Ayrıca 30€ yeterli bir limit değil. Yalnızca elektronik parçalarla sınırlı olması da yeterli değil. Türkiye'de bulamayacağımız bir çok tamir ve tadilat amaçlı ürün de üretim ve eğitime yöneliktir. Çin'den ürün getirip sözde yerlileştirmeyle iç piyasaya sunanların engellenmesi, bireysel ithalatın engellenmesinden daha olumlu sonuç verecektir. @ticaret
Ticaret Bakanlığı'ndan bu mesaj üzerine benle iletişime geçildi. Yaklaşık 20 dakika boyunca tüm darboğazlarımızı anlattım. Öncelikle Ticaret Bakanlığı'na, kalem müdürlerine ve köprü görevi gören ilgilenen kişilere teşekkür etmek isterim buradan.
#30euro muafiyetinin elektronik komponentlerde normalde navlun kodu girilerek devam ediyor olması gerektiği gerektiği bildirildi. Lakin, bunun pratikte olmadığını, parça teminat sorunlarımızı, PCB tasarımlarımızı temin edemediğimizi, kanserojen riskli oyuncakların vs. hala bir şekil ülkeye girdiğini, ve de krizi fırsata çeviren kazıkçı satıcıları vs. vs. anlattım hep. Gümrük muafiyet kısmına bakanlık olarak doğrudan bakmadıklarını ama aktif iletişimde olduklarını, ilgili yere iletilip yine de mevzuat ve sürecin yeniden değerlendirileceğini beyan ettiler bana.
Kaygımızın hobilerimiz, hobi elektroniği, elektronik eğitim ve geliştirme ve bireysel tamirat olduğunu, hiçbir ticari kaygımız olmadan bunu gerçekleştirdiğimizi özellikle beyan ettim. 0.1 dolarlık parçayı temin edemediğimizden yüzlerce dolarlık parçaların çöpe gitmesinin ne kadar yazık olduğundan bahsettim. Pratikte o muafiyetin son güncelleme ile hiç çalışmadığını, müşavir bedellerini de birkaç örnekle anlatarak anlatmaya çalıştım.
Gelişmeler üzerine yeniden benle iletişime geçileceğini de beyan ettiler.
Bakalım, umarım olumlu bir şeyler çıkar.
@ErisimTR#30euro takip ettiğimiz ve genelde bu durumu paylaştığımız bir hashtag, bu sebeple onla tagladım. Yanlış anlaşılmasın, tav değiliz 30 Euro'ya :) https://t.co/r0oRc4Vypy
E tamam, biz de zaten “engeller ithalatı artırdı” demiyoruz.
Ama senin dediğin varsayım: “Belki engeller olmasa %50 artacaktı.”
Olabilir. Belki %5 artacaktı. Belki de düşecekti. Elimizde bunu gösteren bir etki analizi yok.
Bizim söylediğimiz şey qçok basit, Bu kadar kısıtlamaya rağmen Çin’den ithalat 2019–2025 arasında %159 arttı. Demek ki tüketicinin 30-50 euroluk paketini kısmak, ithalat sorununu çözmüş değil.
Varsa aksini gösteren veri paylaş. Tahminle değil rakamla konuşalım.
@ErisimTR "Buradan "engeller ithalatı artırdı" sonucu çıkaramayız. Ancak engellerin işe yaramadığını kesinlikle söyleyebiliriz."
Söyleyemezsin. Belki de bu önlemler olmasaydı, artış oranları %10, %20 değil de %40, %50 olacaktı?
Rakamlar yalan söylemez. Gelin dostlar, birlikte inceleyelim.
Gümrük engellerinin uygulanmasındaki politikaların idari sahibi Ticaret Bakanlığı'dır.
Ticaret Bakanlığı, esnaf ve ticaret odaları, sanayi odaları ve KOBİ'lerin talepleri doğrultusunda böyle bir karar almış.
Dolayısıyla kamuoyunun bunu talep etmesi ve haklı gerekçeler göstermesinin işe yaramaması için hiçbir sebep yok.
