Aslolan üslup !
İfade özgürlüğünden ziyade ifade terbiyesi, bence günümüzde en önemli mevzu
Herkes konuşmayı öğreniyor ama kimle neyi nasıl konuşacağını bilemiyor
Karakterin sesi olduğu kadar empatinin de vitrinidir aslında .
Anlatabildiklerin karşındakinin anladığı kadar mı?
Gölgenin Fermanı
Bir vakitler büyük bir konağın farklı kapılarından giren, farklı mühürler taşıyan iki heyet varmış.
Biri kelimelerin ağırlığına, diğeri mührünün bıraktığı ize güvenirmiş. Uzun yıllar ayrı masalarda oturmuş, aynı koridorlardan geçseler de yollarını pek kesiştirmemişler.
Günün birinde hazinenin kapısının aralanacağı haberi yayılmış.
Heyetlerden biri mürekkebini, diğeri mührünü alıp aynı parşömenin başına geçmiş. Bu buluşmaya önce “müşterek irade”, nihayet “tarihî birliktelik” adını vermişler.
O sırada konağın başka odalarında çalışanlar da yıllardır tuttukları defterleri açmışlar. Her biri kendi yükünü, sorumluluğunu ve emeğini hesaplıyor, kendi hakkının izini sürüyormuş.
Fakat yüksek masadakiler, koridorlarda duydukları her ayak sesini kendi kafilelerinin yankısı sanmışlar.
İçlerinden en bilgilisi, uzak diyarlardan öğrendiği gösterişli bir kelimeyi fermanın kenarına iliştirmiş.
SİMBİYOZ
Kelimenin manası üzerinde pek durulmamış. Söylenişi ağırmış; karşıdakini küçültürken söyleyeni derin gösteriyormuş. Bu kadarı yeterli görülmüş.
Ferman Ethem’in masasına ulaştığında, Ethem kelimenin altını çizip avludaki yaşlı bahçıvanın yanına gitmiş.
Bahçıvan, yan yana büyüyen iki ağacın dallarını buduyormuş.
Ethem sormuş:
“Usta, simbiyoz nedir?”
Bahçıvan makasını bırakmış:
“İki canlının birbirine tutunarak yahut birbirini besleyerek yaşamasıdır.”
Ethem biraz düşünmüş:
“Peki iki ayrı ağacın yağmur istemesi?”
Bahçıvan gülümsemiş:
“O başka. Yağmur kimsenin mülkü değildir.”
Ethem fermanı uzatmış:
“Ya bir ağaç, gölgesine denk gelen herkesi kendisine tutunmuş sanırsa?”
Bahçıvan kâğıdı katlayıp geri vermiş:
“O zaman ağacın kökü toprakta, vehmi gökyüzündedir.”
Ethem masasına dönmüş, defterinin kenarına tek cümle yazmış;
Kendi gölgesine denk gelen her yürüyüşü peşine takılmak sananlar, bir süre sonra güneşi de kendilerinin doğurduğuna inanır.
GELİR UZMANLARININ MALİ HAKLARI DAHA FAZLA ERTELENMEMELİDİR
Devletin mali gücü, vergi gelirlerinin doğru, zamanında ve eksiksiz biçimde toplanmasına dayanır. Kamu hizmetlerinin sürekliliği, bütçe disiplininin korunması ve kayıt dışı ekonomiyle etkin mücadele, güçlü bir gelir idaresini zorunlu kılar.
Bu sistemin sahadaki ana uygulayıcı gücü Gelir Uzmanlarıdır.
Gelir Uzmanları; beyanların kontrolünden vergilerin tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerine, kamu alacaklarının takibinden saha yoklama ve denetimlerine, kayıt dışı faaliyetlerin tespitinden vergi kayıp ve kaçağının önlenmesine kadar kamu gelirlerinin toplanması ve korunmasının her aşamasında doğrudan sorumluluk üstlenmektedir.
Buna karşın Gelir Uzmanlarının mevcut mali hakları; yürüttükleri hizmetin stratejik önemi, taşıdıkları sorumluluk ve kamu maliyesine sundukları katkıyla uyumlu değildir.
Gelir Uzmanlarının mali hakları iyileştirilmeli; ücretlerde oluşan kaybı telafi eden, ekonomik şartlar karşısında değerini koruyan, kalıcı ve sürdürülebilir bir düzenleme gecikmeksizin hayata geçirilmelidir.
