Dünyanın dört bir yanında aynı sevdaya gönül vermiş, sarı ve laciverti yan yana görünce kalbi heyecanla atan milyonların günü…
19 Temmuz Dünya Fenerbahçeliler Günümüz kutlu olsun. 💛💙
120 YILLIK MİRAS, MİLYONLARCA YÜREK, TEK ARMA!
Fenerbahçelilik; yalnızca bir takımı desteklemek değil, nesilden nesile aktarılan büyük bir aidiyettir. Tarihine sahip çıkmak, değerlerinden vazgeçmemek ve sarı lacivert renklerin yanında daima dimdik durmaktır.
Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimlerinden aldığı güçle, 120 yıldır Türk sporuna öncülük eden Kulübümüzün çatısı altında aynı sevdayı paylaşmanın gururunu yaşıyoruz.
Bizler, bir gün daha Fenerbahçeli olarak yaşayabilmek için hayata bağlanır; gerektiğinde o tek gün uğruna bütün bir ömrü gözden çıkarırız.
19.07 Dünya Fenerbahçeliler Günümüz kutlu olsun!
Sonsuza kadar yaşa Fenerbahçe!
Denizin içinden müsilaj sorununa bakış!
Yönetmen Şenay Ertorun’un geçtiğimiz günlerde Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali’nde gösterilen kısa belgeseli "Hayalet Deniz" müsilaj sorununun su varlıklarına ve ekolojiye yönelik içerdiği tehdidi kadraja alıyor.
https://t.co/CTIpGXuXOl
2008 - 2009 yılları arasında İBB şehir Tiyatrosu Haldun Taner Sahnesinde Zihni Göktay'la tanışmıştım. Bir senaryomu okumuştu. "Ben daha böyle düzgün Türkçe kullanarak senaryo yazan kimseyi görmedim." demişti. Mekanın cennet olsun. 😪😪😪
Kamuoyuna Duyuru
Kulübümüz, Futbol A Takımımızın kaptanlarından Mert Hakan Yandaş ile 1 yıllık yeni sözleşme imzalamıştır. Mücadeleci kimliği ve Çubuklu formamıza duyduğu aidiyet, bu kararın en önemli unsurları olmuştur.
Futbolcumuz da Fenerbahçe sevgisini bir kez daha ortaya koyarak, asgari ücret esasları doğrultusunda 1 yıllık yeni sözleşmeye imza atmıştır. Mert Hakan Yandaş’a Çubuklu formamızla başarılarla dolu bir sezon diliyoruz.
15 yıl önce bizi bir kumpasla yıkabileceklerini sandılar.
Ama biz…
Meydanlarda,
Adliye önlerinde,
Tribünlerde,
Tek ses, tek yürek olduk.
Ve hep birlikte haykırdık:
#FenerbahçeYıkılmaz 💛💙
Fenerbahçe armasındaki her bir renk ve figür özel bir anlama sahiptir. Sarı Lacivert: Lacivert renk asaleti, sarı renk ise Fenerbahçe'ye duyulan gıpta ve kıskançlığı temsil eder. Kırmızı Beyaz: Kırmızı ve beyaz renkler Türk bayrağını ve kulüp üyeleri arasındaki sevgi ve bağlılığı simgeler. Yeşil Renk: Amblemdeki meşe veya palamut dalı, Fenerbahçeliliğin güç, kudret ve kuvvetini gösterir. Beyaz Çember: En dışta yer alan "Fenerbahçe Spor Kulübü 1907" yazılı çember, temizliği ve açık yürekliliği ifade eder.
Armanın Serüveni: 1907 yılında kurulan kulübümüzün ilk simgesi, Fenerbahçe Burnu'nda bulunan tarihi deniz fenerinden esinlenen "Işık Saçan Fener" motifiydi ve 1915 yılına kadar çubuklu formada kullanıldı. Aynı tarihlerde Hikmet Topuzer'in çizdiği mevcut yuvarlak ve çok renkli arma tasarımı, kulübümüzün temel değerlerini koruyarak günümüze kadar ulaşmıştır.
#tarihinyazıldığıyerdesin
Milli takımlarda son 70 yıldır Fenerbahçeli hocaların görev aldığı süre 1 seneden az ! Aynı şekilde Federasyon Başkanları da genelde Galatasaraylı isimlerden seçilmiş.
Bir haftadır milli takım hakkında sosyal medyada ve medyada yazılanları takip ediyorum ve gördüklerime şaşırıyorum.
Galatasaray her istediğini yaptıramadığı için Futbol Federasyonu’na yükleniliyor. Hakan Çalhanoğlu ve Merih Demiral’ın isimleri Fenerbahçe ile anıldığı için eleştiriliyor, hatta özel hayatları bile didik didik ediliyor. Kerem Aktürkoğlu ise “şerefli bir kulübe geldim” diyerek Fenerbahçe’yi seçtiği için alay konusu yapılıyor, haysiyetiyle oynanıyor.
Ne yazık ki buna yalnızca bazı Galatasaraylı çevreler değil, sürüye katılan Beşiktaşlı ve Fenerbahçeli medya mensupları da eşlik ediyor.
Gözünüz açın ve bir geriye bakın, Ersun Yenal nasıl harcandı? Bir hatırlayın lütfen !
Sanki Federasyon Başkanı’nın Galatasaraylı olması, Teknik Direktör’ün Galatasaraylı olması gerekiyormuş gibi bir anlayış var. Ancak o zaman mı herkes memnun olacak?
SİZ BİR DAHA MARŞ YAZMAYIN, VİDEO ÇEKMEYİN, UÇAĞA BİNMEYİN...
