🔴Cihat Yaycı : PKK tabelasını indiriyor, ama yerine yenisini asıyor: YPG-SDG-KCK!
Öcalan “PKK bitti” diyor ama PYD, HPG, PEJAK, PÇDK, Ateşin Çocukları , hepsi yerinde duruyor.
Paralel Devlet Yapılanması olan KCK devam ediyor!
KCK’nın başında yine Öcalan var, Tüm diğerleri KCK’nın altında yer alıyor. PKK ismi sadece siliniyor sadece, bir kandırmacadır gidiyor..
Bunca tavize, bildirgeye, sözde “barış” sürecine rağmen bir tek terörist gelip de teslim olmadı, bu cenahtan “biz Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kudretiine saygılı ve tabiyiz, Türk Miletinin bir parçasıyız, Türk Bayrağı gölgesinde toplanıyoruz” sözlerini duymadık.. Aksine bu süreçte, Devlete meydan okumalar aldı başını gitti!
Tabelalar değişti, zihniyet aynı kaldı.
Meclis’teki ihanet komisyonunda bugün dinlenen bir isim var:
Adı Yüksel Genç.
Bu terörist, örgütün dağ kadrosunda 4 yıl Türk askerine silah sıktı. 1999 yılında 8 kişilik PKK'lı grupla sözde ‘barış elçisi’ olarak Türkiye’ye geldi.
PKK üyeliğinden 5 yıl cezaevinde kaldı, 2004 yılında tahliye oldu.
İşte şanlı Gazi Meclisimizde bugün bu terörist dinlendi.
Katiller Meclis’te…
Gün geçtikçe bilinçli bireysel silahlanmaya daha da ihtiyaç duyuluyor. Suça meyilli mahluklar küçük yaşta gerek fenotipiyle gerekse toplumsal ahlaktan yoksun olarak davranışlarıyla kendini belli ediyor. Dikkatli olunması gereken bir husus Allah rahmet eylesin...
Hakan Çakır'ın annesi: "Bir yukarıdan geldiler, bir aşağıdan geldiler. Oğlumun üstüne çullandılar.
Yere düşünce 'Ölüyor' diye bas bas bağırdım. Evladım orada can verirken yüzüne tekme attılar."
https://t.co/NN1X3njj7t
Hayatını vatana ve cumhuriyete vakfeden büyük savaşçı, gerçek aydın, yazar Nihat Genç hakkın rahmetine kavuştu.
Türk milletinin başı sağ olsun.
Son sözü, ‘Cumhuriyeti yaşatın’ oldu.
Büyük Türk ihtilalinin, Anadolu ana karasında verilen kurtuluş mücadelesinin tam zafere ulaşması ancak denizlerde Türk egemenliğinin tesisiyle gerçekleşmiştir.
Atatürk'ün yol göstericiliği ve Mavi Vatan ufkuyla Türk milletinin Denizcilik ve Kabotaj Bayramı kutlu olsun!
Sabık başbakan, Türk Devletler Birliği’nin Aksakal’ı olarak atanmış Binali Yıldırım diyor ki: “Vatandaşlık tanımı yeni anayasada gözden geçirilebilir. Bir etnik kimligi tanımlamak, öne çıkartmak değil de etnik kimliğinin kim olduğuna bakmaksızın vatandaşlığı önceleyen bir güncelleme yapılabilir. Bu bazı etnik gruplarin kendilerini ihmal edilmiş düşüncesinden kurtarabilir. Buna mani yok, şovenizme gerek yok, bizi bağlayan bayrağımız, toprağımız, milletimizdir”.
Biraz mürekkep yalamış insanlar bunu nasıl anlar? Anayasanın tartışılmaz ve hattâ teklif bile edilemez ilk üç maddesinin, HÜDA-PAR’ın da teklif ettiği gibi kaldırılacağıdır. Zaten hemen tüm maddeleri değiştirilmiş anayasanın yenisinin hazırlanması taaaa baştan bu şekilde düşünülmüş demek ki. Yani 1923’te kurulan Türkiye Cumhuriyeti’ne eski, yeni anayasa ile de Yeni Türkiye denmesinin sebebi buymuş. Bu ülkede yaşayan ve gerçekten bu ülkeyi seven insanlar! Bu fikri ileriye sürenleri siyaset sahnesinden silmek sizin elinizde. Biz bu kişiyi mahkemeye verdik. En azından başvuru olsun dedik. Buyurun birlikte mücadele edelim.
