Evet sosyal medyaya bakıyorum, son noktada ne kadar çok yemişler arkadaşın ne kadar çok yemişler ne kadar çok yemişler öyle yemişler ki öyle yemişler ki iktidara yiyecek bir şey bırakmamışla ??? #HalukLevent#oguzhanugur
📢 Deniz Göktaş'ın tutuklanması, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'diktatörlük' iddiasına tahammül açıklamasını gündeme getirdi
💬 “Ben diktatör olacağım, birisi kalkacak bana ‘diktatör’ diyecek, onun vay hâline!"
💬 "Diktatörlüğün mizacında bu tür şeylere tahammül yoktur. Anında götürürler.”
Deniz Göktaş’ın avukatı Metin Aslan ile konuştum. İki özel bilgi paylaştı…
Bir: Deniz tutuklama sonrası avukatlarına “neşemizi çalamayacaklar” demiş.
İki: Kendisiyle görüşen Kılıçdaroğlu’na “CHP’yi salın” demiş.
Bu vize başvurusu işi bana çok ezik geliyor abi payam var abi tapum vay abi otelde aldım al beni ne olur... Bı top kağıt evrak hazırlamak nedir yaa 2026. Hee çevrecilik hee küresel ısınma heee evet evet Avrupa her yerde iki yüzlüsunuz (tweet sonrası vize red gelirmiş 😅😅)
Jelibon madeni tartışmaları daha dinmemişti, bir skandal paylaşım daha eklendi!
Melih Gökçek, “İBB etkinliği” diyerek servis ettiği videoya
“İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin paraları nereye gidiyor?” notunu düştü.
Ancak görüntülerin Marsilya’da çekildiği ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı ortaya çıktı.
Cumhuriyet’teki bugünkü köşemi buradan da paylaşıyorum:
Bakın, kimler tahliye edildi…
1- Eski Kızılay Başkanı Kerem K��nık’ın kızı Fatıma Zehra Kınık, 17 yaşındaki Batın Barlasçeki’nin ölümüne ve bir kişinin de yaralanmasına neden olmakla suçlandığı davada 4 yıl 2 ay hapis cezası aldı. Kınık sadece bir gece gözaltında kaldı ve tutuksuz yargılandı. Fatih Altaylı ise yorum yaptığı için tutuklu.
2- Türkiye ile Dubai arasında yapılan seyahatlerle kilolarca altın kaçırmakla suçlanan ve MHP’den istifa ettirilen milletvekillerinin dosyası rafa kaldırıldı. Fatih Altaylı ise yorum yaptığı için tutuklu.
3- İstanbul Pendik’te 14 yaşındaki Işıl Öykü Dinç’e çarparak ölümüne neden olan ve tutuklanan Ömer Faruk Ballı, 4 gün içinde tahliye edildi. Fatih Altaylı ise yorum yaptığı için tutuklu.
4- Bursa’da 30 kilometre hız sınırı bulunan caddede 82 kilometre hızla, 16 yaşındaki Zeynep Naz Sırakaya’ya çarparak ölümüne neden olan ehliyetsiz sürücü Efe Şayık’ın 9 yıla kadar hapsi istendi. Şayık, 57 gün sonraki ilk duruşmasında tahliye edildi. Fatih Altaylı ise yorum yaptığı için tutuklu.
5- Osmaniye’deki Bilge Sitesi’nin 6 Şubat depremlerinde yıkılması sonucu 105 kişi yaşamını yitirdi. Binanın inşa edildiği dönemde imar müdürlüğünde görev yapan eski MHP’li Osmaniye Belediye Başkanı Kadir Kara, Sevinç Ayşe Argun ve Haluk Koç’a, “bilinçli taksirle birden fazla insanın ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 21 yıl hapis cezası verildi. Ancak sanıklar sadece iki gün tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi. Fatih Altaylı ise yorum yaptığı için tutuklu.
6- Şort giydiği gerekçesiyle 23 yaşındaki hemşire Ayşegül Terzi’yi otobüste darp eden Abdullah Çakıroğlu ilk duruşmada tahliye edildi. Karar tepkilere yol açınca Çakıroğlu ikinci kez gözaltına alındı ancak mahkeme zanlıyı tekrar tahliye etti. Fatih Altaylı ise yorum yaptığı için tutuklu.
7- İstanbul’da valelik yapan Ogün Tekin, araba çalmaya çalışanlar tarafından öldürüldü. Sanıklardan birinin 87, diğerinin ise 48 suç kaydı vardı. Cinayetin tüm failleri, iki yıl bile geçmeden mahkeme kararıyla tahliye edildi. Fatih Altaylı ise yorum yaptığı için tutuklu.
8- Pendik’te hamile kadın ve eşinin içinde bulunduğu araca saldıran tutuklu sanıklar Hasan Sel ve Hüseyin Sel kardeşler, olaydan üç hafta sonra ilk duruşmalarına çıktılar. Yirmişer yıl hapis istemiyle yargılanan kardeşler, o ilk duruşmada tahliye edildi. Fatih Altaylı ise yorum yaptığı için tutuklu.
9- Hollandalı uyuşturucu baronu Leijdekkers’in Türkiye faaliyetlerini yönettiği için tutuklanan Abdullah Alp Üstün ve ekibi tahliye edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı karara itiraz etti ama sanıklar firar etti. Tahliye kararını rüşvetle verdikleri iddiasıyla açığa alınan mahkeme heyetinin iki üyesi de göreve geri döndü. Fatih Altaylı ise yorum yaptığı için tutuklu.
