how to remove wifi and hardwire your phone?🎈5 minute process.
1. Buy Ethernet cord and USB ethernet adapter
2. turn off wi-fi and guest wi-fi
3. Connect cord and adapter to device
4. Your phone / house is no wi-fi free.
🎈 Also, turn off bluetooth, 5g, and 24/7 gps.
Absolute masterclass by Owen Benjamin. He completely shatters the establishment narrative by exposing why the media elite hate conspiracy theorists.
Tucker Carlson is left stunned as Benjamin brilliantly points out that those who hate them are the actual conspirators.
Owen Benjamin was probably the smartest, wisest person in Hollywood so of course he got canceled harder than anyone in the history of the entertainment business. That’s when he found the secret to happiness.
0:00 From Hollywood Comic to Cultural Exile
16:56 Was Someone Orchestrating Owen's Cancellation?
23:56 Truth, Fame, and Sin
36:28 Neocons, Getting Banned, and Conspiracy Theories
42:30 The Daily Wire, the Gay Community, and Taboo Humor
51:38 Losing Everything, Illusion, and Nick Fuentes
58:47 Insecurity, Debt, and the Need for Validation
1:07:29 How Is Owen Still Reaching People After Being Cancelled?
1:12:11 Vulgarity, Honor Culture, and Prayer
1:23:10 Starting Over on a Farm in Idaho
1:34:20 The Symmetry of Music and Owen's Community
1:41:26 The Feeling That the World Order Is Ending
1:46:23 Slaying a Wizard, Deception, and Building Community
1:58:29 AI, Energy, and the Illusion of Replacing Humanity
2:05:36 Why Are Animals So Important?
FBS'nin %2'ye düşülmesi emredilmiş. Virolojinin sahte bilim olduğunun kanıtı. Böylece hücre kültürü %2'i seviyesindeki açlıktan ölecek ve bunu "Hücre kültürünü virüs öldürdü" diyen sahte bilim viroloji toplumları dolandırmaya devam edecek. Oyun bu.
Bir imparatorluk, halktan ayrı olarak var olan kamusal yaşamını şekillendiren belirli değerlerle şekillenen kurumlar topluluğudur.
İmparatorluklar yönettiği ve kontrol ettikleri ulusların üzerinde var olur, sadece belli bir sınıf insanın zenginleşmesine olanak tanır.
Geçmişten bugüne, İmparatorluk inancının ana ilkesi tüm ulusal duyguları bastırmak ve halkları mutlak otorite ve zenginlik devşirme aracına dönüştürmek ve sömürmek olmuştur.
İşte bundan dolayı uluslara ''sömürge'' denmiştir.
Ulus devletlerden farklı olarak, imparatorluklar halkları gözetmez, sömürür.
Emperyalizm budur..
Küreselleşme budur..
Dijital Sosyalizm budur..
Kontrollü muhalifin pazarladığı "İvermectin" tuzağına düşüp bu zehir ilacı "kansere çare" zannedenler var. Bu tuzağa düşenlerden olmak istemiyorsanız mutlaka okumanız gereken bir yazı:
@zulfiguren@gulltemel@DuzGercekler Hiçbir senet sunmayıp sadece bozuk plak gibi ''patenti yok demek kullanılabilir'' diye tekrar eden sensin..
Bugünlerde herkesin eline bir klavye veriyorlar..
@zulfiguren@gulltemel@DuzGercekler Elinde bir tek senet yok.. ama sana senet sunulmuş ama imanı eden biziz..
Saçmalık üstüne saçmalık..
Polemik yapacaksın bari omurgan olsun..
Yok yok derdim senin gibi körkütük bir cahilin internette yazdığı bu saçmalığı ciddiye alıp bazılarının bu ilaçla kendisine zarar vermesini engellemektir.
Kendi cehaletin içinde, bir de önüne kaynak sunulmasına rağmen, o kadar kendinden geçmişsin ki bu endişeyi bile kendi egona göre anlamışsın..
Gül hanımın verdiği makaleyi OKU..
Bu ilacı sen mutfakta üretmiyorsun..
Üreten kim ise o para kazanıyor, yani yine ilaç sektörü.
Seni okuyan evde yemek kitabına bakarak bedavaya unla nişastayla yaptığını zanneder.
Saçmalıyorsun, ama öyle böyle değil, gerçekten saçmalıyorsun.
Tekrar edeyim..
Covid aşılarını ilk üreten Merck firması bu ilacı insan kullanımı için üreten ilk firmadır ve şu an bu ilacın piyasasına hakimdir.
Gül hanım önüne Ivermectin'in tüm biyolojik yıkımlarına dair senetler koymuş, arkasında kimlerin olduğunu yazmış (DSÖ, WEF) zaten parazitlerin de hastalık yapmadığına bir sürü kanıtlar sunmuş..
OKUMUYORSUN...
Gelmiş buraya cahil gibi tek diyebileceğin ''bunun patenti yok''... onu da zaten yanlış biliyorsun.
Saçmaladığını anlayınca bu sefer üslup tartışmasına girmeye çalışıyorsun.
Bak tekrar buraya koyuyorum.. OKU..
https://t.co/m1soQdKtQ5
3-) IVERMECTIN, ANTİPARAZİTER İLAÇLAR, ANTİBİYOTİKLER CANLILIK KARŞITI ZEHİRDİR
Ivermectin zehri, hiç şüphe yok ki, en çok Covid sahtekârlığı sürecinde sükse yapmıştı.
Merck gibi Ivermectin üreticileriyle çıkar anlaşmaları muhtemel olan sosyal medya etki ajanları Covid’in bir parazit enfeksiyonu olabileceğini öne sürmüştü ve yine Merck gibi ilaç şirketlerinin “büyük fonlayıcıları” tarafından fonlanan birkaç manipülatif çalı��mayı Ivermectin’in Covid’i tedavi ettiği yönünde propagandalar yürütmek için kullanmışlardı.
Bir salgın yoktu ama antiparaziter ilaç tavsiyeleri havada uçuşuyordu.
Sonuç itibariyle kimileri aşı zehirlerini aldı, kimileri “parazit enfeksiyonu” palavrasına kapılıp Ivermectin zehrini… İlaç şirketleri aşıya karşı duranları bir şekilde antiparaziter ilaçlarıyla yakalamayı başardı.
Aşıyla birçok toksik malzemeyi nice insanın sistemik dolaşımına verirken, Ivermectin ile insanların mikrobiyotasını bozdular. Vücutta atıkları, zararlı maddeleri parçalayıp çözen ve o maddeleri biyoyararlanıma kazandıran bakteri, parazit gibi yapılara şiddetle zarar vererek, insanları toksisite maruziyetine karşı olabildiğince hassaslaştırdılar.
