İZMİR CUMHURİYET DEDİ, MİLLİYETÇİLİK DEDİ!
İzmir Barosu’nda yapılan seçimlerde 8 yıllık yönetim değişti, başkanlığı Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu kazandı.
Yönetim kurulu üyeliğine aday olan Cumhuriyetçilerden Av. Güldane Dörtbudak Akbay’ın konuşması büyük alkış aldı:
“Baromuza 8 yıldır asıl kimliği unutturulmıştur. Ne yazık ki baromuz bazı siyasi çevrelerin ve kuruluşların arka bahçesi haline getirilmiştir!”
Şu rezaleti savunanları neden ciddiye alamam biliyor musunuz?
Bir insanı, attığı tiviti bahane edip, hukuken hiçbir yaptırımı olamamasına rağmen hapse atıyorsanız, hukuktan bahsedemezsiniz. Ederseniz ciddiye alamam.
Anayasaya göre serbest kalması gereken insanları tutsak edip Anayasayı çiğnerseniz, Anayasanın öneminden bahsedemezsiniz. Ciddiye alamam.
Kul hakkına girip, çalana çırpana, gasp edene, çökene ��bizdendir” deyip susarsanız, dinden, imandan, ahlaktan bahsedemezsiniz. Ederseniz ciddiye alamam.
Sabah programlarında grup yapan dayılar, kayınvalidesine atlayan damatlar, eşini zehirleyip ele kaçanlar kol gezerken, eteğin boyundan, makyajın tonundan bahsedemezsiniz. Ciddiye alamam.
Cümle kuramayan yazarlar, bebek öldüren doktorlar, torpille atanan yeğenler, sahte diplomalı mühendisler varken yarını hedefleyemezsiniz . Ciddiye alamam.
Yazılı kuralları vardır hukukun. Kafanıza göre kural ekleyemez, işinize geldiği gibi şekillendirip, adına “adalet” diyemezsiniz. Derseniz ciddiye alamam.
Ardına saklandığınız tüm değerleri çıkarlarınız uğruna yok etmek üzeresiniz. Şeffaf duvarlar ardında, gizleniyoruz zannettiniz. Yanlışsınız! Elbette yanlışınıza “yanlış” diyeni susturur, sindirir, hapsedebilirsiniz! Ancak dünün tarihini nasıl değiştiremediyseniz, yarının kitaplarına da “haklı” geçmeyeceksiniz. Kendi yazdığınız kitaplara elbette geçersiniz, ama ciddiye alamam.
Sokakta dayak yiyen gençler, hakkını arayan ablalar, abiler, kardeşler, 70 yaşında ekmek derdine düşmüş dedeler, neneler! Halk işte. Değil derseniz, ciddiye alamam.
Her şey Türkiye için diyorsunuz. Biz Türkiye değil miyiz? Milletin refahı için diyorsunuz, biz millet değil miyiz? “Öyleyiz” derseniz, ciddiye alamam.
Yıkıldıysa Cumhuriyet bilelim. Geçersizse hukuk bilelim. Korkulmuyorsa Allah’tan bilelim. Aksi taktirde, her birini haksızca ağzınıza alıp, kimseden susmasını bekleyemezsiniz. Beklerseniz, ciddiye alamam.
"Turizmde 10 gün kesintisiz çalış, bir gün dinlen” yasasında işçinin "yazılı onayı" gerekiyor!
Bak sen...
Kanunu çıkartıyorsun ve "baskı" yapılmayacağını söylüyorsun!
Buna inanan iyi bir çocuk olursa şirinleri görebileceğine de inanır!
Turizm'de "Sen 10 gün boyunca kesintisiz çalışacaksın, sonra belki bir gün dinlenirsin”
Kararını alanları da...
Uygulayan otellere gideni de...
EN İÇTEN DİLEKLERİMLE!
🔥 Avrupa 4 günlük iş haftasına geçerken
👿TÜRKİYE’de turizm emekçisinin izin süresi
🔗 "10 günde 1 güne" düşürülüyor!"
💥Turizm sektörü isterse BATSIN! Boyun eğme!
❗️Bugün sarı ineği verirsen, sıra diğer sektörlerde!
🔗Bu sömürü değil, yasal KÖLELİK❗️
İNSANLIKTAN ÇIKTINIZ!
"Fazla Çalışma Yasası"
Sadece turizmi ilgilendiriyor sanıp
SUSMAYIN!
Bu, tüm çalışma hayatına sokulan bir zehirdir.
“Turizme yaptık, siz de susun!” denir.
UYUMAYIN!
Bu ülkede huzurun ve barışın hakim olması en büyük dileğimizdir.
