Öğretmenler il emri talep ediyor…
Milli Eğitim Bakanlığı ‘il emri’ni uygulamaya soğuk bakıyor.
Fakat öğretmenler il emrini talep ediyor. Bu sebepten yeniden değerlendirmek fayda olduğunu düşünüyorum.
Öğretmenlerin il emri talebi hayata geçmeli.
SAYIN BAKAN YUSUF TEKİN’E ÇAĞRIMIZDIR:
GELİN, YER DEĞİŞTİRMEDE ADALETİ BİRLİKTE SAĞLAYALIM!
Sayın Bakanımız @Yusuf__Tekin
Son günlerde bir çok öğretmenimizle doğrudan görüştüm. Her birinin hikâyesi farklı, her birinin yaşadığı mağduriyet başka; fakat hepsinin ortak bir beklentisi var: artık kalıcı ve adil bir çözüm.
Eşi başka bir şehirde görev yapan öğretmenimiz ailesine kavuşmak, çocuğundan ayrı kalan anne ve babalar evlatlarıyla aynı çatı altında yaşamak, sağlık mazereti bulunan meslektaşlarımız ise en zor günlerinde ailelerinin yanında olabilmek istiyor.
Mazereti kabul edildiği hâlde kontenjan yetersizliği nedeniyle ataması gerçekleşmeyen öğretmenlerimizin talebi bir ayrıcalık değil; aile bütünlüğünün, sağlık hakkının ve insanca çalışma şartlarının gözetilmesidir. Bu nedenle mazeret tayinlerinde il emri ve ihtiyaç bulunan yerlerde ilçe emri dâhil bütün çözüm yolları işletilmelidir.
Ancak mesele yalnızca mazeret tayini bekleyen öğretmenlerimizden ibaret değildir. Yıllardır aynı ilde, aynı ilçede ya da aynı bölgede adeta “çakılı kadro” hâline gelen binlerce meslektaşımız da bulunmaktadır.
Bekâr olduğu için aile birliği mazeretinden yararlanamayan, eş durumu hakkı bulunmayan, görev yaptığı yerden ayrılabilmek için önünde gerçekçi bir yer değiştirme imkânı göremeyen öğretmenlerimiz yıllarca aynı yerde kalmaya mecbur bırakılmaktadır.
Oysa bir öğretmenin bekâr olması, onun hayat kurma, memleketine dönme, ailesine yakın yaşama, sosyal hayatını ve geleceğini planlama hakkını ortadan kaldırmaz. Medeni durum, öğretmenin yer değiştirme hakkının önünde aşılmaz bir duvara dönüşmemelidir.
Biz bir mağduriyeti giderirken başka bir mağduriyetin görmezden gelinmesini istemiyoruz. Ailesinden ayrı kalan öğretmen ailesine kavuşmalı, sağlık mazereti bulunan öğretmen çaresiz bırakılmamalı, il ve ilçe emri bekleyenlerin önü açılmalı; aynı zamanda yıllardır bulunduğu yerde çakılı kalan öğretmenlerimize de gerçek ve uygulanabilir yer değiştirme imkânları sunulmalıdır.
Çünkü öğretmeni yalnızca norm kadro cetvelindeki bir sayı olarak görmek doğru değildir. Her kadronun arkasında bir insan, her insanın arkasında bir aile, bir hayat ve bir gelecek vardır. Normu korurken aileyi dağıtamayız, kontenjanı hesaplarken insanı unutamayız, atama sistemini yürütürken öğretmenin hayatını kilitleyemeyiz.
Bu sebeple Millî Eğitim Bakanlığından beklentimiz yalnızca dönemsel bir il emri düzenlemesi değil, öğretmenlerin yer değiştirme sisteminin bütüncül biçimde yeniden ele alınmasıdır.
İl ve ilçe emrinin gerektiğinde etkin biçimde uygulanması, karşılıklı yer değiştirme ve becayiş imkânlarının geliştirilmesi, dezavantajlı bölgelerde görev yapan öğretmenlere gerçek teşviklerin sunulması, uzun yıllar aynı yerde görev yapanlara ilave yer değiştirme hakkı tanınması ve mevcut sistemin insan hayatını merkeze alan bir anlayışla yeniden düzenlenmesi artık ertelenmemelidir.