Suriye’de Rusya’nın Esad rejimini desteklemekten vaz geçmesi Stalin’in Kremlin’de 19 Ekim 1944’de Churchill ile yaptığı Yüzdeler Anlaşmasını hatırlatıyor. Stalin, Rusya’nın batı sınırlarını emniyete almak için komünistlerin iktidarda olduğu Yunanistan’ın etki alanından çıkmasını kabul etmişti. Bu kez Rusya’nın Akdeniz’deki tek deniz üssünün bulunduğu Suriye’de kısa sürede ABD ve İsrail korumasındaki HTŞ terör örgütüne rejimi teslim etmesi ancak Ukrayna’da kazandığı durum üstünlüğünü korumak ile açıklanabilir. Rusya’nın Suriye’den ayrılması deniz jeopolitiği yönüyle de hassas bir durum yaratmıştır. Adriyatik’ten tamamen ve Baltık Denizinden kısmen uzaklaştırılan Rusya’nın Suriye’deki deniz ve hava üslerinin durumu belirsizlik içine girecektir. Eğer bu üslerin statüsü değişir ve ayrılmak zorunda kalırlarsa Ukrayna savaşı sonrasında Türk Boğazları trafiği yeniden açılmadan Rusya’nın Akdeniz’deki deniz varlığını idame etmesi çok güç olacaktır. Diğer yandan Esad rejiminin düşmesi Rusya Ukrayna ateşkes sürecini hızlandıracaktır. İran’ın durumu bu gelişmeyle içerde ve dışarda karmaşık bir hal alacaktır. İran Suriye irtibatı kesilecek ve ABD eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın 13 yıl önceki vizyonu gerçekleşecektir. İsrail jeopolitiğinin de en büyük hedefi olan Suriye İran irtibatının kesilmesi gerçekleşecektir. ABD ve İsrail himayesindeki HTŞ’nin bildirgesinde Golan bölgesi ve Amerikan işgali altındaki petrol bölgelerine hiç değinilmemiş olması ve aynı zaman diliminde İsrail tanklarının güney Suriye’de stratejik mevkilere girmesi HTŞ’nin gerçek yüzünü ispat etmiştir. Astana formatındaki toplantı sonrası Şam’ın düşmesi ise ayrı bir skandaldır. Yakın Gelecekte ABD güdümlü HTŞ ve PYD/PKK/YPG arasında çatışmalar kaçınılmaz şekilde başlayacaktır. Türkiye artık tam bir karmaşayla karşı karşıyadır. Bu gelişmenin tek avantajı Türkiyede bulunan sığınmacıların geri gitmesi için koşullar oluşmuştur. Esad gittiyse sığınmacılar da geri gitmelidir.
Suriye’nin kuzeyinde ne oluyor ve neden oluyor? Halep’e yönelik saldırının arkasında kim var? Ve hangi hedeflere ulaşılmaya çalışılıyor?
✅Ne oldu: çarşamba sabaha karşı HTŞ'nin önderliğinde 10 binden fazla militan Halep'in batısından başlayarak Suriye ordusu ve İranlı milislerin tuttuğu cephelere saldırdı. Operasyona Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı bölgesindeki bazı ÖSO unsurları da katılıyor. Dün gece itibarı ile HTŞ 50 köyü aldı. Halep'in merkezine çok yakınlaştılar. Büyük bir olasılıkla Halep merkezine girmeden duracaklar. Böylece 2020 şubatına geri dönülmüş olacak. HTŞ durmazsa Halep’e rahatlıkla girer. Bu durum muhtemelen Suriye ve Rusya’nın İdlibi yakmasına neden olacak ve ciddi bir göçü tetikleyecek
✅şimdi başa dönelim. Bu saldırının önceden planlanmıştı. 2024 ortasından bu yana İdlib’te HTŞ Halep'e saldırı planı yapıyordu. Türkiye destek vermedi hatta engelledi. Çünkü Ankara Rusların tepkisinden çekindiği için bu işe sıcak bakmıyordu. Ayrıca Suriye hükümeti ile anlaşma çizgisi güçlüydü.
✅Yakın zamanda ABD ile yakınlaşma süreci, Öcalan ve PKK ile uzla��ma buna dahil Türkiye'deki açılımcı çevrelerin Suriye'ye bakışını etkiledi. Dolayısıyla bir yaklaşım değişikliği var.
✅ABD’de bu saldırıyı istedi. Tabii Lübnan’da sıkışan İsrail. Ortadoğu’dan sorumlu Amerikan ordusu Centcom, Rusya ve İran güçlerinin bu bölgede zayıfladığını tespit etti. hTŞ’ye doğrudan destek verdi ve çatışmaya hazır hale getirdi. ABD Suriye’de Rusların Ukrayna'da ilerleyişini durdurmak için dikkatini dağıtmaya çalışıyor.
✅İran'ın Suriye’deki milis grupları sahada güç kaybetti ama yıkılmadı.İran ateşkes sonrasında bunları yeniden inşaya girişecekti. Ancak Suriye'deki gücü olmazsa bunu yapabilmesi lojistik olarak mümkün değil. Bu HTŞ saldırısı İran'ı Halep'te vurarak Suriye'deki varlığına büyük darbe vuruyor. İran bu operasyon sonrası büyük bir kaynak ayıramazsa Kuzey Suriye cephesini onaramaz.
✅ABD 2025’te Suriye’den çekilmek zorunda kalabilir. Öncesinde ülkenin kuzey batısında ve kuzey doğusunda iki gücü yükseltiyor: PYD ve HTŞ ABD’nin Suriye'deki varlığının garantisi.
✅Esad dün Moskova'da idi. Bugün Muhtemelen Erdoğan Putin görüşmesi olur. Olmazsa iki güne Halep HTŞnin eline geçer.
✅Bu arada çok büyük olasılıkla 48 saat içinde Tel Rıfat’a Türkiye destekli ÖSO saldıracak. Yeni bir cephe geliyor. Zafer Partisi uzmanları bölgedeki gelişmeleri izlemeye devam edecek. @zaferpartisi