Ama bunun yolu terörist başının Gazi Meclisimiz çatısı altında konuşturulması asla değildir.
Millet de tarih de bunu affetmez.
Değerli yurttaşlarım,
yıllardan buyana Türkiye’ye göçler ile büyük bir tuzak kurulduğunu anlattık. Bazı yurttaşlarımız açıklamalarımı sert buldu. Bazıları ise endişelerimi vehim olarak nitelendirdi. Gelinen noktada uyarılarımızın haklı olduğunu hemen herkes gördü.
Sizden ricam 7 dakikalık bu videoyu izlemeniz ve bütün dostlarınıza, akrabalarınıza izlemesi için önermeniz. Zafer Partisi’ne oy vermeseniz, vermeyi düşünmeseniz de lütfen izleyin ve izletin. Türkiye kurulan bu tuzağı bozabilir ve bozmalı. @zaferpartisi
TECÂVÜZ ADASI
"Akşam oldu mu bizim içimize Ermeniler gelirdi. 150 tane kadar kadın içinden 10-11 tanesini seçip götürürlerdi. Sabaha kadar bu kadınlara tecavüz ederlerdi. Bu kadınlar öyle olurdu ki kan revan içinde kalır, bırakıldıklarında bacaklarını gere gere yatar, oturamayacak durumda kalırlardı" diye anlatan Seher'i...
Defalarca tecavüze uğrayan 7 yaşındaki Fatma ve 9 yaşındaki Güfaz'ı...
Zorla götürülürken kendilerini köprüden Mermit Çayı'na atan iki taze gelin; Zahide ve Fatma'yı...
Derviş Efendi'nin, gözleri önünde tecavüze uğrayan kızları Hayriye ve Şadiye'yi...
Ağzına balta sapı büyüklüğünde bir kazık çakılan, dili koparılıp bu kazığın üstüne çivilenen 70 yaşındaki Gevaş müftüsünü...(tanık ifadelerinden)
AKDAMAR KİLİSESİ YANİ TECAVÜZ ADASI!
Birinci Dünya Savaşı sırasında Van��ın Zeve Köyü’nün bütün halkı, kadın, çocuk ve yaşlı demeden, Ermeniler tarafından öldürülmüştü. Bununla yetinmeyen Ermeniler kentte, kadınlara toplu halde ahlaksızca tecavüzde bulunmuş, mallarına ve ziynet eşyalarına el koymuştu. Rusya, savaştan çekilirken, elindeki bütün silah ve cephaneyi Ermenilere bırakmıştı. Silahlanan Ermeni çeteler, Doğu Anadolu’yu adeta kan gölüne çevirmişti. İşte bu katliamlardan Van da nasibini almıştı.
GÖL KIRMIZIYA BOYANDI!
Kente giren Ermeniler, karşılarına çıkan herkesi kurşuna dizmişti. Can derdine düşen silahsız köylüler, Van Gölü’ne doğru kaçmaya başlamıştı. İşte o anda Van ile Akdamar adası arasında taşımacılık yapan vapurlar imdatlarına yetişmişti. Çaresiz halk, Ermeni zenginlere ait bu vapurlara doluşmuştu. Asıl katliam da burada yaşanmıştı. Vapur, gölün tam ortasına gelince Ermeniler, Türk erkeklerini vahşice katledip cesetlerini suya atmıştı. Kadınlar ise Akdamar’a götürülmüş, ömürlerinin sonuna kadar Ermenilerin tecavüzüne uğramıştı.
İşte bu sebeple Akdamar Adasının adı tarihe tecavüz adası olarak geçmiştir ...
Ermeni Soykırımı yoktur aksine Ermenilerin yaptığı katliamlar ve tecavüzler vardır.
Atatürkün kapattığı bu kiliseyi akp tamir edip ayine açtı
Türkiye'nin En Büyük 500 Sanayi Kuruluşu
toplamda,
2023 yılında 645 milyar TL kar etti!
(vergi öncesi)
Merkez Bankası 2023 yılında 818 milyar TL zarar etti!
Bütün yıl binlerce işçi, yüzlerce fabrika çalışsın,
Merkez Bankası yıllık zararını bile kapatamasın!
Yuh!
Engellilerin ÖTV’siz araç alma hakkı tümden kaldırılıyor.
����Yeni vergi paketi taslağına göre, engelliye ÖTV’siz araç uygulaması tümden kaldırılacak.
📍Araç almak isteyen engelliler Gelir İdaresi Başkanlığı yerine Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na başvuracak.
📍Çok yoksul olduğunu belgeleyenlere araç alım desteği yapılacak.