Parazitlerin ağır metalleri, plastikleri de dahil toksik maddeleri parçalayıp tükettiğini ve böylece dokuların bu toksik maddeleri absorbe etmesinin büyük oranda önüne geçmek için çabaladığını bildiğinizde, Ivermectin gibi antiparaziter ilaçların tehlikelerini daha iyi anlayabiliyorsunuz.
Ivermectin için bugünlerde de sık sık “kansere çare” diye pazarlama çalışmaları yürütülüyor. “Kanserin sebebi parazitlerdir” gibi bir palavra ortaya atarak, öyle görünüyor ki, kemoterapi almak istemeyen kanser hastalarını bu defa antiparaziter ilaçlarıyla yakalamanın yolunu yapıyorlar.
Bakıyorsunuz ki birçok ünlü doktor Ivermectin reklamı yapıyor, röportajlar veriyorlar. Vücutta şiddetli toksisite baş gösterdiğinde bu problemle mücadele veren, savunma sisteminin askerlerine/parazitlere Ivermectin ile zarar vermek, onları düşürmek kutsanıyor. Antiparaziter bir ilacın, parazitlere zarar vermesi bir başarıymış gibi anlatılıyor. Parazitlerin hastalığa neden olduğuna dair mevcutta tek bir bilimsel kanıt olmadan…
Kathleen Ruddy isimli bir doktor, Ivermectin ile ilgili verdiği röportajda şunu söylüyor: “Ivermectin şeker haplarından bile daha güvenli.” Bu röportaj tüm dünyada milyonlarca insan tarafından izleniyor.
Tüm sosyal medya platformlarında hâlâ daha paylaşılıyor da paylaşılıyor…
Bu kişiyi biraz araştırdığınızda uzun zamandır meme kanserine bir "virüs"ün sebep olduğu gibi akla hayale sığmaz bir iddiada bulunduğuna şahit oluyor ve bunun üzerine tüm eylemlerini "Clinton Küresel Girişimi" için "Eylem Taahhüdü" olarak sunduğunu öğreniyorsunuz. https://t.co/Mq8NNOUhXn
Kathleen Ruddy, Clinton Vakfı bünyesindeki “Clinton Küresel Girişimi” üyesidir.
https://t.co/xJ4fl4UkW5
Kendisinin “pinkvirusfilm��� adında bir internet sitesi var ve bu site üzerinden sözde meme kanseri virüsü araştırmalarına (Clinton Vakfı’na adadığı araştırmalara) bağış toplanıyor.
https://t.co/7HIogcKHH5
ABD'de Aralık 2018'de bir Temsilciler Meclisi Gözetim Alt Komitesi, Clinton Vakfı'nın ve “Clinton Küresel Girişimi”nin "yardım dolandırıcılığı" üzerine bir duruşma düzenlemişti. Alt Komite, Clinton'lar tarafından fonların özel kullanım için açılması ile ilgili tanıklık dinlemişti. Tanık John Moynihan'ın şu ifadeleri çok önemlidir: "Vakıf, fonları esasen bir kumbara olarak kullanıyor. Bu fonun kıdemli işletmecileri bunu vakıf işi, kişisel bir iş, seyahat ve kişisel harcamalar olarak görüyorlar." https://t.co/KWNFnG00d0
Yani buna göre, Clinton Vakfı bağışlanan paraları iç ediyor.
Kathleen Ruddy’nin bir Clinton Vakfı üyesi olarak, “pinkvirusfilm” internet sitesi üzerinden ve vakfın desteklediği kampanyalarla, “meme kanseri virüsü çalışmaları” diyerek topladığı bağışlar, sormak lazım, gerçekten nerede kullanılıyor? Bu bağışlar insan sağlığı ve hayatı için mi harcanıyor?
Şimdi bu kişi, “Ivermectin şeker hapından bile daha güvenli” diyor, bu sözün gerisinde bilimsel hiçbir dayanağın mevcut olmadığını kendi de bildiği hâlde… Böylece nice insanın özellikle kanser hastasının gidip bu ilaçları almasına sebep oluyor.
Söz konusu insanları ilaç şirketlerinin ağına düşürmek ise, en çok doktorların ilaç şirketleriyle çıkar anlaşmasına girebileceği ve bu kişilerin yalan söyleyebilme konusunda belki de birçok yetkili ağızdan daha yetkin olabileceği gerçeğini göz önünde bulundurmak gerekiyor.
Yine söz konusu bir ilacın “x hastalığına çare” olarak tanıtımını yapan herhangi bir çalışmanın bağımsız olmadığını düşünmek, ilgili çalışmayı yapan yazarların ilaç şirketleriyle çıkar anlaşmasına girebileceği gerçeğini göz önünde bulundurmak gerekiyor. Ve söz konusu Ivermectin ise, pazarda büyük oranda pay sahibi olan Merck’in ve Merck’in en büyük finans destekçisi Bill & Melinda Gates Vakfı’nın, Ivermectin üzerine yapılan çalışmalar üzerinde manipülatif güç kullanmayacağını düşünmek en hafif tabirle saflık olur.
Bir örnek verelim;
Ivermectin’in kansere çare olabileceği yönünde yapılan propaganda için en çok kullanılan çalışmalardan biri: “Eprinomektin’in (Ivermectin’in bir türü) metastatik PC3 prostat kanseri hücreleri üzerindeki antikanser etkilerinin değerlendirilmesi.”
https://t.co/X4EJUoWnFI.
Bu çalışmanın baş yazarı Angela Lincy Prem Antony Samy isimli doktor, çalışmayı yayınladığı sene, “dünya çapında ciddi hastalıklarla yaşayan insanlar için sağlam bir ilaç hattı geliştirmek amacıyla CRISPR gen düzenlemesinin gücünden yararlandığını” iddia eden “Editas Medicine” isimli bir tıbbi kuruluşta çalışıyor.
https://t.co/4QK7JDuETK
Editas Medicine’ın en önemli finansörleri arasında Bill & Melinda Gates Vakfı’nın olduğunu biliyor muydunuz?
https://t.co/77rxhru0Xd
Finans sağlayıcılar aynı zamanda çıkar gruplarıdır ve o şirketin çalışma politikası, misyonunu, eylem planını ve eylemlerini dolaylı olarak etkiler veya çoğu durumda doğrudan belirler. Bu şirketin bir çalışanının ortaya koyduğu çalışma da öyleyse, malum çıkar gruplarıyla ters düşemez. Hâliyle böyle bir çalışma bağımsız değildir. Böyle bir çalışma bilimsel değildir.
