“Yunus Emre’yi, Itrî’yi, Sinan’ı ve adını sayamadığımız yüzlerce yerli dâhimizi önce kendi okullarımızda, kendi sokaklarımızda, kendi kalplerimizde yüceltmeliyiz. Kendi değerine sırtını dönen bir ulus, başka ulusların hafızasında asla kalıcı bir yer edinemez.”
Babbel’in listesinde yakamoz, “ay ışığının suyun yüzeyinde oluşturduğu gümüşi parıltı” şeklinde açıklandı. Kelime, ses yapısı ve tek sözcükle güçlü bir görsel görüntüyü anlatabilmesi nedeniyle değerlendirmeye alındı.
Chinese company Unitree reveal their "all terrain" wheeled robot.
The military potential for this technology is obvious.
Europe is so far behind China, its scary.
📌Kitle iletişim araçlarında dil yanlışlarına dikkat etmek gerekir. Bu bağlamda👇
📌“Yeni partinin kurulumu tamamlandı” değil, “Yeni partinin kuruluşu tamamlandı.”
“Sistem erör verdi” yerine sistem hata bildirdi deseniz dikkat çekmiyor mu? Kitle iletişim araçlarında görev yapanların dili doğru konuşma ve koruma sorumluluğu vardır. Dilimize karşı bu hoyratlık çok rahatsız edici. #tarihian
Claude’e verilen para helaldir. Diğer AI tools gibi cıvık değil, daha ciddi ve pro. Bir şekilde mesafeyi her türlü koruyor ve daha az yanılma durumu söz konusu. Mesafenin, seviyenin ve samimiyetin sınırını bilen herkes ve her şey başımızın tacıdır.
Genel Müdürlüğümüzce hazırlanan “Dünyanın Eğitim Gündemi” e-bülteninin 79. sayısı yayımlandı!
Bültenin tüm sayılarına erişebileceğiniz bağlantılar için👇🏻:
https://t.co/y3TOhOhbHu
Keyifli okumalar dileriz.
@tcmeb#EğitimDiplomasisi
Ülkemizde doktora eğitimi çoğu zaman “üniversiteye öğretim üyesi yetiştirme programı” olarak görülüyor.
Oysa dünyanın gelişmiş araştırma ekosistemlerinde doktora, bundan çok daha geniş bir amaca hizmet ediyor.
OECD’nin güncel verilerine göre 25–64 yaş nüfus içinde doktora derecesine sahip kişi oranı Türkiye’de %0,6 iken, İsviçre’de %3,4 seviyesinde. Bu da gösteriyor ki mesele “çok fazla doktora mezunumuz var” değil aksine, nüfusumuza oranla doktora sahibi insan kaynağımız hâlâ OECD ülkelerinin önemli bir bölümünün gerisinde.
Diğer taraftan ülkemizde doktora mezunu sayısı son yıllarda artıyor. Bu aslında sevindirici bir gelişme. Bilim üreten, araştırma yapan ve yüksek nitelikli insan kaynağı yetiştiren bir ülke olmak istiyorsak bunun artması gerekir.
Gerçek sorun doktora mezunu sayısının artması değil, doktora mezunlarının bilgi ve yetkinliklerini değerlendirebilecek araştırma ve inovasyon ekosisteminin aynı hızda büyüyüp büyümediğidir.
Çünkü gelişmiş ülkelerde doktora mezunları yalnızca üniversitelerde çalışmıyor. Ar-Ge merkezlerinde, Finans, sağlık ve yüksek teknoloji şirketlerinde, Yapay zekâ ve veri bilimi ekiplerinde, Savunma ve havacılık sanayiinde, Enerji ve ileri malzeme teknolojilerinde, Kamu araştırma enstitülerinde ve Eğitim politikaları, eğitim teknolojileri, ölçme-değerlendirme ve öğretmen yetiştirme alanları olmak üzere pek çok sektörde çalışmakta.
Kısacası, araştırma ve ileri uzmanlık gerektiren pek çok alanda ülkenin bilgi üretim kapasitesine katkı sağlıyorlar.
Bu nedenle tartışmayı sürekli “Kaç doktora mezunu var?” ya da “Hepsine üniversitede kadro verilmeli mi?” ekseninde yürütmek, asıl meseleyi gözden kaçırıyor.
