Yüreği tertemiz, cesareti koca bir dağa sığmayan Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik…
Henüz 15 yaşında, vatan sevgisiyle PKK'lı teröristlere karşı dimdik duran Eren ve onu korumak için canını ortaya koyan Ferhat Gedik’i, ölüm yıl dönümünde rahmet ve minnetle anıyorum.
Türkiye’nin yıllardır taşıdığı sorunların demokratik yollarla çözülmesini; silahların tamamen sustuğu, insanların kimlikleri ve düşünceleri nedeniyle ayrıştırılmadığı, herkesin kendisini eşit yurttaş hissettiği bir ülkeyi kim istemez ki?
Barışa kim karşı çıkabilir?
Kardeşliğe huzura özgürlüğe kim itiraz edebilir?
Ancak gerçek barış yalnızca bir kanun çıkarmakla kurulmaz. Barışın temeli adalettir, hukuktur, güvendir ve toplumsal mutabakattır.
Bugün Türkiye’nin en büyük meselesi, vatandaşın devlete ve adalete duyduğu güvenin ağır biçimde zedelenmiş olmasıdır.
CHP’li belediyelere ve başkanlarına yönelik operasyonların gerçekleştirildiği; henüz yargılama süreçleri dahi tamamlanmadan seçilmiş belediye başkanlarının suçlu muamelesine maruz bırakıldığı bir dönemdeyiz.
Üstelik bununla da yetinilmiyor; belediye başkanları görev yaptıkları ve ailelerinin yaşadığı şehirlerden yüzlerce kilometre uzağa, ağır tecrit koşullarıyla anılan kuyu tipi cezaevlerine gönderiliyor. Adeta zulmeder gibi bir muameleye maruz bırakılmaları ise ayrıca sorgulanması gereken bir durumdur.
AYM kararlarının tartışıldığı, AİHM kararlarının uygulanmadığı, seçilmişlerin iradesinin yargı kararları ve kayyum uygulamalarıyla ortadan kaldırıldığı, insanların söyledikleri bir söz nedeniyle soruşturulma endişesi taşıdığı bir ortamda demokratikleşmeyi yalnızca belirli bir mesele üzerinden konuşamayız.
Böyle bir ortamda demokratikleşmeden söz ediyorsak önce şu temel gerçeği kabul etmek zorundayız:
Demokrasi herkes içindir ya da demokrasi değildir.
Hukuk herkes içindir ya da hukuk değildir.
Özgürlük herkes içindir ya da özgürlük değildir.
Bir taraftan demokratikleşmeden söz ederken diğer taraftan siyasi rakipleri yargı yoluyla tasfiye etmeye çalışmak, toplumun bir kesimine hukuk vaat ederken başka bir kesimini hukuksuzluğa mahkûm etmek gerçek bir huzur getirmez.
Kaldı ki TBMM’ye sunulan Çerçeve Yasa konusunda hukukçular tarafından son derece ciddi hukuki ve anayasal itirazlar dile getirilmektedir.
Hukukçuların Anayasa ve evrensel hukuk ilkeleri açısından ciddi sakıncalar gördüğü bir düzenlemenin, yeterince tartışılmadan ve toplumun bütün kesimlerinin kaygıları giderilmeden yasalaştırılması yeni sorunlar doğurur. Millet bilmeden, toplum tartışmadan, farklı kesimlerin kaygıları giderilmeden yapılan siyasi mutabakatlar, toplumsal mutabakatın yerine geçmez.
Benim demokrasi anlayışımda millet, sonucu kendisine açıklanan bir sürecin seyircisi değildir.
Millet bu ülkenin sahibidir.
Bu nedenle yapılması gereken bellidir:
Anayasa ve mahkeme kararlarını eksiksiz uygulamak, yargının bağımsızlığına ilişkin toplumdaki şüpheleri ortadan kaldırmak.
Seçilmişlerin iradesini güvence altına almak ve düşüncesini açıklayan hiç kimsenin korkmadığı bir ülke olmak. Tüm bunlar sağlandıktan sonra da milletin önüne hiçbir soru işaretine mahal vermeden çıkmak en doğru seçenek olacaktır.
Türkiye’nin Kürt meselesi dâhil hiçbir meselesi çözümsüz değildir.
Ancak Kürt meselesinin çözümünü bir dönem daha iktidarda kalmanın, bir seçim daha kazanmanın hesabına endekslerseniz; yıllarca cezaevinde tuttuğunuz siyasetçileri ve milletvekillerini seçim hesaplarının bir parçası hâline getirdiğiniz izlenimini güçlendirecek adımlar atarsanız, toplumun sürecin samimiyetini ve gerçek niyetini sorgulamasının önüne geçemezsiniz.
Türkiye’nin ihtiyacı kapalı kapılar ardındaki mutabakatlar değil, milletin önünde kurulmuş büyük bir toplumsal mutabakattır.
