Unutmadık! “Mardin’in Allahı” yaptıklarının hesabını verecek!
• Mardin’de JİTEM’i kurdu.
• Korucu ve itirafçılardan “Bıçak Timi” adı altında infaz timi oluşturdu.
• Kızıltepe’de 22 sivilin katledilmesinden ve 2 bin faili meçhul cinayetten sorumludur.
• Gözaltına alınan sivilleri iz bırakmadan ortadan kaldırdı.
• Katledilen insanların cesetlerini asit kuyularına atarak gizledi.
• Nezarethanelerde ağır fiziksel ve psikolojik işkence uyguladı.
• Koruculuğu reddeden Kürt köylerini boşaltıp yaktı.
• Sivillerin mal varlıklarına zorla el koydu.
90'lı yıllarda Dersim'de yaşananlar sadece bir dönemin acısı değil, bugün hâlâ yüzleşemediğimiz bir hakikat.
Yakılan köyler, boşaltılan evler, kaybedilen canlar... Hepsi hafızamızda derin izler bıraktı. Ama o izleri kayıt altına almazsak, bir gün unutturmak isteyenler kazanır.
Selman Yeşilgöz arkadaşımızın yıllara dayanan emeğiyle hazırlanan "1990'larda Dersim: Belgeler, Raporlar, Tanıklıklar" kitabı, işte bu yüzden çok kıymetli. Bu kitap binlerce elin, on binlerce yaşanmışlığın eseri. Karanlıkta kalmış gerçekleri belgeyle, tanıklıkla gün yüzüne çıkarıyor.
Bu bir kitap lansmanından çok daha fazlası. Bu, "biz hâlâ buradayız, sözümüz bitmedi" deme buluşmasıdır.
Tüm Dersimlileri, tüm dostları, bu toprakların acısına ve direncine tanık olan herkesi 26 Eylül Cumartesi günü saat 13.00'te Hüseyin Güntaş Kültür Merkezi'nde, hafızamıza sahip çıkmaya çağırıyorum. @selman_yesilgoz@arastdersim
Ferhat Tunç
Mazot 100 lira! - Taha Akyol https://t.co/w38SxLxu81 @KararHaber
Kemal Derviş reformları sayesinde 2.5 yılda enflasyon %73'ten %9'a inmişti.
Şimşek’in üç yılında yüzde 38’den yüzde 32’ye indi!
Çünkü Derviş yapısal reformları gerçekleştirmiş, Merkez Bankası’nı bağımsız yapmış, güven sağlamıştı.
Şimşek’in yetkileri para politikasıyla sınırlı.
RTE Merkez Bankası bağımsızlığı, Kamu İhale Yasası, HSK’dan siyasetin çıkarılması gibi reformları ağzına almıyor.
“Hukuki güven” olmadığı için yatırım gelmiyor, aksine dışarı gidiyor.
Tekstil fabrikalarımız Mısır’a gidiyor, Mısır’dan tekstil ithaline başladık.
Yapısal reformlar yapılmazsa, ileride mazotun 100 olmasını bile hasretle anarız.
Şu evim, bu evim, filanca finans gibi şu an akıbeti malum olan şirketlere yönelik reklamlarda boy boy oynayan ünlüleri de unutmamak lazım; halkı bu yapılara teşvik edip, reklamdan milyonları kazanıp, sonra da vatandaşın akıbetiyle zerre kadar ilgilenmiyorlar. Suça aracılık yani!
🗞️Borsa vurgununda çifte soygun
2.000.000.000.000 TL
AKP iktidarının “ev alma hayali” satarak borsaya çektiği yurttaşların tasfiye edilecek fonlardaki 950 milyar TL'lik (yaklaşık 20 milyar dolar) birikimi buhar oldu. Bir avuç azınlığı ihya eden sistem çöktü. 2 trilyonluk devasa enkaz kamu bankaları eliyle yine halkın sırtına yıkıldı. Hem yurttaşın tasarrufu yutuldu hem de kurtarma faturası topluma kesildi. Operasyon 2 trilyon liralık çifte soyguna dönüştü.
İşlediği insanlık suçlarından değil, kendi derin ve şiddet dolu dünyalarında birbirlerine karşı işledikleri iddia edilen suç nedeniyle gözaltında. ‘Mardin’in Allahıyım’ diye işkence yapan, gözaltında kaybeden suçlu! Bakalım bu sefer ne olacak sonun?
16 Eylül tarihinde Danıştay 6. dairesinde, acele kamulaştırma kararı verilmiş topraklarımız için açtığımız iptal davasının duruşması görüldü. Milas'ımızın 11 köyünden insanlarımız, halkına ve onuruna sahip çıkan üç muhtarımız; işini, tarlasını, hayvanını bırakıp yola düşmüş onlarca köylümüz, memleketin dört bir yanında maden ve enerji projelerine karşı toprağını savunan insanlarımız, desteğe gelen dostlarımız ve avukatlarımızla beraber duruşmaya katıldık. Toprağımızın, köylerimizin, geçmişimizin ve geleceğimizin sahipsiz değil!
