13 Nisan’da Milli Eğitim Akademileri’nde 63 branşta öğretmenler ‘ders’ görmeye başladı. Nisan ayı itibarıyla öğretmenler yurtlara ya da kiraladıkları evlere yerleşmeye başladı.
Ancak sistem sorunları da beraberinde getirdi. Öğretmenler yaşadıklarını NEFES’e anlattı ancak fişlenmekten korktukları için isimlerinin gizli kalmasını istedi. https://t.co/e5TrxGtV5K
Bu hafta yaklaşık 100 öğretmenimle iletişime geçtim ve şu sonuçlara vardım:
Milli Eğitim Akademisi adı altında öğretmenlere yaşatılan süreç bir mesleki eğitim değil, açıkça sistematik bir mobbing ve angarya silsilesidir!
AGS’de derece yapıp hakkıyla atanmış, yıllarca sahada dirsek çürütmüş donanımlı öğretmenlere "lise öğrencisi" muamelesi yapıp ego tatmin edemezsiniz. Üniversitede çoktan başarıyla verdiğimiz dersleri slayttan okutarak, haftalık anlamsız raporlarla evrak ameleliği yaptırarak eğitime vizyon katmıyor; sadece öğretmenlerin meslek aşkını, sağlığını ve psikolojisini bitiriyorsunuz.
Verilen komik maaşla fahiş kiralar ve ulaşım krizine terk edilen, çocuklarından ve eşlerinden koparılıp aileleri parçalanan, hijyenden yoksun binalarda saatlerce hapsedilen öğretmenlerin sabrı taştı!
Liyakati ve alın terini çöpe atan, atamayı hocaların iki dudağı arasına ve ezberci klasik sınavlara mahkûm eden, standardı olmayan bu ucube sistem acilen gözden geçirilmelidir.
Öğretmenine saygısı olmayan, onu değersizleştiren bir sistemin bu ülkenin eğitimine katacağı hiçbir şey yoktur! Yeter artık, öğretmeni rahat bırakın!
Bana mesajlarla anlatılanlar “öğretmen yetiştirme” değil, açıkça yıpratma düzenidir.
Sınav kazanmış, derece yapmış, yıllarını bu mesleğe vermiş öğretmenlere hâlâ “çocuk”, “öğrenci”, “aday” muamelesi yapılıyor. 3 güne 9 sınav sıkıştırılıyor; 50 dakikada sayfalarca açık uçlu cevap isteniyor. Aynı akademide, hatta yan sınıfta bile farklı hoca, farklı soru, farklı zorluk, farklı puanlama var. Buna adalet denmez.
Derslerin çoğu üniversitede alınan, AGS/KPSS’de zaten çalışılan konuların tekrarından ibaret. Üstüne her hafta sayfalarca gözlem formu, kültür-sanat formu, günlük rapor, sunum, ödev… Öğretmenler eğitim almıyor; evrak, ezber ve baskı altında tüketiliyor.
Ulaşım ayrı çile, maaş ayrı yetersiz, yurt-kira-yemek masrafı ayrı yük. Akademilerde hijyen, su, elektrik, kantin, yemekhane, sınıf koşulları bile sorun. Evli, çocuklu, emziren öğretmenler ailelerinden koparılıyor; insanlar psikolojik olarak çöküyor, ağlıyor, uykusuz kalıyor, geçinemiyor.
Bu sistem öğretmen yetiştirmiyor; öğretmenin mesleğe olan hevesini daha göreve başlamadan öldürüyor.
AGS puanı yok sayılarak, hocanın inisiyatifine ve keyfî klasik sınavlara bırakılan bir atama puanı kabul edilemez. Akademi süreci kısaltılmalı, ortak ve adil ölçme yapılmalı, insani şartlar sağlanmalı ve öğretmenlere artık öğretmen gibi davranılmalıdır.
Bu kadar insan aynı şeyi söylüyorsa sorun bireylerde değil, sistemdedir.
#ÖğretmenlerTükendi
#ÖZEL
Milli Eğitim Akademisi’nin dersine AKP’li Hayati İnanç, Akit Tv’de program yapmış yazar, “doğum günü icat eden Batılıların yalnızlık nedeniyle düştüğü denizde yılana sarılması gerektiğini” anlatan profesör de katılıyor.
Akademide daha bir ay oldu, adaylar anlatıyor:
“Bakan Tekin’in söylemlerinin propagandası yapılıyor, katılım zorunlu, yoklama alınıyor.”
“Arkadaşımız asker kaçağı durumuna düştü, bedelli askerlik ücreti için nişan parasını yaktı”
“Sınavda açık uçlu soruya geçildi, insanlar hocanın ideolojisine göre kağıt okuyabileceğinden çok kaygı duyuyor.”
“Çocuğu olanlar cuma akşamı otogara koşuyor.”
“Yazmaktan, eleştirmekten korkuyoruz. Bizi lise öğrencisi gibi görüyorlar, bize hiç katkısı yok. Dersler fakültedekilerle yüzde 90 aynı. Mutsuzluk tohumlarını yüreğimize serptiler. Şafak sayıyoruz.
“Kültür sanat etkinliği altında herkes ver gülüm al gülüm yapıyor. Bize katkı sağlayan hiçbir proje yok.”
