Bu neyin kini?
Bu neyin intikamı?
Bu neyin bedeli?
Topluma, vicdanlara ve geleceğimize ödetilen bu ağır bedelin bir açıklaması olmak zorunda.
Sessizlik de artık bir cevap değildir.
Açık, net ve dürüst bir açıklama istiyoruz herkesten!
Jeneratörleri çalıştırmak için mazot isteyen vatandaşa sistem kapalı deyip vermeyen akaryakıt firmaları...
İnsanlar enkaz başında titrerken çadır satmaya kalkışanlar...
Daha üç beş yıllık binalar kâğıt gibi yıkılırken denetim görevini unutanlar...
Ve meydan meydan gezip “imar affı” müjdesi verenler...
Kaç bina o aflarla yıkıldı?
Kaç can o müjdelerin altında kaldı? Sonra tek cümle duyduk:
“Allah affetsin... Mukadderat... Kader...”
Ama kader ihmalle yazılmaz. Mukadderat betonun içine kum karıştırmaz. Allah, sorumluluğu insandan alıp kimseye teslim etmez.
Rahat mısınız?
Gece uyuyabiliyor musunuz?
Bugünkü yazım
Onur Babacan:
"İktidarı eleştirmeye cesaret edemediği için muhalefeti eleştirenlerin adeta marş haline gelmiş bir söylemi var: 'Özgür Özel, sabah akşam Kürtlerden bahsediyor.'
Özgür Özel'in son 1 aydaki konuşmalarını yapay zekaya yükledik, Kürtlerin konuşmalardaki oranı sadece %2.
Konuşmaların %98'inde ise asgari ücret, ekonomik kriz, yargının bağımsızlığı, gençlerin sorunları gibi konulardan bahsetmiş. Migros işçileri ve Yemeksepeti kuryelerinden bahsetme oranı bile Kürtlerden daha fazla.
Bir takım insanlar, muhalefetin konuştuklarının %98'ini yok sayıp sadece %2'sini öne çıkarıp %100'müş gibi gösteriyorsa o insanlar net AKP'lidir."
Milleti hor gören, vatandaşa tepeden bakanlara karşı meydanlardayız!
Bugün 87’nci eylem için Niğde’deyiz.
Bu milletin kaderini bir avuç darbecinin eline bırakmayacağız.
Mücadele bizimdir, meydanlar bizimdir!
Genel Başkanımız Özgür Özel:
“Murat Çalık’tan ileri tetkik için bütün parça alınacak, kötü bir haber alacak mıyız diye herkes yüreği ağzında bekliyor.
Ama bir yandan da 10 ay oldu, iddianameye baktığınızda kendisiyle ilgili ceza alabileceği hiçbir şey yok, olacak şey değil.”
📍Tayfun Kahraman’ın sol bacağında güç kaybı ve uyuşma var, bu artık kırmızı alarm, MS atağının ciddi olduğuna işaret ediyor!
📍Fingolimod başlanmış, bu ilaç ataklar ağırlaştığında, ilerleme riski olduğunda kullanılır!
📍Kortizon da başlanacak ancak kan sonuçları bekleniyor!
📍Yüksek doz Neurotin de yazılmış, demek ki ağrılar dayanılmaz halde ve uyutmayacak kadar şiddetli, bu da sinirlerin önemli ölçüde iltihaplandığı anlamına geliyor!
💊İşte vermedikleri ilaç Neurotin.
👉Sorumlular mutlaka hesap vermeli!
👉Tayfun Kahraman bu şartlar altında cezaevinde kalamaz, derhal tahliye edilmeli! @adalet_bakanlik
Barış Terkoğlu:
“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bir açıklama yaptı. Evet haber doğru, evet bir savcıyla karşılaştı polis. Evet bu olay HSK'ya iletildi.
Öngöremediğimiz şey haberin doğruluğu yanlışlığı değil, öngöremediğimiz şey bu haberin yapılması istenmiyor.”
