1999 yılında Pepsi, televizyonlarda yayınladığı bir reklamla adeta kült bir sahne yarattı.
Reklamın yıldızı ise çocuk oyuncu Hallie Kate Eisenberg’ti. Aynı zamanda ünlü aktör Jesse Eisenberg’in de kız kardeşi.
Sahne bir Amerikan lokantasında geçiyordu.
Hallie, dedesi gibi görünen yaşlı bir adamla içeri giriyor. Adam büyük bir pepperoni pizza sipariş ederken, küçük kız sadece bir şey istiyordu: Pepsi.
Ancak garson ona yanlışlıkla başka bir kola, ima yoluyla Coca-Cola getiriyor.
İşte olay tam burada kopuyor.
Küçük kız bir anda Marlon Brando’nun The Godfather filmindeki Don Vito Corleone karakterine bürünüyor.
Sesini kalınlaştırıp o ikonik tonla garsona dönüyor:
“Bana bu her neyse şeyi getirerek beni ve tüm ailemi aşağılamış oldun…”
Ama bir şans daha veriyor.
Tek bir şartla: Doğru içeceği, yani Pepsi’yi getirmesi.
Reklam, hem The Godfather göndermesi hem de Coca-Cola’ya yaptığı ince gönderme yüzünden yıllarca konuşuldu.
Pepsi’nin en unutulmaz ve en zekice rakip taşlamalarından biri olarak reklam tarihine geçti. 🥤🎬
Ali Sabancı Gerçeği:
Ufak bir bar’ın sahibiyim.
Geçen akşamüstü bir müşteri geldi, kelli felli birine benziyordu.
Hafızamı biraz zorlayınca tanıdım.
Buyurun dedim,
-“Bugün çok gergindim, rahatlatıcı bir şey istiyorum,
ne tavsiye edersiniz” dedi.
Tam yerine geldiniz dedim. Ülkede en ucuz viskiyi biz satarız dedim.
18 yıllık viskimiz var.
-“Öylemi, ne kadar dedi” ?
-Bir shotu 200 TL dedim.
-O gerçekten çok ucuzmuş, duble olsun” dedi.
Hay, hay dedim.
Bardağınız var mı ? diye sordum. “Kim yanında bardak taşır tabii ki yok” dedi.
-Bizim bardaklar var efendim, 100 TL.
Şaşırdı ama tamam dedi.
İçkisini aldı bardan masaya geçip oturdu.
Efendim internet den 10 TL rezervasyonuz yoksa masa ücreti 100 tl dedim,” hayda” dedi ama verdi.
Oturduğu sandalye ufaktı, sığmıyordu.
-“Daha büyük sandalye yok mu “ dedi ?
Var tabi dedim ama internetten 10 TL koltuk seçmediğiniz için, 100 TL.
Sinirlendiği belli oluyordu.
“Yeter ama bu ne saçmalık, bu ne biçim işletme, sahibinizle görüşmek istiyorum” dedi.
Elbette dedim, burada değil ama her Pazartesi ve Salı sabah 9.00 ile 9.10 arasında bu numaradan kendisine ulaşabilirsiniz. Aramalar ücretsiz bağlanabilir ancak saniyede 10 Tl tutar.
" iyice sinirlendi, bağırmaya başladı”
-Bu resmen soygunculuk sizi şikâyet edeceğim.
-Siz benim kim olduğumu biliyor musunuz.” ??!!
Sakince cevap verdim,
Elbette biliyorum.
Ali Sabancı’sınız.
Bende bir Pegasus müşterisiyim. Bu fikirlerin ilhamını sizden aldık. Unutmayın, en ucuz viskiyi biz satıyoruz.
Suna İnan'dan
Hahahhha 😂😂😂 sfssffzfzfs
Cem Yılmaz’ın tutuklanan Fatih Altaylı’nın koltuğuna oturması Özgür Özel’in mitingleri kadar önemli. Sanatçılar da artık cesur olmalı. Fatih Altaylı zengin bir adam. İstese bu yazı Yunan adalarında teknesinde geçirirdi ama hapiste, neden?
Ülkesi için!
“Hayırlı Cumalar” mesajı atacağınıza bu hukuksuzluğa ses çıkartın.
Kanser hastası birinin cezaevinde iyileşmesi, iyi olması mümkün değildir!
Hep beraber söyleyelim:
#MehmetMuratÇalıkSerbestBırakılsın
Zirai don felaketi ülkeyi sardı
Ülkenin her yerinden zirai don görüntüleri geliyor.
- Ege’de ve Trakya’da üzüm bağları
- Malatya’da kayısı
- Karadeniz’de fındık
- Karaman’da elma
- Niğde’de patates
- Konya’da erken ekilen şekerpancarı, meyve bahçeleri
Ve daha bir çok ilde tarla bitkileri, meyveler büyük zarar gördü.
Bunun faturası ağır olur. Ürünü zarar gören çiftçilere geçmiş olsun.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun dün geceki hali bir insanın ego zehirlenmesinin, makam fetişinin, başarısızlıklarını asla kabullenemeyişinin onu ne hale getirdiğinin çok hazin ve net bir kanıtı olmuş. 2023 yenilgisi sonrası klas ve onurlu bir şekilde veda edebilseydi her şeye rağmen iyi hatırlanacaktı.
25 yıl sonra İstanbul’da iktidarı deviren belediye başkanına açılan davayı soruyorlar, ‘ne var bana da açıldı, alnım ak’ diye cevap veriyor. Dedecim sen niye adalet yürüyüşü yaptın o zaman, spor olsun diye mi? İçeride olan herkes alnı kara olduğu için mi orada? Erdoğan’ın şaibeli kurultay suçlamasına karşı çıkmak yerine nerdeyse onunla aynı tarafta yer alıyor. İki büyük şehri yıllar sonra iktidardan alan Yavaş ve İmamoğlu’nun CB adaylığı için ‘yapabilirler mi bilmem tabi’ diyor.
Yapıcı, yönlendirici, cesaretlendirici ve birleştirici bir onursal başkan olabilecekken ailenin mantık melekelerini yitirmiş, herkese söylenen, sevgisiz, memnuniyetsiz huysuz ihtiyarına dönüştü. Gerçekten çok çok hazin ve her konumdaki herkesin çok ders çıkarması gereken ibretlik bir hikaye.
Atatürk'ümüzü saygı ve minnetle anıyoruz.. Sonsuza kadar izindeyiz.. Beni çok etkileyen ve duygulandıran bu video için @cem_talu 'ya kendi adıma çok teşekkür ederim..