Bu mesele yalnızca bir personel talebi değildir. Gelir İdaresinin kurumsal kapasitesini ve kamu gelirlerinin güvenliğini doğrudan ilgilendiren bir devlet meselesidir.
Devletin gelirini koruyanlar, kendi geçimini düşünmek zorunda bırakılmamalıdır.
#GelirUzmanları
Kariyer Meslekler İçin Ortak Bir Gelecek
Soru: Neden kariyer mesleklerin özlük haklarının iyileştirilmesini gündeme getiriyorsunuz?
Cevap: Çünkü kariyer meslekler, kamu yönetiminin uzmanlık, liyakat ve kurumsal hafızasının temelini oluşturmaktadır. Güçlü ve motive edilmiş kariyer meslek mensupları, daha etkin, verimli ve kaliteli kamu hizmetinin en önemli güvencesidir.
Soru: Talebiniz sadece taşra uzmanlarını mı kapsıyor?
Cevap: Hayır. Talebimiz, kariyer meslek sistemi içinde yer alan tüm kariyer uzmanlarını kapsamaktadır. Amacımız herhangi bir meslek grubunu diğerinden üstün görmek değil; tüm kariyer meslekler için adil, kapsayıcı ve kalıcı özlük düzenlemelerinin hayata geçirilmesini sağlamaktır.
Soru: Başka meslek gruplarına yapılan iyileştirmelere karşı mısınız?
Cevap: Kesinlikle hayır. Hak edilen her düzenlemeyi destekliyoruz. Ancak kariyer meslek sistemi bir bütündür. Benzer sorumluluk ve nitelik taşıyan tüm kariyer mesleklerinin birlikte değerlendirilmesi, kamu yönetiminde adalet ve dengeyi güçlendirecektir.
Soru: Aynı kurum içinde farklı mali haklar verilmesi neden önemlidir?
Cevap: Benzer sorumlulukları üstlenen çalışanlar arasında oluşan mali hak farklılıkları, çalışma barışını, motivasyonu ve kurumsal aidiyeti olumsuz etkileyebilir. Kalıcı başarı, adalet duygusunun tüm çalışanlar tarafından hissedildiği kurumlarla mümkündür.
Soru: Merkez ve taşra ayrımına neden dikkat çekiyorsunuz?
Cevap: Çünkü kariyer meslekler görev yerine göre değil, uzmanlık, liyakat ve sorumluluk esasına göre değerlendirilmelidir. Aynı kariyer sistemi içinde yalnızca görev yeri nedeniyle oluşan farklılıkların gözden geçirilmesi, hakkaniyet duygusunu ve kurumsal bütünlüğü güçlendirecektir.
Soru: Talepleriniz yalnızca mali haklarla mı ilgilidir?
Cevap: Hayır. Talebimiz sadece mali haklarla sınırlı değildir. Mesleki itibarın güçlendirilmesi, kariyer planlamasının desteklenmesi, motivasyonun artırılması, çalışma barışının korunması ve kurumsal aidiyetin güçlendirilmesi de en az ekonomik haklar kadar önemlidir.
Soru: Neden bütüncül bir düzenleme istiyorsunuz?
Cevap: Çünkü parçalı düzenlemeler mevcut sorunları çözerken yeni eşitsizlikler doğurabilmektedir. Kariyer mesleklerin tamamını kapsayan adil, dengeli ve kalıcı bir yaklaşım hem çalışanlar hem de kamu yönetimi açısından en doğru çözümdür.
Biz ayrıcalık istemiyoruz. Talebimiz; adalet, hakkaniyet ve kariyer mesleklerin tamamını kapsayan sürdürülebilir bir özlük sistemidir. Bu mücadele yalnızca bugünün değil, gelecekte bu meslekleri tercih edecek tüm kariyer uzmanlarının da mücadelesidir.
Bugün ortaya koyacağımız ortak irade ve dayanışma, yarının daha adil, daha güçlü ve daha saygın bir kariyer meslek sisteminin en sağlam teminatı olacaktır.@KariyerBuroSEN@gibsosyalmedya
Gelir İdaresi Başkanlığınca yılın ilk altı ayında 791 bin 82 mükellefin denetime tabi tutulması, kayıt dışı ekonomi ve vergi kayıp ve kaçağıyla mücadelede yürütülen çalışmaların kapsamını bir kez daha ortaya koymuştur.