Soruşturma, kovuşturma süreçleri, gözaltılar, operasyonlar…
Masumiyet karinesi ihlalleri, itibar suikastleri…
Soruşturma gizliliği yerine, adliye koridorlarının magazin sayfası hüviyetine çevrilmesi…
Gazetecilerin haberlerinden dolayı gözaltına alınması…
Düşman hukuku ile adil yargılanma prensiplerinin yerle bir edildiği bir dönemi yaşamaya devam ediyoruz.
Türk Yargısı, tarihinin en büyük tahribatını yaşamaya devam ediyor.
Adalete güven tamamen kaybedilmek üzere!
Bu durum, ülkenin ekonomisini iflas ettirir. Asgari ücretin durumu bunun işaretidir. Adaletin olmadığı yerde kimse kendisini güvende hissedemez, vatandaş umudunu, devlet otoritesini kaybeder.
Bu faturanın ne denli büyük olduğunu milletçe yaşıyoruz. Siyasi ve şahsi menfaatlerini düşünen bir avuç muhterisin kin ve nefret duyguları ağır sonuçlar doğuruyor. Bu gidişatı izlemekle yetinen ve sessiz kalan herkes sorumludur!
Bizim mücadelemiz; yargının talimatla değil hukukla işlediği, adaletin yeniden devletin temeli olduğu günler içindir.
O yüzden de ilk günden beri ‘kurtuluş yok tek başına’ diyoruz.
Bir içerik üreticisi ‘yeni yıl’ akımı yaptı:
• Yeni yılı kutluyoruz, Papa ayin yaparken alkışlamıyoruz.
• Yeni yılı kutlarken akşam yemeği yiyoruz, tarikatlerde maklube yemiyoruz.
• Yeni yılda tonbala oynuyoruz, bahisle malı götürdükten sonra elhamdülillah demiyoruz.
SON DAKİKA | Özgür Özel'den şok iddia:
"Gizli tanıklardan Ahmet Taşçı dilekçe verdi, 'Beyanda bulunmamı savcı istedi, ben gördüklerimi değil, piyasadan duyduklarımı anlattım, vicdanım hiç rahat değil, ifadelerimle birilerini tutuklamışlar, pişmanım, gizli tanıklıktan çekiliyorum' demiş.
Bizim alnımız ak, başımız dik. Onun için TRT'den canlı yayın istiyoruz."
Bakın bu meydana; cesareti, kararlılığı görün.
Milletin gerçek meclisi burasıdır.
Yıllarca “kale” dediler.
Bugün Kayseri milletin kalesidir.
25,1 milyon imza veren millet, artık erken seçim istiyor. Kaçış yok!
Getirin sandığı.
Çıkın karşımıza.
Hodri Meydan!
Bir; kamuoyunda “ahmak davası” olarak bilinen davada, hakkımdaki yargılama sürerken, hâkim görevden alındı.
İki; 19 Mart'ta İBB operasyonunda, hakim, tutuklama talebiyle önüne çıkarılan 8 kişiyi adli kontrolle serbest bırakmasının ardından görevden alındı.
Üç; HSK tarafından diplomamı iptal eden mahkemenin heyeti dağıtıldı.
Dört; “terörle mücadele eden bir kamu görevlisini hedef gösterme, hakaret ve tehdit” suçlamalarıyla yargılandığım davada bir üye hâkim, beraat yönünde oy verdi. Tahmin edin bakalım ne oldu? Görevinden alındı.
Beş; ihale nedeniyle açılan ceza davasında, onuncu celseye gelindiğinde, dosyayı karara bağlamaya çalışan hâkim görevden alındı, Diyarbakır'a gönderildi! Yerine gelen hâkim 10 günde beraat kararı verdi. Beraat kararı veren hâkim, Maraş'a gönderildi!
Altı; Ankara’da kurultay cezasına bakan hâkim, dosyanın kritik aşamalarında siyasi talimatlara uymadığı için, araştırdığı, sorguladığı için görevden alındı.
