Dünyanın oluşumundan insanlık tarihine kadar.
Mutlaka izlemeniz gereken harika bir Nat Geo Wild belgeseli
4,5 milyar yaşında olan Dünya'nın nasıl oluştuğunu, buz devrini, dinozorlar çağını ve insan evrimini basit ama harika bir şekilde anlatan muhteşem bir belgesel
Türkçe dublajı ile
Elon Musk thinks the entire education system is built on a broken assumption.
That every student should learn the same thing. At the same speed. In the same order. At the same time.
Musk: “Everyone goes through from like 5th grade to 6th grade to 7th grade like it’s an assembly line. But people are not objects on an assembly line.”
The model was designed for a factory economy. Standardized inputs. Predictable outputs.
That economy is gone. The assembly line is gone.
But the education system still runs on its logic.
A student who masters algebra in two weeks sits through eight more weeks because the calendar says so. A student who struggles gets dragged forward because the schedule doesn’t wait.
Neither is being served. Both are being processed.
Musk: “Allow people to progress at the fastest pace that they can or are interested in, in each subject.”
AI doesn’t teach a classroom. It teaches a student.
One at a time. Every time.
It skips what a student already knows. It finds where they’re stuck and approaches it from a different angle.
It adjusts in real time. Not at the end of a semester when the damage is already done.
A student obsessed with basketball learns fractions through shooting percentages. A student who builds in Minecraft learns geometry through architecture.
The subject doesn’t change. The entry point does.
No teacher with thirty students can do this. Not because they lack skill.
Because the math doesn’t work.
AI doesn’t have that constraint.
Musk: “You do not need to tell your kid to play video games. They will play video games on autopilot all day. So if you can make it interactive and engaging, then you can make education far more compelling.”
The brain isn’t broken. The format is.
Kids learn complex systems and strategic thinking for hours voluntarily. Then walk into a classroom and can’t focus for twenty minutes.
That’s not a discipline problem. That’s a design problem.
Musk: “A university education is often unnecessary. You probably learn the vast majority of what you’re going to learn there in the first two years. And most of it is from your classmates.”
Four years. Six figures of debt.
And the real value comes from the people sitting next to you. Not the institution charging you.
The degree doesn’t certify knowledge. It certifies endurance.
Musk: “If the goal is to start a company, I would say no point in finishing college.”
The system was built to train employees. If you’re not trying to be one, it has nothing left to offer you.
Every lecture. Every textbook. Every curriculum. Now available instantly. Personalized to any learner. Adapted to any pace.
The question isn’t whether the old model survives.
It’s how long we keep forcing students through it while the replacement already exists.
Bir profesör, 30 yıl boyunca aynı “nasıl çalışılır” dersini anlattı…
Ve o video sessizce internetin en çok izlenen eğitim içeriklerinden biri haline geldi.
Adı Marty Lobdell.
Psikoloji profesörü olarak kariyeri boyunca şunu gözlemledi: 👇
Prof Dr Ahmet Küçükusta: Tüm sağlık reçeteleri yalan dedi sosyal medya sallandı...
Prof. Küçükusta: Tüm sağlık reçeteleri yalan..‼️‼️
Profesör Ahmet Rasim Küçükusta ezberleri bozdu.
Dünya sağlık kartellerini eleştirdi. "Hastaneye giderseniz sizi zorla hasta ederler" dedi.
- Mr'ların yüzde 90'ı gereksiz yere çekiliyor.
- Kanser taramalarının çoğu kandırmaca. Insanlar kendilerini kullandırmasın.
- İlaçların çoğu boşa veriliyor. Yüzde 37'si çöpe gidiyor.
- Antibiyotik yazan değil, yazmayan doktor makbuldür. Ama bizde tam tersi geçerli maalesef.
- Grip aşılarının etkinliği sıfır.. Ben hayatta vurdurmam.
- Her yıl gereksiz yere binlerce biyopsi yapılıyor, röntgen çekiliyor.
- Leblebi çekirdek yer gibi anjiyo yapılıyor. Stent takılıyor. Bunlar vücuda zarar veriyor. – Check-up kampanyaları gerçek bir tuzak. Akciğer filmi vücudunuza zarar veriyor.
– Insanlar kendiliğinden geçecek hastalıklar ıcın kesinlikle hastanelere gitmesinler. Tahliller vücuda radyoaktif ışın veriyor. Gereksiz ilacın faydası yok zararı var.