Ben bir örnek verdim ama sadece bir örnek dahi diğer “Ivermectin uyuzdan kansere her hastalığa çare” minvalinde mesajlar veren çalışmaların bağımsız olmadığını anlamanıza yetecektir. O tip çalışmaların yazarlarının geri planda ilaç şirketleriyle ya da diğer çıkar gruplarıyla anlaşmasının, birlikteliğinin olup olmadığı araştırılmalıdır. Fon her zaman internet ortamında herkesin görebileceği şekilde sağlanmaz, gizli bir şekilde de sağlanır. Burada önemli olan o sözde bilimsel çalışmanın insanları ilaçlara ve aşılara yönlendirip yönlendirmediğinin kıstas alınmasıdır.
Hatta bir doktor bir ilacı ya da aşıyı öneriyorsa, o doktorun bağımsız olduğunu düşünemezsiniz. En iyi ihtimalle sadece aklı bağımsız değildir…
Hayır, Ivermectin ve diğer tüm antiparaziter ilaçlar, antibiyotikler hiçbir hastalığa çare olamaz!
Benzetme yaparsak, bu ilaçların kullanımı, yangın mahalline yetişip yangını söndürmek için çabalayacak olan itfaiye erlerinin (bakteriler) ve yangının şiddetine göre yangın mahalline takviye kuvvet olarak yetişmek isteyecek ekibin (parazitler) önünü kesip yangının söndürülmesine engel olmaya çalışmak gibidir. Yangın büyür, büyür ve büyür… Ve artık söndürülmesi hiç mümkün olmayacak bir raddeye gelir, kısa veya uzun vadede…
Bakterilerin, mikropların ve parazitlerin hastalığa neden olduğuna dair tek bir bilimsel kanıt yoktur.
Fakat bu organizmaların ağır metal dahil toksik malzemeleri çözüp tükettiğine, ortam temizliği yaptığına ve zararlı maddeleri zararsız maddelere dönüştürüp biyoyararlanıma soktuğuna yani onların sağlığımıza, canlılığımızı idame ettirmemize muazzam katkıları olduğuna ise sayısız bilimsel kanıt mevcuttur.
Bilimsel kanıtları olmayan ve zaten bilimle uzaktan yakından alakası olmayan bir iddianın/mikrop teorisinin peşine takılıp da aşıları ve/veya antibiyotik, antiparaziter ilaçları almanın sağlığa olumlu etkilerinin olduğuna dair tek bir bilimsel kanıt yoktur.
Fakat aşıları ve/veya antibiyotik, antiparaziter ilaçları almanın sağlığa yıkıcı etkilerin olduğuna dair sayısız bilimsel kanıt mevcuttur.
Ivermectin sonrası (muhtemel ki sadece kısa vadede ortaya çıkanlar) görülen gastrointestinal sıkıntılardan, nörolojik sorunlara kadar bir dizi hasar:
https://t.co/AOyShK2VlU
Söz konusu bir ilaç sağlık için büyük önemi ve görevi olan bakterileri, mikropları ve parazitleri işinden men etmeyi taahhüt ediyorsa, orada “yan etki”den bahsedemeyiz zira amaçlanan sadece hasar bırakmaktır.
Üstelik Ivermectin üzerine yapılan çalışmalara göz attığımızda bu ilacın erkeklerde ve kadınlarda kısırlık hasarı bırakma amacında olduğunu net bir şekilde anlıyoruz.
Ivermectin En Şiddetli Kısırlık Toksinlerinden Biridir!
“Sonuçlar, Ivermectin (IVM) ile tedavi edilen grubun testislerinde IGFBP-3 ve HSPA1 ekspresyon düzeylerinin kontrol grubuna göre anlamlı şekilde arttığını ortaya koymuştur. Ayrıca, Ivermectin enjeksiyonu serum testosteron düzeyinde, sperm sayısında, hareketlilik yüzdesinde, canlı sperm yüzdesinde ve üreme organlarının indeks ağırlığında anlamlı bir azalma ve sperm anormalliklerinde anlamlı bir artış göstermiştir.”
https://t.co/HwiAVXpCkZ
Erkek albino sıçanları üzerinde Ivermectinin toksikolojik ve patolojik çalışmayla, Ivermectin verilen beyaz albino sıçanlarının sperm sayısı ve anormal spermi incelendi:
“Sperm anormalliğinde önemli bir artışla birlikte toplam sperm sayısında önemli bir azalma olduğu gösterilmiştir.”
https://t.co/r0V99ZSFx6
“Sonuçlar, Ivermectin’in haftada bir kez 8 hafta boyunca uygulanmasının hafif doğurganlık bozukluklarına neden olduğunu ortaya koymuştur.“
https://t.co/Ayb3agtNfv
“Sonuçlar Ivermectin verilen dişi tavşanların doğurganlığında kayda değer oranda azalma olduğunu göstermiştir.”
https://t.co/ff4WrdPk90
“Ivermectin’in, hafif dejeneratif değişikliklerden spermatogenik hücrelerin tam nekrozuna ve spermlerin tamamen yokluğuna kadar değişen terapötik veya çift terapötik dozlar alan erkek tavşanlar üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olduğu sonucuna vardık. Bu arada, dişi genital sistemi ciddi şekilde etkilenmişti ve uterusta ciddi dejenerasyon ve kanama ile yumurtalıklarda atritik foliküller ve dejenerasyona uğramış yumurtalar gösteriyordu.”
“Şekil 13: Günlük 0.4 mg/kg vücut ağırlığı S.C dozunda ivermektin almış ve bodur büyüme hamileliğin 28. gününde kesildiği gösteriliyor. Şekil 14: Günlük 0.4 mg/kg vücut ağırlığı S.C dozunda ivermektin alan ve gebeliğin 28. gününde kesilen gebenin yumurtalığı, yumurtalık stromasına dağılmış çok sayıda dejenere ve atritik folikülleri gösteriliyor. (H&E x100)”
https://t.co/YNPnsP7VQg
“Test edilen hastaların sperm sayısında ve sperm motilitesinde önemli bir azalma gözlemledik. Morfolojide anormal sperm hücrelerinin sayısında önemli bir artış vardı. Bu, iki kafa, çift kuyruk, beyaz (albino) spermler ve olağanüstü büyük başlı formlarını aldı. Hastaların sperm hücrelerinin önceden belirlenmiş parametrelerinde yukarıdaki değişikliklerin sadece Ivermektin ile tedavilerinin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır.”
https://t.co/lqWUzhYmtj
Dr. Mike Yeadon’ın Ivermectin hakkındaki konuşmasını dinleyin:
“Ivermectin görebileceğiniz en kötü kısırlaştırıcı ilaçtır.”
"İlginç bir şekilde Covid aşılarına karşı çıkan bazı doktorlar bu ilacı övüyor... Burada büyük bir organizasyon var gibi görünüyor."
https://t.co/XdOJTtm8L5
(Elbette büyük bir organizasyon var, onlar açısından insanları kısır bırakmak için buna değer!)
