Ergin Günçe'nin Mülkiye'den arkadaşı şair Sezai Karakoç 88 yaşında vefat etti.
Karakoç onun için "Kırık bir Verlaine var bu çocukta" demişti.
Günçe'nin bir şiiri şöyleydi:
Sezai Karakoç da çağdaşımız ve çerçisinde
Önemli boncuklar, kilimler, duygular satar
Anılarına saygıyla
İnsan alınyazısını göğsünde taşımalı
Avucunda kurutmalı bütün sorularını
Yeni yıkanmış bir çocuk için ölüm
Azgın bir bilmecedir dönenip duran
Ölüm yıl dönümünde, saygıyla
Halk gibi suskundum daha birkaç gün önce
Sevmiyorum ben yontma taş devrini
Yargıca gittim bir dilekçe uzattım
Yontma taş devrini geçelim istiyorum
-Ergin Günçe
Şapkamda yağmur içli bir şarkı söylüyor
Nasıl da söylüyor dudaklarıyla
Zenci gökyüzünün yıldızları ötmüyor
İşimiz artık ıslanmış horozlarla
Ben bir gün bu kasabadan giderim
Yağmur da benimle gelir mi bilmiyorum
Şapkamda yağmur içli bir şarkı söylüyor
Oturmuş şarkıyı dinliyorum.
İnsan alınyazısını göğsünde taşımalı
Avucunda kurutmalı bütün sorularını
Yeni yıkanmış bir çocuk için ölüm
Azgın bir bilmecedir dönenip duran
-Ergin Günçe
Benim bir kusurum varsa bu işte!
Halk gibi suskun kalıyorum birdenbire
Yargıca gittim bir dilekçe uzattım
Yontma taş devrini geçelim istiyorum
Herkesi durdurup yüzünü süslüyorum
Üzüm gibi bir kederden uzamış gözlerimle
Ergin Günçe
Bağırarak koşarım
Bir Salı günü boyunca
Durup durup yaşlanırım, soluklanırım
Üzüm bile yesem
Soyut bile etsem sözü
Bir Salı günü ve elemler boyunca
Yolumu hiç değiştirmem Kaptan kuşlarım
-Ergin Günçe
Adımız bahçenin köşelerinde saklı
Yeminimiz sözümüz sevgimiz
Bu sarı kâğıtta saklı
Güneş işte orda bayram yeri
Sularda ilk cemre
Nedir beni dalgınlığa götüren
Şehirden dönünce onu bulamamak mı
Yoksa bu yaşta ölümden mi korkuyorum
Bahçenin içinden annemin kahkahası
Ergin Günçe
Her sıkıya karşı şiir direnecektir
Uyaklı, gür sesli, kekeme, ürkek
Her yönetime karşı başkaldırır aslında
Elemlerin sanatı, Gencölenlerin
Saçlarına kiraz miraz tak, yılgın olma
Bak, birtakım düşünceler birtakım duygularla geliyor
Her Ölüm bir noktadır, satırbaşı yap
Sonraya bırakılmış güzel günler varken
İçlerinde mavi bir çocuk da vardı
Zaman mor atlarıyla eriklere başı değerek geçer
İçlerinde sinsi bir kedi vardı gülerken
-Ergin Günçe
Bugün doğum günün. Niyeyse seninkini pek kutlamazdık, anneminkini ve benimkini kutlamayı severdin.. Gitmeyip kalsan bugün 85 olacaktın. Huysuz bir ihtiyar mı olurdun yoksa yaş aldıkça yumuşar mıydın, senin kendi sözünle "günün soruları bunlar".
Çok özleniyorsun, çok.
Dadal Günçe
“Sen bu kadar yüreklisin
İnce çekingenlik çiçeği
Ha dediklerinde dağda olursun
Ha diyeceklerin ağzındaki çiçek
Umudun çiçeği
Türkiye kadar bir çiçek”
Çağdaş Türk şiirinde biricik bir ada olan Ergin Günçe 16 Ocak 1983’te aramızdan ayrıldı. Özlemle anıyoruz…
#ErginGünçe
"Bilindim ben de artık, nerde doğdum, nerde boğuldum
Boyum uzun muydu, bıyıklarım nasıldı, Kitaba inanır mıydım, diye konuşuyorum."
#ErginGünçe'yi ölüm yıl dönümünde saygıyla anıyoruz.
(12 Şubat 1938 - 16 Ocak 1983)
📗: Benim Aklım Bir Delidir, Sana Armağanım, S.10
Ergin Günçe: Canım hocam. Yokluğunun 40. yılında özlemle. Şiirinin ne kadar değerli olduğu anlaşıldı, okunuyor, seviliyor, yaygınlaşıyor. 'Biz şimdi eski çocuklar' olarak seni çok arıyoruz, anıyoruz.