Sayın Bakanım;
öğretmenlerimizin sesine kulak verin. İl ve ilçe emrini verin, aileleri kavuşturun, sağlık mazeretlerini çözümsüz bırakmayın, çakılı kadro hâline gelen meslektaşlarımızın önünü açın.
Öğretmeni “ya mesleğin ya ailen, ya kadron ya hayatın” ikilemine mahkûm etmeyin. Öğretmen huzurlu olsun ki sınıfına huzur taşısın; ailesi huzurlu olsun ki görevini gönül rahatlığıyla yapabilsin.
Artık günü kurtaran düzenlemeler değil, kalıcı bir çözüm zamanıdır. Biz; öğretmenlerimizin hakkını, aile bütünlüğünü ve çalışma huzurunu esas alan adil ve sürdürülebilir bir yer değiştirme sistemi için her türlü katkıyı sunmaya hazırız.
Mustafa Dağaşan
Mil Maarif-Sen Genel Başkanı
#MustafaDağaşan #MaarifSen #MilSen #İlEmri #MazeretTayini #AileBirliği #ÖğretmenlerinSesi #ÖğretmenMağduriyeti #ÇakılıKadro #YerDeğiştirme #Öğretmen #MEB #YusufTekin #EğitimÇalışanları
@nowhaber Eşimin bulunduğu ile tayin olmak istedim. Ancak o ilde kontenjan açılmadığı için tercih yapamadım. Ailemiz ayrı yaşamaya devam ediyor. #NeHaldeyiz
@nowhaber Aile birliği” yalnızca başvuru ekranındaki bir mazeret türü değil; eşlerin ve çocukların birlikte yaşayabilmesiyle ilgili gerçek bir hayat meselesi. #NeHaldeyiz
@nowhaber Aile birliği nedeniyle tayin isteyen öğretmenlerin yaşadığı sorunların görünür olması için paylaşım yapıyorum. Bizim ailemiz de hâlâ iki şehirde. #NeHaldeyiz
@nowhaber Bir şehirde çalışan öğretmen, başka şehirde görev yapan eş ve arada kalan bir aile… Mazeret tayininde kontenjan olmayınca yaşanan tablo bu. #NeHaldeyiz
@nowhaber Mazeret tayininde “başvuru yapabilmek” ile “ailenin yanına gidebilmek” aynı şey değil. Kontenjan olmadığı zaman aileler ayrı kalıyor. #NeHaldeyiz
@nowhaber Öğretmenler olarak görevimizi sürdürüyoruz. Aynı zamanda eşimiz ve çocuklarımızla aynı şehirde yaşayabilmenin yollarını arıyoruz. #NeHaldeyiz
@nowhaber Aile birliği için başvuru yapıyoruz; fakat tercih edebileceğimiz bir kadro olmadığında başvurunun aile hayatımıza etkisi olmuyor. #NeHaldeyiz
@nowhaber Aynı aile içinde iki ayrı şehir, iki ayrı düzen ve sürekli yolculuk… Mazeret tayininde kontenjan olmayınca yaşadığımız gerçeklik bu. #NeHaldeyiz
@nowhaber Aile birliği mazeretiyle başvuru yapıp tercih edememek oldukça zor bir durum. Çünkü mazeret devam ediyor, aile yine ayrı kalıyor. #NeHaldeyiz
@nowhaber Eşim ve çocuklarım başka şehirde, ben görevim nedeniyle başka şehirdeyim. Mazeret tayininde kontenjan açılmayınca çözüm bulamadık. #NeHaldeyiz
@nowhaber Mazeretimiz kabul ediliyor ancak mazeretimizin bulunduğu ilde tercih edilecek kadro bulunmuyor. Sonuç: aile birliği yine sağlanamıyor. #NeHaldeyiz
@nowhaber Bir öğretmenin ailesinden ayrı yaşaması yalnızca bir atama meselesi değil; günlük hayatımızı ve çocuklarımızın düzenini doğrudan etkiliyor. #NeHaldeyiz
@nowhaber Eşim görev yaptığı şehirde, ben başka bir şehirde çalışıyorum. Mazeret tayininde kontenjan bulunmadığı için aynı ilde buluşamadık. #NeHaldeyiz