📍Ancak araç aldığı için yoksul engellinin diğer yardımları kesilecek.
📍Anadolu Engellileri Birleştirme Derneği (AEBD) Başkanı Burhan Gümrükçü: "Bu apaçık engellinin ÖTV’siz araç alma hakkını yok etmektir. Savurganlığı bitirdiniz de bir tek engellinin aracı mı gözünüze battı?”
Yatlara ÖTV siz yakıt verenler.
Pırlantadan vergi almayanlar.
Yıldırım Demirören'e vergisiz Kumarhane açanlar.
5 li çetenin vergi borcunu affedenler.
ENGELLİLERİN, ÖTV siz otomobillerine göz dikmişler.
YAZIKLAR OLSUN, KANINIZ KURUMUŞ.
HEMEN SEÇİM.
Yeter artık, yeter!
Sayın Adalet Bakanı’m Yılmaz Tunç @yilmaztunc, Sayın İçişleri Bakanı’m Ali Yerlikaya @AliYerlikaya !
Önceki günlerde, eşim Sinan Ateş için işlettikleri süreci benim için de işletiyorlar, diyerek Sayın Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’a bir çağrıda bulunmuştum. Bu çağrımın ardından devletimiz bana iki yakın silahlı koruma verdi. Beni ve kızlarımı kabul ettiği sırada Sayın Cumhurbaşkanı’mıza, her ne kadar koruma polisi verilmiş olsa da bu şahısların devletin polisine namlu doğrultmayacaklarından emin olmadığımı, korktuğumu ifade ettim.
Sayın Bakanlarım dikkatinize sunuyorum:
Burak Bekiroğlu @burakbekiroglu isimli şahıs, kamuoyuna, Ankara’nın göbeğinde güpegündüz işlenen bu menfur cinayetin emrini kimlerin verdiğini isim isim sayıyor. Beni hedef göstererek tehdit içerikli açıklamalarda bulunuyor. Benim ve eşim Sinan Ateş'in FETÖ’cü olduğu iftirasını atıyor. Eşim Sinan Ateş’in daha önce cinayete azmettirdiği iftirasına ilişkin imalarda bulunuyor. Neden bu paylaşımları ihbar kabul edilip ifadeye çağrılmıyor, neden elindeki bilgi ve belgeler istenmiyor, tanık statüsünde dinlenmiyor?
Sayın Cumhurbaşkanı’mıza da ifade ettiğim gibi: "Biz bu devlete hizmet etmiş iki namuslu, şerefli, vatansever devlet memuruyuz. Bizim alnımız ak, yüzümü pak. Devletimize sadakatimiz sonsuz ve sorgusuz. Gerekli görülüyorsa hem katledilen eşim Sinan Ateş hakkında hem de benim hakkımda güvenlik soruşturması yapılsın. Gerçekler ortaya çıksın."
Sayın Bakanlarım tekrar tekrar dikkatinize sunuyorum:
İki buçuk yıl evvel bu süreci, katledilen eşim Sinan Ateş için de başlattılar: FETÖ’cü iftiralarıyla itibarsızlaştırma, sosyal medyadan açık tehdit ve ardından sokak ortasında, güpegündüz suikast!
Sayın Bakanlarım,
Geleni görmüyor musunuz? Bunlar ne güvenlik güçlerinden ne de adaletten korkuyor. Yazdıklarını ihbar kabul edin. Çağırın, dinleyin, iddialarının ispatını isteyin. Eğer elinde benimle, Sinan’la, bu suikastla alakalı ortaya attığı iddialara ilişkin en ufak bir kanıt varsa ortaya koysun. Yoksa da hukuken gereği neyse o yapılsın.
İmalı paylaşımlardan, hakaretlerden, iftiralardan yorulduk, tükendik!
Her an öldürülme tedirginliğiyle yaşamaktan bıktık!
Artık bunlara “Dur!” deyin.
Size yalvarıyorum:
Bu ülkede ikinci bir “Kırmızı Pazartesi” yaşanmasına izin vermeyin.
Çocuklarımı yetim bırakmayın.
#SONDAKİKA | Diyarbakır'da Ulu Camii’de yaptığı dini konuşmalar nedeniyle "Ramazan Hoca" olarak da tanınan Ramazan Pişkin, İstanbul'da uğradığı bıçaklı saldırıda öldürüldü.
Galatasaray ve Fenerbahçe aynı Uçakla kol kola gelsinler. Ezeli rakip taraftarları kol kola karşılamaya gitsinler. Sarılsınlar. Sarılmaya çok ihtiyacımız var.