İLKSAN
İradem dışında otuz dört yıl benim maaşımdan para kesti İlksan.
Sözüm ona, "İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardımlaşma Sandığı" imiş açılımı.
Evlenme yardımı yapıyormuş, almadım.
Doğum yardımı yapıyormuş, iki evladım oldu, ikisinde de tenezzül edip başvurmadım.
Sağlık ve konaklama yardımı yapıyormuş, hiç faydalanmadım.
Kanser hastalarına destek oluyormuş, eşim yıllarca kanserle boğuştu, aman dilemedim.
Şimdi emekli oldum. Benden keserek yıllarca kullandıkları paraları "Emekli yardımı" adı altında geri vermeleri gerekiyor, ipe un seriyorlar.
Benden kesintilerin dökümünü istediler, gönderdim.
Neymiş,
Erzincan - Çayırlı
Adıyaman - Gerger'de çalıştığım üç yılın kesinti dökümü yokmuş.
Bu üç yılı ödeyemeyiz diyorlar.
Benim çalıştığım köylerin okulları kapandı gitti.
Evraklar kaybolmuş olabilir.
Peki siz, koskoca İLKSAN olarak bunların kaydını tutmadınız mı?
Neden kayıtlarınıza bakıp bana olan borcunuzu ödemiyorsunuz?
Haram olsun...
Mehmet Sezer
Federasyonun getirmiş olduğu 10+4 yabancı ve U23 kuralı, potansiyelli ve yetenekli genç Türk futbolcuların sonunu getirdi.
Galatasaray’ın aldığı Deniz Gül, Porto’da kalıp Avrupa’da kendisini geliştirebilir ve ismini duyurabilirdi. Ancak Türkiye’ye gelerek bu gelişimin önüne geçilmiş oldu.
Can Uzun şu anda Frankfurt’ta oynuyor. Bugün bonservisi 30 milyon euro seviyelerinde konuşuluyor. İki yıl içerisinde Real Madrid veya Barcelona seviyesinde bir kulübe gidebilecek potansiyele sahip. Fakat biz bu oyuncuları Türkiye’ye getiriyoruz.
Deniz Gül, Osimhen’i kesemez.
Can Uzun, Fenerbahçe’de ilk 11 başlayamaz.
Peki bu çocuklar ne olacak?
Yedek kulübesinde bekleyecekler.
Federasyonun Türk futboluna, milli takıma ve genç oyuncuların gelişimine verdiği zararı belki bu gün kimse fark etmiyor. Ancak futbolun geleceğine dinamit döşeniyor.
Avrupa’da kalıp gelişimlerini daha iyi tamamlayabilecek gençlerimizi Türkiye’ye getirip kulübeye hapsetmek yerine, onların Avrupa’da gelişmelerinin önünü açmamız gerekirken biz nelerle uğraşıyoruz.
Mesele, bu gencecik çocukları Türkiye’ye getirmek değil, Avrupa’da yıldızlaşmalarını sağlamak Türk futbolunun geleceği açısından çok daha doğru olacak.
Yazık, çok yazık.
Erden Timür inşallah bir an önce adli olaylardan aklanarak çıkar ve aday olur.
Benim Başkan adayım Erden Timur.
GS’de D.Özbek devri artık bitmeli. D.Ö Erden Timur’u kendine siper edip kullandı ve devre dışı bıraktı, yoksa o koltukta şu an Erden Timur oturuyordu.
Şahan Gökbakar'ın transfer dönemi yorumu:
"Dostlar Alışverişte Görsün Transfer Sezonu!
Gördünüz değil mi nasıl güzel rezil ettiler koca transfer dönemini! Muhabirleriyle güya ne güzel uyuttular herkesi.
Ağustos sonuna kadar beklemeye değdi ama değil mi!!!
Leao transferini bile sadece "bakın isim aldık" diyebilmek icin yapan, plansız programsız aciz bir transfer stratejisi...