Ticaret odalarının bahaneleri ve taleplerinin olumlu sonuç vermediği maalesef açık. Ülkemizde dışa bağımlılığın bireysel ithalatın engellenmesiyle azalmadığı rakamlarla ortada:
Her engelden sonra Çin'den ithalat rakamlarını inceleyelim:
2019 - 22€ vergi muafiyeti tamamen kaldırıldı
Sonuç: 19,13 → 23,02 milyar $ (+%20,3)
2022 - kolaylaştırılmış/maktu rejim tavanı 1.500€ → 150€
Sonuç: 32,24 → 41,35 milyar $ (+%28,3)
2023: 41,35 → 44,98 milyar $ (+%8,8)
2024 - 150€ → 30€; AB vergisi %20→%30, diğer ülkeler %30→%60
Sonuç: 44,93 → 49,58 milyar $ (+%10,3)
2026 - 30€'luk BGB rejimi de kaldırıldı
Sonuç: Şubat - Haziran hesabıyla yaklaşık +%10,9
Buradan "engeller ithalatı artırdı" sonucu çıkaramayız. Ancak engellerin işe yaramadığını kesinlikle söyleyebiliriz.
Tamirde, eğitimde, AR-GE projelerinde, hobi ürünlerinde iç pazara mahkum olmak ithalatı azaltmıyor. Çünkü iç pazardaki satıcılar da ithal ediyorlar.
Olan tüketicinin cebine oluyor çünkü bu yaklaşım bir tekel oluşturuyor. Ayrıca her ürünün yaygın bir pazarı varmış gibi ithal edilmesi de mümkün değil. Bu da niş ürünlere ve parçaya erişimi engelliyor.
@ticaret@gumrukveticaret bu konuda sizden bilgi bekliyoruz. Geliştiriciler olarak yaşadığımız zorlukların farkına varmanızı bekliyoruz. Ülkemizde üretmek ve geliştirmek için bunların engel oluşturduğuna dikkat çekmek isteriz.
@itokurumsal Tacirlerin politikalarındaki zayıflıkların yükünü tüketiciye yansıtmak için çaba sarf etmeyin ve bu süreçte yanımızda olun.
@iletisim Sesimizi duyurmamıza yardımcı olmanızı bekliyoruz. Mühendislik öğrencileri olarak özellikle bu yasal düzenlemelerden etkileniyoruz. İlginiz için şimdiden teşekkür ederiz.
Herkesten destek bekliyoruz.
Ne devlet bu gümrük politikasıyla fayda görüyor ne de vatandaş. Yalnızca bir avuç sanayici ve tacir.
Takipçimizin vurguladığı gibi "pahalı olsa dahi alacağım" dediğimiz şeylere aracısız erişemiyoruz.
@ticaret vergi almanızdan değil, ticareti yasaklamanızdan rahatsızız. Destek bekliyoruz.
Orada bir bilgi paylaşımını atlamışım, engeller uygulanmadan önceki artış hızı ve yeni engellerin uygulanmadığı yıllardaki artış hızını dahil edince tablo değişiyor.
2019'daki yasaktan önce Çin ithalatı üç yıl üst üste zaten düşüyordu: 2017 - %8,1, 2018 - %11,3, 2019 - %7,7
Ardından ilk tam yılda +%16,9, sonraki yıl +%39,9 arttı.
2022'de yeni kısıtlama geldi: +%28,3. 2023'te yeni kısıtlama yok: +%8,8.
2024'te yeni kısıtlama geldi: yaklaşık -%0,1. İlk tam yıl olan 2025: +%10,3.
2026'daki yeni yasagın ardından ilk 6 ay: +%9,8.
Yani “kısıtlama gelince Çin ithalatının büyüme hızı sistematik olarak düşüyor” diye bir örüntü uok ama tam tersi mevcut.
Bu rakamlardan ve bunun analizinden yola çıkarak öyle söyledim
Rakamlar yalan söylemez. Gelin dostlar, birlikte inceleyelim.
Gümrük engellerinin uygulanmasındaki politikaların idari sahibi Ticaret Bakanlığı'dır.
Ticaret Bakanlığı, esnaf ve ticaret odaları, sanayi odaları ve KOBİ'lerin talepleri doğrultusunda böyle bir karar almış.
Dolayısıyla kamuoyunun bunu talep etmesi ve haklı gerekçeler göstermesinin işe yaramaması için hiçbir sebep yok.
