Anayasa’ya açıkça aykırı bir yargı kararı gerekçe gösterilerek Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel merkez binası kolluk kuvvetlerince işgal edilmiştir.
Bir parti genel merkezinin gazla, plastik mermilerle, zorbalıkla zapt edilmesi kabul edilemez.
Konu bir parti konusu değil, Türkiye demokrasisinin iktidar ve kuklaları tarafından yerle bir edilmeye çalışılmasıdır.
Demokrasi, hukuk ve özgürlükler halkın mücadelesiyle kazanılır, halkın mücadelesiyle korunur.
TİP, demokrasi mücadelesinin tarafıdır.
Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, faşizme karşı meydanlarda yerimizi alacağımızı, halkla verilecek mücadelenin yoldaşı olacağımızı, Saray’ın kuklası kayyumu tanımayacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz.
Karşı devrime direneceğiz. Saray darbesine teslim olmayacağız.
Kahrolsun faşizm!
Emeklilik bir lütuf değil, kazanılmış haktır.
Yapılacak düzenleme tüm emeklileri kapsamalıdır.
Sadece en düşük maaşlara yapılacak sınırlı bir artış; yoksulluğu yönetmek, adaletsizliği kalıcılaştırmaktır.
TBMM'de Öcalan ve PKK’yla başlatılan müzakere süreci çerçevesinde bir komisyon oluşturuluyor. Zafer Partisi, CHP dahil hiçbir muhalefet partisinin bu komisyona katılmaması gerektiğini savunuyor.
Komisyona katılmama için üç temel gerekçe var.
1) Bu komisyon AKP, MHP, DEM ve Öcalan PKK arasında başlamış olan mevcut müzakere sürecinin meşrulaştıracaktır.
2) Öcalan ve PKK’nın İstiklal Harbi veren ve devlet kuran Gazi Meclis tarafından muhatap alınması anlamına gelecektir.
3) Bu komisyon, PKK’nın taleplerine cevap verme ve bu talepleri meşrulaştırarak yerine getirme komisyonu olacaktır.
4) Bu komisyon PKK taleplerine cevap verme ve onu meşrulaştırmanın ötesinde, yapılacak yasal düzenlemelerle PKK'ya af ve siyaset serbestisi getirme ve yeni anayasa ile ulus-üniter devletin tasfiyesi işlemini üstlenmiş olacak. Yani 23 Nisan 1920'de devlet kuran TBMM, şimdi o devleti tasfiye etmiş olacak.
Bu 4 temel nedenden ötürü hiçbir muhalefet partisi komisyonda yer almamalıdır. Türkiye Cumhuriyetini tasfiye suçuna ortak olmamalıdır.
Zafer Partisi olarak bu komisyona katılmayarak muhalefet eden milli politik güçler ile birlikte yaşanan sürecin Türkiye’nin başına getireceği büyük sorunları ilçe ilçe köy köy dolaşarak, mitingler, konferanslar, paneller düzenleyerek anlatacağız. Sosyal medyada, televizyonlarda PKK ile müzakerelerin ülkemizin başına getirileceği felaketleri izah edeceğiz.
Bakın size kısa ama komik bir İŞÇİ Düşmanının hikayesini anlatacağız.
İzlediğiniz Video İZMİR Buyuksehir Belediye başkan adayı Cemil KOLORDU 'nun seçim öncesi TÜRK İŞ ziyareti .
Konuşan kişi Belediye İş Sendikasinin şube başkanı.
Hani Cemil KOLORDU beyin belediyeyi batıracak sözleşme imzalamışlar dediği Şube Başkanı.
Şube Başkanı diyor ki Cemil Bey'e bu sözleşmeden dolayı size teşekkür ederiz.
Cemil KOLORDU durur mu yapıştırıyor kurmayları ile birlikte alkışı 😅
Bugün 400 işçiyi işten atmasına gerekçe gösterdiği SOZLEŞME'nin Şakşakçıları da , İşçilere Küfür ettirenler de , İşçilerin ekmeği ile oynayanlar da aynı kişiler
Beraber ŞAKŞAKLAYIP, Beraber YİYORLAR .
VİA / @izgazete2@iz_umitkartal
SEÇİM ÖNCESİ VİDEO
Her şey o sözleşme tartışılarak başladı.
Yeni başkan ‘sorumsuz eski yönetim’in imzaladığı sözleşme’ diyerek bir tartışma başlattı.
Birebir aynı sözleşmeyi kendisinin de geçen dönem imzaladığını ispat ettiğimizde, önce bana ANKA’ya verdiği demeçle hakaret etti, sonra bu kez ‘fırsatçı sendikacıların imzaladığı sözleşme’ demeye başladı.
***
Önce ‘eşit işe eşit ücret’ isteyen DİSK Genel İş üyeleri bu sözleşme bahanesiyle kamuoyu önünde linç ettirildi.
Sonra TÜRK-İŞ’e bağlı Belediye-İş üyesi 1030 işçinin o sözleşmeden vazgeçmezlerse işten çıkarılacağı şantajında bulunuldu. Şuana kadar da 400 işçi işten çıkarıldı.
***
Bu video neden önemli?
Videodaki kişi yerel seçimlere 1 hafta kala TÜRK-İŞ’i ziyaret eden dönemin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan ADAYI cemil tugay.
Konuşma yapan kişi ise, işten çıkarılan işçilerin üyesi olduğu Belediye-İş 2 No’lu Şube Başkanı Savaş Atalay.
Bakın ne diyor Savaş Atalay!
Bakın sonrasında kim alkışlıyor!
***
Demek ki neymiş, cemil tugay’ın özel isteği ile masa yeniden kurulmuş, onun talebiyle bu rakamlara imza atılmış!
***
Günlerce buradan ‘hepsini at işten, helal olsun İzmir’in hakkını savunan başkana’ naraları atıp; işçilerin 90-100 bin maaş aldığı yalanını yayarak küfürler edenler pişman olur mu?
Elden ele Yılmaz Özdil’e ulaştırır mısınız? -3-
18 yıldır çalıştığı İzmir Büyükşehir Belediyesi’ndeki işinden çıkarılan yüzde 40 engelli İZSU işçisi görüntülerle soruyor: Siz bu işi kaç paraya yapardınız?
(Sonuna kadar izleyin)
Özgür Özel Bayburt’ta “İşçi sendikaları ‘direneceğiz, meydanlara çıkacağız’ diyorsa, arkanızdayız, arkanızdayız, arkanızdayız” diyor.
İzmir’de belediye üzerinden sendikalar itibarsızlaştırılıyor. Sosyal medya trolleri üzerinden işçiler linç ediliyor. Sürece dair en ufak eleştiriler düşmanlık olarak lanse ediliyor.
Cumhuriyet Halk Partisi bu iki yöntemden hangisini tercih ederek bu halkı AKP’den kurtarmayı düşünüyor?
⚠️ İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasının ardından yaşanan gelişmeleri takip ediyoruz.
İnternette yayılan fotoğraf, video ve bilgileri, eylem yerindeki duyumları doğrulamadan paylaşmayın.