Diyarbakır’da dört işçi öldü, bir işçi ağır yaralı.
Söz veriyoruz!
Katlettiğiniz tüm işçilerin hesabını soracağız.
Emekçilerin hak ettiği ülkeyi kuracağız!
#Erzurum Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü (@erzurumcevreseh) sonrası Valilik (@ErzurumValiliği), İl Tarım ve Orman Müdürlüğü (@ErzurumTarim) ve DSİ Bölge Müdürlüğü’ne (@dsi_8_blg_md) dilekçelerimizi verdik.
Tüm kamu kurumlarını halktan taraf olmaya çağırıyoruz
Rantçı projeye geçit yok❗️
#Karaçoban’da doğayı ve halkı gözetmeyen rantçı #GES’e karşı bugün #Erzurum Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü (@erzurumcevreseh) ile görüştük. İtiraz dilekçemizi sunduk.
Süreci takip edecek talana izin vermeyeceğiz.
🔴 Karaçoban halkı kararlı:Ne bağımızı ne dağımızı veririz!
#Erzurum#Karaçoban’da tarım alanı, mera ve sulama alanlarının bulunduğu bir yere #GES yapılacağı konuşuluyor.
Tarım ve hayvancılıkla geçinen bizler karşı çıkıyoruz.
Kamu kurumlarını uyarıyoruz: Halka ihanet etmeyin!
🔴 Kâra karşı devletleştirme ve merkezi planlamayı savunuyoruz. Doğayı ve halkı gözetmeden para hırsıyla yapılan sözde çevreci projelerinizi reddediyoruz.
#Erzurum#Karaçoban’da #GES yapımına dair hazırladığımız rapor: https://t.co/yBif0BAxi5
🔴 Kâra karşı devletleştirme ve merkezi planlamayı savunuyoruz. Doğayı ve halkı gözetmeden para hırsıyla yapılan sözde çevreci projelerinizi reddediyoruz.
#Erzurum#Karaçoban’da #GES yapımına dair hazırladığımız rapor: https://t.co/yBif0BAxi5
🔴 Karaçoban halkı kararlı:Ne bağımızı ne dağımızı veririz!
#Erzurum#Karaçoban’da tarım alanı, mera ve sulama alanlarının bulunduğu bir yere #GES yapılacağı konuşuluyor.
Tarım ve hayvancılıkla geçinen bizler karşı çıkıyoruz.
Kamu kurumlarını uyarıyoruz: Halka ihanet etmeyin!
Patrona, zorbaya diz çökmüyoruz
Eşit, özgür bir ülke için 1 Mayıs'a çağırıyoruz!
1 Mayıs'da TKP kortejinde bir araya geliyoruz...
Buluşma Yeri: Artvin Merkez Atapark Saat 11.00
1 Mayıs’a dair kamuoyuna açıklamamızdır:
1. Türkiye Komünist Partisi, geçtiğimiz yıl, işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ta İstanbul Saraçhane’de yaşananların ardından bir daha aynı tablonun parçası olmayacağını ilan etmiş ve bu doğrultuda 1 Mayıs 2025’te İstanbul Kartal Meydanı’nda bir miting yapacağını, gerekli evraklarla birlikte, ocak ayında İstanbul Valiliği’ne bildirmiştir.
2. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması ve tutuklanmasına karşı tüm Türkiye’de başlayan halk protestolarına “seçme ve seçilme hakkını korumak” kararlılığıyla katılan Türkiye Komünist Partisi, ortaya çıkan toplumsal enerjinin parçalanmaması için Kartal’da hazırlıklarına başladığı 1 Mayıs mitingi için bir çağrı yapmamış ve İstanbul’da, hatta Türkiye’de, tek ve kitlesel bir 1 Mayıs için zemin yoklamaya başlamıştır.
3. Partimiz bu doğrultuda 1 Mayıs kutlamaları için inisiyatif alan heyete (DİSK-KESK-TMMOB-TTB) kamuoyu ile de paylaşılan bazı sorular yönelterek 1 Mayıs'larda yaşanan bazı olumsuzlukları hatırlatmıştır. Gerek hazırlık toplantılarında gerekse DİSK yönetimiyle gerçekleştirilen merkezi görüşmede bu konularda gerekli hassasiyetin gösterileceğine ilişkin yaklaşım samimi ve ikna edici bulunmuştur.