Ticaret odalarının bahaneleri ve taleplerinin olumlu sonuç vermediği maalesef açık. Ülkemizde dışa bağımlılığın bireysel ithalatın engellenmesiyle azalmadığı rakamlarla ortada:
Her engelden sonra Çin'den ithalat rakamlarını inceleyelim:
2019 - 22€ vergi muafiyeti tamamen kaldırıldı
Sonuç: 19,13 → 23,02 milyar $ (+%20,3)
2022 - kolaylaştırılmış/maktu rejim tavanı 1.500€ → 150€
Sonuç: 32,24 → 41,35 milyar $ (+%28,3)
2023: 41,35 → 44,98 milyar $ (+%8,8)
2024 - 150€ → 30€; AB vergisi %20→%30, diğer ülkeler %30→%60
Sonuç: 44,93 → 49,58 milyar $ (+%10,3)
2026 - 30€'luk BGB rejimi de kaldırıldı
Sonuç: Şubat - Haziran hesabıyla yaklaşık +%10,9
Buradan "engeller ithalatı artırdı" sonucu çıkaramayız. Ancak engellerin işe yaramadığını kesinlikle söyleyebiliriz.
Tamirde, eğitimde, AR-GE projelerinde, hobi ürünlerinde iç pazara mahkum olmak ithalatı azaltmıyor. Çünkü iç pazardaki satıcılar da ithal ediyorlar.
Olan tüketicinin cebine oluyor çünkü bu yaklaşım bir tekel oluşturuyor. Ayrıca her ürünün yaygın bir pazarı varmış gibi ithal edilmesi de mümkün değil. Bu da niş ürünlere ve parçaya erişimi engelliyor.
@ticaret@gumrukveticaret bu konuda sizden bilgi bekliyoruz. Geliştiriciler olarak yaşadığımız zorlukların farkına varmanızı bekliyoruz. Ülkemizde üretmek ve geliştirmek için bunların engel oluşturduğuna dikkat çekmek isteriz.
@itokurumsal Tacirlerin politikalarındaki zayıflıkların yükünü tüketiciye yansıtmak için çaba sarf etmeyin ve bu süreçte yanımızda olun.
@iletisim Sesimizi duyurmamıza yardımcı olmanızı bekliyoruz. Mühendislik öğrencileri olarak özellikle bu yasal düzenlemelerden etkileniyoruz. İlginiz için şimdiden teşekkür ederiz.
Herkesten destek bekliyoruz.
Orada bir bilgi paylaşımını atlamışım, engeller uygulanmadan önceki artış hızı ve yeni engellerin uygulanmadığı yıllardaki artış hızını dahil edince tablo değişiyor.
2019'daki yasaktan önce Çin ithalatı üç yıl üst üste zaten düşüyordu: 2017 - %8,1, 2018 - %11,3, 2019 - %7,7
Ardından ilk tam yılda +%16,9, sonraki yıl +%39,9 artt��.
2022'de yeni kısıtlama geldi: +%28,3. 2023'te yeni kısıtlama yok: +%8,8.
2024'te yeni kısıtlama geldi: yaklaşık -%0,1. İlk tam yıl olan 2025: +%10,3.
2026'daki yeni yasagın ardından ilk 6 ay: +%9,8.
Yani “kısıtlama gelince Çin ithalatının büyüme hızı sistematik olarak düşüyor” diye bir örüntü uok ama tam tersi mevcut.
Bu rakamlardan ve bunun analizinden yola çıkarak öyle söyledim
Türkiye'de her şeyin muadilinin olması imkansız. Önünde sonunda ithal ediyoruz. Çin ürünleri Türk ürünlerine rakip değil çoğu zaman.
Her halükarda ithal ediliyor. Sadece bireysel olarak değil de şirketlerin ithal etmesini bekliyoruz. O şirketler de yeri geliyor 10 kat farkla satıyorlar ürünleri. Ayrıca toptan almak zorundalar maliyeti çıkarmak için ve böylece niş ürün getirmeniz imkansız hale geliyor.
Dünya üzerinde yalnızca 100.000 kişilik pazarı olan bir ürünün Türkiye'de kaç kişilik pazarı olabilir?
Bunlara muadil olması anlamsızdır ve yoklar tam bu sebeple.
Bizim iddiamızın altı dolu, %159 artışı bireysel ithalatın yasaklanmasının sonucu olarak sunmuyoruz. Sorun bireysel ithalat değilmiş diyoruz.
10 dolara tamir edebileceğimiz bir cihazı 1000 dolara tekrar ithal ediyoruz. Bunun yarattığı yükü tahmin etmek zor değil.
Siz neyi savunuyorsunuz belli değil. Anlamsız.