Bu çalışmaların başarıya ulaşmasında teknolojik altyapı ve risk analiz sistemleri kadar, tespitleri sahada gerçekleştiren nitelikli insan kaynağının da büyük önemi bulunmaktadır.
Gelir Uzmanları; iş yerlerinde ve faaliyet alanlarında yürüttükleri denetimlerle belge düzeninin sağlanmasına, kayıt dışı faaliyetlerin tespit edilmesine, vergiye gönüllü uyumun artırılmasına ve kamu gelirlerinin korunmasına doğrudan katkı sunmaktadır.
Saha denetimleri yalnızca kamu alacağının güvence altına alınması bakımından değil; yükümlülüklerini zamanında ve eksiksiz yerine getiren mükelleflerin korunması ve haksız rekabetin önlenmesi bakımından da vazgeçilmezdir.
Mesleğe özel yarışma sınavıyla giren, uzun bir yetişme sürecinin ardından yeterlik sınavında başarılı olarak atanan Gelir Uzmanları; sahip oldukları bilgi, tecrübe ve saha birikimiyle Gelir İdaresi Başkanlığının kurumsal kapasitesinin en temel unsurları arasında yer almaktadır.
Bu nedenle Gelir Uzmanlarının üstlendikleri görev, yetki ve sorumluluklarla uyumlu bir kariyer sistemine kavuşturulması; mali, sosyal ve özlük haklarının iyileştirilmesi yalnızca bir meslek grubunun talebi olarak değerlendirilmemelidir.
Gelir Uzmanlarının güçlendirilmesi, vergi idaresinin saha kapasitesinin, kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin ve vergi adaletinin güçlendirilmesidir.
@_cevdetyilmaz@memetsimsek@gibsosyalmedya@avabdullahguler@mehmedmus@memurlarnet@aa_finans@EkonomimCom@BloombergHT@cnnturk@CNN@ntv@NTVPara@trthaber@trt1@anadoluajansi@ahaber@Haberturk@sabah@Hurriyet@milliyet@sabah@dunyagazetesii@farukerdem@dilekgungor_@nedimsener2010@samiltayyar27@ahmetunluysafak
“taşra” KARİYER UZMANLARI
Taşra bir unvan değil, yalnızca görev yapılan yeri ifade eden idari bir tanımlamadır. Asıl unvan kariyer uzmanıdır.
KPSS A Grubu, kurum özel yarışma sınavı, sözlü sınav, yeterlik sınavı ve yeterlik sözlü sınavı gibi zorlu aşamalardan başarıyla geçen kariyer meslek mensupları; Gelir Uzmanları, Muhasebe Uzmanları, Muhasebe Denetmenleri, Mali Hizmetler Uzmanları, SGK Denetmenleri, Ticaret Denetmenleri, Milli Emlak Uzmanları, Milli Emlak Denetmenleri, İl Göç Uzmanları, İl Planlama Uzmanları ve Vergi İstihbarat Uzmanları başta olmak üzere aynı kariyer sisteminin ayrılmaz bir parçasıdır.
Ancak 2011 yılında yürürlüğe giren 666 sayılı KHK ile oluşturulan merkez-taşra ayrımı, zaman içerisinde mali ve özlük hakları bakımından yapısal bir adaletsizliğe dönüşmüştür. Bugün yaşanan sorun yalnızca maaş farklılığı değildir. Taşra teşkilatında görev yapan kariyer uzmanları ve denetmenleri; yürüttükleri görevlerin niteliğine ve üstlendikleri sorumluluklara rağmen uzlaşma ödemeleri başta olmak üzere çeşitli ilave mali haklardan da yararlanamamakta, bu durum yıllar içinde hak kayıplarını daha da derinleştirmektedir.
Bizim mücadelemiz hiçbir meslek grubunun sahip olduğu haklara karşı değildir. Aksine, kamu adına görev yapan tüm kariyer meslek mensuplarının mali ve özlük haklarının geliştirilmesini destekliyoruz. Ancak taşra teşkilatında görev yapan kariyer meslek mensuplarının yıllardır devam eden mağduriyetinin artık giderilmesi gerektiğini savunuyoruz.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında yer alan tüm kariyer mesleklerin mali ve özlük hakları, 375 sayılı KHK çerçevesinde merkez-taşra ayrımı gözetilmeksizin yeniden düzenlenmelidir.