…
Ivermectin’in insan kullanımı için piyasaya sürülme hikayesi, Afrika’da görülen, yine parazitlerin suçlandığı, kara sineklerin de parazitleri taşıdığı iftirasına uğradığı, “nehir körlüğü” sorununa umut olabileceği söylemleriyle Merck tarafından Ivermectin’in “Mectizan” adı altında üretilmesiyle başlıyor. DSÖ, GAVI, Bill & Melinda Gates Vakfı vs. Merck’in Mectizan’ına büyük destek veriyor.
https://t.co/GzgVCS81jh
"1991'den beri UNICEF ortağı olan ilaç şirketi Merck & Co., nehir körlüğü ile mücadele etmek için Mectizan'ı (başlangıçta Ivermektin olarak bilinir) bağışlıyor. Merck, ilacı ihtiyacı olan herkese ücretsiz dağıtmak için UNICEF ve diğer kuruluşlarla birlikte çalışır."
https://t.co/tvQnYgq9zt
"Merck; nehir körlüğünün tedavisi için, ihtiyaç duyan herkese, gerektiği kadar uzun süre, ücretsiz olarak Mectizan/Ivermectin tedarik edeceğini söyledi… Bu, küresel sağlık tarihinde, Berlin Duvarı'nın yıkılmasının demokrasi için önemli olması nedeniyle önemlidir… Ve hatta Dünya Bankası bile Mectizan dağıtımı için bir fon geliştirmeye dahil oldu."
https://t.co/PH4egs70Q8
Bill Gates, notlarında Mectizan için bunları söylüyor. Aslında Gates Ivermectin’in insan kullanımına açılmasınını Berlin Duvarı'nın yıkılması kadar önemli görüyor.
Neden acaba? Gates’in bu söylemini, daha doğrusu bu büyük kutlamasını, Ivermectin’in kısırlık meydana getirdiği bilgisi ile düşünmeli artık.
Dünya Bankası’nın Ivermectin reklamından, bazı kareler görebilenler için Ivermectin ile gerçekte neyi amaçladıklarını, üzerine hiçbir yoruma yer bırakmadan kendi başına açıklıyor.
“Kişi başına yılda sadece bir veya iki hap.”
“İSTİSNA YOK”
"İŞİ BİTİR"
https://t.co/09SnPgLCrE
Geri planda Ivermectin ile sözde “nehir körlüğü” mücadelesine destek olan kuruluşların sıralandığını görüyorsunuz.
DSÖ 2030 hedefleri için, Mectizan’ın/Ivermectin’in 10 ülkede doğrulanmasını yani 10 ülkenin bu ilaç için denek sahası olmasının ve hatta nüfusun %100’ünün bu ilaçları kullanmasını talep ediyor.
https://t.co/WkxtrRFD6J
DSÖ’nün 2030 hedefleri içerisine Ivermectin’i alması neden önemli/tehlikeli?
Buradan, “nehir körlüğü” gibi parazit kaynaklı olduğunu iddia ettikleri hastalıklar için harika yeteneklerinin olduğunu söyledikleri KISIRLAŞTIRICI ZEHİR IVERMECTİN’in (başta Merck olmak üzere diğer ilaç şirketlerinin çeşitli toksik maddelerle formülasyonuyla ve farklı isimlerle) tüm dünyada insanlara dayatılacağını anlıyorsunuz.
Yani istisnasız herkes bu ilacı kullanmalı, “GERİDE KİMSE KALMAMALI.”
Son dönemler zaten tüm Ivermectin reklamları apaçık bir şekilde bu amaca hizmet ediyor.
Bu, şüphe götürmez.
Bill & Melinda Gates Vakfı "Ivermectin ile parazit mücadelesi” stratejisine ��görünürde” 24 milyon dolar ayırıyor.
https://t.co/7Eo9jmAYGK
Ivermectin’e neden bu kadar önem veriyorlar, artık anlaşılıyor mu?
PARAZİT OLARAK NEYİ/KİMİ GÖRÜYORLAR?
Neden sivrisinek hikayelerine ihtiyaçları var?
Neden "kedi, köpek, kene, pire, kum sineği, kara sinek vs. hastalık bulaştırır" diye sürekli ve sürekli yalan söylüyorlar?
Neden muhtemel ki geri planda Merck gibi ilaç şirketleriyle çıkar anlaşmalarına girmiş ve onlar tarafından fonlanmış doktorların Ivermectin övgülerini toplamaları gerekiyor?
Çünkü "nehir körlüğü" ile başladıkları bu sürecin sonunda bakteri, parazit kaynaklı gördükleri her probleme karşı, hatta parazit kaynaklı olduğu yalanını söyledikleri her hastalık için KISIRLAŞTIRICI ZEHİR IVERMECTİN'i kurtarıcı gibi sunabilecekler. “Ivermectin sıtmadan kansere dek her hastalığa çare olabilecek harika bir ilaçtır” diyerek insanları avlamak isteyecekler ve çoktandır bunu yapıyorlar da…
…
Onlar durmayacak, hayali bir virüs uyduracak, bakterileri, parazitleri suçlayacak ama aşıları ve ilaçları servis edebilecekleri ortamı hazırlamak isteyecek ve bir salgın tiyatrosu çevirecekler.
Onlar durmayacak, “mikrop teorisi” gibi sahte bilimsel varsayımlara yaslanıp bebekleri doğar doğmaz, kordon bağı kesilir kesilmez alüminyum, cıva, formaldehit, polisorbat 80 gibi zehirlerle aşılayacak, onlarda SMA, otizm gibi nörodejeneratif hasarlara yol açacak ve bunları “genetik hastalık” diye pazarlayacaklar.
Onlar durmayacak, sayısız bebeği ve çocuğu sakat bırakacak, hayatından edecek ama işin sonunda mikropları yine ve yeniden suçlayarak “bizler çocuklarımızı mikroplardan koruyoruz” diyecek ve aşıları hep savunacaklar.
Onlar durmayacak, basit bir kene ısırığı sonrası ya da çok daha basit saçma sapan nedenlerden dolayı nice insanın mikrobiyotasını bozacak, kısa ya da uzun vadede böbrek ve karaciğer hasarları çıkaracak, gastrointestinal problemlerden, nörolojik problemlere dek birçoğunun müsebbibi olan antibiyotikleri övecek, önerecek ve reçete edecekler.
Onlar durmayacak, ana akımda daha baskın seslerle “x hastalığının sebebi bir virüstür” diyerek öncelikle çare olarak aşı sunacak, aşıdan kaçanları da o çevrenin arasına yerleştirdikleri etki ajanlarının aracılığıyla “parazitler de bu hastalıkta etken/parazitler bu hastalığın nedeni” diye aldatarak KISIRLAŞTIRICI ZEHİR IVERMECTİN ile avlayacaklar.