Ve milletin bu konuda vereceği yetki doğrultusunda da gerekli demokratik düzenlemeler, açık ve şeffaf bir biçimde, millet iradesinin tecelligâhı olan TBMM çatısı altında hayata geçirilmelidir.
Son cümle olarak şunu söylemek isterim:
Unutmamak üzere isimlerini köprülerimize, alt ve üst geçitlerimize kazıdığımız şehitlerimizin aziz hatıralarına haksızlık edildiği duygusuyla vicdanlarımızın sızlamasına izin vermemek, bu ülkenin vatandaşları olarak hepimizin en önemli sorumluluklarından biridir.
Ata Çiftliği (BAKAP) 3,5 milyon metrekarelik alanı, üretim sahaları, meyve bahçeleri, tıbbi aromatik bitkileri, 40 kilometrelik yürüyüş parkuru ve 19 kilometrelik bisiklet yoluyla Başkentimizin yeni yaşam ve üretim merkezi oldu.
Doğayla iç içe güzel bir gün geçirmek, üretimin bereketini yerinde görmek isteyen tüm hemşehrilerimi Ata Çiftliği’ne bekliyorum.
Esaret zincirini bağımsızlık aşkıyla kıran Hatay'ın ana vatana katılmasının üzerinden 87 yıl geçti.
Hatay’ın “Yaşa Var Ol Atatürk” nidalarıyla anavatana kavuştuğu bu gurur gününde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetine sadakatle sahip çıkıyoruz.
Aynı inançla, aynı kararlılıkla:
Türk milletinin bir ferdi olmaktan gurur duyuyoruz. 🇹🇷
20 Temmuz 1974’te gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekâtı barışa ve insan onuruna sahip çıkan bir milletin iradesidir.
Bu anlamlı günde Kuzey Kıbrıs’taki yurttaşlarımızın Barış ve Özgürlük Günü’nü yürekten kutluyor; başta merhum Bülent Ecevit, Necmetin Erbakan ve Rauf Denktaş olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyorum.
Kıbrıs Türkü’nün haklı mücadelesini dün olduğu gibi bugün de savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.
Bugün Bağlum’da yürütülen yol açma çalışmaları sırasında belediyemize ait bir kamyonun fren sisteminde meydana gelen arıza sonucu elim bir trafik kazası meydana gelmiştir.
Yaşanan kazada 2 çalışma arkadaşımızı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz.
Hayatını kaybeden personelimize Allah’tan rahmet; ailelerine, yakınlarına, mesai arkadaşlarımıza sabır ve başsağlığı diliyorum.
Çankaya Belediye Başkanımız Hüseyin Can Güner tutuklandı.
Oysa gözaltı kararı verildiği anda yurt dışındayken hemen Türkiye’ye dönen, çağrıldığı her an gidip ifadesini verecek, görevinin başında olan bir belediye başkanından söz ediyoruz. Evinde yapılacak aramalar için yedek anahtarını dahi teslim edecek kadar sürece açık ve şeffaf davrandı…
Soruyorum; kaçma şüphesi nerede? Delilleri karartma ihtimali nerede?
Deliller ortada. Belgeler ortada. Hiçbiri bir yere kaçmıyor.
Tutuksuz yargılama mümkünken neden kişi özgürlüğünü ortadan kaldıran en ağır tedbire başvuruluyor?
Unutulmaması gereken temel ilke şudur:
Tutukluluk bir tedbirdir ve cezaya dönmemelidir.
Yalnızca başka hiçbir tedbirin yeterli olmayacağı zorunlu hâllerde başvurulabilecek son çaredir.
Bugün ise ne yazık ki son çare olması gereken tutuklama, ilk tercih hâline getiriliyor.
Oysa tutuklulukta geçen tek bir saatin bile telafisi yoktur. Kaybedilen zamanı hiçbir mahkeme kararı geri getiremez. Ailelerin yaşadığı acıyı hiçbir gerekçe ortadan kaldıramaz.
Adalet; özgürlüğü kolayca elinden almak değil, hukuk devletinin güvencesi altında adil yargılamayı sağlamaktır.
Hüseyin Başkanın yanındayız.
Türk tiyatrosunun usta ismi Zihni Göktay’ın vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendim.
Sanatıyla nesillere iz bırakan, tiyatromuza uzun yıllar emek veren değerli sanatçımıza Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve sanat camiamıza başsağlığı diliyorum.
Bugün, 665’incisi düzenlenen Tarihi Edirne Kırkpınar Yağlı Güreşleri için Edirne’deydik.
Başpehlivan olarak Altın Kemer’in sahibi olan Erkan Taş’ı tebrik ediyorum.
ASKİ Spor Kulübümüzün başarılı sporcusu Feyzullah Aktürk’ün de organizasyonu başpehlivanlık ikincisi olarak tamamlaması da bizler için büyük bir gurur kaynağı oldu.
