bugün de sahipsiz değildir.
Mesele sadece uluslararası bir şirketin çektiği diziyi yayından çekmesi değil, yakın tarihimizin ülkemizin kurucusu Atatürk’ümüz üzerinden tartışmaya açılmasıdır. Bu konu üyelik iptali veya kanal kapatmayla geçiştirilecek bir olay değildir. Biz ne kadar meseleleri görmezden gelsek de dünyada birtakım çevreler, son zamanlarda özellikle Almanya, yakın tarihimizi tartışmaya açmak istemekte, kendi soykırım utancına ortak aramaktadır. Çabaları nafiledir; nice yabancı tarihçi Osmanlı Arşivi’ne girdikten sonra Türkiye’nin sadık dostları olmuştur.
Türkiye’nin aciliyetli olarak enternasyonal nitelikli bir araştırma grubu, ki buna Ermeni alimleri de dahil, kurması ve çalışmaya başlaması şarttır.
Devletin imkanları Osmanlı’nın kuruluş dönemleri kadar yakın tarihimiz ve kurucumuz Atatürk için de kullanılmalıdır. Bugünlerde sinema dünyasında merakla beklenen Ridley Scott tarafından yönetilen Napoleon filmi gibi kaliteli bir film neden Atatürk için yapılmasın? Bu kaliteyi yakalayacak yönetmenimiz de senaristimiz de oyuncumuz da var. Eğer bu ülkenin kurucusunun hayatını, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra, hiçbir mağlup milletin direniş göstermediği zamanda siviller ve askerlerle dünyaya meydan okuyuşumuzun hikayesini başkalarına bırakırsak sadece protesto etmekle kalırız. Türkiye hem kahramanlarını koruma hem de tarihini anlatma gücüne sahiptir. Yeter ki nitelikli insan gücümüz kullanılsın ve işi uzmanlarına bırakalım.
ÇEKİRDEKLERİ ÇÖP TORBASINA KOYMAYIN !!!
TEMA VAKFI SESLENİYOR
Yeryüzünün aldığı yağmur oranı 10 yıllık aralıklarda artar. Bu sene dünyanın periyodik olarak en çok yağmur alan yıllarından biri olacak, bu nedenle yediğiniz kayısı, şeftali kiraz, vişne, karpuz, kavun, erik vb ++
İlber Hoca ne kadar haklı. Tarih boyunca devletler için en büyük tehdit kontrolsüz kitlesel göçlerdi. Batı ülkeleri sığınmacıları seçerek alıyor,topluma entegre ediyor ve dilini öğretiyor. Zira göçün yaratacağı ekonomik,kültürel, sosyal ve güvenlik sorunlarını çok iyi biliyorlar!
Sen rahat uyu
Yüreğimizdesin her an
Sen rahat uyu
Biz hep izindeyiz Atam
Sana olan bu aşk
Ebediyete kadar
Bizdeki bu yangın
Hiç sönmez hep yanar
Cumhuriyet’in 100. yılı ve de Atatürk için yazdığım marşın sözlerinden küçük bir bölüm paylaşmak, bugün yerinde olur dedim. #19Mayıs #Atatürk #SenRahatUyu