Onlar durmayacak, ta ki insanlar mikrop teorisini gerçekten sorgulayıncaya kadar!
İnsanlar; “MİKROPLAR HASTALIK YAPMAZ, ONLAR BİZİM DOSTLARIMIZDIR” diyebildiğinde, bulaş diye bir şeyin olmadığını bildiğinde, hastalıkların dışarıdan gelmediğini anladığında gücü eline alacak ve özgürleşecek!
Mikroplara yönlendirilen her suçlamanın insanları sakatlamanın, hasta etmenin, yavaş ve sinsice azaltmanın en vahşi araçları olan ilaçların ve aşıların kullanımına yol açtığı anlaşıldığında, insanlar gerçek düşmanlarının kimler olduğunu da ayan beyan görebilecek!
Ve o vakit onlar sonsuza dek durdurulacaklar!
Kafatasına Ses Yönlendirme
Frekanslarla pek çok şey yapılabilir.
Uzaktan 65 kilohertz modüle edilmiş bir sinyal kullanılarak Kafatasına Ses Yönlendirme Teknolojisi'nin demonstrasyonu, sesleri birinin zihnine "ışınlanmasını" sağlamak için.
Bu teknolojiyle kolaylıkla insanları delirtebilir ve gaipten ses duyduklarını düşündürebilirsiniz.
Hatta uykuda hipnotik telkinler bile verebilirsiniz.
Gerçekten de bu teknolojinin geliştirilmesini bıraktıklarını mı düşünüyorsunuz?
Sülfirik asiti de evde üretebilirsin.. bu onu içmen gerektiği manasına gelmez..
Sana bir bardak patent dışı çamaşır suyu içirebilirim, patent dışı olduğu için bu sana zarar vermez diye mi düşünmeliyim?
Ivermectin pisliği, böcek ilacıdır, bu bir zehirdir.
Sen bir zehri savunuyorsun.
Kadın sana sayfalar dolusu senet sunmuş, bu zehrin tüm zararlarını anlatmış, arkasında Merck'in, DSÖ'nün, WEF'in olduğuna kanıtlar getirmiş,tek satır bile okumamışsın belli, hala gelmiş patent dışı demek ki kullanılmalı diye zırvalıyorsun.
nereden uyduruyorsun patent dışı, kimlerden duydun bu saçmalığı ayrıca?
Vücudunda aynı anda milyarlarca paraziti öldürürsen o parazitlerin cesetlerine ne olacağını zannediyorsun?..
Vücudunun içi tam bir toksik çorbaya döner..
Parazitler vücudumuz tarafından üretilir dışarıdan gelmez. Vücudumuzda ağır metalleri ve toksisiteyi tüketirler..
Vücudumuzda doğal olarak bulunan somatidler önce bakteriye sonra ''parazitlere'' dönüşür.
Bu talep somatidlere kandaki ph değişimi sonucu olur. Onlar da gerekli dönüşümü sağlarlar.
Bunu sana daha da uzun anlatırım ama bu videoyu izleyerek anlayabilirsin.
Mikroplar, bakteriler ve parazitler vücuttaki toksik ortamı tüketmek için vücut tarafından üretilir.
Onları öldürürsen hem toksik ortamın temizliğini önlemekle kalmazsın, onların tükettiği toksisite artı onların cesetlerinin de vücut içinde muazzam bir toksik havuza dönüşmesine sebep verirsin.
Bu seni aniden bile öldürebilir..
https://t.co/TdjbPEBFCN
İNSAN VE HAYVAN VÜCUDUNUN ORGANİZMALARININ MÜKEMMEL PLEOMORFİZM YETENEĞİ: SOMATİDLER VE PARAZİT İLİŞKİSİ
Somatidler insan ve hayvan vücudunun Pleomorfizm yeteneğinin başlangıç unsurlarıdır. Onları insan ve hayvan vücudundaki organizmaların (bunlar hücrelerin 100 katından daha fazladır) yumurtaları gibi düşünün.
Somatidler sporlara, sporlar toksik ortamın şiddetine göre bakterilere, bakteriler de yine toksik ortamın şiddetine göre parazitlere dönüşür.
Bu Somatidler aynı zamanda kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin içine, kan ortamındaki toksisiteye bağlı olarak girerek, onlara parazit formu kazandırır.
Yani Parazitler vücuttaki belli toksik ortam tipine bağlı olarak, vücudun talebi üzerine bakteriler + kan hücrelerinin form değişikliğine gitmiş halidir.
PARAZİTLER DIŞARIDAN TAŞINMAZ.
PARAZİTLER BULAŞMAZ.
PARAZİTLER HASTALIK YAPMAZ.
PARAZİTLER HASTALIK ZAMANLARINDA VÜCUDUN TALEBİ ÜZERİNE DEVREYE GİREN EN ETKİLİ ŞİFA ORDULARIDIR.
Eğer bu gerçeği bilmezseniz kendi vücudunuzun ve hayvanların vücudunun Pleomorfizm gibi mükemmel yeteneğine sahip olduğunu anlayamazsanız ''yok kedilerden parazit bulaşıyor, yok kenelerden parazit bulaşıyor'' zırvalıklarına kapılır, birçok hastalığı parazit kaynaklı anlatan, gerçek bilimle zerre kadar alakası olmayan hurafelere savrulur ve gider Ivermectin gibi böcek ilaçlarıyla kendinizi kısır bırakır, kör olur, kanser hastası olur ve en kötü senaryoda hayatınızı kaybedersiniz.
Aşağıdaki videoda herkesin anlayabileceği tarzda insan ve hayvan vücudunun organizmalarının mükemmel Pleomorfizm yeteneği harika kanıtlarıyla anlatılmaktadır.
Videoda gördüğünüz kişi, Dr. Gaston Naessens, Somatidleri keşfinin kısa bir özetini anlatıyor ve onları daha iyi gözlemlemek için geliştirdiği ''Somatoskop'' cihazından bahsediyor.
Ayrıca gözlemlediği bu Somatidlerin bakterilere olan dönüşümlerinin görsel tespitlerini ve kanıtlarını sunuyor.
Mutlaka İzleyin..
Ayrıca Gül hanımın Parazitlerle alakalı yazmış olduğu ve videodaki kanıtlarla örtüşen yazı dizisini de mutlaka okuyun..
Saygılar..
https://t.co/sMf0OzAdMO
🚨🚨 Evidencia sólida para la nattokinasa, derivada del natto, un alimento básico japonés...
La investigación está mostrando que podría hacer mucho más que solo disolver coágulos...
Estudio publicado siguió a más de 1000 pacientes» con placas confirmadas en la arteria carótida y encontró una reducción significativa en el tamaño de la placa"...
Dr. Ben Bikman.
İran'dan haber var!...