Asırlardır devam eden bu köklü geleneği azim, emek ve centilmenlikle yaşatan tüm pehlivanlarımızı gönülden kutluyor, başarılarının devamını diliyorum.
https://t.co/IIql7TpxI4
Son günlerde NATO Zirvesi dolayısıyla belediyemizin yürüttüğü çalışmalar hakkında çeşitli eleştiriler ve değerlendirmeler yapılıyor. Belediyemizin bu konudaki ayrıntılı açıklamasını bağlantıdan inceleyebilirsiniz.
Sevgili hemşehrilerim;
Bizim belediyecilik anlayışımıza göre yapılan eleştiriler; talep edilen hizmetlerin daha iyisini yapabilmemiz için yol göstericidir.
Bu nedenle yapılan her eleştiriyi dikkatle dinliyor, her birini başımın üstünde taşıyorum.
Hiçbir zaman kusursuz olduğumuzu söylemedik. Elbette eksiklerimiz var. Bunların bir kısmı belediyemizin iradesi dışında gelişen şartlardan kaynaklansa da bizim görevimiz mazeretsiz çözüm üretmektir.
Bu anlayışla, başta şahsım olmak üzere tüm üst yönetimimiz ve ilgili birimlerimiz gerekli değerlendirmeleri yaptı. Ekiplerimize hizmetlerin daha dikkatli, daha hızlı ve daha etkin yürütülmesi konusunda gerekli talimatları verdik.
Bu vesileyle şunu da belirtmek isterim; ilgili kamu kurumları ve belediyemiz, yıllardır özlemini çektiğimiz koordinasyon ve birlikte çalışma anlayışıyla bu süreçte çalışmıştır.
Katkı sunan tüm kurumlara da teşekkür ediyorum.
Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Pençe-Kilit Harekât bölgesinde meydana gelen kazada yaralanmasının ardından tedavi gördüğü hastanede şehit olan Mehmetçiğimiz Uzman Çavuş Abdurrahman Hilal’e Allah’tan rahmet; ailesine, silah arkadaşlarına ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. 🇹🇷
Sevgili evlatlarım,
Bugün, bir dönemi daha geride bıraktınız. Hepinizi gayretiniz, emeğiniz ve sabrınız için yürekten kutluyorum.
Karneniz nasıl olursa olsun, en büyük başarınız iyi, vicdanlı ve çalışkan bir insan olarak büyümektir. Notlar sadece bir sonuçtur.
Tüm çocuklarımıza güzel bir tatil diliyor, hepinizi sevgiyle kucaklıyorum.
Bugün ilçe belediye başkanlarımız, belediye meclis üyelerimiz ve basın mensuplarımızla birlikte temelini attığımız Dikimevi–Natoyolu ANKARAY Hafif Raylı Sistem Hattı’nın yapım çalışmalarını yerinde inceledik.
Ankara’nın ulaşım altyapısını güçlendirecek bu önemli projeyi planlandığı şekilde tamamlayarak hemşehrilerimizin hizmetine sunacağız.
Hayatımızın ilk dayanağı, en büyük gücü ve sessiz kahramanı olan babalarımızın Babalar Günü kutlu olsun.
Başta Şehitlerimizin ve Gazilerimizin değerli babaları ile rahmetli babam Hacı Çelebi Beker olmak üzere; ailesi, evlatları ve vatanı için emek veren tüm babaları saygı, sevgi ve rahmetle anıyorum.
"Bin defa mazlum olsan da bir defa zalim olma!" Hz. Ali
Muharrem ayı vesilesiyle oruç tutan tüm vatandaşlarımızın oruçlarının ve ibadetlerinin Hak katında kabul olmasını diliyorum.
Yarın LGS’ye girecek evlatlarımızın her birine gönülden başarılar diliyorum.
Bu sınav, hayat yolculuğunuzdaki duraklardan sadece biri. Kendinize inanın, gösterdiğiniz gayret zaten başlı başına bir başarıdır. Sonuç ne olursa olsun her biriniz ülkemizin en değerli hazinesisiniz.
Gönlünüzden geçenin gerçekleşmesini diliyor, hepinizi sevgiyle kucaklıyorum.
Kudüs üzerinden hadsizlik yapan İsrailli bakana hatırlatmak isterim.
Hiç kimse Türkiye Cumhuriyeti’ne ve Türk milletine üstten bakarak ayar vermeye kalkamaz, tarihimize parmak sallayamaz.
Atatürk’ün adını ağzınıza almadan önce, kendi hükümetinizin uluslararası hukuk karşısındaki siciline bakın!
Türkiye’ye meydan okumaya çalışanlara tavsiyem; tarihten hamaset değil, ders çıkarmalarıdır.
Kurban Bayramı’nın; paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin daha da büyüdüğü güzel günlere vesile olmasını diliyorum.
Kurban Bayramımızı en içten dileklerimle kutluyorum. Sevdiklerinizle nice mutlu bayramlara.