Timur Soykan:
*Akp’li milletvekillerine sadece ilk sayfası verildi
*İmzalayın diye talimat geldi yani içinde ne olduğunu bilmiyorlar
*Boş senet koysan imzalayacaklar
*İçeriğini Devlet Bahçeli, Abdullah Öcalan, Erdoğan ve MİT biliyor
*Ama milletvekilleri ve bakanlar bilmiyor
Abdullah Öcalan Terörist Başıdır!
Abdullah Öcalan Bebek katilidir!
Abdullah Öcalan yattığı o hücrede çürüyecek kadar aşağılık bir katildir.
Murat Ağırel’e selam olsun.
Gazetecilik, saygınlık anlamında zaten üst seviyedeydi benim için.
Tekrar taktir ettim
Genel başkanımız Özgür Özel Chp’den istifa etti. #Yeniparti’mizin kuruluş dilekçesini içişleri bakanlığı’na teslim ettik. Vatana, millete hayırlı olsun.
KAMUOYUNA
Tam 33 yıl önce, büyük bir inanç ve umutla Cumhuriyet Halk Partisi saflarında örgütlü mücadeleye başladım.
O gün yalnızca bir siyasi partiye üye olmadım. Cumhuriyet’e, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve millet egemenliğine bağlı kalacağıma söz verdim.
Cumhuriyet Halk Partisi benim için sadece bir siyasi parti değil; hayatı öğrendiğim, hukuku savunduğum, haksızlığa karşı mücadele ettiğim, sokakta, meydanda, mahkeme salonlarında ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde millet adına görev yaptığım büyük bir okul oldu. Hayatımın en güzel ve en verimli 33 yılını bu mücadeleye adadım.
31 Mart 2024 seçimlerinde milletimiz Cumhuriyet Halk Partisi’ni Türkiye’nin birinci partisi yaptı. Bu sonuç yalnızca bir seçim başarısı değil, halkın değişim iradesinin güçlü bir ilanıydı. Millet, iktidarın değişmesini istediğini açıkça ortaya koydu.
Ancak ne yazık ki o büyük umut büyütülmek yerine kuşatıldı. Demokratik siyaset ağır tartışmaların ve müdahalelerin içine sürüklendi.
Ben hayatım boyunca şu ilkeye inandım:
“Hayatı değiştirenler, sürekli erteleyenler değil; doğru zamanda doğru kararı alıp harekete geçenlerdir.”
Çünkü tarih; bekleyenleri değil, sorumluluk alanları yazar.
Bugün de Türkiye böyle tarihî bir eşiktedir.
12 Eylül 1980 askerî darbesiyle siyasi partiler kapatıldı. Cumhuriyet Halk Partisi de kapatıldı. Ancak Cumhuriyet fikri kapatılamadı. Demokrasi mücadelesi durdurulamadı. Millet iradesi teslim alınamadı. O gün nasıl yeni siyasi yollar açıldıysa, bugün de demokrasiyi yaşatmanın yolu, milletin umudunu yeniden örgütleyebilmektir.
Son dönemde İstanbul İl Başkanlığımızda ve Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezinde yaşananlar, demokratik siyaset adına hepimizi derinden yaralamıştır. Bir siyasi partinin merkezine yönelik müdahaleler, parti hukukuna ilişkin tartışmalar ve ortaya çıkan görüntüler, Türkiye’nin demokrasi tarihi açısından uzun süre konuşulacak olaylar olarak hafızalara kazınmıştır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nde yaptığı uyarı bugün de yolumuzu aydınlatmaktadır:
“İstiklal ve Cumhuriyetine kastedecek dâhilî ve haricî bedhahların olacaktır.”
Cumhuriyet’e yönelik tehditler yalnızca dışarıdan gelmez. İçeride yaşanan gelişmeler de demokrasiyi ve millet iradesini zayıflatabilir. Böyle dönemlerde yapılması gereken, umutsuzluğa kapılmak değil; Cumhuriyet’in temel değerlerine daha güçlü sarılmaktır.
Bu nedenle bugün verdiğim karar, bir kırgınlığın değil; tarih ve vicdan önünde taşıdığım sorumluluğun sonucudur.
Bugün itibarıyla, 33 yıldır onurla üyesi olduğum Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ediyorum.
Ancak Cumhuriyet’ten ayrılmıyorum.
Atatürk’ün ilke ve devrimlerinden ayrılmıyorum.
Demokrasiden ayrılmıyorum.
Hukukun üstünlüğünden ayrılmıyorum.
Milletimin yanında olmaktan ayrılmıyorum.
Bugün, Sayın Özgür Özel liderliğinde, milletimizin değişim umudunu büyütmek ve demokrasi mücadelesini daha güçlü sürdürmek amacıyla YENİ PARTİ çatısı altında yeni bir siyasi yürüyüşe başlıyoruz.
Bu karar, geçmişi inkâr etmek değildir.
Bu karar, mücadeleyi yarıda bırakmak değildir.
Bu karar, gömlek değiştirmek değildir.
Bu karar, millet için ateşten gömlek giymektir.
Çünkü tabelalar değişebilir.
Parti isimleri değişebilir.
Logolar değişebilir.
Siyasi adresler değişebilir.
Ama ilkeler değişmez.
Cumhuriyet değişmez.
Demokrasi değişmez.
Hukukun üstünlüğü değişmez.
Millet egemenliği değişmez.
Bizim sadakatimiz tabelalara değil; Cumhuriyet’e, demokrasiye, hukuka ve aziz milletimizedir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözü bugün de mücadelemizin özünü ifade etmektedir:
“Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir.”
İnanıyorum ki Türkiye’nin ikinci yüzyılında ihtiyaç duyulan şey; ayrışma değil birlik, kavga değil hukuk, umutsuzluk değil yeni bir umut, durmak değil yürümektir.
Mücadele bitmedi.
Asıl mücadele şimdi başlıyor.
Saygılarımla,
Av. Mahmut TANAL
ŞANLIURFA MİLLETVEKİLİ
Liderimiz Özgür Özel, ‘YENİ Parti’mizin kuruluş evraklarını imzalayarak Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa etti. 91 milletvekilimiz YENİ Parti Kurucular Kurulu’na katıldı.
Başlıyoruz!