Yedi; diplomada sahtecilik ceza davasının görüldüğü mahkemenin hâkimi, Kahramanmaraş'a atandı. Niye? Dosyasına sahip çıktığı için.
İBB davasında. Mahkeme başkanı aynı kalarak, ikinci bir yeni heyet oluşturuldu.
Yargılama bu mu? Bu mu yargılama? Ben, onun için burada yargılıyorum. Yüce Allah huzurunda, ben 86 milyon insanımızın huzurunda, yüce Türk yargısı huzurunda yargılayacağım.
Bugünkü savunmamı aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.
https://t.co/y5fQcKziPX
Cumhuriyet Halk Partisi’nin evlatları,
Milyonların gözü üzerimizde,
Milyonların ümidi biziz.
Bu ülkenin milyonları 2024 seçimlerinde üzerine düşeni yaptı ve iktidarı değiştirmek istediğini gösterdi.
Bu ülkenin milyonları 19 Mart 2025’ten beridir her gün ama her gün bu beceriksiz, bu zorba iktidardan kurtulmak istediğini haykırıyor.
Şimdi sorumluluk bizim.
Sorumluluk, görev biz CHP’lilerin.
Milyonların arzusuna sahip çıkacağız.
Milyonların ümidini gerçekleştireceğiz.
Milyonlar CHP’ye hazır.
Türkiye CHP’ye hazır
CHP de Türkiye’yi yönetmeye hazır.
Az kaldı…
1971’de Trabzon’da doğdum.
1988’de Trabzon Lisesi’nden mezun oldum.
1994’te İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden mezun oldum.
2002’de Trabzonspor yöneticisi oldum.
2009’da CHP Beylikdüzü İlçe Başkanı oldum.
2014 Mart’ta %51 oyla Beylikdüzü Belediye Başkanı seçildim.
2019 Mart’ta 13.600 oy farkıyla İBB Başkanı oldum.
2019 Haziran’da 806.000 oy farkıyla İBB Başkanı oldum.
2024 Mart’ta 1 milyon 100 bin oy farkıyla İBB Başkanı oldum.
2024 Haziran’da TBB Başkanı oldum.
2025 Mart’ta 15,5 milyon vatandaşımın oyuyla milletin Cumhurbaşkanı Adayı oldum.
Ayrıca milletimin verdiği yetkiyle ve Allah’ın izniyle; metrolar, yaşam vadileri, kent ormanları, İSKİ yatırımları, sosyal konutlar, kentsel dönüşüm projeleri, anne kart, burslar, sosyal yardımlar, kreşler, yurtlar, Feshane, Gazhane ve daha nice icraata imza attım.
Bunlar suçsa evet ben SUÇLUYUM!
They locked me in Silivri to break the will of a nation.
They want the world to believe this is about a piece of paper, a trial, a courtroom. But everyone knows the truth.
Against these attacks, our greatest guarantee is, without a doubt, the wisdom of our nation, its sense of justice, its conscience, and the lessons in democracy it has delivered to those who have interfered with its will until today.
But everyone should know this: I will not bow nor will I be silenced. And I believe, with all my heart, that my people will rise from this darkness stronger, freer, and ready to claim the future that belongs to them.
Tüm Türkiye’ye ilan ve ifşa ederiz ki:
“Kanal İstanbul gündemimizde yok” açıklamaları yalandır.
“Hükümet Kanal İstanbul’dan vazgeçti” ifadeleri tamamen aldanmadır, aldatmacadır.
19 Mart darbe girişiminin siyasi hedefi
İMAMOĞLU
Maddi hedefi
KANAL İSTANBUL’dur.
Tarih 27 Şubat 2025.
İşte Erdoğan, işte kayıt, işte kanıt!
🔴#SONDAKİKA | Muharrem İnce:
• Çorlu'da tren kazası oldu 25 vatandaşımız öldü. 7'si çocuktu ondan hesap sor.
• Soma'da 301 vatandaşımız öldü, onlara hesap sor.
• 2021'de ormanlarımız cayır cayız yandı. Uçak kaldıramayan şerefsizlerden hesap sor.