Mansur Yavaş istemiyor, açık açık söylüyor. Buna rağmen hâlâ kolundan tutup “Aday ol” demek; vizyonsuzluğun, çaresizliğin, lider üretememenin ilanıdır. Zorla cumhurbaşkanı mı seçtireceksiniz? Bu mudur devlet yönetme ciddiyeti? Acizliktir bu.
Zafer Partisi İstanbul ilçe teşkilatlarına sözlü ve yazılı olarak bu akşam Saraçhane’de CHP tarafından düzenlenecek mitinge katılmama talimatı verdim. Bunun iki temel gerekçesi vardır:
1- Mizah dergisi Leman’daki provokatif, düşüncesiz ve hadsiz bir karikatürün yol açtığı tartışma, protesto ve kutuplaşma, iktidar bloğunun en aşırı unsurlarına yeni provokasyon fırsatı vermiştir.
Bu provokasyonu Saraçhane’ye taşıma girişimi içinde bulunmaları olasıdır.
Zafer Partisi teşkilatlarının böyle bir provokasyon s��recinin parçası olması söz konusu değildir.
2) Miting, CHP’nin düzenlediği bir mitingtir.
Umarım olaysız ve başarıl geçer.
Hukuk devleti ve demokrasi mücadelesinde hepimiz gibi CHP’nin de başarılı olmasını dileriz.
Ancak Zafer Partisi ve muhtemelen başka partiler de CHP tarafından mitinge davet edilmiş değildir.
Zafer Partisi de “Mehmetçik katillerine Af Yok” mitingleri düzenledi.
CHP’yi davet etmemiştik, katılmadıkları için de suçlamadık.
“Zafer Partisi teşkilatları neden CHP mitingine katılmıyor?” diye başka bir partiyi suçlamak anlamlı değildir.
Siyasallaşan yargının düşman ceza hukuku ile muhalefete baskılarını en ağır şekilde yaşayan bir siyasi parti genel başkanı olarak dün olduğu gibi bugün de düşman ceza hukuku ile ezilmeye çalışılan Ekrem İmamoğlu ve bütün belediye başkanları ve belediye çalışanlarının hukukunu savunmaya devam edeceğiz.
Gelecek hafta Silivri Ceza İnfaz Kurumunu’nda ziyarette bulunmam için Adalet Bakanlığı ile arkadaşlarımız ön görüşme yaptılar. Umarım gereken izin çıkar.
Ayrıca sayın İmamoğlu’nun değerli ailesini de ziyaret etmek için görüşme yapılmış ve özel kalemler tarafından tarih tespit edilmişti.
Bunlar ile beraber provokasyonlara karşı dikkatli olmaya devam edeceğiz. @zaferpartisi
Ben Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'ye atanmasını savunuyorum.
İki yıl önce devlet başkanı olsun istiyordunuz;
şimdi parti başkanı olmasın diyorsunuz.
Sizin partiniz bizim ülkemizden kıymetli mi?
İki yıl önce, Kılıçdaroğlu'nu desteklemeyen AKP'lidir diyordunuz.
Şimdi, Kılıçdaroğlu AKP'li diyorsunuz.
İki yılda o mu değişti, siz mi değiştiniz, rakibiniz mi değişti?
Kim değiştiyse çıksın itiraf etsin.
Bütün eski başkanlarına bu kadar gıcık olan bir parti, iktidar olsa bizi ipe çeker.
Hiç gerek yok.
Kılıçdaroğlu göreve...
Aynen devam.
"Hayırdır mı?"
Evet, hayırdır. Çünkü yıllardır hiçbir bedel ödemeden konfor alanınızdan sağa sola parmak sallamaya alışmışsınız. Bugün ilk defa inandığınız anlatı dışında biri için "vicdan" kelimesi kullanıldığında paniklediniz.
