Dijitalde kilit vurduğunuz hakikati sokağın ortasına taşıdık! Bu görüntüler şimdilik bir "yapay zekâ simülasyonu" olabilir ama engelleme devam ederse reelde, her meydanda gerçeğin ta kendisiyle karşılaşacaksınız.
#DijitalKelepçeyeHayır
NATO’nun temsilcilerine protokol hazırlanıyor.
Gazze’yi yıkan, İslam beldelerini işgal eden güçlere alan açılıyor.
Ama bu zulme itiraz eden Müslümanların hesapları kapatılıyor.
#DijitalKelepçeyeHayır
Sistem sosyal mecralarda engel getirerek neyi görmenizi engelliyor.
Özgür düşünce ve fikri beyanlarımızdan başka eylem planlarımız yoktu oysa.
#DijitalKelepçeyeHayır
NATO’ya ve küresel güçlere kapı açılırken, onların duymak istemediği İslami itirazlar susturulmak isteniyor.
Fakat bu davet ne sosyal medya hesabıyla başladı ne de erişim engeliyle bitecek.
#DijitalKelepçeyeHayır
Pankartımızda çok net bir soru var: Neyi görmemiz, neyi konuşmamız istenmiyor?
Bu sorunun cevabı, olay yeri şeritlerinin ardında hapsedilmiş internet sitelerinde, susturulmuş hesaplarda gizli. Birileri, toplumsal hafızayı silmeye, karartmaya çalışıyor.
#DijitalKelepçeyeHayır
NATO toplantısı öncesinde apar topar kapatılan sosyal medya hesaplarımıza bir yenisi daha eklendi.
Kardeşlerimizi, sosyal medya ambargosuna rağmen yine, yeniden ve bir kez daha yeni hesabımızı takip etmeye davet ediyoruz.
#DijitalKelepçeyeHayır
Türkiye'de muhalif, farklı veya bağımsız olan her ses "kamu güvenliği" bahanesiyle susturuluyor. Toplumu tek tipleştirerek güvenliği sağlayacağını sanan bu çelişkili zihniyet büyük yanılgı içerisindedir.
#DijitalKelepçeyeHayır
Bugün Bakırköy'den Başakşehir'e, Zeytinburnu'ndan Şirinevler'e kadar meydanlarda bir "olay yeri" ile karşılaştınız.
Ama bu bir hırsızlık ya da cinayet mahalli değildi. Bu, dijital kelepçelerle sansürlenen, hapsedilen özgür düşüncelerimizin olay yeriydi.
#DijitalKelepçeyeHayır
NATO toplantısı öncesi İslami camiaya yapılan operasyonlarda aralarında Haris Karadağ Hoca ve Orhan Küçük Hoca’nın da bulunduğu 35 kişi tutuklanırken, 30 kişi serbest bırakıldı.
Komünizm, sosyalizm, liberalizm, demokrasi, laiklik, Hristiyanlık, Yahudilik, ateizm ve deizm gibi ideolojilerin propagandasının serbest olduğu; zina, kumar, eşcinsellik ve bilumum fuhşiyatın yayılmasının önünde bir engel bulunmadığı; uyuşturucunun ilkokul seviyesine kadar indiği bir ülkede, İslami yayın yapan kanalların kapatılmasına ve erişim engeli getirilmesine sevinen sakallı, cübbeli adamlarla ve bu zulüm hiç yaşanmamış gibi sessizlikleriyle zulme destek olup meşrulaştıranlarla aynı havayı soluyoruz.
Üstelik bir de bu insanlardan din ve ahlak dersi dinlemek zorunda kalıyoruz.
Vallahi bu da başlı başına bir imtihandır.
Gözaltında olan hoca ve kardeşler, bir kısmı bugün bir kısmı da yarın mahkemeye çıkarılacaklar.
Rabbim esaret bağlarını çözsün ve onları kendi rahmetiyle özgürlüklerine kavuştursun.
Allah cc düşmanlarını öfkelendirmek bir ibadettir. Allah cc razı olsun. Şu da atlanıyor: Biz Müslimiz, demokrat değiliz, sayı gibi bir derdimiz yok. İçi boş yığınlar ve takipçi sayıları demokratların yaşam amacıdır. Bizim amacımız ise her şart ve koşulda hakka şahitliktir...