Kariyer meslekler arasında yapılacak her türlü tasnif; görev yapılan teşkilata göre değil, görevin niteliği, yetki, sorumluluk, uzmanlık düzeyi ve kariyer esasları dikkate alınarak objektif kriterlerle yapılmalıdır. Ayrıca kariyer sistemini güçlendirecek Başuzmanlık ve Başdenetmenlik kadroları ihdas edilmelidir.
Taşra kariyer uzmanları ayrıcalık istemiyor. Kimsenin hakkının azaltılmasını da talep etmiyor. Talebimiz; aynı kariyer sistemi içerisinde yalnızca görev yapılan yer esas alınarak ortaya çıkan yapısal adaletsizliğin ortadan kaldırılması, çalışma barışının güçlendirilmesi ve tüm kariyer mesleklerini kapsayan adil, ölçülü ve sürdürülebilir bir mali ve özlük hakları sisteminin oluşturulmasıdır.
Nasıl ki doktorun, polisin, öğretmenin veya mühendisin merkezi ya da taşrası olmazsa; kariyer uzmanının da merkezi ya da taşrası olmaz. Çünkü taşra bir unvan değil, sadece görev yerini ifade eder. Unvan tektir, kariyer tektir;hakkaniyet de tek olmalıdır.@gibsosyalmedya@KariyerBuroSEN
Kariyer mesleklerde iyileştirme beklentisi artık daha görünür hale geliyor.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz'ın, "Kamu personelinin haklarını korumak önemlidir. Kariyer uzmanlarını devlette tutmamız gerekiyor." yönündeki değerlendirmesi, kamu yönetiminin nitelikli insan kaynağını koruma iradesi açısından önemli bir mesaj niteliğindedir.
Temennimiz, bu yaklaşımın özellikle taşrada görev yapan kariyer meslek mensuplarını da kapsayacak somut düzenlemelerle desteklenmesidir.
Gelir Uzmanları başta olmak üzere taşra kariyer meslekleri; vergi gelirlerinin güvence altına alınması, kayıt dışılıkla mücadele, gönüllü uyumun artırılması ve kamu gelirlerinin sürdürülebilirliği açısından doğrudan sahada görev yapan insan kaynağıdır. Ürettikleri katkı; tahsil edilen kamu gelirleri, önlenen vergi kayıpları ve yürütülen denetim faaliyetleriyle somut olarak ölçülebilmektedir.
Kamu yönetiminde her bir kariyer mesleğinin kendine özgü ve değerli bir fonksiyonu bulunmaktadır. Bununla birlikte, kamu kaynaklarının etkin kullanımı bakımından doğrudan mali sonuç üreten, gelir artırıcı ve kayıp-kaçağı azaltıcı görevler üstlenen kariyer mesleklerinin fayda-maliyet perspektifiyle ayrıca değerlendirilmesi, hem mali disiplin hem de insan kaynağı yönetimi açısından önemli bir gerekliliktir.
Nitelikli personelin kamu hizmetinde kalmasını sağlayacak özlük haklarının güçlendirilmesi, bir gider kalemi olarak değil; vergi gelirlerini, gönüllü uyumu ve kamu hizmetinin etkinliğini artıran stratejik bir yatırım olarak görülmelidir.
@_cevdetyilmaz
Dünyanın en büyük antik kalelerinden PRAG KALESİ
Vitus katedrali 1344 -1924 arası dönemde tamamlanan görkemli yapı bugün halen gothic mimarinin etkisiyle devam
Taşra teşkilatında görev yapan Kariyer Mesleklerin mağduriyet yaşadığı en önemli sorun özlük haklarında yapılan merkez-taşra ayrımıdır.
@KariyerBuroSEN in tek önceliği bu ayrımı ortadan kaldırmaktır.
İl Göç Uzmanı kardeşim,
Sgk Denetmeni kardeşim,
İl Planlama Uzmanı kardeşim,
Muhasebe Uzmanı kardeşim,
Gelir Uzmanı kardeşim,
diğer sendikaların yüzlerce talebi içinde kısık bir ses olma!!!
Vakit @KariyerBuroSEN çatısı altında tek ses olup en büyük sorunumuzu ortadan kaldırma için birlikte hareket etme vakti. Geç kalmadan #kabullenmedestekver
Gelir İdaresi Başkanlığı’nda son dönemde yapılan teşkilat ve kadro düzenlemeleri, görev dağılımı ve yetki yapısına ilişkin bazı hususları yeniden gündeme getirmiştir.