Türkiye A Milli Futbol Takımı 2 maçta grubun 2 zayıf takımına da gol atamadan yenilerek Dünya Kupası’na 0 puanla veda etti.
Cumhurbaşkanı’mızın talimat ve tensibiyle, AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanlığı’nın hazırladığı marşı kim yazdıysa belli ki iyi yazamamış.
Marşın videosunu hazırlayan ekip de “görevden affını” istemeli zira videoda yeterince İHA, SİHA, tank, hücum bot ve uçak gemisi kullanılmamış olacak ki oyuncularımız üzerlerine yüklenen askeri misyonu tam olarak idrak edememişler.
Son olarak milletin vergileriyle San Francisco’ya 13 saat uçan ne kadar yanak-dudak dolgulu InstaGirl, yandaş muhabir, vasıfsız influencer varsa orda kalsınlar, dönüş uçağına alınmasınlar. Onca masrafa rağmen ne bizim oyunculara ne de taraftarımıza “influence” edememişler.
O KADAR HAZIRLIK(!) BOŞA GİTTİ
Halbuki 24 sene sonra katıldığımız bu Dünya Kupası için devlet-millet elele ne hazırlıklar yapmıştık…
İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili "Önümüzde Dünya Kupası var. Bu sebeple bahis ve şike operasyonuna bir süre ara verdik." diyerek bahisçi, şikeci ne kadar milli oyuncumuz varsa hepsinin yüreğine su serpmiş, turnuvadan önce ceza alma stresini üzerlerinden almıştı.
TFF Sirk Ligi’ne sırf Milli Takım daha iyi hazırlansın diye ara verilmiş, yerli ve mili şampiyon G.Saray’ın 4-0’lık Liverpool hezimeti sonrasında ligler 2 hafta geç başlatılmıştı.
Bunlar da yetmemiş, federasyon başkanımız bizzat milli oyuncularımıza Bodrum’da parasının kimin cebinden çıkacağı meçhûl villalar bile vaat etmişti.
Sonuçta bu devlet ve millet İHA’sıyla, SİHA’sıyla, villasıyla, tankıyla, tüfeğiyle, her türlü fedakârlığı yapıp 13 saat yollara düşmüşken başarı neden gelmedi?
İŞTE CEVABINI BEKLEYEN 5 SORU:
1. Paraguay maçında Barış Alper bariz itmeye faul verilmesine şaşırdı. Eren Elmalı havadaki rakibi ittiği için kart görmesine şaşırdı.
TFF Sirk Ligi standartlarına alışmış oyuncularımız gerçek oyun kurallarını unutmuş olabilirler mi?
2. Oyuncu havuzumuz o kadar muhteşemdi ki, Fransa liginde yılın kalecisi seçilen Berke Özer bile kadroya giremedi. Acaba Milli Takım kadrosu Paraguay-Avustralya gibi takımlara karşı aşırı muhteşem kurulmuş olabilir mi?
Berke Özer’le birlikte Arda-Kenan gibi yıldızlar da evde bırakılsaydı bu zayıf rakiplere karşı daha dengeli bir kadro kurulabilir miydi?
3. Turnuvada bizim çocukların saçı-başı çok konuşuldu. İlk maçta beğenilmeyen saçlar kesilince ikinci maçta 1 gol az yiyip yenildik. Acaba en başta turnuvaya bütün takım dazlak katılmış olsa puan alır mıydık?
4. Turnuvadan önce Arda Güler’e “2002’deki takımın iskeleti G.Saray’dı. Siz de o takım gibi bu oyuncu kadrosuyla dünyadaki her takımla baş edebileceğinizi düşünüyor musunuz?” şeklinde alâkasız bir soru soran G.Saraylı muhabirin çıkış noktasına göre hezimetin sorumlusu “G.Saray iskeleti” olabilir mi?
5. Sezon başında G.Saray başkanı bizim federasyon başkanına “sakın ha” dedi, G.Saray şampiyon oldu. Bizim Federasyon başkanı da ilk maçta 90 dakika yanında oturan FIFA başkanına bi’ “sakın ha” çekseydi, Milli Takım hiç değilse gruptan çıkar mıydı?
DOĞAL SELEKSİYONA UĞRADIK
Buraya kadar durumu yeterince hicvettikten sonra artık yazıya ciddi bir nokta koymanın vakti gelmiştir.
✅ FIFA, 48 takımlı saçma-sapan bir Dünya Kupası uydurdu. “Su molası” diye zoraki reklâm aralarıyla maçları iç etti. 32 takımlı gerçek turnuvaya zaten katılamazdık ve katılamadık.
✅ Her türlü kirli şaibenin döndüğü, yasadışı bahis, kara para aklama iddialarının gırla geçtiği, hakemlerin, yöneticilerin, futbolcuların şike soruşturmalarına tabi tutulduğu bir futbol ikliminden çıkıp 32 takımlı gerçek Dünya Kupası’na kalamadan elendik.
✅ Önce şaibeli hakemlerimizi turnuvaya almadılar. Sonra da bahis oynadığı iddia edilen milli oyuncularımız tam bir doğal seleksiyon sayesinde, kendilerinden daha hazır, daha keskin ve daha motive rakiplerine karşı bir varlık gösteremeden elendiler. Nihayetinde futbolun adaleti tecelli etti.
✅ Bahis/şike işlerine bulaşmamış, rakiplerin hakkını yememiş, sahte penaltı, faullerle futbolseverleri kandırmamış masum oyuncularımızı tenzih ederim. Onların bir suçu-günâhı yoktur. Maalesef kendilerini belki de hiç olmak istemeyecekleri tartışmaların ve bir siyasi propagandanın içinde buldular. Onlara yazık oldu.
Emrah Mutlu
@emutlu1907