Türkiye'de her şeyin muadilinin olması imkansız. Önünde sonunda ithal ediyoruz. Çin ürünleri Türk ürünlerine rakip değil çoğu zaman.
Her halükarda ithal ediliyor. Sadece bireysel olarak değil de şirketlerin ithal etmesini bekliyoruz. O şirketler de yeri geliyor 10 kat farkla satıyorlar ürünleri. Ayrıca toptan almak zorundalar maliyeti çıkarmak için ve böylece niş ürün getirmeniz imkansız hale geliyor.
Dünya üzerinde yalnızca 100.000 kişilik pazarı olan bir ürünün Türkiye'de kaç kişilik pazarı olabilir?
Bunlara muadil olması anlamsızdır ve yoklar tam bu sebeple.
Bizim iddiamızın altı dolu, %159 artışı bireysel ithalatın yasaklanmasının sonucu olarak sunmuyoruz. Sorun bireysel ithalat değilmiş diyoruz.
10 dolara tamir edebileceğimiz bir cihazı 1000 dolara tekrar ithal ediyoruz. Bunun yarattığı yükü tahmin etmek zor değil.
Siz neyi savunuyorsunuz belli değil. Anlamsız.
Rakamlar yalan söylemez. Gelin dostlar, birlikte inceleyelim.
Gümrük engellerinin uygulanmasındaki politikaların idari sahibi Ticaret Bakanlığı'dır.
Ticaret Bakanlığı, esnaf ve ticaret odaları, sanayi odaları ve KOBİ'lerin talepleri doğrultusunda böyle bir karar almış.
Dolayısıyla kamuoyunun bunu talep etmesi ve haklı gerekçeler göstermesinin işe yaramaması için hiçbir sebep yok.
Ticaret odalarının bahaneleri ve taleplerinin olumlu sonuç vermediği maalesef açık. Ülkemizde dışa bağımlılığın bireysel ithalatın engellenmesiyle azalmadığı rakamlarla ortada:
Her engelden sonra Çin'den ithalat rakamlarını inceleyelim:
2019 - 22€ vergi muafiyeti tamamen kaldırıldı
Sonuç: 19,13 → 23,02 milyar $ (+%20,3)
2022 - kolaylaştırılmış/maktu rejim tavanı 1.500€ → 150€
Sonuç: 32,24 → 41,35 milyar $ (+%28,3)
2023: 41,35 → 44,98 milyar $ (+%8,8)
2024 - 150€ → 30€; AB vergisi %20→%30, diğer ülkeler %30→%60
Sonuç: 44,93 → 49,58 milyar $ (+%10,3)
2026 - 30€'luk BGB rejimi de kaldırıldı
Sonuç: Şubat - Haziran hesabıyla yaklaşık +%10,9
Buradan "engeller ithalatı artırdı" sonucu çıkaramayız. Ancak engellerin işe yaramadığını kesinlikle söyleyebiliriz.
Tamirde, eğitimde, AR-GE projelerinde, hobi ürünlerinde iç pazara mahkum olmak ithalatı azaltmıyor. Çünkü iç pazardaki satıcılar da ithal ediyorlar.
Olan tüketicinin cebine oluyor çünkü bu yaklaşım bir tekel oluşturuyor. Ayrıca her ürünün yaygın bir pazarı varmış gibi ithal edilmesi de mümkün değil. Bu da niş ürünlere ve parçaya erişimi engelliyor.
@ticaret@gumrukveticaret bu konuda sizden bilgi bekliyoruz. Geliştiriciler olarak yaşadığımız zorlukların farkına varmanızı bekliyoruz. Ülkemizde üretmek ve geliştirmek için bunların engel oluşturduğuna dikkat çekmek isteriz.
@itokurumsal Tacirlerin politikalarındaki zayıflıkların yükünü tüketiciye yansıtmak için çaba sarf etmeyin ve bu süreçte yanımızda olun.
@iletisim Sesimizi duyurmamıza yardımcı olmanızı bekliyoruz. Mühendislik öğrencileri olarak özellikle bu yasal düzenlemelerden etkileniyoruz. İlginiz için şimdiden teşekkür ederiz.
Herkesten destek bekliyoruz.
@ceyhann4444 Makul limitlerde ve herkesin hakkaniyetle kazanabildiği ve ülkemizin cari açığını büyütmeyecek şekilde yasa düzenlenmeli.