4. Bu süreç devam ederken Türk-İş yönetimi 1 Mayıs’ta İstanbul Kartal’da miting düzenleyeceğini ilan etmiştir. Türk-İş’in hiçbir bildirim yapmaksızın iktidarın hukuksuzluğuna ve hükümetle yakın ilişkisine güvenerek yaptığı bu açıklamanın ardından partimizin yönetici ve hukukçuları, Türk-İş yetkilileri ile temas kurarak Türk-İş’in 1 Mayıs’ta Kartal’da miting yapmasının hukuken mümkün olmadığını belirtmiş ancak iktidarın bu oldubittiye göz yumacağından emin olan Türk-İş, herhangi bir diyaloğa yanaşmamıştır.
5. Partimiz, İstanbul Valiliği ve İstanbul Emniyeti ile defalarca iletişime geçmiş ve, “Bir alan için ilk bildirimde bulunan kurum dışında kimsenin alanda miting düzenleyemeyeceği”nin yasada açık hüküm olduğunu hatırlatmıştır. Bu kararlılığımız karşısında Valilik, “Size başka bir alan verelim” önerisini yapmış, parti avukatlarımız bu talebi geri çevirmiştir. TKP, 1 Mayıs’ta hangi alan için çağrı yaptığından bağımsız olarak, Kartal Meydanı’yla ilgili dayatmanın peşini bırakmayacaktır. Türk-İş yönetiminin Kartal Meydanı’nda bir miting yapmak için başvuracağı adres, Türkiye Komünist Partisi’dir.
6. Partimiz 1 Mayıs’ta İstanbul’da Kadıköy Meydanı’nda düzenlenecek mitinge üyeleriyle, dostlarıyla birlikte kitlesel bir biçimde katılacaktır. Aynı şekilde diğer kentlerde düzenlenen mitinglere de kararlı ve kitlesel katılım sağlanacaktır.
7. Valiliğin Kadıköy Meydanı’na dair bir yasaklama kararı alması durumunda Türkiye Komünist Partisi bu yasaklamayı bir Taksim çağrısı olarak değerlendirecek ve gereğini yapacaktır.
Sermaye sınıfını nasıl bilirsiniz?
Bayramlarda, anmalarda en öndeler. Gözleri yaşlı, reklam videoları pek şaşaalı. Sorsanız, memleketi onlardan çok düşünen yok.
İşin aslı, sömürücülerin ne halkla ortak bir geleceği, ne de ortak bir duyguları var.
#HayırlıİşlerTÜSİAD
Ekrem İmamoğlu ve İsmail Saymaz başta olmak üzere, bugün gözaltına alınan herkes derhal serbest bırakılmalıdır.
Halkımızı AKP zorbalığı karşısında örgütlü olmaya çağırıyoruz.
Bu sabah itibariyle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Gazeteci İsmail Saymaz’ın da aralarında bulunduğu 100’ü aşkın kişi hakkında alınan gözaltı kararı kabul edilemez. İstanbul Valiliği’nin halkın olası tepkilerinin önüne geçme kaygısı ile İstanbul’a fiilen olağanüstü hâl koşullarını dayatan kararları da bu kabul edilemez tablonun parçasıdır.
Baskı ve kuralsızlık, yaşananları tarif etmekte yetersiz kalmaktadır. Halkın örgütlenme ve siyaset yapma hak ve iradesini tehdit olarak algılayan gerici bir zihniyet ve onun adaleti hiçe sayan uygulamaları ile karşı karşıyayız. Bu tarikatlar ve holdingler düzeninin tüm karanlığını temsil etmekte olan AKP iktidarı yönetememekte, yönetemediği için saldırganlaşmaktadır.
İmamoğlu’na yönelik art arda atılan adımlar, içeriklerinden bağımsız olarak tek bir şeye işaret etmektedir: AKP’nin, kendi aleyhine olduğu takdirde halkın seçme ve seçilme hakkına tahammülü bulunmamaktadır.