Bu duruşmada gördüğümüz tablo bizim için çok ağırdı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile MAPEG’in, toprağımıza çökmek isteyen YK Enerji şirketi karşısında halkın hakkını, toprağını, zeytinini ve yaşamını gözetmesi gereken kamu kurumları gibi değil, şirketin önünü açmaya çalışan kurumlar gibi hareket ettiğine bir kez daha tanık olduk.
Dahası, MAPEG Genel Müdürünün ağzından Zeytin Kanunu’nun madenciliğin önünü tıkadığını dinledik. Zeytinimizi koruyan kanunu bir güvence olarak değil, aşılması gereken bir engel olarak gören anlayışı kendi ağızlarından duyduk. Zeytinlikleri, ormanları, meraları ve köylerimizi maden faaliyetlerine açan 7554 sayılı kanunun hazırlanması sürecinde -görevleri olmadığı halde- nasıl rol aldıklarını dinledik. MAPEG’in bizim karşımızda yalnızca ruhsat veren bir kurum olmadığını; toprağımızı madene açan düzenin kurulmasında bizzat rol oynadığını yaşamış, görmüş olduk. Üstelik yalnızca biz değil, Türkiye’nin her yerinden gelen köylüler buna şahit oldular!
Bizim için asıl vahim olan da budur. Köylünün toprağını koruması gereken devlet kurumlarının, köylünün karşısına bir şirketin talebiyle çıkmasıdır. Biz kendi topraklarımızı bir şirketten ve onun yanında yer alan devlet kurumlarından korumaya çalışıyoruz.
Gerek 7554 sayılı kanunun gerekse acele kamulaştırma kararının hukuksuz olduğunu biliyorduk. Ama bir şirketin çıkarı için köylünün toprağının, zeytininin, evinin, geçim kaynağının ve geleceğinin bu kadar kolay gözden çıkarılabildiğini; bunun da kamu kurumlarının eliyle savunulabildiğini bu açıklıkta görmek, devlete ve hukuka olan inancımızı derinden sarstı.
Bir şirketin madencilik faaliyetini sürdürebilmesi için insanların mülkiyet hakkına olağanüstü bir yöntemle müdahale edilmesinin hukuka uygunluğu ciddi biçimde tartışmalıdır. Bizim zeytinimiz, evimiz, mezarımız, tarlamız bir şirketin bilançosuna yazılacak mal değildir.
Kamu yararı, bu topraklarda yaşayan halktır. Üreten köylüdür. Zeytindir, sudur, ormandır, meradır. Çocuklarımızın geleceğidir. Bir şirket daha fazla kâr etsin diye binlerce insanın hayatını altüst etmek kamu yararı değildir. Biz hukukun bu açık gerçeği göreceğine inanmak istiyoruz.
Dolayısıyla, iptal davamızla ilgili verilen yürütmeyi durdurma kararının gerekçesinde açık bir şekilde ortaya konduğu ve hukuksuzluğun altını çizdiği üzere; acele kamulaştırma kararı hukuksuzdur ve iptal edilmelidir. Anayasa Mahkemesi, 7554 sayılı kanunun iptaline ilişkin 2025/204 esas sayılı dava dosyasını bir an önce ele almalı ve hukuka aykırılığını göstermelidir. Akbelen özelinde, MAPEG ve ilgili devlet kurumlarının aracılık ettiği topraklarımıza el konma sürecinin devlete olan güveni onarılmaz bir şekilde sarstığı bilinmelidir. Üstelik, bu el koyma işleminin kamu yararının değil tek bir şirketin yararı için yapıldığı toplum ve uzmanlar tarafından kabul görmektedir.
Umuyoruz ki bu güven duygusu yürütmeyi durdurma kararında olduğu gibi, açtığımız davanın kabulüyle giderilecektir.
Aksi durumda, duruşmada aleni bir şekilde görülen, bir şirketin çıkarları için topraklarımıza zorla el konulmasına rızamız yok, kabul etmiyoruz, tanımıyoruz, direneceğiz.
Gerçekten merak ediyorum…
Yeni doğacak çocuğu için Gucci marka biberon arayan, Türkiye’de bulamayınca eşini Dubai’ye gönderip aldıran bir hayatın maddi kaynağı nedir?
Düğününü geçtim…
Doğum yaptığında set set altın takabilen, çocuğunun cinsiyetini öğrenmek için Boğaz’da, belki 20 gencin düğün masrafına denk para harcayan bu insanlar ne iş yapıyor?
Bu servet nereden geliyor?
Şirketleri ne kadar kazanıyor?