Nitekim daha önce, geçmişte servis sorumluları tarafından yürütülen bazı görevlerin müdür yardımcıları tarafından yerine getirileceği resmî yazılarla teşkilata bildirilmiştir. Buna rağmen bazı vergi dairelerinde, sona erdiği düşünülen ara görev uygulamalarının farklı yöntemlerle devam ettirildiğine dair değerlendirmeler bulunmaktadır. Bu tablo, görev ihtiyacının geçici yöntemlerle değil, kurumsal ve kalıcı çözümlerle ele alınması gerektiğini göstermektedir.
Gelir Uzmanlarının bilgi birikimi ve tecrübesi, kurum açısından önemli bir kapasitedir. Belirli kıdem, liyakat ve sınav esasları çerçevesinde bazı yetkilerin Gelir Uzmanlarına devredilmesi hâlinde hem işlemler hızlanacak hem de yetki ile sorumluluk arasında daha dengeli bir yapı oluşacaktır.
Diğer taraftan çözümün sürekli müdür yardımcısı kadrolarını artırmakta aranması uzun vadede isabetli görünmemektedir. Müdürlük kadrolarının sınırlı olduğu dikkate alındığında, müdür yardımcısı sayısındaki hızlı artış ilerleyen dönemde kadro fazlalığı, beklenti yönetimi güçlüğü ve ilerleme imkânlarının daralması gibi sonuçlar doğurabilecektir.
Bugün pratik çözüm gibi görülen bazı tercihler, yarının yapısal sorununa dönüşebilir. Bu nedenle ihtiyaç duyulan husus; yetişmiş insan kaynağını doğru görevlerde değerlendirmek, yetkileri açık şekilde tanımlamak ve kurumsal dengeyi korumaktır.
@gibsosyalmedya
📢 Üyelerimize Değer Katan Yeni Anlaşmalar!
Kariyer Büro Sendikası olarak üyelerimizin sosyal ve ekonomik haklarına katkı sunmaya devam ediyoruz.
✔️ MultiSport ile spor ve sağlıklı yaşam avantajları,
✔️ Total Enerji ile akaryakıt indirimi,
✔️ Digiturk ile özel kampanya ve yayın fırsatları artık üyelerimizin hizmetinde.
Sadece çalışma hayatında değil, günlük yaşamın her alanında üyelerimizin yanında olmayı sürdürüyoruz.
Kariyer Büro Sendikası büyüdükçe kazanımlar da büyüyor.
📌 Detaylı bilgi ve başvuru için temsilcilerimizle iletişime geçebilirsiniz.
2025 yılı bütçe verileri önemli bir gerçeği ortaya koyuyor. Türkiye’de merkezi yönetim gelirlerinin yaklaşık %87’si vergi gelirlerinden oluşuyor. Başka bir ifadeyle eğitimden sağlığa, güvenlikten altyapıya kadar kamu hizmetlerinin büyük bölümü doğrudan vergi sistemi tarafından finanse ediliyor.
Ancak vergi sistemi yalnızca kanun metinlerinden ibaret değildir. Kanunlar çerçeveyi belirler; o çerçevenin gerçek bir kamu gelirine dönüşmesi ise sahadaki kurumsal kapasite sayesinde mümkün olur.
Vergi idaresinde yürütülen analiz çalışmaları, saha tespitleri, mükellef hizmetleri ve denetim faaliyetleri bu kapasitenin günlük işleyişini oluşturur. Bu süreçlerin önemli bir bölümü kamuoyu tarafından görünmezdir. Oysa yapılan bir veri analizi ya da bir saha tespiti ��oğu zaman milyonlarca liralık vergi kaybının önlenmesine katkı sağlayabilir.
İşte bu noktada Gelir Uzmanları vergi sisteminin sahadaki en önemli uygulayıcı kadrolarından biri olarak görev yapmaktadır. Vergi sisteminin fiilen çalıştığı alanların büyük bölümünde Gelir Uzmanlarının bilgi birikimi, saha deneyimi ve emeği bulunmaktadır.
Buna rağmen vergi sisteminin ürettiği trilyonlar konuşulurken, bu sistemi sahada ayakta tutan kadroların kurumsal konumu ve özlük hakları çoğu zaman aynı ölçüde gündeme gelmemektedir.
Oysa modern devletlerde güçlü vergi sistemleri yalnızca mevzuatla değil, o mevzuatı uygulayan nitelikli insan kaynağı ile ayakta durur.