Gazeteci İsmail Saymaz’ın Gezi Direnişi ile ilişkilendirilerek gözaltına alınması ise, halkın siyaset yapma ve ülke yönetimi hakkında söz söyleme hakkının yok sayılmasından başka bir anlam ifade etmemektedir.
Gezi Direnişi’nde ortaya çıkan halk iradesi, uluslararası güçlerin veya AKP iktidarının kendi ortaklarının her tür girişimine rağmen istismar edilememiş; Cumhuriyet, laiklik ve bağımsızlık savunusuna gölge düşürülememiştir. Dahası, Gezi Direnişi’nin ilişkilendirildiği “Arap Baharı”, bölgemizde AKP’nin de dahlinin ve onayının olduğu emperyalist plan ve müdahalelerin bir parçası; Soros ise AKP ve bir dönem ortağı olan Fethullah Gülen tarikatının Türkiye’de Cumhuriyet’in tasfiyesi doğrultusunda açıktan işbirliği yaptığı uluslararası bir sermaye organizasyonunun adıdır.
Halkın örgütlenme ve siyaset yapma hakkını savunmak, bu akıldışı dayatmalara karşı verilebilecek en güçlü yanıttır.
En başından beri AKP’nin karşısında tereddütsüz tutum alan partimiz, iktidarın siyaset alanına dönük bu pervasız saldırılarının karşısındadır. Ekrem İmamoğlu’nun temsil ettiği sınıfsal, siyasi ve ideolojik çizgiye olan mesafemiz, partimizin bu tavrının önünde bir engel değildir. TKP, siyasi ve hukuki saldırılarının şiddetini artırmaya karar verdiği anlaşılan AKP’nin, genel oy hakkının gasp edilmesi ve siyaset alanının daraltılması doğrultusundaki bütün girişimlerinin karşısında duracak, siyasi takvimini ve önceliklerini buna göre gözden geçirecektir.
Ekrem İmamoğlu ve İsmail Saymaz başta olmak üzere, bugün gözaltına alınan herkes derhal serbest bırakılmalıdır.
Halkımızı AKP zorbalığı karşısında örgütlü olmaya; giderek derinleşen bir yönetme krizi yaşayan düzenin karşısına emekçi halkın Cumhuriyetçi, devletçi, aydınlanmacı, yurtsever seçeneğini güçlendirmeye çağırıyoruz.
Gazeteci ve siyasetçilerin ardından bir diplomaya da operasyon çekilmiş oldu. Siyasi iktidar, en çok övündüğü “seçim başarıları”nı yok hükmüne dönüştürecek bir şiddetle siyaset yapma ve seçme-seçilme hakkına saldırıyor.
“Enflasyonla mücadele önceliğimizdir” diyerek nüfusun çok büyük bölümünü daha da yoksullaştıran politikaları hayata geçiren hükümet, iki yıl sonra yapılacak bir seçimde adaylığı gündemde olan bir kişinin diplomasını iptal ettiriyorsa tükenmiş demektir.
Türkiye bu zihniyetten, bu zihniyeti var eden holdingler ve tarikatlar düzeninden kurtulmalıdır.
Türkiye Komünist Partisi bu doğrultuda mücadelesini sürdürürken seçme ve seçilme hakkının gaspına, siyaset alanının daraltılmasına ve emekçi halkın siyasete katılımının engellenmesine karşı durmaya devam edecektir.
Aydınlanma Şenliğimizin son günü büyük bir köy şenliği ile birleşti. Atölyelere katılan çocukların kısa sürede hazırladıkları koro şarkılarını şenlikte seslendirdi. Köy halkının okudukları şiirlerle ve söyledikleri şarkılarla birlikte atölyemiz coşkuyla sona erdi.
Şenlikte çocuklar kadar büyüklere de yer vardı. Hikayelerimiz atölyesinde kadınlarla bir aradaydık. Akşamları köy evinde yaptığımız toplantılarda “halk ne yapmalı”yı konuştuk.