Ne kadar vergi ödüyorlar?
Banka hareketleriyle beyan ettikleri gelir birbirini tutuyor mu?
Bu lüks tüketimin kaynağı kayıtlı ve vergilendirilmiş kazanç mı?
Sosyal medyada sergilenen hayat ortada.
O halde çok basit bir soru var:
Bu hayatın faturası kimin parasıyla ödeniyor?
Yayının tamamı için 👇
https://t.co/ddrUdTFT7W
Bloomberg, fon dolandırıcılığının boyutu için 20 milyar dolar demiş. Köprü ve otoyol özelleştirmelerinden hedeflenen ihale geliri 4 milyar dolar. Gerçekten inanılmaz.
10 Yıl
8 Ay @BekirKayaVan
“Ne gün batışı ölümlerin üzüncüne
ne tan atışı doğumların sevincine
ey bir elinde mezarcılar yaratan,
bir elinde ebeler koşturan doğa..
yaşamasına yaşıyoruz ya güzelliğini
bitmedi daha
sürüyor o kavga
ve sürecek
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!’
Fon balonunun enkazını devlete temizletiyorlar!
* Katılımevim ve Birevim', Emlak Katılım alıyor.
* 130 fonun yönetimine el konuluyor. Bunlar tasfiye edikecek.
* Varlık Fonu kaynakları ile hisse toplanıyor.
* Peki bu fonlarsan servet kazananlar, o serveti yurt dışına çıkaranlar, buna aylardır göz yumanlar, siyasi destek verenler ne olacak?
Geçtiğimiz yıl toplanan 2 trilyon 840 milyar liralık Gelir Vergisinin sadece 1 trilyon 377 milyar lirası “ücretlilerden” kesilen gelir vergisidir. 2024 yılına göre bu tutar %60 artmıştır. Oysa ilgili dönemde enflasyon %30 civarındadır.
Ayrıca son 25 yılda Yeniden Değerleme Oranı kuruşu kuruşuna uygulansaydı Gelir Vergisinin ilk dilimi bugün 190.000 TL değil 521.210 TL olacaktı. Sayın Bakan dünyanın hangi ülkesinde böyle bir gizli vergi zammı vardır onu da sayabilir misiniz?
Şırnak’tan, Ankara’daki bürokratlarla ilişki içinde olup dosyamızın aydınlanması engelleyen aşiret liderleri veya kişiler kimler ?
3-5 korucuyu veya köylüyü korumak için seferber olunmadı bunca senedir.
Sizler onlarla oturup kalkıyorsunuz @SirnakValiligi@jandarma@sirnakemniyet@beytkaymakam , bilgi ve belgeler Boğazören Karakolundan doğru aktarılmadı mı şimdiye kadar ?
Kapan-1 operasyonlarının yapıldığı bölgede kimler cesaret edebiliyor iki insan hayatına son vermeyi ?
Dosyaya ısrarla girmeyen daraltılmış baz raporları ile köye kimlerin girdiğini nasıl çözemediniz?
Katiller askeri helikopterle mi bırakıldı köye ?
Nasıl bir cinayet organizasyonudur ?
Devletten büyük kim var orada ?
#HurmüzDiril ‘e ne olduğu, başına ne geldiğini, nasıl öldürüldüğünü resmi bir açıklama yapmadan hiçbir yargılamanızı kabul etmiyorum @adalet_bakanlik@TC_icisleri@abakingurlek@mustafaciftcitr
Utanan yok ama yine de soralım.
Sınır komşumuz Yunanistan’da yıllık gıda enflasyonu %0,2, Bulgaristan’da %0,9, Gürcistan’da %4,8 iken, sınırın bu tarafında nasıl %33,8 oluyor?
“Savaş çıktı Mazot pahalılaştı” mı diyeceksiniz?
Bu ülkeler mazot yataklarıyla mı ünlü?
Demek ki neymiş; belirli sayıdaki fonlarla ilgiliymiş sorun. “yapısal bir risk bulunmamaktadır. Sorun, fon piyasasının belirli bir bölümünde yoğunlaşmakta olup geçici ve yönetilebilir niteliktedir.” Hangi bölüm? Bu bölüm nasıl kuruldu, gelişti ve bir habis ur halini aldı? Kimler mesela bu işin içinde? Saray danışmanları var mı? Parti ile organik ilişkisi olanlar var mı? Neden tüm uyarılara rağmen serpilip büyüdüler ve zamanında müdahale edilmedi? Çeşme akarken onlar da kovalarını doldursunlar sonra bakarız, Böyle mi oldu?
Tecavüzcü pedofil Ayhan Şengüler’in 13 Ekimde davası var. Hem tecavüzcü, hem pedofil. Niye korunuyor? Niye serbest geziyor?Adında Kuran olan bir vakıfta. Onun için mi korunuyor? Cevap istiyoruz