@eren_karahan5 Ulan şu olayın o Göktuğ bebesinin başına geldiğini bir sadece düşünün,olay 1 hafta 10 gün gündemden düşmezdi, aynısı Gençlerbirliği'ni tutan çocuklara yapılınca bir kişi sesini çıkarmadı Allah hepsini bildiği gibi yapsın amk iki yüzlüleri
PROVOKASYONU YAP, SONRA MAĞDURİYETİ OYNA!
Çoluk çocuk fark etmez; ev sahibi takımın tribününe rakip takım formasıyla girilemeyeceği açık. 6222 sayılı Kanun kapsamında bu durumun önüne geçmek zaten polis veya özel güvenliğin görevi. Diyelim ki gözden kaçtı; Gençlerbirliği taraftarının buna tepki göstermesi de tribün açısından anlaşılabilir bir durum.
Asıl anlaşılmaz olan ise bu olayın ardından taraftara gözaltı ve üstüne ev hapsi gibi ağır bir yaptırım uygulanmasıdır. Hukukun amacı adaleti sağlamak olmalı; mağdur yaratmak değil.
Baba, çocuğunu Fenerbahçe formasıyla ev sahibi tribününe sokarak adeta çocuğunu Fenerbahçe reklamının bir parçası haline getirmiştir. Madem Fenerbahçe formasıyla maça geliyorsun bunun yeri ev sahibi tribünü değil deplasman tribünüdür. Çocuğu kullanarak tribünde gereksiz bir gerilim oluşturmanın ve sonrasında yaşananları sadece “mağduriyet” üzerinden sunmak da doğru değil.
Üstelik burada babanın yaptığı davranışın açık bir provokasyon niteliği taşıdığı da göz ardı edilmemeli. Ev sahibi tribününe rakip takım formasıyla girmenin nasıl bir tepki doğurabileceği öngörülebilir. Provokasyonu oluşturan davranışın sorumluluğu değerlendirilmeden, sonrasında yaşanan tepki üzerinden yalnızca taraftarı suçlamak adalet değildir.
O zaman biz çocuğumuza Trabzonspor forması giydirip Fenerbahçelilerin içinde maç seyredelim. Galatasaraylı ya da Beşiktaşlı da aynı şekilde çocuğuyla birlikte Fenerbahçe tribünlerinde maç izlesin. Fenerbahçe taraftarı aynı sağduyu ve hoşgörüyle yaklaşacak mı? Ne olacağını hepimiz çok iyi biliyoruz.
Zamanında Fenerbahçe Stadı’nı gezen Galatasaraylı bir çocuğun üzerindeki Galatasaray eşofmanını ters giydirtenlerin bugün çıkıp mağdur rolü oynaması ve sağduyu çağrısı yapması da ayrı bir riyakarlık örneğidir.
Haksız olmasına rağmen mağdur rolüne bürünmek de maalesef Fenerbahçe camiasının yıllardır başvurduğu bir yöntem haline geldi. Önce sınırları zorlayan bir davranış ortaya konuluyor, ardından ortaya çıkan tepki üzerinden mağduriyet hikayesi yazılıyor. Bu olayda da aynı senaryonun tekrarlandı.
Eğer ortada bir provokasyon ve kurallara aykırılık varsa olayın başlangıcındaki sorumluluk da göz ardı edilmemeli. Ne yazık ki bazen ülkemizde haklı olan cezalandırılıyor, haksız olan ise mağdur rolüne sokuluyor.
Tribünlerde elbette çocukların yeri olmalı, elbette herkes güven içinde maç izlemeli. Ancak bunun yolu kuralları yok saymaktan değil, kurallara herkes için eşit şekilde uymaktan geçer. Bu karar ise ölçülülük ve adalet duygusu açısından ciddi şekilde sorgulanmalıdır.