Türkiye’nin vergi kapasitesinin artırılması, kayıt dışı ekonomi ile mücadele ve kamu maliyesinin sürdürülebilirliği açısından Gelir Uzmanlarının kurumsal konumunun ve özlük haklarının güçlendirilmesi yalnızca mesleki bir beklenti değildir. Bu aynı zamanda kamu maliyesinin geleceği açısından kurumsal bir gerekliliktir.
Çünkü güçlü vergi idaresi güçlü kamu maliyesi demektir. Güçlü kamu maliyesi ise bu sistemi sahada ayakta tutan insan kaynağına hak ettiği değerin verilmesiyle mümkündür.
@tcbestepe
@HMBakanligi
@gibsosyalmedya
Sahada, masada, denetimde ve analizde büyük sorumluluk üstlenen Gelir Uzmanlarımız; mali yapının görünmeyen ama en kritik gücüdür.
Emeğinize, duruşunuza ve mesleki onurunuza teşekkür ediyoruz.
#VergiHaftası#GelirUzmanları#vergihaftası
Toplumda biriken öfke ve gerginlik giderek daha tehlikeli bir hâl alıyor.
SGK, Vergi İdaresi gibi vatandaşla birebir temas eden kurumlarda çalışanlar adeta bu öfkenin hedefi hâline geliyor.
İnsanlar yaşadıkları sorunların, gecikmelerin, ekonomik sıkıntıların, sistemden kaynaklanan aksaklıkların faturasını doğrudan kamu çalışanlarına kesiyor.
Yalova’da bir avukatın hayatını kaybetmesi, Gaziantep Hali’ndeki saldırı… Bunlar artık ‘istisna’ değil, ciddi bir güvenlik sorununun göstergesi.
Bugün bir kamu çalışanı, masasının başında görev yaparken can güvenliğinden endişe ediyorsa burada çok büyük bir problem var demektir.
Ben de kamuda çalışan biriyim. Bizler düşman değiliz, hedef değiliz. Her gün yüzlerce insanın derdini dinleyen, çoğu zaman kendi imkânlarımızı zorlayarak yardımcı olmaya çalışan insanlarız.
Öfkenin, hayal kırıklığının, çaresizliğin muhatabı biz olmamalıyız. Şiddet kimseye çözüm getirmez, sadece yeni acılar üretir.
Özellikle SGK, Vergi Dairesi, sosyal hizmetler, adliyeler gibi stresin ve temasın yoğun olduğu kurumlarda çalışanların güvenliği için artık somut ve ciddi önlemler alınmalı.
Fiziki güvenlikten psikolojik destek mekanizmalarına kadar kapsamlı bir koruma şart.
Bir toplum, sorunlarını şiddetle çözmeye başlarsa herkes için güvensiz bir yer hâline gelir. Kamu çalışanları bu toplumun parçasıdır. Kimsenin öfkesinin bedelini canıyla ödememeli.
Şiddeti reddediyoruz. Güvenlik istiyoruz.
Hayatını kaybeden avukatımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum.🙏 @RTErdogan@TC_icisleri
Yayımlanan Vergi Daireleri Kuruluş ve Görev Yönetmeliği, idari teşkilat yapısına ilişkin bir düzenlemenin ötesinde, insan kaynağına ilişkin mevcut yaklaşımın da yeniden değerlendirilmesini gerekli kılan bir çerçeve ortaya koymuştur. Bu çerçevede, uzun süredir gündemde bulunan başuzmanlık konusunun yeniden ele alınması, artık ertelenmesi mümkün olmayan bir ihtiyaç hâline gelmiştir.
Gelir uzmanlığı mesleği; vergilendirme, denetim, izaha davet ve tahsilat gibi alanlarda doğrudan sorumluluk üstlenmekte, kamu mali yönetiminin sahadaki temel taşıyıcı unsurlarından birini oluşturmaktadır. Buna rağmen, mesleğin kariyer yapısının belirli bir kıdemden sonra ilerleme imkânı sunmadığı; uzmanlık unvanıyla başlayan mesleki sürecin fiilen aynı düzeyde devam ettiği görülmektedir. Tecrübe ve birikimin mevcut kadro yapısı içerisinde yeterince karşılık bulamaması, zamanla mesleki motivasyonu ve kurumsal aidiyet duygusunu zayıflatmaktadır. Bu durum, yalnızca görevde bulunan personeli değil, mesleğe yeni başlayanları da doğrudan etkilemektedir.