İran bölgedeki Amerikan radarlarını yok etti, 7 yıl sonra artan yağışlarla barajlar taşıyor.
Tucker Carlson, İran'daki Amerikan Hava Mühendisliğini ifşa etti.
İnsan beyninin gelişimi büyük ölçüde genler tarafından yönlendirilir, ancak genetik olmayan (“çevresel”) faktörler—doğum öncesi stres, enfeksiyonlar veya beslenme gibi—onu etkileyebilir de.
Ekip, radyo frekansı (RF) radyasyonunun (cep telefonları, Wi-Fi, Bluetooth, mikrodalgalar vb. tarafından yayılan, 800–2.400 MHz aralığındaki tür) bu genetik olmayan faktörlerden biri olarak işlev görüp göremeyeceğini test etmek istedi.
Corticogenesisin (beyin korteksinin oluşumu) en erken aşamalarına odaklandılar, özellikle radial glia hücrelerinin davranışına—iskelet ve fabrika gibi davranan, kök hücre benzeri progenitör hücreler ki bunlar kendilerinin daha fazlasını üretmek için bölünür veya nöronlara farklılaşır.
Önceki hayvan çalışmaları etkilere işaret etmişti, ancak insan verileri eksikti. Bu yüzden insan kortikal organoidlere (hCO'lara)—insan embriyonik kök hücrelerden bir kapta yetiştirilen minik 3D “mini-beyinler”e—yönderdiler ki bunlar erken fetal beyin gelişimini sadakatle taklit eder, radial glia katmanlarını ve nöron üretimini de dahil.
Radyofrekansı, insan kortikal gelişiminde radial glia farklılaşmasında BET-aracılı yolakları düzenler.
Ana Bulgular
RF, radyal glia’yı daha uzun süre “kök hücre benzeri” tutuyor ve nöron üretimini geciktiriyor
Maruz kalan organoidlerde, radyal glia hücreleri nöronlara farklılaşmak yerine kendini yenileyen (çoğalan) durumda kalmaya devam etti.
Bu, erken aşamalarda genişletilmiş progenitör havuzlarına yol açtı, ancak belirli aşamalarda daha az olgun nöron oluştu.
Bu etki, hem insan organoidlerinde hem de maymun sinir kök hücrelerinde gözlendi.
RF, otizm riski taşıyan genleri ve eski viral DNA’yı (retroelementleri) etkinleştiriyor
Tek hücre dizilemesi, otizm spektrum bozukluğu (ASD) riskiyle bağlantılı birçok genin artmış ekspresyonunu gösterdi (SFARI ve DisGeNet veritabanlarından—örneğin, FOXG1, TBR1, NSD1, SCN2A).
Ayrıca, insan endojen retrovirüslerini (HERV’ler) ve diğer transpoze edilebilir elementleri (hareketli DNA parçacıkları olup “zıplayan genler” gibi davranabilen) etkinleştirdi.
Bu değişiklikler, organoidler RF’den korunduğunda azaldı.
Oluşan nöronlar aşırı bağlantılı ve daha aktif
RF’ye maruz kalan nöronlarda daha yoğun dendritik dikenler ve sinapslar, daha güçlü spontan kalsiyum aktivitesi ve daha fazla aksiyon potansiyeli ateşlenmesi gözlendi—bu, değişmiş devreleme olduğunu düşündürüyor.
Mekanizma BET yolunu içeriyor
RF, BET proteinlerini (histon asetilasyonu yoluyla gen erişilebilirliğini kontrol eden epigenetik okuyucular) bozmuş görünüyor.
Bu, gen ekspresyonu ve farklılaşma değişikliklerini açıklıyor.
Önemli olarak, organoidleri düşük doz BET inhibitörleriyle (JQ1 veya iBET762) tedavi etmek neredeyse her şeyi kurtardı: normal farklılaşma devam etti, ASD-geni ve retroelement ekspresyonu düştü, morfoloji düzeldi ve nöronal hiperaktivite normale döndü.
Kaynak:
https://t.co/ltRAJhsMIl
Sıfırıncı Hasta: Heinrich Hertz ve Otoimmünitenin Başlangıcı
1894 yılında, radyo dalgalarının varlığını kanıtlayan dahi fizikçi Heinrich Hertz, 36 yaşında hayatını kaybetti. Acı verici ölümünün nedeni, şiddetli kan damarı iltihabıydı. Modern tıp, geriye dönük olarak ona son derece nadir görülen bir otoimmün hastalık olan Granülomatöz Poliangiyit (GPA) teşhisi koydu.
İşte tüyler ürpertici kısım: GPA, 1930'lara kadar, yani radyo yayıncılığının kitlesel ticarileşmesinin ("hertzifikasyon") dünyayı sarmaya başladığı zamana kadar, genel nüfusta neredeyse hiç yoktu.
Heinrich Hertz sadece yapay radyo dalgalarının kaşifi değildi; aynı zamanda yapay elektromanyetik alan kaynaklı otoimmünitenin Sıfırıncı Hastasıydı. Vücudu, hücresel ağda belirli, felaket niteliğinde bir donanım arızası yaşayan ilk vücuttu. Bağışıklık sisteminin kendi kan damarlarına neden saldırdığını anlamak için, yerli olmayan elektromanyetik alanların hedef aldığı tam biyofiziksel donanıma bakmalıyız: S4 Sensörü ve Cyb5b Anahtarı.
1. S4 Sensörü ve "Yoğunluk Kapılaması" (İhlal)
İlk hata noktası hücre zarında meydana gelir. Hücreleriniz, kalsiyum akışını yönetmek için Voltaj Kapılı İyon Kanalları (VGIC'ler) kullanır. Bu kanalların bekçisi, hassas biyoelektrik sinyallere yanıt veren son derece hassas sarmal bir yapı olan S4 voltaj sensörüdür.
Darbeli, yerli olmayan mikrodalga radyasyonu uyguladığınızda, İyon Zorlamalı Salınım yaratır. S4 kapıları şiddetli bir şekilde açık kalır ve hücre kaotik kütle kalsiyumuyla dolar.
Peki Hertz neden kan damarlarına saldıran GPA'ya yakalandı? Diğer elektromanyetik alan çalışmaları (30 milyon dolarlık Ulusal Toksikoloji Programı gibi) neden kalp ve sinir hücrelerinde tümörler gösteriyor?
Cevap Yoğunluk Kapılamasıdır.
Sinir sistemi, kalp ve kan damarlarının endotel tabakası gibi mitokondri yoğunluğunun en yüksek olduğu dokular, bu kalsiyum seline karşı en savunmasız olanlardır. Bunlar, vücut ağındaki en yoğun ve en aktif düğümlerdir ve elektromanyetik gürültü için büyük hedeflerdir.