Leao dahil hepsi "inşallah oynar ve iyi olur" kategorisi transferleri. 4 senenin şampiyonu takima yapilmasi gereken takviyeler bu isimler miydi? Bu isimler icin mi beklendi 3 ay?
Senin Forvetin Osimhen'se Orta saha ve defasında o kaliteye yakın olacak. 2. Forvetin de çok iyi olacak. Ama koca 3 ayda orta sahaya Ogochukwu, defansa Bitshiabu.
Göztepe maçında gördük orta sahamızın halini. Osimhen tek başına gol atıyor, asist yapıyor, penaltı alıyor, son dakika çizgiden top çıkarıyor. Tek taktik: At Osimhen 'e. Bakın Allah esirgesin. Allah ayağına taş değdirmesin. Onun yokluğu felaket olur.
Apo sakatlanınca yerine Lemina giriyor. Bu mu olması gereken? Daha Barcelona ve Psg ile oynayacaksın bırak onu 9 Eylül Sporting Lisbon bile çok rahatsız edici..
Yazıklar olsun bize bunu yaşatanlara
Tek sevindiğim şey; kötü yöneticilik, kibir ve beceriksizlik şov, Ocak ayına kadar bitti neyse ki..."
Türkiye’de gece yolculuğu artık tam anlamıyla çileye dönüştü!
Araçların büyük bölümünde kullanılan ayarsız ve aşırı parlak LED farlar, karşıdan gelen sürücülerin görüşünü ciddi şekilde engelliyor. Özellikle uzun farlarını kapatmayan sürücüler yüzünden önümüzü göremez hâle geliyor, âdeta kör oluyoruz.
Trafik güvenliğini tehdit eden standart dışı ve yanlış ayarlanmış farlara karşı denetimler artırılmalı, gerekli cezalar uygulanmalıdır.
Gemiden kurtulan vatandaşlardan şoke eden iddialar:
▪️Gemi pat pat vurmaya başladı. Biz de görevlileri çağırdık. Geldi, baktı, gemi su alıyor.
▪️'Siz alışkın değilsiniz, bir şey olmaz.' dedi.
▪️Sonra su almaya devam etti kaptanı çağırdık, kaptan ‘Hiç sıkıntı olmaz' dedi.
▪️Daha da hızlı gitti sonra gemi su almaya, koltuklar dönmeye başladı.
▪️Ön taraf patlayınca da acilen dediler ki 'Hemen çıkıyoruz.'
▪️Kendileri koşarak, hemen kaçtılar, çıktılar, insanları içeride kaldılar.
▪️O bileti kesen görevli ilk başta kendi arkaya kaçıyor, sonra millete diyor ki 'Kaçın, biraz sonra batacak.'
▪️Camlar patlayınca olan oldu zaten, çocuklar, yaşlı kadınlar koltukların altına sıkışmıştı.
▪️Kimsenin canı, değeri yok. Kimseye bilgi verilmedi.
▪️Can yelekleri yetersizdi, can yeleği bulanlar yelekle, bulamayanlar öylece atladı.
@bigitdilo Dilara aslında yok ya da bu Dilara aynı zamanda mert Ali buse filan günde her hesaptan bir hikaye yazıp gelen etkilesimle para kazanıyor x te her gün karşımıza çıkan bu boktan hikayelerin yarızi aynı pezevenk tarafından yazılıyor gördükçe engelleyin yoksa x bu cukura iyice btck
Piyasadaki fiyat dengesizliğini mükemmel anlatmış:
"İyi bir döner ayran yiyorsun 1000 TL, tişört alıyorsun 1000 TL, orta halli bir ütü al o da 1000 TL. Et alıyorsun 1000 TL, 2 meyve 1 sebze alıyorsun 1000 TL. Arabayı valeye veriyorsun 600 TL, kendin park ediyorsun 500 TL. Ülke 1000 TL ülkesine döndü. Bunun enflasyonla alâkası yok, burada bir mantıksızlık var.