Kamu personel sisteminde kariyer meslekler bakımından benimsenen genel yapı ise, mesleğe yardımcı unvanıyla başlanmasını, uzmanlık aşamasının ardından başuzmanlık kademesine geçilmesini ve devamında yönetsel görevlere doğru bir ilerlemeyi öngörmektedir. Bu yapı, kamu yönetiminde uzun yıllardır uygulanan ve kurumsal hafızanın korunmasına hizmet eden yerleşik bir modeldir. Birçok kamu kurumunda başuzmanlık veya benzeri kadroların ihdas edilmiş olması, bu yaklaşımın idari uygulamada karşılık bulduğunu göstermektedir.
Bu itibarla, başuzmanlık kadrosunun Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde ihdas edilmesi, yalnızca kariyer planlaması bakımından değil, idari işleyişin sağlıklı ve dengeli biçimde yürütülmesi açısından da önem taşımaktadır. Başuzmanlık sisteminin işlevsel bir yapıya kavuşturulabilmesi için; belirli parasal sınırlar ve konu başlıkları dâhilinde inceleme, değerlendirme ve düzeltme yetkilerinin, yapılacak bir yetki sınavı sonrasında başuzmanlara devredilmesi yerinde olacaktır. Böyle bir düzenleme, sahadaki tecrübenin karar süreçlerine daha doğrudan yansımasına imkân sağlayacaktır.
Yeni yönetmelikle idari yapılanmasını güncelleyen Gelir İdaresi Başkanlığı’nın, personel politikalarını da aynı sorumluluk bilinciyle ele alarak başuzmanlık konusunu gecikmeksizin gündemine alması; çalışma barışının korunması, kurumsal aidiyetin güçlendirilmesi ve kamu hizmetinin niteliğinin artırılması bakımından gerekli görülmektedir.
@gibsosyalmedya@HMBakanligi@tcbestepe
Kamuoyuna yansıyan ve teyide muhtaç olduğu aşikâr olan bazı iddialardan yola çıkarak, bir kamu görevlisini yahut koca bir meslek grubunu hedef tahtasına koyan yaklaşımların ihtiyatla karşılanması gerektiği izahtan varestedir. Hukuk ve adalet; iddiaların, isnat edilen fiillerin ve sorumlulukların daima kişi özelinde değerlendirilmesini, kesinleşmiş tespitler olmadan genellemelere başvurulmamasını emreder.
Kamu görevini ifa eden her meslek sahasında, zaman zaman bireysel nitelikli olumsuzlukların gündeme gelebildiği bilinen bir gerçektir. Ne var ki, münferit vakalar üzerinden koskoca bir camiayı töhmet altında bırakmaya çalışmak; hukuki dayanaktan yoksun olduğu gibi, adalet duygusunu onarmak yerine zedeleyen bir tavırdır. Şahıslara ait kusurları mesleklerin hanesine yazma gayreti, en hafif tabiriyle izandan yoksundur.
Şunu da açıklıkla vurgulamak gerekir ki; kimliği meçhul, sorumluluktan azade ve çoğu zaman sahte hesapların arkasına sığınan yapıların, teyitsiz bilgilerle hüküm verme cüretini göstermesi ciddiye alınacak bir durum değildir. Tekil bir iddiayı bahane ederek belli bir meslek grubunu hedef seçen, her paylaşımın altında sistematik bir itibarsızlaştırma operasyonuna girişen bu anlayışın makul ve kabul edilebilir hiçbir yanı yoktur.
Gelir Uzmanlarının, devletin diğer asli unsurları veya herhangi bir meslek grubuyla sorunu ya da gerilimi söz konusu dahi olamaz. Kendi zümrevi hayal kırıklıklarını veya gerçekleşmeyen beklentilerini, bir başka meslek grubunu hedef göstererek telafi etmeye çalışmak, devlet adabıyla bağdaşmaz. Kamu hizmetinin farklı cephelerinde ter döken tüm meslekler, aynı devlet organizasyonunun ve aynı mukaddes sorumluluğun parçasıdır. Meslekler arasına suni ayrılıklar ve husumet tohumları ekmeye yönelik söylemler; ne kamu düzenine, ne çalışma barışına, ne de ortak sorumluluk bilincine hizmet eder.
Bizim yegâne gündemimiz ve tarafımız, yalnızca devlete ve millete hizmettir.