10- Antalya’da 11 yaşındaki B’ye cinsel istismarda bulunmaktan yargılanan E.K.Y’ye iki günde iddianame hazırlandı. Sanık bir ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi. Fatih Altaylı ise yorum yaptığı için tutuklu.
Şimdi size bu anti-Kemalistlerin "yokmuş" gibi davrandığı trajik bir hadiseyi anlatayım da kim kilise meraklısı, kim papaz müptelası onu anlayalım.
Sene 1924... Lozan y��rürlüğe girmiş, Mübadele Anlaşması kapsamında karma komisyon, sınır dışı edilecek Rumları tespit ediyor... Hakkında sınır dışı kararı alınanlardan biri de İstanbul'daki Derkoi Metropoliti Konstantin Arapoglou...
Patrik 7. Gregorios, 17 Kasım 1924'te vefat edince, oldu bittiye getirip yerine kim seçiliyor dersiniz? Hakkında sınır dışı kararı bulunan Konstantin Arapoglou...
Tabi Kemalist Türkiye'nin bu konularda şakası veya tavizi olmaz. Ankara ayağa kalkıyor. Bizim gericilerin dinsiz, imansız diye hakaret ettiği Kemalist mebuslar ateş püskürüyor. Haliyle hükümet Patrikhane'nin seçimini tanımıyor.
Ankara'nın kararı üzerine Yunanistan Avrupa kamuoyunu ayağa kaldırıyor. Tarihe dikkat. Aralık 1924... Altı ay önce Nasturiler ayaklanmış, beş ay önce İngilizlerle Musul nedeniyle çatışma yaşanmış, dört ay önce Bitlis'te Kürt İstiklal Komitesi deşifre edilmiş, iki ay önce Şeyh Sait gizliden gizliye isyan hazırlığına başlamış, Seyyit Abdülkadir İstanbul'da İngilizlerden destek arayışında, Vahdettin yanlısı Tarikatı Salahiye örgütü Anadolu'da Ankara karşıtı faaliyete çoktan geçmiş...
Dikkatinizi çekerim o tarihte İngilizler, Fransızlar ve İtalyanlar henüz Ankara'yı başkent olarak bile tanımıyor. Popüler tabirle "meşruiyet" kazandırmak istemiyorlar. Yani Yunanistan'ın patrik seçimi nedeniyle Avrupa'yı ayağa kaldırması boşuna değil. Rejimi yıkmak için fırsat kollanıyor.
Hani bizim gericilere göre Kemalist Türkiye'yi İngilizler kurmuş ya(!) Daha 1924'te yıkmak için nasıl da dört koldan çaba harcıyorlar. Ama bizim Kemalistler bu ortamda bile hakkında sınır dışı kararı verilmiş metropoliti patrik olarak tanımak istemiyor. Ulusal bağımsızlık konusunda o kadar saplantılı derecede takıklar.
Neyse, 28 Ocak 1925'te Arapoglou hakkında resmen sınır dışı kararı veriliyor. Koskoca Patrik'i postalayacaklar. Atina iyice deliriyor. Türkiye'yle savaşın eşiğine geliyorlar.
Atatürk o sırada Adana'da... Savaş riskini görür görmez trenle Ankara'ya yola çıkıyor. Vagonda haritalar serilmiş, harp oyunu oynanıyor. O sıra Celal Bayar şarap getirilmesini istiyor. Ve Atatürk'ten hayatında ilk kez zılgıt yiyor. Hatıratında anlatmış. "Zevk-u sefa bitmiştir. Şimdi işin içindeyiz Ne şarap ne başka bir içki, içemezsiniz" diye gürlemiş. Konya'ya kadar incelenmiş haritalar. Neticede "Çekerim Yunan’ı Çatalca’ya kadar. Orada kuşatır, işini bitiririm" demiş Gazi'miz... Geri adım yok. Binbir tehlikenin içinde patrik için taviz maviz yok.
Sonuç olarak Kemalistler papaz için taviz vermemiş. Şutlamışlar gitmiş. Bir ay sonra da Şeyh Said isyanı patlak verdi.
İşte bizim gericiler Şeyh Sait'in haksız yere idam edildiğini utanmadan türkü gibi çığırır ama o hengamede savaşı göze alıp patriği şutladıklarını fısıldamazlar bile.
Kemalistler cami yerine kilise edermiş :) Güleyim bari.
Edebiyatını yaptığınız Ayasofya'da kıldığınız her namazı Kemalistlere borçlusunuz. Bu sizin kaderiniz koçlar.
Ha, bu arada... Arapoglou'nun kemikleri var ya... Yıllar sonra Türkiye'ye getirildi. Hangi hükümet getirdi, onu da gericiler bir zahmet baksın, öğrensin. Ama oturarak... Düşüp bayılmasınlar.
Günümüzde ajan provakotor ayıklamak çok basit :) Türk, Türkiye ve türk'lügun reklamını en iyi yapan insan Alperen Şengün, sen nesin ki laf söylüyorsun mesela ??????????
@non_partizan_@DrDemirdasEn Günümüzde ajan provakotor ayıklamak çok basit :) Türk, Türkiye ve türk'lügun reklamını en iyi yapan insan Alperen Şengün, sen nesin ki laf söylüyorsun mesela ??????????