“Eşim Ankara’da. Bebeğe bakacak kimse yok…”
#ÖZEL
Milli Eğitim Akademisi’nin dersine AKP’li Hayati İnanç, Akit Tv’de program yapmış yazar, “doğum günü icat eden Batılıların yalnızlık nedeniyle düştüğü denizde yılana sarılması gerektiğini” anlatan profesör de katılıyor.
Akademide daha bir ay oldu, adaylar anlatıyor:
“Bakan Tekin’in söylemlerinin propagandası yapılıyor, katılım zorunlu, yoklama alınıyor.”
“Arkadaşımız asker kaçağı durumuna düştü, bedelli askerlik ücreti için nişan parasını yaktı”
“Sınavda açık uçlu soruya geçildi, insanlar hocanın ideolojisine göre kağıt okuyabileceğinden çok kaygı duyuyor.”
“Çocuğu olanlar cuma akşamı otogara koşuyor.”
“Yazmaktan, eleştirmekten korkuyoruz. Bizi lise öğrencisi gibi görüyorlar, bize hiç katkısı yok. Dersler fakültedekilerle yüzde 90 aynı. Mutsuzluk tohumlarını yüreğimize serptiler. Şafak sayıyoruz.
“Kültür sanat etkinliği altında herkes ver gülüm al gülüm yapıyor. Bize katkı sağlayan hiçbir proje yok.”
“Eşim Ankara’da. Bebeğe bakacak kimse yok…”
@onderomerfaruk Ayrıca herkese hitap etmeyebilir ama kendileri istemişler aileleri de uygun görmüş ki yapmışlar. Bu kadar büyük sözlerle eleştirmek, yargı dağıtmak da moda oldu gerçekten, size ne isteyen istediğini yapar. Oradaki kimse rahatsız değil yani.
@onderomerfaruk Bahsettiğiniz yer hiç de çöplük değil, bildiğimiz İstanbul'da normal bir semtte normal bir mahallede bir yer, bu insanlar da normal halktan olan işinde gücünde gayet düzgün yaşayan insanlar, nerden bu kadar bildiğimi sorarsanız da bizzat eşimin yeğeni oluyor bu kızcağız dediğiniz
Yahu bu meb'in aldığı hiçbir karar mi mantıklı olmaz
Yeni mezunlara yetersiz diyerek akademi adı altinda eğitim vermeye kalkıyor sonra da tutup alan değişikliği açıyor. Şimdi alan degisikligi yapacak öğretmen yeterli mi olacak?
Böyle bir anlayış olabilir mi ya kafayı yiyecem
30 yıldır hekim olarak çalışan birinin bana ilettiği ihbarı, yazıldığı şekilde sizlerle paylaşıyorum. Hepimizin gittiği hastaneler, devletin sağlık kurumları, tekel bayi gibi nasıl bir ticarethane haline dönüşmüş, hep birlikte okuyalım!
Bazı okullar mülakatta yuvarlama yapıyorsa…
Bazı okullarda ise artı puanlar veriliyorsa…
Bu işte organize bir kötülük vardır.
Mülakat listelerini yansız belirlediğinize nasıl inanacağız?
Bu yanlışı düzeltmek zorundasınız!
@tcmeb#CBMEBmülakatınıDüzelt
Gerçekten yazıklar olsun, nasıl bir memleket ben anlamadım! Her şey mi çıkar üzerine olur, hep mi güçlü güçsüzü ezer!! Buna nasıl izin verilir aklım almıyor!!
Kanser ilacının gümrükten giriş ücreti sadece 468 TL iken, Türkiye’deki satış fiyatı 21.693 TL.
İlaç 46 kat fazlaya satılırken kâr marjı %4530 oluyor. Bu skandal olayın açığa çıkmasının ardından SGK’da beş üst düzey bürokrat açığa alındı.
Ağrı’da görev yapan ücretli öğretmenlerin bir kısmı!
İlahiyat, iktisat, işletme bölümü mezunları sınıf öğretmeni olarak görevlendirilmiş. Turizm ve seyahat hizmetleri bölümü mezunu İngilizce öğretmeni olarak görevlendirilmiş!
Bunlara Mülakat yaptınız mı? Onu geçtim yahu bunlar öğretmen bile değil! @hasan_kokrek
MİLLETLE İNATLAŞAN MUTLAKA KAYBEDER. BELKİ BUGÜN BELKİ YARIN YA DA 1 YIL SONRA...
🩸Bir sendika dışında neredeyse tüm sendikalar, muhalefet partilerinin hukukçu ve yetkili vekilleri açıkladığınız %50+%50 mülakat uygulamasına dava açma hazırlığı yapıyor.
Eseriniz ve atadıgınız kişiler kaybediş nedenlerinin en büyüğüdür. Sn. @RTErdogan
#TorpilinMimarıYusufTekin
@Yusuf__Tekin Yazıklar olsun size yazıklar olsun, 10 ay bekletip 20 bin atama verip müjde diyorsunuz ya nasıl bir akıl tutulmasıdır!! Gelmiş geçmiş en kötü bakansınız NET!!! Haram olsun hakkımız!!!