me vuelve loco que para que esto suceda únicamente tenemos que decidir como sociedad que exista y listo, el ser humano no usa el libre albedrío como podria usarlo
Anladığım kadarıyla amaç, Temmuz ayındaki NATO zirvesinde ABD-NATO protestolarından önce ülkede sol karşıtı bir atmosfer yaratmak. Herhangi bir anti-emperyalist protesto istemiyorlar. Özellikle sol-kemalist gençliği paralize etmek istiyorlar.
"Ne sağcıyız ne solcuyuz teranesinin bir anlamı yoktur. Bir amacı vardır "sağcılığı maskelemek." Kişinin bir ideolojiye sahip olduğunun farkında olmaması bu gerçeği değiştirmez."
- Behice Boran
Yıllarca işçi hakları ve protestoları siyasete çekildi, ötekileştirildi.
Bu konuda hem sağın hem de solun eşit derecede suçu var.
İşçi hakları, sadece bir kesimin savunacağı veya savunması gereken bir alan değildir.
Sol, işçilerin yanında olurken ortamı miting havasına ve ideoloji reklamı yapılacak bir alana çevirmemeli.
Sağ da ‘Onları zaten sol örgütlemiştir’ diyerek mücadelelerine destek olmaktan kendini alıkoymamalı.
Sağcısı da solcusu da işçi bu ülkede. Haklarımızı gasp edenler; sağcı, solcu ayırt etmeden hepimizin hakkını gasp ediyor.
Özellikle madencilerin Türk milletindeki yeri ayrı olmalıdır. Konuya bir vefa borcu olarak bakılmalıdır. Depremde yüzlerce canı kurtaran kahramanlara büyük bir saygı duyulmalıdır. Onların mücadelesi, hepimizin mücadelesi olmalıdır.
Ankara’da haklarını arayan madencilerimize destek olunması çağrısında bulunuyoruz.
Yani… Teknik tanımı bu zaten…. Henüz erişemediğimiz, geleceğe ait bir üretim ve yaşam tarzına dair bölgesel bir deneyin kalıntıları…
Evet tam olarak bu, gibi’si fazla
ABD'de Kimberly-Clark şirketinde bir çalışan, 1.200.000 metrekarelik depoda yangın başlattı ve o anları Instagram hikayesinde paylaştı:
"Tek yapman gereken bize yaşayacak kadar para ödemekti. Tek yapman gereken bize s*ktiğimin hayatını yaşayacak kadar para ödemekti."
Öyle tacizci kankasıyla, güçlüye tapar popülistliğiyle, fethullah gülene methiyelesiyle olana değil halkının kurtuluşu için çabalayan, zamanında alçakça hapse bile atılan, gerçek bir aydına halk aydınına rahmet dileyeceğiz.
“12 13 yaşında tekstil işçisi kızlar…
ağlarım ben onları seyrederken”
biz aydın denince bunu anlıyor olacağız. bir kez bile halkı için dertlendiği görülmemiş “profesör”leri değil
Zaten arada 5 kat hem ekonomik hem alım önceliği farkı var. Üstüne tandemim bozulmuş. Anfield deplasmanına geliyorum. Dk 22-23 Lucas + Osi’nin sakatlıklarına kadar denk bir maç oluyor. Pozisyonu yok gibi rakibin.
Ama garip bir organizasyonla bir anda bu maçta düdüğü ağzında bulan 4. Hakem her türlü meydan dayağına izin vere vere oyunu bizim sahamıza yıktı. Zaten baskı yiyecektik sonunda ama en azından bunun 60-65’ten önce olmayacağı belliydi.
Skor ve istatistikler farklı söylese de ben bu maçı hakemin kırdığını düşünüyorum. Frimpong + Konate’nin haklı sarı kartları olsa, en tehlikeli yerden bir duran topumuz olsa vs gol atamasan bile o baskıyı kırıyorsun. Bir benzerini Kadıköy deplasmanında Yasin Kol ile yaşamıştık. Rakip FB değil 1Milyar Euro’luk Liverpool olunca “hakeme rağmen” durumuna can yetmiyor. Bu 4. Hakem “oldu-bittisinin” peşinden gidilmesi gerek. Real-GS 2013 eşleşmesinden beri en çok alenen doğrandığımız maç bu.