– “Başlangıç” diye birşey uyduruldu. Hastalara, alzheimer, reflü, astım başlangıcı teşhisi konuyor. Amaç hastayı boş çevirmemek. Başlangıç diye birşey yok. Ya hastasın ya değilsin.
– Kolestrol ilaçlarının tedavi yüzdesi çok düşük. Zararı daha fazla. Hayat tarzınızı değiştirmek ilaçtan çok daha etkili. Doğal beslen, hareket et bu beladan kurtul.
– Nodül çok abartılıyor. Nodülün kansere dönüşme ihtimali çok düşük. Bunun için gereksiz tahlil ve teşhisler yapılıyor.
– Vitamin haplarının sağlam insanlara hiçbir faydası yok. “Ben yorgunum” diye vitamin hapı alınmaz.
– Köpek balığı kıkırdağı ile kanser tedavi edildiği iddiası tamamen uydurma. Köpek balıklarının kansere yakalanmadığı düşüncesi de safsata. Bu hayvanlarda kırk çeşit kanser tespit edildi.
– “Bitkisel ilaçların hepsi masumdur. Yan etkisi yok” düşüncesi doğru değil. Unutmayın, haşhaş, tütün, zehirli mantar da birer bitki…
ayçiçek yağı, Mısır özü yağı, margarin ve trans yağ içeren ürünleri kullandın. Tereyağı ve zeytinyağı tüketmedin ki organlarından biri iflas edene kadar bunları yedin.Bulaşık makinesine deterjan ve parlatıcı koyduğunda, o deterjanı ve parlatıcıyı yediğini fark etmedin. Deterjan yerine karbonat, parlatıcı yerine sirke koyarak hem sağlıklı hem de tertemiz bulaşıkların olacağını önemsemedin.Evde basitçe kostik ve zeytin yağını karıştırıp kalıplara dökmek ve kendi doğal sabununu yapmak dururken, gidip içerisinde bin tane kimyasal zehir olan o sabunlarla her Sabah yüzünü bedenini yıkadın. Her gün bu daha da iyi diye pazarlanan o şampuan zehirleriyle saçını yıkadın.Evini arap sabunu gibi doğal yağlarla üretilmiş bir sabun yerine, temiz olsun diye çamaşır suyuyla sildin. O su buharlaştıkça soludun ve akciğer kanseri oldun.
Yaşamını mahveden büyük şehirde egzoz gazı solumaya ve araba kullanmaya devam ettin. Doğal beslenmeyen hayvanları, sebzeleri, meyveleri ve tahılları yedin ve adına da “doğal beslenme” dedin. Denize lağım ve fabrika atıkları boşaltırken o denizden çıkan balığı yedin, midyeleri yedin. Fast food’un her aşamasının zehir ve ölümcül olduğu bas bas bağırılırken sen tepsi kadar pizzaları götürüyordun, üç katlı hamburgerleri yuvarlıyordun.Evine naylon torba, naylon kıyafet, sentetik ayakkabılar terlikler soktun. Kıyafetlerinde sadece pamuk, bambu lifi, keten tercih etmedin.Sobayı attın ve evine klimayı ve bilimum elektrikli ısıtıcıyı soktun.Toprağa dokunmuyor ve stresten gülümsemeyi unutuyorsun. Sonuç; sokaktaki her on kişiden üçü kanser. Sen de ya bu üç kişiden birisin ya da tüm bu saydıklarımı ısrarla yapmaya devam edersen, bir süre sonra dördüncüsü de sen olacaksın…
Hadi seni geçtik de kardeşim, peki ya çocuğunun suçu ne?”
Değerli dostlar bu yazımız diğer yazılarımızdan çok farklı.
Lütfen bunu herkese ulaştıralım.
Mutlaka izlemeniz gereken harika bir Nat Geo Wild belgeseli.
4,5 milyar yaşında olan Dünya'nın nas��l oluştuğunu, buz devrini, dinozorlar çağını ve insan evrimini basit ama harika bir şekilde anlatan muhteşem bir belgesel.
Türkçe dublajı ile.
Pil azalmaya başladığında iPhone'u değiştirmeyin.
Pil azalmaya başladığında iPhone'u değiştirmeyin.
Pil azalmaya başladığında iPhone'u değiştirmeyin.
Apple, pilin hızlı tükenmesi için varsayılan ayarları kasıtlı olarak bu şekilde belirlemiştir.