Siz kendinizi “vicdanlı muhalif”, Mete Yarar’ı da “Ümit Özdağ güzellemesi yapan vicdansızlık suçlaması yönelten” bir figür olarak konumlamışsınız. Oysa yaptığı tek şey hukukun temel prensibini hatırlatmak: Tutuksuz yargılama esastır. Bu kadar basit. Ama size batıyor. Çünkü siz adalet değil, intikam arıyorsunuz.
Gelelim “Suriyeli cadı avı” iddiasına:
Siz yaşadığınız apartmanın girişinde bile kim olduğunu bilmediğiniz insanlar yüzünden güvenlik endişesi yaşamamışsınız belli. Mahallenizde bir gecekonduya 9 kişi sığınmamış, yaşadığınız şehirde kira 2 katına çıkmamış. Ama Ümit Özdağ bu gerçekleri gündeme getirdiği için “cadı avcısı” ilan ediyorsunuz. Gerçeklerle yüzleşemeyenlerin düştüğü klasik yaftalama taktiği bu.
“Yalan haberlerle halkı kışkırtıyor” diyorsunuz. Hadi oradan.
Mülteci meselesinde yıllardır devletin bile telaffuz etmekten çekindiği verileri, araştırmaları ve videoları kamuoyuna taşımış bir isimden söz ediyoruz. Sizin “yalan” dediğiniz her veri bugün devlet raporlarında geçiyor. Ama siz bunu görmezden gelip “ne tesadüf içeri girince mülteciler suç işlemeyi bıraktı” gibi komik cümleler kuruyorsunuz. Bu, sadece çarpıtma değil, ciddi bir entelektüel sefalettir.
“Erdoğan’a hakaret etti” diyerek Özdağ’a olan öfkenizi gizlemeye çalışıyorsunuz. Ne yani? Erdoğan’ı eleştirince mi kötü oldu? MHP’ye muhalif olunca mı “ahlaksız” oldu? Yoksa yerli ve milli ezberinize uymadığı için mi ona bu kadar diş bilemektesiniz?
Hayırdır mı? Yıllardır kendinizi konumlandırdığınız alanda sadece ilgi, övgü ve destek gördünüz ama şimdi bu kitleye külhanbeyi gibi racon keseceksiniz, Ümit Özdağ güzellemesi yapacaksınız bunu da kendinizi vicdanlı bizi de bu konuda ‘Vicdansız’ olarak sıfatlandıracaksınız öyle mi?
Politikacıların cezaevinde çürümesinden keyif alacak kadar ruhu kirlenmiş insanlar değiliz ancak bizim Özdağ eleştirimizin altında merhamet, empati ve insanlık yatıyor. Methiye düzdüğünüz Ümit Özdağ gibi Suriyeli cadı avına çıkarak
“Ülkene niye dönmüyorsun! Size nasıl vatandaşlık vermişler? Kocan öldü ve sen çocuklarına bakmak için tezgah açtın demek? Senin oturma iznin var mı?” Diyerek zorbalamayı insani bulmayız.
Gariban insanlar hakkında tecavüz, taciz ve hırsızlık gibi yalan haberlerle halkı kışkırtmayı ise gayriahlaki buluruz. (Ne tesadüf ki kendisi içeri girince mülteciler suç işlememeye başladı.)
Mesela Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret etmesini de mi milliyetçi olmasına yordunuz? Sizin bu konuda çizginiz net ise muhafazakar, ırkçı ve yalan haberler üzerine kurulu politik söylemlerden tiksinen insanların da bir ilkesi, duruşu ve hassasiyeti var. Kusura bakmayın.
“Devletin bekası” diyenler, devleti düşünen bir milliyetçiyi 142 gündür içeride tutuyor.
“Terörle mücadele” diyerek, teröre karşı duran adamı yargılıyorlar.
Hadi oradan.
#ÜmitÖzdağaÖzgürlük
MHP, DEM Parti’yle bayramlaşıyor.
CHP’yle bayramlaşmıyor.
PKK uzantısıyla tokalaşmak serbest, öbür tarafla tripli…
Sonra da bize “milliyetçilik dersi” vermeye kalkıyorlar.
Biz bu tiyatronun ne perdesindeyiz ne sahnesinde.