@ozgurcelik1919 Terörist başından kutlama mesajı aldın mı?
Apoya özgürlük mitingine katıldığını biliyordur! Yakında seni tebrik eder, sen de İmralıya gidip elini öpersin !
Utanırmısınız bilmem!
Sizin yerinize ben yerin dibine girdim...
“…Ben iki metre evlat verdim bu vatana; mahkeme masraflarını mı veremeyeceğim! ” diyor babamız!
Şehit babasını düşürdüğünüz bu durumdan hiç mi utanmadınız?
Bu da sizin utanç vesikanız olsun‼️
#HainsizTürkiye
Rezalete bakın:
Emir Sarıgül, Yeni Parti Milletvekili olan babası Mustafa Sarıgül'ün Angora Evlerindeki lüks konutuna saklandı.
Milletvekili dokunulmazlığı hiç bir dönemde bu kadar istismar edilmedi. Siyaset bu kadar dibe vurmadı.
SON DAKİKA | YILLAR ÖNCE BAKIN NASIL UYARMIŞ
şu anda hayatta olmayan Muhammed Yakut’un, yıllar önce Mustafa Sarıgül ve oğlu Emir Sarıgül hakkında söylediği sözler sosyal medyada gündem oldu:
“Mustafa Sarıgül ve oğlu Emir Sarıgül’e çok dikkat edin.”
Köpekler üzerinden geçimlerini sağladıklarını açık açık söylüyorlar.
Hiçbir iş yapmıyorum, köpeklerden geçimimi sağlıyorum diyorlar!
#GBvGS#ANAPARAYoksaErkenSecim Emadder
@nurhancetinkaya@M_Sarigul Nurhan bey, Bu adamın 5 milyar dolarlık bir serveti var.
2014’de Şişli belediyesinden aldığı maaş 8 bin ₺ idi. Sence 5 milyar doları maaşını biriktirerek mi yaptı?
Sedat Peker’in oğlu hakkında söylediklerini biliyorsun,
Allah aşkına böyle bir adamı mı savunuyorsun?
🔴 Milyon dolarlık jipine binip pazarlarda domates, biber, patlıcan pahalı diye video çeken Mustafa Sarıgül…
Oğlu Emir Sarıgül’e 100 milyon Euro’luk havale yapmak isterken operasyon yapıldı.
Ülkede vatandaş aç diyerek memleketi iyi soymuş Sarıgül ailesi! PALU Ailesi 🤔
Rahmi Koç:
“Yeni Zelanda’da teknenin bakımını yaptırırken bize dediler ki buralarda çok korsan var.”
“Bazı bölgelere geldiğinizde teknenin bütün seyir lambalarını ve ışıklarını kapatın, karanlıkta yolunuza devam edin.”
“Biz de bunu yapmayı düşündük.
Ama tam o bölgelere geldiğimizde ayın 15’i.
Ay pırıl pırıl.
Işıkları kapatsak da tekne zaten ortada.”
Sonra Endonezya taraflarında tekrar düşündük.
Bu sefer de o kadar yoğun balıkçı ve gemi trafiği vardı ki seyir lambalarını kapatırsak başka bir tekneyle çarpışmamız mümkün.
Korsandan kaçarken başka gemiye çarpma ihtimaliniz var.
Singapur’da önümüzde 61 metrelik büyük bir tekne vardı.
Kaptanı 15 yıldır o sularda geziyormuş.
Bizimkilere korsanları anlatmış.
“Korsanlar çok sessiz bir sürat motoruyla arkadan yaklaşırlar. Fark etmeden tekneye tırmanırlar. Gece yarısı başınızı çevirirsiniz, yanınızda silahlı bir adam görürsünüz demiş.”
O bölgede arkadaşlarımız iki gece boyunca sabaha kadar nöbet tuttu.
Neyse ki başımıza bir şey gelmedi.
Yeni Kaledonya’ya geldik, bütün gümrük işlemlerimizi yaptık.
Tamamdır, çıkabilirsiniz dediler.
Ertesi gün tekneye döndüğümüzde baktık, 6 tane gümrükçü tekneyi harıl harıl arıyor.
Daha önce köpekle gelmişler, köpek kaptan kamarasının bulunduğu bölgeye havlamış.
Orada gizli bir kasa varmış.
Ben kasanın varlığını bile bilmiyordum.
Bu kasayı açacağız dediler.
Anahtarı yok, şifresini bilmiyoruz.
Akşam oldu, kasa açılamadı.
Sonra iki gümrükçüyü teknenin içinde bıraktılar.
Biri uyuyacak, biri sabaha kadar kasanın başında nöbet tutacakmış.
Biz de bütün gece ya bu kasanın içinden bizim haberimiz olmayan bir şey çıkarsa diye düşündük.
Sabah gümrükçüler kasa açan bir adamla geldiler.
Adam uğraştı, uğraştı, açamadı.
Sonra başka birini getirdiler.
Bu sefer elektrikli testereyle kasanın kapısını kestiler.
Hepimiz hâliyle merak içindeyiz.
Kasayı açtılar.
İçinden çıka çıka küçücük bir not kağıdı çıktı.
Başka hiçbir şey yok.
Sonra gümrükçüler dönüp bizden özür dilediler.
Ben de sordum:
Bizi niçin bu kadar detaylı aradınız
Bana verdikleri cevap şuydu:
Burada uyuşturucu işlerine karışan Türkler olmuş. Siz de Türk bir tekneyle geldiniz, o yüzden kontrol etmek zorundaydık.
Bize de bunu açıkça söylediler.
Hatta özür dilediler ama kontrol etmek mecburiyetindeyiz dediler.
Yurt dışında birkaç kişinin yaptığı yanlışın bazen hiç tanımadığı başka insanların önüne nasıl çıktığını orada bir kez daha görmüş olduk.
Türkiye'de sosyal medya üzerinden insanların duygularını kullanarak para toplama işi en kazançlı sektör olarak seçildi.
Karapara soruşturmasında tutuklanan Ankara abisi olarak bilinen Yasin Oyanık'ın 6 yıl önce güvenlik görevlisi olarak çalıştığı gündeme geldi.
Türkiye'de özellikle sokak hayvanları üzerinden insanların duygularını kullanarak zengin olan simsarlar çıktı.
Bunlardan bazıları mama veya tedavi merkezleri kurarak trilyonlar kazandılar. Ve bu meslek haline geldi.
Türkiye'de her dönemde belirli aralıklarla insanlar dolandırılıyor.
Çiftlikbank, Ahbap, Ankara abisi, Haluk Levent vb. sadece bilinenlerden oldu.
Bir arkadaşla tatlı bir atışmamız var, "Doğu mutfağı mı, Karadeniz mutfağı mı?" şeklinde.
Ben de bunu size sormak istedim. Lütfen bir tarafı aşağılamadan, kendi görüşleriniz, zevkleriniz çerçevesinde bir seçim yapar mısınız?