Vaka: "Anksiyete mi, Yoksa Sınıfsal Hayatta Kalma Refleksi mi?"
Danışan: 28 yaşında, bir zincir markette reyon görevlisi olarak çalışan, üniversite mezunu bir genç.
Klinik Teşhis: Yaygın Anksiyete Bozukluğu ve Sosyal Fobi.
Semptomlar: Sürekli tetikte olma hali, uyku bozukluğu, geleceğe dair yoğun felaketleştirme senaryoları üstleriyle konuşurken ellerin titremesi.
Klinik Yanılgı: Terapist, danışana "Bilişsel Çarpıtmalar" üzerinden yaklaşır. Genç, "Yarın işten atılabilirim, kirayı ödeyemezsem sokakta kalırım" dediğinde; terapist bunun bir "felaketleştirme" olduğunu olasılıkların düşük olduğunu ve "anda kalması" gerektiğini söyler. Nefes egzersizleri ve "pozitif iç ses" çalıştırır.
Oysa Oysa gerçek tablo: Felaketleştirme değil istatistik. Bu genç, sendikasız ve güvencesiz çalışıyor. Mağaza müdürünün bir dudağı arasında olan iş güvencesi, bir düşünce hatası değil acımasız bir iş kanunu gerçeğidir.
Sosyal Fobi değil Sınıf Farkındalığı: Üstleriyle konuşurken elinin titremesi özgüvensizlik değil hayatını elinde tutan o hiyerarşik güce karşı duyulan haklı bir korkudur. Karşısındaki adam sadece patronu değil onun ekmeğinin anahtarıdır.
"Anda Kalmak" mı, Gelecek Kaygısı mı? Kirasını ödeyemeyen birine anda kal demek evi yanan birine ateşin turuncu rengine odaklan ne kadar da estetik demekle aynıdır. Çünkü anda kalmak cebinde parası olanın lüksüdür yoksulun zihni hayatta kalmak için gelecekteki tehlikeleri taramak zorundadır.
Terapist, genci sakinleştirip tekrar o markete o sömürü düzenine uyumlu bir şekilde geri gönderir. Genç artık daha az itiraz eder, daha çok nefes egzersizi yapar. Yani klinik olarak "iyileşmiştir." Sınıfsal olarak ise teslim alınmıştır.
İşte böylece psikiyatri, bu gencin anksiyetesini 'tedavi' ederek aslında sistemin yarattığı o büyük korkuyu görünmez kılıyor.
keske 12. sinifta aklim basima gelmeseydi, ders calismasaydim, puanim sadece ön lisans bölümlere yetiyor olsaydi... 17 yasimda ders calistigim icin 23 yasimda hâlâ ders calisiyorum...
Toplasan 15-20 günlük tatil+deniz eğlenceleri hariç yazın 2.5 aylık bir cehennem olması ne zaman kabul edilecek acaba 5 dakika bakkala bile çıkamıyosun olm ekim kasım aralık babalar candır
Kalkın sporunuzu yapın, önce saçınıza besleyici yağlar sürün, sonra duşa girin, sağlıklı fit yemekler yiyin, cilt bakımınızı yapın. Saçlarınıza güzel spreyler sıkın. Tertemiz pamuklu kıyafetler giyin. Güzel bir şeyler açıp izleyin. Sevdiğiniz birini arayın. Yeri boşalanın yerine kendinizle doldurun. Çünkü herkesin yeri dolar.
Yaz ≠ Tatil, deniz, rahatlık, cennet
Yaz = Bok gibi ter kokan insanlar ve toplu taşıma, 50 derece ölümcül sıcaklık, baş ağrısı, gereksiz akraba yoğunluğu bok bok bok bok
En çok da “Pasif ve Çekingen” kısmı insanı üzdü amk.
Olum, Uzun süredir işsiz kalan bir insanın halinden neden anlamıyorsunuz? Bu insan zaten çalıştığında açılacaktır. İşsizken eve kapanan insan, sosyalleşemeyen birey zaten böyle olur.
İnsanlara niye bir şans vermiyorsunuz?