Ayarlarla biraz oynadıktan sonra, pil ömrü artık 6 saatten 10 saate çıktı.
Ve yöntem şu şekildedir: 👇
ABD, İran'ı bombalarken Çin neden susuyor ?
Çoğu kişi aynı soruyu soruyor.
"Çin neden sessiz? Enerji ortağı bombalanıyor. Ticaret yolu yıkılıyor. Neden tepki vermiyor?"
Cevap o kadar basit ki çoğu analist kaçırıyor.
Düşmanın kendi kendini yok ederken araya girmezsin.
Anlatıyorum...
Herkes "ABD ve İsrail İran'ı vurdu" diyor.
Ama İran ne yaptı?
Lütfen dikkatli okuyun.
Birincisi: Hürmüz Boğazı.
Dünya petrol arzının %20'si bu boğazdan geçiyor. Her gün milyonlarca varil. Dünyanın en kritik deniz geçiş noktalarından birisi.
İran kapattı.
Donanmayla değil. Savaş gemisiyle değil. Ucuz drone'larla.
İran tek bir savaş gemisi kullanmadan dünyanın en kritik deniz geçiş noktalarından birini kapattı. Körfez ülkeleri ekonomik olarak çok ağır yara aldı.
İkincisi: Körfez ülkelerini vurdu.
Kuveyt hedef alındı. Irak hedef alındı. Suudi Arabistan hedef alındı. BAE hedef alındı.
Rakamları açıklayayım.
Sadece BAE'ye: 189 balistik füze 941 drone saldırısı düzenlendi.
Bu ülkeler onlarca yıldır Amerika'dan silah aldı. Trilyonlarca dolar harcadı. Patriot sistemleri. THAAD sistemleri. "Dünyanın en gelişmiş hava savunması" dediler.
Ne oldu?
BAE savunma sistemi 189 balistik füzeden sadece 3'ünü düşürdü. 941 drone'dan sadece 121'ini engelledi.
Milyarlarca dolarlık savunma sistemi boş boş baktı.
35 bin dolarlık drone'lar şehrin ortasına düştü.
Ve tüm dünya asıl meseleyi gördü.
35 bin dolarlık drone'u düşürmek için 1.4 milyon dolarlık füze atıyorsun.
Bu rakamı tekrar okuyun. 35 bin dolara karşı 1.4 milyon dolar.
Bunu şöyle düşünün.
Evinize her gün taş atıyorlar. Her taş 1 lira. Siz her taşa 40 liralık mermi harcıyorsunuz. Ama evinizin bazı camlarına taş isabet ediyor. Bazı camları kırıyor. Televizyonunuzu parçalıyor.
Bu savaş sürdürülebilir değil. Ve İran bunu biliyor.
Herkes "Çin hiçbir şey yapmıyor" diyor.
Yanlış.
İran'ın füzeleri Amerikan GPS'i yerine Çin uydularıyla hedef buluyor. Körfez ülkelerindeki kritik hedefler ABD üsleri, veri merkezleri, üretim tesisleri hepsi Çin uydusu ile bulunuyor.
Savaştan önce ne oldu?
Rusya, Çin ve İran Hürmüz Boğazı'nda ortak deniz tatbikatı yaptı.
Çin ringe çıkmadı. Ama rakibi antrenmanda kendisi hazırladı.
Navigasyonu verdi. Teknolojiyi sağladı. Tatbikatla koordinasyonu yaptı.
Sonra kenara çekildi ve izlemeye başladı.
Şimdi Körfez ülkelerinin gözünden bakın.
Onlarca yıldır Amerika'dan silah aldın. Trilyonlarca dolar harcadın. "Güvendesiniz" dediler.
İran 35 bin dolarlık drone'larla havalimanını vurdu. Otelini vurdu. Limanını vurdu.
Ve sonra Amerika sana dönüp ne dedi?
"ABD tahvili almaya devam edin."
Sonuç?
Suudi Arabistan, BAE, Kuveyt ve Katar masaya oturdu. ABD ile imzaladıkları kontrat maddelerini inceliyorlar. Yatırım taahhütlerini iptal etmeyi tartışıyorlar. Mevcut varlıklarını satmayı değerlendiriyorlar.
Bu ülkeler birkaç ay önce ABD'ye 2 trilyon doların üzerinde yatırım taahhüdü vermişti.
Şimdi çıkışı tartışıyorlar.
Bunu Çin yapmadı. ABD kendi elleriyle yaptı.
