Yahya Sinvar:
"İmam Ali'nin şu rivayetini ezberledim: Hayatta iki gün vardır; ölümün kaderiniz olmadığı gün ve ölümün kaderiniz olduğu gün. İlkinde kimse sana zarar veremez, ikincisinde ise kimse seni kurtaramaz."
AK Parti her seferinde başvuruyu red etti. Sizin sabahtan akşama kadar yaladığınız yeminizi veren Ekrem abiniz kendisini Beylikdüzü ilçesinden 1. sıradan meclis üyesi yaptı. Yetmedi İstanbul Büyükşehir Belediyesi sağlık kurulu başkanı yaptı.
"Çok yazık ya... Hicap duyuyorum..."
Habertürk'te "yas ilanı" tartışması yapıldığı sırada Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu'nun sözleri programa damga vurdu.
Egemenliğimizi ihlal eden kural dışı Fransız Okulları haksız, Milli Eğitim Bakanı’nın tepkisi ve yaptırımı sonuna kadar haklıdır
Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi hükümleri çerçevesinde elçilikler bünyesinde bağlı birim niteliğinde, elçilik personelinin çocukları için açılabilecek olan okulların T.C. vatandaşlarını öğrenci olarak kabul etmesi de MEB denetimi dışında olması da Tevhidi Tedrisat Kanunu’na aykırı olup kabulü mümkün değildir.
Hakkın suistimali ve eğitimde eşitliğe aykırı nitelikte, bu okullara Türk öğrencilerin kabulü ve MEB denetimi dışına çıkarılmasına direnilmesi, egemenliğimizin açık bir ihlalidir. Buna çanak tutan sözde gazetecilerin ve devşirilmiş kimliklerin, ülkemizin egemenliğini hiçe sayan bu tutum karşısında doğru yerde durması kendilerini inkar olur zaten.
Bakanlığın yanında olmayan ve müstemleke paryalarına yaraşır riyakarlıkla ulusal egemenlik konusunu dahi çarpıtarak sunanlar kursaklarının gereğini yapıyorlar. Sözde DKAB derslerine özde ise dersin içeriğindeki milletin inancına saldırı girişimine yönelmeleri en hafif tabirle ahlaksızlıktır.
Eğitime erişimde eşitlik, adalet ve hakkaniyete uygunluğun tesisi için hukuk kuralları çerçevesinde haklı ve yerinde adımlar atılmasına herkes destek olmalıdır. Mütekabiliyete dahi yanaşmayan tepeden bakan tavırlar bağımsız, özgür bir ülkede kabul edilemez. Burası Türkiye Cumhuriyetidir, kimsenin kolonisi değildir.
Sayın Bakanı haklı olduğu bu konudaki kararlılığı için takdir ediyoruz.
Sayın Bakanın şahsında, milletin inancına ve değerlerine saldırmak için fırsat kollayan millet ve inanç düşmanları da hak ettiği cevabı almalıdır.
"Korkmayın, müjdeler olsun! Şehid olursanız, Allah yolunda çalışırsanız, çarpışırsanız, cihad ederseniz, Allah'ın dinine hizmet ederseniz nimet var, ikram var, ihsân var... Mahzun olmak yok, korkulu bir durum yok bu tarafta, korkmayın yâ!.. Gayret!"
#DontForgetGaza
Bu sözler 40 yıl önce söylendi!
"Hiç düşündünüz mü bir savaş uçağı kaç para? Milyarlar.. Konya ovasının buğdayı kadar mala bir uçak veriyor, bir tıbbi cihaz veriyor.
Uğraşacaksın, sabredeceksin o aleti kendin yapacaksın. Cihadın bir çeşidi budur."
Prof. Dr. Mahmud Esad COŞAN
Israel committed genocide once again by slaughtering innocent Palestinians in Rafah, designated as a safe zone.
With this massacre, in which they tore babies, children, and families from life, they further stained the history of humanity. They even exploited their beliefs to justify this genocide.