Ülkemiz, yetiştirdiği doktoralı insan kaynağını bilgiye, teknolojiye, patente, yüksek katma değerli üretime, daha nitelikli eğitim politikalarına ve toplumsal faydaya dönüştürebilecek bir araştırma ve inovasyon ekosistemi kurabildiği ölçüde, doktora eğitiminin gerçek potansiyelinden yararlanabilir.
Çünkü güçlü ülkeleri güçlü yapan yalnızca iyi üniversiteleri değildir.
Üniversiteleri sanayiyle, kamu araştırmalarıyla, eğitim sistemiyle, girişimcilikle ve özel sektör Ar-Ge’siyle bütünleştirebilen güçlü araştırma ekosistemleridir.
Bu yüzden doktora politikasını yalnızca akademik kadrolar üzerinden değil bilim, teknoloji, eğitim ve kalkınma stratejisinin ayrılmaz bir parçası olarak tartışmaya başlamamız gerektiğini düşünüyorum.
Son bir not,
Doktoranın çıktısı kadro değildir. Bilgidir.
Üretilen bilgi teknolojiye, yeniliğe, eğitime, üretime ve toplumsal faydaya dönüşebildiği ölçüde doktora amacına ulaşır. Doktora, esasen bir araştırmacı yetiştirme programıdır, yalnızca öğretim üyesi yetiştirme programı değildir.
Anadolu”ya göçlerle gelen binlerce yıllık seslerin yansımasıdır Iklık çalgısı.
Bu kaydı, Antalya Serik Demirciler köyünde koca usta Emin Kök”ten yapmıştım.
Maalesef kendisi geçtiğimiz yıl aramızdan ayrıldı.
Müzik, hepimizin ortak paydası.
Türkiye'nin hemen her yerinden sınava giren öğrencilerin yerleşmeyi en çok hayal ettiği ancak geçen yıl (belki bu yıl da) sadece 500 tam puan alan şampiyonların yerleşebildiği ilk 4 okulun ilan edilen pansiyon/kontenjan kapasite oranları düşündürücü.
Barınma sorununu halledememiş okulun önemli bir yönü eksik kalıyor ne yazık ki!
Ataol Behramoğlu'ndan Ahmet Telli'ye veda mesajı:
“Ahmet Telli altmışlı yıllar şiirimizin en seçkin şairleri arasındadır.
Bu kuşağın en belirgin özeliği duygusalığı reddetmeden gerçekçi olmaktır.
Tıpkı Nazım Hikmet, tıpkı Ahmed Arif şiiri gibi.
Nerede haksızlık varsa Ahmet Telli ve şiiri ,karşı çıkmak için oradadır.
Şiirinin de kendisi gibi bilge ve yumuşak bir sesi vardır.
Aynı zamanda bir aşk şairidir o.
Gelecekte de özellikle genç kuşakların sevgiyle okuyacağı , bu nedenle her zaman genç kalacak bir şairimizdir.
Unutulmayacak.”
https://t.co/Uv1irkSZnk
YKS sonuçlarının açıklanmasına sayılı günler kala, adaylarımızın en büyük beklentilerinden biri Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) uygulamasının artık kaldırılmasıdır.
Özellikle bazı özel okullarda not ortalamalarının neredeyse tamamının 98-100 bandında olması, devlet okullarında daha objektif değerlendirme süreçlerinden geçen öğrenciler açısından haksız rekabete neden olmaktadır.
Aynı sınav başarısını gösteren öğrencilerin, yalnızca okul notları nedeniyle farklı puanlarla değerlendirilmesi eğitimde fırsat ve imkân eşitliği ilkesine aykırıdır.
Üniversiteye yerleştirmede tek ölçüt, tüm adayların eşit şartlarda girdiği merkezi sınav olmalıdır. Bu nedenle eğitimde adaleti sağlamak adına Ortaöğretim Başarı Puanı uygulaması kaldırılmalıdır.
Gençlerimizin geleceği; okuldan okula değişen notlandırma anlayışına değil, kendi emeklerine, bilgi birikimlerine ve sınav başarılarına bağlı olmalıdır.
@HurEgitimSen@tcmeb@OSYMbaskanligi@Yusuf__Tekin