Çağla Tuğaltay soruşturmasında gelinen nokta itibariyla sosyal medyada konuşulacak ve tartışılacak bir durum kalmamıştır. Hepimiz dört gözle savcılıktan haber bekliyoruz. Hem soruşturmanın selameti hem de boş tartışmaların gereksizliği nedeniyle bu konuda konuşmama kararı aldık. Adadan ayrılmıyoruz, adaletin tecellisini bekliyoruz. Önümüzdeki günler adalete dair güzel haberler alacağımız günler olsun 🙏🏻🙏🏻
Feth-i kabirlerden ve yaşayanlardan alınan DNA örneklerinden bir şey çıkmazsa aile otomatik suçlu olacak öyle mi? Evet muhteşem bir hukuk bilgisi. Tebrik eder, başarılarının devamını dilerim.
Çağla Tuğaltay cinayetinde adalet, sosyal medyadaki galeyanla değil, laboratuvardaki somut delillerle tecelli edecektir. 26 yıl sonra gelinen noktada; son alınan örnekler hariç DNA ve bilimsel veriler aileyi ve bugüne kadar kan örnekleri alınan onlarca kişiyi işaret etmiyorken, 'fısıltılarla' insanları suçlamak adalete değil, sadece manipülasyona hizmet eder.
Daha henüz feth-i kabirlerden alınan örneklerin, yaşayan şahıslardan alınan kan sonuçlarının ve keşif raporunun resmi açıklaması yapılmadı. Bu sonuçların müspet ya da menfi çıkma ihtimali her zaman var; öyle değil mi? Gördüğüm kadarıyla birkaç kişi herkes demiyorum dikkat edin lütfen; 'Eğer alınan örneklerde uyuşma olmazsa aile katildir' diyecekler. Sizlerde görmüşsünüzdür.
Eee, sorarım sizlere o zaman: Eldeki DNA, Y-STR ve dört parmak izini aileye nasıl uyarlayacaksınız? Hani resmi raporlara göre uymuyor ya, o yüzden diyorum !. Sadece tanık ifadelerine inansak ve savcılık iddianame düzenlese; "Hani bu biyolojik delilleri ne yaptınız?" raporlar aksini söylüyor demez mi mahkeme? Ya da o iddianame kabul görür mü?
Değerli sosyal medya mahkemesinin üyeleri; lütfen engin ve derin hukuk bilginiz ile beni değil ama yüce kamuoyunu aydınlatır mısınız? Bana yazmayın, sadece sorduklarımı kamuoyuna aktarın, biz de öğrenelim. Ben kimseye hakaret etmiyorum sadece soruyorum. Lütfen ona göre yanıtlayın ki öğrenelim. Teşekkür ederim 🙏
#SonDakika İstanbul’un Güngören ilçesinde bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin davada savcı esasa ilişkin mütalaasını açıkladı.
Sanık E.Ç.'nin 21 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.
https://t.co/7dKd4uyoTG
Sosyal medya mahkeme değil, siz de yargı mensubu değilsiniz dendi. Kamuoyunun insanları yargılama yetkisi yok. Bunu artık kabul edin. Savcı gibi polis gibi değil sıradan vatandaş gibi şüphelerinizi dile getirmeyi öğrenin.
Sırada diğer yayıncılar , avukatlar ve gazeteciler var. Ayrıca x platformunda organize ve sistematik şekilde TUĞALTAY ailesini katil olarak lanse edip, vekil avukatları olarak bize saldıran her kim varsa yaptıgımız suç duyuruları neticesinde aynı akibeti YAŞAYACAKTIR.
Size " suç işliyorsunuz, yapmayın" diye defalarca hukuki uyarıda bulunmuştuk.
Ama siz yanlışın yanında durmayı tercih ettiniz.
Soylenmeyen sozler sizin esirinizdir, soz agizdan cikinca siz onun esiri olursunuz!Hukuk, ogrenme yetenegi olmayanlar icin iyi bir ogretidir. Dilerim ayni konumda her kim her nerede ise ayni istikbali paylasir!
Faili meçhul cinayetler birer birer aydınlatılıyor. Bugün de yıllardır çözülemeyen iki cinayetin daha çözüldüğüne tanık olduk. Bu da gösteriyor ki özel birim ve savcılıklar sessiz ama yoğun şekilde çalışıyor ve gerekli gördükleri tüm adımları atmaktan çekinmiyor. Çağla Tuğaltay cinayetinde de bu birimin ve savcılığın özellikle DNA ve parmak izi bulgularına yoğunlaştığı görülüyor. Hatta istisnai bir uygulama olan feth-i kabir işleminin beş kişi için gerçekleştirilmiş olması maddi gerçeğe ulaşma açısından bu delillerin ne kadar önemli görüldüğünü ortaya koyuyor. Bu nedenle dezenformasyonlardan ve spekülasyonlardan uzak durup sürecin gidişatını sabırla takip etmekte fayda var. Gelişmeler, bu dosyanın da yakın zamanda aydınlatılacağına ve yıllardır cevabı beklenen soruların somut deliller ışığında yanıt bulacağına olan umutları arttırıyor.