Şimdiki haliyle bir grup insanın astronomik kârlar elde etmesi sağlanıyor, onlar kazanırken biz kaybediyoruz...
Rakamlar yalan söylemez. Gelin dostlar, birlikte inceleyelim.
Gümrük engellerinin uygulanmasındaki politikaların idari sahibi Ticaret Bakanlığı'dır.
Ticaret Bakanlığı, esnaf ve ticaret odaları, sanayi odaları ve KOBİ'lerin talepleri doğrultusunda böyle bir karar almış.
Dolayısıyla kamuoyunun bunu talep etmesi ve haklı gerekçeler göstermesinin işe yaramaması için hiçbir sebep yok.
Ticaret odalarının bahaneleri ve taleplerinin olumlu sonuç vermediği maalesef açık. Ülkemizde dışa bağımlılığın bireysel ithalatın engellenmesiyle azalmadığı rakamlarla ortada:
Her engelden sonra Çin'den ithalat rakamlarını inceleyelim:
2019 - 22€ vergi muafiyeti tamamen kaldırıldı
Sonuç: 19,13 → 23,02 milyar $ (+%20,3)
2022 - kolaylaştırılmış/maktu rejim tavanı 1.500€ → 150€
Sonuç: 32,24 → 41,35 milyar $ (+%28,3)
2023: 41,35 → 44,98 milyar $ (+%8,8)
2024 - 150€ → 30€; AB vergisi %20→%30, diğer ülkeler %30→%60
Sonuç: 44,93 → 49,58 milyar $ (+%10,3)
2026 - 30€'luk BGB rejimi de kaldırıldı
Sonuç: Şubat - Haziran hesabıyla yaklaşık +%10,9
Buradan "engeller ithalatı artırdı" sonucu çıkaramayız. Ancak engellerin işe yaramadığını kesinlikle söyleyebiliriz.
Tamirde, eğitimde, AR-GE projelerinde, hobi ürünlerinde iç pazara mahkum olmak ithalatı azaltmıyor. Çünkü iç pazardaki satıcılar da ithal ediyorlar.
Olan tüketicinin cebine oluyor çünkü bu yaklaşım bir tekel oluşturuyor. Ayrıca her ürünün yaygın bir pazarı varmış gibi ithal edilmesi de mümkün değil. Bu da niş ürünlere ve parçaya erişimi engelliyor.
@ticaret@gumrukveticaret bu konuda sizden bilgi bekliyoruz. Geliştiriciler olarak yaşadığımız zorlukların farkına varmanızı bekliyoruz. Ülkemizde üretmek ve geliştirmek için bunların engel oluşturduğuna dikkat çekmek isteriz.
@itokurumsal Tacirlerin politikalarındaki zayıflıkların yükünü tüketiciye yansıtmak için çaba sarf etmeyin ve bu süreçte yanımızda olun.
@iletisim Sesimizi duyurmamıza yardımcı olmanızı bekliyoruz. Mühendislik öğrencileri olarak özellikle bu yasal düzenlemelerden etkileniyoruz. İlginiz için şimdiden teşekkür ederiz.
Herkesten destek bekliyoruz.
ABD ve AB'deki uygulamaları bahane ederek basitleştirilmiş gümrük beyannamesinin tamamen kaldırılması kabul edilemez!
ABD Türkiye'ye kıyasla kendi kendine daha çok yetebilen bir ülkedir. Buna karşın vergilerini basitçe ödeyip 800 doların altında ürünleri alabiliyorlar.
SİZİN GİBİ TAMAMEN KAPATMIŞ DEĞİLLER. SİZ DE AMERİKA DEĞİLSİNİZ.
AB'de 3€ ödeyerek ürünü teslim alabilirsiniz. Yurtdışından telefon isteyebilirsiniz.
Sizinki ticari bir düzenleme değil ki? Yandaşlarınızı beslemek için yapıyorsunuz.
VE ANDOLSUN Kİ HEPSİNİ BİRER BİRER KALDIRMADIKÇA SİZE RAHAT VERMEYECEĞİZ.
IMEI için ücret ödemeyeceğiz,
Bireysel ithalat yapabileceğiz,
Rüşveti ve kaçakçılığı besleyen düzeninize son vereceğiz.
https://t.co/wcrVIK9Pi7
İmzalayarak destek olabilirsiniz.
https://t.co/exdm7Itlbq