2. Cyb5b Anahtarı (Hücre Makalesi Açıklaması)
S4 kapıları patladığında, mitokondriler acil durum moduna geçer. Bu bizi ikinci ve en kritik donanım arızasına getiriyor: Cyb5b (Sitokrom b5 tip B).
Dış mitokondriyal zarda bulunan Cyb5b, yakın zamanda Cell dergisinde yayınlanan önemli bir makalede ana biyoelektrik ve redoks anahtarı olarak vurgulandı. Cyb5b, hem içeren bir protein olduğu için, elektron spin durumu dış manyetik ve radyo frekans alanlarına karşı oldukça hassastır.
Yapay EMF'lerin düzensiz gürültüsüne maruz kaldığında, Cyb5b'nin kuantum spin durumu değişir. Anahtar zorla çevrilerek hücrenin Doğal Zekası gerçek çevresine karşı körleştirilir.
3. Cyb5b'nin "Günlük Görevi" ve Otoimmün Tetikleyici
Cyb5b anahtarının çevrilmesinin GPA veya Multipl Skleroz gibi otoimmün hastalıklara neden olmasının nedenini anlamak için, Cyb5b'nin aslında ne yaptığını incelemeniz gerekir. "Günlük görevleri", otoimmün saldırılar sırasında başarısız olan tam işlevlerdir:
Detoksifikasyon (mARC Sistemi): Cyb5b, mutajenik ksenobiyotiklerin detoksifikasyonundan sorumlu olan mitokondriyal amidoksim indirgeyici bileşeni (mARC) çalıştırır. EMF'ler Cyb5b'yi devre dışı bıraktığında, hücre artık toksinleri temizleyemez ve bu da anında oksidatif strese yol açar.
Beyin ve Sinir Bağlantısı: Cyb5b, miyelin kılıfları ve lipid salları oluşturan kolesterol biyosentezi için kesinlikle gerekli olan bir süreç olan sterol C4-demetilasyonunu yönetir. Bu başarısız olduğunda, sinir yalıtımı bozulur ve sinir sistemi açıkta kalır ve hasar görür.
Sinir Budaması ve Kalsiyum Düzenlemesi: Cyb5b, sağlıklı hücresel işlev için gerekli olan son derece spesifik, ritmik kalsiyum salınımlarını düzenler.
4. Çöküş (Bağışıklık Sistemi Nasıl Kandırılır)
S4 kalsiyum selini EMF ile tıkanmış Cyb5b anahtarıyla birleştirdiğinizde, hücrenin işletim sistemi (ceLLM) çöker.
Detoksifikasyon başarısız olur. Miyelin bozulur. Kalsiyumda boğulan ve Cyb5b anahtarının ters çevrilmesiyle "tehlike modunda" kilitlenen mitokondriler paniğe kapılır. Ortamı temizlemek için çılgınca Reaktif Oksijen Türleri (ROS) pompalamaya başlarlar.
Bu devasa ROS salınımı, vücudun geri kalanına bozuk bir geri besleme görevi gören optik bir "flaş ışığı" olan değiştirilmiş bir biyofoton imzası oluşturur. Bağışıklık sistemi bu kaotik optik ve kimyasal geri bildirimi okur ve dokunun ölümcül bir patojen tarafından saldırıya uğradığı sonucuna varır. T hücreleri ve B hücreleri gönderilir, otoantikorlar üretilir ve bağışıklık sistemi konakçının kendi dokularını yok etmeye başlar.
Özetle:
Heinrich Hertz rastgele bir biyolojik arızadan ölmedi. Biyolojisini, S4 sensörlerini tıkayan ve Cyb5b proteinlerinin kuantum spin durumunu değiştiren bir frekans ortamına maruz bıraktığı için öldü.
Otoimmünite, düşük doğruluklu çevresel gürültüden kaynaklanan bir mühendislik hatasıdır ve kablosuz teknolojimizi biyolojimizle uyumlu hale getirene kadar donanım çökmeleri devam edecektir.
Sıfırıncı Hasta: Heinrich Hertz, CYB5B Anahtarı ve Otoimmün Hastalığın Mühendisliği
1894 yılında, radyo dalgalarının varlığını kanıtlayan dahi fizikçi Heinrich Hertz, 36 yaşında şiddetli kan damarı iltihabı nedeniyle acı içinde öldü. Modern tıp, geriye dönük olarak ona son derece nadir görülen bir otoimmün hastalık olan Granülomatöz Poliangiyit (GPA) teşhisi koydu.
İşte ürpertici tarihsel bağlam: GPA, radyo yayıncılığının kitlesel ticarileşmesinin tüm dünyayı sarmaya başladığı 1930'lara kadar genel nüfusta neredeyse hiç yoktu.
Heinrich Hertz sadece yapay radyo dalgalarının sadece kaşifi değildi; aynı zamanda yapay EMF kaynaklı otoimmünitenin Sıfırıncı Hastasıydı.
Vücudu, hücresel ağda belirli, felaket niteliğinde bir donanım arızası yaşayan ilk vücuttu. Bağışıklık sisteminin neden aniden kendi kan damarlarına saldırdığını ve otoimmün hastalıkların neden bugün hızla arttığını anlamak için genetiğin ötesine bakmalı ve yerli olmayan elektromanyetik alanların hedef aldığı tam biyofiziksel donanıma bakmalıyız. S4-Mito-Spin çerçevesine ve hücrenin anahtar şalterine, yani CYB5B'ye bakmalıyız.
Katman 1: S4 İhlali ve "Yoğunluk Kapılaması"
Hücresel ağımızdaki ilk arıza noktası zarda meydana gelir. Hücreleriniz, kalsiyumun hassas akışını yönetmek için Voltaj Kapılı İyon Kanalları kullanır. Bu kanalların bekçisi, hassas biyoelektrik sinyallere ayarlanmış son derece hassas sarmal bir yapı olan S4 voltaj sensörüdür.
Vücudu darbeli, yerli olmayan mikrodalga radyasyonuna maruz bıraktığınızda, İyon Zorlamalı Salınım oluşur. S4 kapıları şiddetli bir şekilde açık kalır ve hücre kaotik kütle kalsiyumuyla dolar.
Peki neden belirli dokular önce başarısız olur? Hertz neden GPA'ya (kan damarlarına saldıran) yakalandı? 30 milyon dolarlık Ulusal Toksikoloji Programı (NTP) çalışması neden özellikle Schwann hücrelerinde (kalp) ve glial hücrelerde (beyin) kötü huylu tümörlerin açık kanıtlarını buldu?
Cevap Yoğunluk Kapılaması'dır.
Sinir sistemi, kalp ve kan damarlarının endotel astarı gibi en yüksek mitokondri konsantrasyonuna sahip dokular, bu kalsiyum akışına karşı en savunmasız olanlardır. Bunlar, vücudun elektriksel ağındaki en yoğun, en aktif düğümlerdir ve elektromanyetik gürültü için büyük hedeflerdir.