ABD müttefiklerinin tamamını sadece kendi çıkarları için savaşın içerisine soktu. Sattığı silahlar müttefiklerini koruyamadı. Sonra aynı müttefiklere "bize yatırım yapın" dedi.
Matematik artık çalışmıyor. Matematik çalışmayı bırakınca sadakat de kaybolur.
Herkes Amerika'ya bakarken Çin son 10 yılda sessizce neler yaptı?
2023'te Suudi Arabistan Çin'e yuan ile petrol satmaya başladı. Bu tek başına bir ay boyunca manşet olmalıydı. Olmadı.
BRICS genişledi. Suudi Arabistan, BAE ve İran 3 enerji devi aynı blokta toplandı.
Çin SWIFT'e alternatif olarak CIPS'i kurdu. Batı dışı ülkeler artık dolar kullanmadan ticaret yapabiliyor.
Bu hamlelerin hepsi İran'a tek bir bomba düşmeden önce yapıldı.
En sessiz ama en yıkıcı hamlelerden birisi.
Çin kesintisiz şekilde ABD tahvili satıyor.
Çin'in ABD tahvil stoğu zirvede 1.3 trilyon dolardı. Kasım 2025 itibarıyla 682 milyar dolara düştü. 2008'den bu yana en düşük seviye.
Peki o parayla ne alıyor?
Altın.
Şimdi Çin'in asıl hamlesine gelelim.
Afrika. Dünyanın en genç kıtası. 2050'de nüfusu 2.5 milyar olacağı tahmin ediliyor.
Çin 20 yıl önce anladı: Kim Afrika'nın altyapısını inşa ederse 21. yüzyılın sahibi olur.
ABD ne yaptı?
Irak ve Afganistan'da 4 trilyon dolar harcadı. Yıktı. Bombaladı. Sonra çekildi. Geriye kaos bıraktı.
Aynı dönemde Çin ne yaptı?
49 Afrika ülkesine 182 milyar dolar altyapı yatırımı yaptı.
-Kenya'da demiryolu inşa etti.
-Etiyopya'da baraj kurdu.
-Cibuti'de liman açtı.
-Nijerya'da 20 milyar dolarlık petrol ve gaz tesisi kuruyor.
-Kongo'da 10 milyar dolarlık hidroelektrik santral inşa ediyor.
-Namibya'da Afrika'nın en büyük güneş enerjisi santralini kurdu.
-Ruanda'da teknoloji merkezi açtı.
-Kıta genelinde Huawei altyapısıyla telekomünikasyon ağı ördü.
2025'te Afrika-Çin ticaret hacmi 348 milyar dolara ulaştı.
Bunu nasıl yaptı?
Tek kurşun atmadan. Tek rejim değiştirmeden. Tek yaptırım uygulamadan. Tek demokrasi dersi vermeden.
ABD 4 trilyon dolarla yıktı. Çin 182 milyar dolarla inşa etti.
Daha azıyla daha fazlasını kazandı.
Şimdi kendinize sorun: 2040'da 2.5 milyar Afrikalı hangi ülkenin telefonunu kullanacak? Hangi ülkenin ağında internet kullanacak? Hangi ülkenin demiryolunda taşımacılık yapacak?
Cevabı Çin verdi. Altyapıyı kuran kuralı koyar.
Napolyon demiş ki: "Düşmanın hata yaparken asla araya girme."
Xi Jinping bunu 50 yıllık bir doktrine çevirdi.
Çin savaşmıyor. İnşa ediyor.
Çin tehdit etmiyor. Kontrat imzalıyor.
Çin bağırmıyor. Susuyor.
Ve her geçen gün Amerika'nın kendi elleriyle yıktığı ittifakları sessizce devralıyor. Avrupa Çin'e yönelmeye başladı. Körfez ülkeleri Çin'e yönelmeye başladı. NATO içerisinde çatlak oluşmaya başladı.
Amerika her savaşla trilyonlar harcıyor. Cephaneliğini tüketiyor. Enerji piyasalarını karıştırıyor. Sattığı silahların işe yaramadığını kanıtlıyor. Körfez ortaklarını kaybediyor. Tüm Dünya'yı Pekin'in 20 yılda kurduğu sisteme doğru itiyor.
Herkes soruyor: "Çin neden sessiz?"
Çünkü sessizlik stratejinin ta kendisi.
Ve şu an süreç Pekin'in beklediğinden bile hızlı işliyor.