Eskiden "1 Milyoncular" vardı, şu anda da her şey 1000 TL. Bunda bir gariplik yok mu? Ben döner ayrana 500 TL vereyim, ütüye 3000 TL vereyim. Çünkü bir tanesini alıp 3 sene kullanacağım, öbürünü her gün yiyorum.
Burada bir piyasa dengesizliği var, buna el atılması lazım. En iyi et döner 400 TL olsun, en düşük ütü 4000 TL olsun ama ikisi 1000 TL olamaz! Vatandaşın her gün yemek zorunda olduğu gıda ile 3 sene kullanacağı ütü aynı para olamaz. Gıdayı ucuzlatmak zorundayız."
Daha önce özel bir kurumda öğretmenlik yapan, sonrasında sosyal medyada +18 içerikler üretmeye başlayan bir kişinin bu içerikleri sürekli öğretmen-öğrenci ve okul ilişkileri üzerinden kurgulaması kabul edilemez.
Eğitim ve öğretim gibi son derece hassas bir alanın +18 içeriklere malzeme yapılması özellikle gençler açısından ciddi şekilde sakıncalı.
Sevgili yetkililer, bu hesaplar hakkında neden gerekli incelemeler yapılmıyor?
Eğitim kavramının bu şekilde istismar edilmesine ve öğrencilerin bu içeriklere maruz bırakılmasına göz yumulmamalı.
İlgili kurumların bu hesapları incelemesini ve hukuka aykırı bir durum varsa gerekli işlemleri yapmasını rica ediyorum.
Paylaşımlar kurgu bile olsa eğitim, öğretim, öğrenci, öğretmen ilişkisinin böyle kirletilmesine izin verilmemeli!
@thebeyazbaret Görünen o ki Kürtle PKK yi tribunlerde ayirmiyor. Tribünlerde o zaman Bursa Kocaeli maçında neden sarı poşet sallanmiyor Kürtlerin ağırlıkta yaşadığı şehrin takımı gelince neden sallaniyor buna da bir şey yazdın mı iki yüzlü fasist
@biporsiyonborsa@Ozgelogg Aynen eylul hala şokta arkadaşlar bu olaydan sonra psikolojik tedavi almaya başlamıştır kesin yarında onun hikayesini at yorumlayalim suç Eylül'ün değil
@biporsiyonborsa Ya bu Twitter'da para verme olayı kalkmalı Facebook hikayelerinden eski kalitesini çok kaybetti .kurgu da olsan sinirlenip en son yorum yapıyorsun yeter ya Eylül diye biri de yok arkadaslar aynı kişi 20 hesap açıp hatta 50 yabancı dillerde de açıyorlar kurguyu yayıp cukkaliyorlar
İstanbul’a biraz çeki düzen vermek için kentsel dönüşümden çok umutluydum ama parsel bazlı hiçbir sike yaramaz. Bir çuval bokun üstüne karanfil atmaktan farkı yok. Bu dönüşümler ada bazlı olsaydı evlerin değeri de artar bu dönüşümlerin olduğu yere nispeten daha fazla eli yüzü düzgün insan gelirdi zamanla. Devlet her yeri metruklaştırıyor. Ben ageof2 oynarken bile böyle ev inşa etmiyorum amk.
İçişleri eski Bakanı İdris Naim Şahin adına kayıtlı ve trafikte geçiş üstünlüğü hakkı tanınan iki aracın daha yasadışı işlerde kullanıldığı ortaya çıktı.
Türkiye’de fiili bir”çakarlı araç borsası” var.
Herhangi bir ilin valiliğinden “koruma kararı” aldırtan kişi ya da kişilerin bazen bu araçları kiraya verdiği ve yüksek kazançlar elde ettiği biliniyor. Bazı plakaların yılda 100 bin dolara kiraya verildiği iddia ediliyor.
Şahin’in 3 aracının bu işlerde kullanıldığının ortaya çıkmasıyla birlikte “koruma kararları”nın tümü yeniden ele alınmak zorunda.
Çünkü burada ciddi bir piyasanın oluştuğu görülüyor.