🛡️ TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut Faruk Akşit:
“Kendi teknolojinizi üretmezseniz, sizi yüzlerce yıl dostça, bir arada yaşadığınız halklarla karşı karşıya getirip parçalarlar.
İmparatorluğu bölerken Kafkaslar’da Ermeni gençleri parayla ve uyuşturucuyla kışkırtıp Türk köylerine saldırttılar; ardından Türk gençleri karşılık verince araya kan davası soktular. ‘Araplar ihanet etti’ algısını yaratanlar da aslında halklar değil, satın alınmış yerel emirler ve bürokratlardı.
Örneğin, Osmanlı’nın Şam Valisi kılığına girmiş gizli bir İngiliz ajanı, Arap kabile reislerini eşleri ve çocuklarıyla yemeğe davet edip sofraya zorla şarap koydurmuş, kızlarına sarkıntılık ettirmişti. Amaç, Araplara ‘Bakın hilafet makamı dediğiniz Türkler kafir oldu’ dedirtmek ve bizi birbirimize düşürmekti.
Nitekim bunu başardılar da. Bizi sinsi planlarla, parayla ve teknolojileriyle küçük parçalara bölen Batılı güçler, kendileri ise birleşti. Bir Fransız ile bir Alman aslında birbirini asla sevmez; Alsas-Loren kömür yatakları için tarihte ‘Yüzyıl Savaşları’ yapmış, birbirlerini katletmişlerdir.
Bugün de arka planda birbirlerini sevmezler ama ‘parça parça olursak bizi yutarlar’ diyerek Avrupa Birliği çatısı altında birleştiler. Kendileri birleşirken, yüzyıllarca dost yaşamış olan bizleri ise paramparça ettiler. Bizler uyurken, onlar bunu sinsi planları, sermayeleri ve en önemlisi sahip oldukları üstün teknolojileriyle başardılar.
Bu yüzden gelecekte aynı duruma düşmemek için bilime, ilme ve kendi teknolojimizi üretmeye sımsıkı sarılmak zorundayız.”
@TEI_TUSAS
@srvtdmrhn@Dumany40 ön görünüz nedir ozaman atiyorum altın karşıtı yeni birşey mi keşfettiler yoksa cerndeki kurşunu altın yapması gibi birşey mi olacak yada altın satış savaşı.i veya bitcoini 1M hedefi haylinei
Türkiye Ragbi Federasyonu bünyesindeki Kriket Branşı mensuplarını, Erasmus+ projesi için Roma ziyaretleri vesilesiyle Büyükelçiliğimizde ağırladık.
Spor, kültürel diplomasi ve kamu diplomasisi üzerine konuştuk.
#İspanya’ya taşındıktan sonra fark ettik.
Türkiye’de ekmek yiyince:
→ şişkinlik
→ mide ağrısı
→ halsizlik
→ beyin sisi
İspanya’da ekmek yiyoruz.
Hiçbir şey olmuyor.
Neden biliyor musunuz?
Çünkü buğday aynı değil.
🇹🇷 Türkiye’de:
Hibrit buğday.
Daha sert gluten.
Glifosat (ot ilacı) kalıntısı hâlâ tartışmalı şekilde kullanılıyor.
Hızl�� mayalama.
Katkı enzimleri.
Ağartılmış un.
Gerçek ekmek değil.
Hızlandırılmış bir hamur.
🇪🇸 İspanya’da ise:
Uzun fermantasyon.
Ekşi maya geleneği.
Daha sıkı gıda denetimi.
Gerçek buğday türleri hâlâ kullanılıyor.
Bu yüzden aynı gluten
vücutta tamamen farklı tepki veriyor.
Ama fark sadece ekmekte değil.
İspanya’ya yerleştikten sonra şunu da fark ettik:
Meyve ve sebzede de fark inanılmaz.
Domates gerçekten domates gibi kokuyor.
Soyunca bütün mutfak kokuyor.
Türkiye’de ise çoğu ürün:
→ hibrit ( İsrail tohumu )
→ hızlı büyütülmüş
→ raf ömrü için yetiştirilmiş.
Tat neredeyse yok.
Ata tohumları ise neredeyse tamamen kayboldu.
Bir fark daha var.
Gerçek buğday siyezdi, kavılcaydı.
Gerçek ekmek
20 saat mayalanırdı.
Bugün ise
2 saatte kabaran
katkılı bir hamur yiyoruz.
Bu mesele nostalji değil.
Bu bir sağlık meselesi.
Ve artık kimse
“buğday aynı buğday” demesin.
Çünkü gerçek şu:
Biz sadece kendimizi değil
çocuklarımızın geleceğini de yavaş yavaş zehirliyoruz.
#tly #phe #borsaistanbul