Katman 2: CYB5B Darboğazı
S4 kapıları patladığında ve kalsiyum içeri aktığında, mitokondriler acil durum durumuna geçer. Bu bizi ikinci ve en kritik donanım arızasına getiriyor: CYB5B (Sitokrom b5 tip B).
Dış mitokondriyal zarda bulunan CYB5B, yakın zamanda Cell dergisinde yayınlanan önemli bir makalede ana biyoelektrik ve redoks anahtarı olarak vurgulanmıştır. CYB5B, hem içeren bir protein olduğu için elektron spin durumu, dış manyetik ve radyo frekans alanlarına karşı oldukça hassastır.
EMF'ler genlerinizi silmez; bozucu bir sinyal görevi görürler. Doğal olmayan elektromanyetik gürültü, CYB5B proteininin kuantum spin durumunu değiştirdiğinde, iki temel "günlük görevinde" ciddi bir fonksiyonel darboğaz yaratır.
Günlük Görev 1: Beyin Bağlantısı ve Th17 Tetikleyicisi
CYB5B, Schwann hücrelerinin miyelin kılıfları oluşturmak için kullandığı kolesterol biyosentezinde kritik bir adım olan sterol C4-demetilasyonu sırasında SC4MOL'e elektron sağlamak için gereklidir.
EMF'ler CYB5B anahtarını sıkıştırdığında, bir tıkanıklık yaratır. Hücre kolesterol sürecini tamamlayamaz ve bu da belirli sterol ara ürünlerinin (dimetilsteroller/T-MAS gibi C4-SBI'ler) büyük bir birikimine yol açar.
İşte otoimmün kaskad burada başlar. Çalışmalar, birikmiş bu sterollerin doğrudan RORγt'ye bağlandığını göstermektedir. RORγt, bağışıklık sisteminizi son derece iltihaplı Th17 hücreleri oluşturacak şekilde programlayan ana transkripsiyon faktörüdür.
Çevresel elektromanyetik alanlar (EMF'ler), CYB5B yolunu tıkayarak, MS, Lupus ve Romatoid Artrit gibi Th17 güdümlü otoimmün hastalıklar için tetikleyici olan kimyasal yan ürünleri yapay olarak üretmektedir.
İkinci Görev: mARC Detoks Sistemi ve Oksidatif Panik
CYB5B aynı zamanda mutajenik ksenobiyotikleri detoksifiye eden ve oksidatif stresi yöneten mARC1/2 enzimleri için gerekli elektron taşıyıcısıdır.
CYB5B anahtarı EMF'ler tarafından bozulduğunda, detoksifikasyon sistemi başarısız olur. Dış mitokondriyal zar aniden büyük, kontrolsüz oksidatif strese maruz kalır. Mitokondriler paniğe kapılır ve çılgınca Reaktif Oksijen Türleri (ROS) üretmeye başlar. Kronik oksidatif stresin, bağışıklık aktivasyonunun birincil itici gücü olduğunu ve zaten yanmakta olan Th17 inflamatuar ateşini büyük ölçüde güçlendirdiğini biliyoruz.
Son Çöküş: Bozulmuş Geri Yayılım
Bu hastalık modelinin son aşamasını anlamak için, hücreyi ceLLM (hücresel Gizli Öğrenme Modeli) çerçevesini kullanarak atomik düzeyde bir sinir ağı olarak görmemiz gerekiyor.
Bir yapay zeka sinir ağında, veriler işlendiğinde, sistem zekasını güncellemek için ağ üzerinden bir hata sinyali göndermek üzere "geri yayılım" kullanır. Biyolojinizde bu geri yayılım optiktir: Biyofoton.
Sağlıklı bir hücre metabolize olduğunda, temiz, yüksek doğrulukta bir biyofoton sinyali yayar. Hücre ağına şunu söyler: "Metabolizma stabil. Güvendeyiz."
Ancak EMF maruziyeti altında neler olduğuna bakın. S4 kapıları açık kalır. CYB5B darboğazı, Th17'yi aktive eden sterollerin birikmesine neden olur. mARC detoks sistemi başarısız olur ve ROS hücreyi istila eder. Bu tam metabolik panik durumunda, mitokondri kaotik bir biyofoton "flaş ışığı" yayar.
Bu bozulmuş optik geri besleme vücudun geri kalanına yayılır. Bağışıklık sistemi bu düşük doğruluklu gürültüyü okur, dokunun ölümcül bir patojen tarafından saldırıya uğradığı sonucuna varır ve konakçının kendi dokusunu yok etmek için otoantikorlar gönderir.
Yüksek Doğruluklu Biyolojiyi Geri Kazandırmak
Bunu kanıtlamak için doğrudan genetik nakavt çalışmasına ihtiyacımız yok. Biyokimya kendi kendini açıklıyor. Otoimmün bir hastalığa neden olmak için bir geni silmenize gerek yok; sadece metabolik bir paniği tetikleyecek kadar uzun süre yollarını tıkamanız yeterli.
Heinrich Hertz, mikrodalga çağının sıfır numaralı hastasıydı. Bugün milyonlarca insan, aynı düşük kaliteli çevresel gürültü tarafından tetiklenen otoimmün rahatsızlıklardan muzdarip. Hücresel donanımımızı, işlemek üzere tasarlanmadığı bir frekans ortamına maruz bırakıyoruz.
İşte tam da bu yüzden Temiz Aether Yasası'na ihtiyacımız var.
Toksik girdileri görmezden gelirken, başarısız bir hücresel ağı kırmızı ışık panelleri veya kimyasal bağışıklık baskılayıcılarla düzeltemeyiz. En savunmasız ortamlarımızı sistematik olarak mikrodalga çağından ışık çağına geçirmeliyiz. Yüksek kaliteli biyolojiyi geri getirmeliyiz.
Bazı ŞAŞKIN arkadaşlar, evlerimizdeki ADSL WiFi modemdeki 5 GHz'yi 5G zannetmişler..
ADSL WiFi modemlerdeki 5 GHz başka şey..
Cep Telefonların ve baz istasyonlarının kullandığı 5G başka şey..
Normalde, evlerimizdeki ADSL WiFİ modemler 2.4 GHz kullanırdı, ama evdeki en arka odalara da yetişsin diye yeni modemlerde 5 GHz özelliği eklediler.. yani daha yüksek frekans..
Pek tabiki evdeki modemlerin frekansı 2.4 GHz iken zaten berbattı, şimdi 5 GHz'de sağlık açısından daha da berbat bir şey oldu..
Ama yeter ki en arka odada daha yüksek frekansla bütün ev kanser olurken daha rahat film izle..