The hypocrisy of the West, which sees itself as an advocate of democracy, has reached fever pitch. As if that were not enough, they also armed genocidal Israel, thereby becoming patrons of the genocide.
Surely they are aware of what they have done and will live with this shame forever.
Together, they trampled on the values of humanity, justice, and hope.
They sowed a wind whose storm they will reap.
Yılbaşı olduğu zaman yer yerinden oynuyor, Galatasaray şampiyon olduğu zaman kıyamet kopuyor, İslam gittiği zaman hiç bir şey olmuyor!..
İman ayaklar altına alındığı zaman hiç bir şey olmuyor!..
Prof. Dr. Mahmud Esad COŞAN Rh.A
Sivillerin sığındığı çadırları vurmuşlar. Vurulan çadırlar ise Birleşmiş Milletler himayesindeki çadırlar. Yüzlerce çoluk çocuk yanarak can verdi saatler önce.
İsrail devletinin yıkıldığını lanetli kavim olan israiloğullarının yok olduğunu görmeyi nasip et Allah'ım.
Horrible scenes of a new massacre in Rafah: The Israeli army committed a horrific massacre in North West Rafah which is supposed to be a safe area bombarding and burning tents of displaced Palestinians killing more than 30 civilians many of whom were burned to death and injuring many others.
Muhammed Emin Yıldırım:
140 gündür adı müslüman olan İslam ülkelerinin yöneticileri kardeşlerimizi yalnızlığa mahkum etti. Kendi menfaatlerinden, iktidarlarından, saraylarından başka hiç bir şey düşünmeyen o yöneticilerin hepsini sana havale ediyoruz Allah’ım!
Biz Cumhurbaşkanımızı yol, köprü yaptığı için değil dünya 5’ten büyüktür dediği için, Kudüs bizim kırmızı çizgimizdir, Sisi’ye katil, Mursi’ye mücahid dediği için sevdik. Artık söz zamanı bitmiş, eylem zamanıdır.
Esenyurt düşerse Kudüs, Gazze düşer dendi. Bizler buradan slogan değil bir hakikati söylemek istiyoruz: Refah, Gazze düşerse İstanbul düşer, Anadolu düşer, Mısır düşer!
O acılara şahit olmamak için bütün Müslümanları, Gazze’nin yanında duran bütün siyasetçileri, idarecileri ayırmadan kayırmadan özgür Kudüs için mücadele edeceğiz ve bu ambargoyu yine bu memleketin çocukları delecek Allah’ın izniyle!
Gemiler yürüyecek! Ama o gemiler İsrail’e enerji, çelik taşımayacak bilakis insani yardım gidecek ve bütün bir dünyaya siyonizmin nasıl bir bela olduğunu gösterecek.
Hepimiz dönelim kendimize, sosyal çevremize, cemaatlerimize, vakıflarımıza, idarelerimize ve şunu diyelim ve sorgulayalım: “Biz ne yaptık ki 140 gündür dünyayı ayağa kaldırmamız gerekirken biz ayağa kalkamadık. Niye Allah bize bu zilleti yaşatıyor?”
Gelin, umumi bir tevbe edelim ki yeniden izzete kavuşalım, Allah bize özgür Kudüs’ü yeniden hediye etsin, biz Kudüs’ü güldürelim, Kudüs de bizi güldürsün, gelecek günler Ümmet-i Muhammed’in zafer ve izzet günleri olsun inşallah…
Yargıtay İçtihat Merkezi uygulaması Yargıtay tarafından verilen emsal kararlara erişimi kolaylaştırmak amacıyla erişime açıldı.
https://t.co/J3X6MuGnTR
BAKIN!! az önce insanların sığındığı okullara fosfor bombaları atıyorlar!! sivillere karşı yaptıkları katliamlar devam ediyor.
Bu zulmü ve soykırımı tüm dünyaya gösterelim