Doğru düzgün bir hoca seçimi olmadan,kaos bitmeden bu saçmalıkları daha çok dinleriz ;
“Ole’ye gideyimmi diye sormuş,Ole sakın gitme ha demiş “ :) “Gio’nun dayısına sormuş, 20 milyon iste demiş” “Menajerler kulübü ele geçirmeye çalışıyormuş” “Mendes Marslı imiş” “Şenol hoca esasında 100 yaşında imiş” “Genç hoca olmazsa 20 yıl başarısızlık garanti imiş”
Monaco’yu neden seçti var birde :) Babalar siz hiç gittiniz mi oraya? :)) Bu adamların okuma yazması yokmu? :) Ailesini,arkadaşını düşünüyormu bunlar? :) Ligden 3 maç özet seyretse gelmemek için sebep aramaya gerekmi kalır? :)) Liginin komple değeri ile bir oyuncunun maaşı ödenmiyor abicim :)
123 yıl önce bir grup gencin Serencebey’deki Osman Paşa Konağı’nda başlattığı bu eşsiz hikaye, bugün dünyanın dört bir yanında milyonların en büyük sevdası. 🖤🤍
Türk sporunun temel taşı #BeşiktaşJK123Yaşında 🇹🇷
Balkan Savaşı'nda futbol takımından 8 şehit veren,
Çanakkale cephesinde şehit düşen kaptanının cebinden "Biz 11 kişiyiz arkadaşız lakin arkamız daha var" notu çıkan,
Mustafa Kemal Atatürk'ün, Akaretler'de yaşayan annesi ve kardeşini emanet ettiği,
Türk Milli Takımı'nı temsilen maça çıkan,
Formasında ay yıldızı taşıma hakkı verilen,
Baba Hakkı'sıyla, Süleyman Seba'sıyla Türk sporuna hak, adalet, şeref kavramlarını yerleştiren,
Deprem, sel, afet, her türlü felakette halkının yanında olan,
Türk sporunun ulu çınarı, Cumhuriyetin takımı Beşiktaş 123 yaşında.
İyi ki varsın Beşiktaş 🦅
“İnan değil sana kastım, cahille sohbeti kestim”
Ama son kez, bir bilmeze anlatır gibi anlatalım…
Beşiktaş bu ülkenin ilk ve en büyük spor kulübüdür.
Bir spor kulübü kurup göğsünde o kulübün arması ve şanlı bayrağımızla mücadele etmek diye bir yol varsa, işte bu yolu diğerlerine açan kulüptür.
Beşiktaş Balkan Savaşı’nda şehitler vermiş, Kurtuluş Savaşı’nda Romanya, Kafkas ve Çanakkale cephelerinde, Anadolu birliklerinde vatanı için çarpışmış bir camiadır.
Beşiktaş; Kurtuluş savaşı için Samsun’a çıkarken ailesini Akaretler’deki 76 numaralı eve yerleştirerek Beşiktaşlılara emanet eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün takımıdır.
Beşiktaş bu ülkenin; Milli Takım’ı temsil etme hakkı kazanmış, armasında Türk Bayrağı taşıyan tek kulübüdür!
Tahterevalliler, salıncaklar lunaparkta olur. Beşiktaş lunaparklarda değil sahalardad��r. Adı şeref kürsülerinde, istiklal madalyalarındadır.
Bugün Türk spor literatüründe, Süleyman Seba gibi büyük bir başkan tarafından söylenen “��erefli ikincilik” tabiri, varsa, bu sözün şerefli olan tarafı Beşiktaş, söyleniş sebebi ve şaibesi ise Galatasaray’dır.
Beşiktaş’ın müzesinde, Beşiktaşlıların evinde,
Sansürlemek, fotoğraflardan, posterlerden çıkarmak zorunda kaldıkları efsaneleri yoktur.
Beşiktaşlılar hala kahramanlarının isimlerini kendi çocuklarına verebilmektedir.
Selamınızı aldık, aleykümselam…
Bitirirken biraz da tarih konuşalım.
Atlar insanlık tarihindeki kadim uygarlıkların hepsinde, özellikle de bizim tarihimizde insanın en asil, en büyük yardımcısıdır.
Savaşlarda, cephelerde, er meydanlarında çarpışmamış olanların bunu bilmemesi normaldir.
At sırtında destanlar yazan yiğitlerin vatanı Anadolu’da, bir yerden başka bir yere TOFAŞ’la varmaya çalışanlar Beşiktaş’ın büyüklüğünü anlayamazlar!
Hannover tribünleri 1954'te Kaiserslautern'e karşı alınan 5-1'lik galibiyet sonrasında gelen Almanya şampiyonluğunun yıldönümünü kutluyor.
Rakip ise yine Kaiserslautern.
Kaçıncı lig seviyesi olursa olsun Almanya tribünleri MUHTEŞEM! ❤️
https://t.co/fNYzfq7tPc
"Tıp ögrencisi Bursa'daki Bilge Kitabevi'nin raflarını karıştırırken aradığı kitabı bulduğuna sevindi. Kitabın arkasını çevirdiğinde gördüğü fiyat gülümsemesini dondurdu. Belli etmeden sayfaları hızla geçti, aradığı bölümü buldu. Kitabevinin sahiplerine gizlice baktı. İkisi dünyadan bihaber müşterilerle görüşüyorlardı. Öğretmeninin ödev verdiği yeri hızla okudu, bitirince dışarı çıktı.
Ertesi gün yine geldi ve kitabın olduğu bölmeye geçti. Allah'tan raflar kendisini gizliyordu, hızla sayfayı buldu ve okumaya başladı.
Öğrenci yaklaşık bir ay boyunca iki günde bir kitabevine gidip dersine çalıştı, iş yerinin iki sahibi hiç farkına varmadılar. Bitirme sınavına bir hafta kala kitapçıya yine hayalet gibi sessizce süzüldü. Kitabın olduğu rafa geldiğinde kitabı bulamadı. Alt rafa, üst rafa baktı, bulamadı. Genç öğrencinin rengi attı. Belli etmeden tüm rafları inceledi. Kitap satılmıştı. Buz gibi bir renkle orayı terk ederken bir aydır ilk defa kitapçının iki sevimli sahibiyle göz göze geldi.
"Merhaba" dediler.
"Merhaba..."
"Oturmaz mısınız?"
Öğrenci sessizce kendisine gösterilen tabureye oturdu.
Kitapçı tezgahın altına uzandı. Genç öğrencinin korku dolu bakışları altında kitabı çıkardı.
"Geçenlerde biri geldi ve fiyatını sordu; alacak gibi göründü. Ben de raftan indirdim ve senin için sakladım. Buradan alıp okuyabilirsin" dedi.
Genç öğrenci,
Doktor çıktıktan sonra da Vural ve Mustafa Bey'i hiç unutmadı, fakir hastalarından
hiç ücret almadı."
Ahmet Şerif İzgören/Şu hortumlu dünyada
fil yalnız bir hayvandır
14 Mart Tıp Bayramı Kutlu Olsun ❤️