Arkadaşlar dotlar bu oyun ve sosyal medya iptal edilmedi ama zorluyacaklar altyapı oturana kadar ama biz gençler biz 50 milyon oyuncu ve sosyal medya kullananlar izin vermeyeceğiz buna lütfen susmayalım gündeme sokmayaçalışıyorlar sosyal medya yasası iyiymiş gibi sanki diye ama hayır istemiyoruz bu yasaları derhal iptal haberi gelmesini istiyoruz o yasaların yırtılmasını kağıt üstünde kalmasını istiyoruz biz türk gençliği kazanacak inşallah lütfen susmayın 🙏. geliyorlar arkadaşlar yavaş yavaş adım adım ama izin vermeyeceğiz.
#SOSYALMEDYAMADOKUNMA
#OYUNUMADOKUNMA
Çünkü it talep ediyor, siz yapıyorsunuz.
Geçen sene Teröristbaşı piçe ev yapıldığını ilan ettiğim günden itibaren yanındaki itler perde arkasında her yerde karalamaya başladı beni. Çıktın yalanladın, kayıtları duruyor. "Yok öyle bir şey!" dedin. Şimdi malum, herkese ilan oldu.
Kahkaha attım 😂 Cüce benim adıma FETÖ hesabı açtırmış paylaşım yaptırıyor. Dosyaların gibi kumpasların da balon. Tekrar ediyorum; bu şizoluklarla uğraşacağına işini yapsaydın bugün bu durumda olmazdın.
Alttan gelen milliyetçi ve Atatürkçü gençleri dikkate almayan muhalif partilere bir hatırlatma:
Bu gençler son bir haftada İstanbul Barosu’nu değiştirip Yılmaz Erdoğan ile Filiz Makarna’ya geri adım attırdı. Bu gençler sağlam bir liman arıyor, kendinizi 70’lerin siyasetinde zannedip o gençleri bağırıp çağırarak ikna edeceğinizi zannetmeyin. Sizden tek bir beklentileri var, size verdikleri desteğin mahcubiyetini bir ömür yaşatmayın onlara..!
Fatma Betül Tiyatrosuna ikna olacak bir Allahın kulu yok bu ülkede, cüce.
Senin suç örgütünün üstüne gideceğine kimsenin inanmadığı gibi. Koca haftasonu düşünüp ekiple bunu bulduysanız geçmiş olsun. Bu iş, adam gibi eğrisi doğrusuyla aydınlatılacak.
BASINA VE KAMUOYUNA
Vatanseverliği Cumhuriyetçiliğin birinci şartı sayan, Türkiye’ye dikte edilmeye çalışılan iki kutuplu siyasi düzenin aktör ve yaltakçılarına karşı çıkma irade ve cesaretini yüreğinde taşıyan, Kemalist İlke ve Devrimlerin ışığında kurulmuş üniter ulus-devletin niteliklerinden herhangi bir ödün vermeksizin yaşatılması için canını hiç sakınmadan feda edecek vatandaşların merhum Nihat Genç’in kendine has, edebî ve ebedî vizyonu çerçevesinde bir araya gelerek gününden, gecesinden, ailesinden zaman ve çaba artırarak kurup bugüne kadar tertemiz, “kimseye eyvallah etmeden” onurlu biçimde yaşattığı Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi Parti Meclisi, uzun ve kapsamlı değerlendirmeler sonucu Partimizin kapatılması yönünde Olağanüstü Büyük Kurultay ��ağrısı yapma kararı almıştır.
Bu önemli ve ağır kararı alma sürecinde Cumhuriyetçi Vatansever mücadelemizin içeriğinin değişmeksizin yönteminin değişmesi gerekliliğini dayatan genel şartlar belirleyici olmuştur.
Ülkemiz siyasal, ekonomik ve toplumsal bakımdan ağır bir dönemden geçmektedir. Uzun süredir devam eden ekonomik sorunlar, giderek daralan siyasal katılım alanları, hukuk ve kurumlara duyulan güvenin aşınması, toplumun geniş kesimlerinin yalnızca bugüne değil, geleceğe ilişkin beklentilerini de olumsuz etkilemektedir.
Geçim mücadelesinin gündelik hayatın neredeyse tamamını kuşattığı, siyasi baskıların ve kutuplaşmanın kamusal tartışma ortamını daralttığı koşullarda, yurttaşların örgütlü siyasi mücadeleye katılması da giderek güçleşmektedir. Toplumda biriken hoşnutsuzluğun örgütlü ve sürekli bir siyasal katılıma dönüşememesi, yalnızca siyasi örgütlerin kendi yetersizlikleriyle açıklanamayacak kadar kapsamlı bir sorundur.
Bunların yanında, 12 Eylül 1980 Karşıdevrimci Darbesi’nin bir ürünü olan Siyasi Partiler Kanunu; bilinçli bir biçimde muğlak bırakılan kısımları, halk hareketlerinin siyasete yönlendirilmemesi için özellikle konmuş maddeleri ve 2002 sonrası Türkiye siyasetinin iki kutuplu dizaynına yönelik bir araç olarak kullanılıyor olması da Cumhuriyetçi Vatansever mücadelemizin siyasi parti yöntemiyle devamlılığını zora sokmaktadır.
Bu zorluklara rağmen, Onursal Genel Başkanımız Nihat Genç’in ömrü boyunca taşıdığı memleket kavgasını, Cumhuriyet’e bağlılığını, emperyalizme karşı öfkesini örgütlü bir mücadeleye dönüştürme hedefimizde bugüne kadar ülkenin içine sokulduğu sorunlar karşısında inşa ettiğimiz direnç alanlarının bazılarını bir kez daha yüce Türk milletinin dikkatine sunmak istiyoruz:
İliç’te, Çal Baba’da, Akbelen’de ve sömürge madenciliğinin dayatıldığı, Türk köylüsünün tarım arazisine, evine barkına çöküldüğü pek çok yerde halkımızla omuz omuza mücadele verdik. Emekçi vatandaşlarım��zın hak arama mücadelelerinde yanlarında olduk. Anayasa’yı ve yürürlükteki yasaları görmezden gelerek ülkeyi sonu bilinmez maceralara atmaya kalkanlara karşı hukuki mücadelemiz yanında ülkeye dayatılan bölücü açılım sürecinin tehlikeleri konusunda halkımızı bilgilendirmek üzere il il dolaşarak söyleşiler düzenledik. 27 Aralık 2025’te gerçekleşen Büyük Anıtkabir Buluşması’nın çağrısını yaptık. Buluşma ardından kurulan Kızılcagün Platformu’nun halkımızı bilgilendirici çalışmalarına destek olduk. Ülkemizi ve bölgemizi emperyalist devletlerin çıkarları doğrultusunda dizayn etmek üzere görevlendirilmiş sömürge valisinin Türkiye’den kovulması için yürüyüş düzenledik. Meclis’ten geçen “Çerçeve Yasa”yı hazırlayan milletvekillerine karşı parti tüzel kişiliğimizle suç duyurusunda bulunduk. Üyelerimiz bireysel suç duyurularında bulunarak hukuki mücadeleyi büyüttü.
Bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz tüm faaliyetlerimizi tarihe not düşmek adına açıklamamızın son bölümünde bir kez daha Türk milletinin dikkatine sunmaktayız.
Bu faaliyetlerimizi sınırlı insan gücü ve maddi kaynaklarla sürdürmeye çalıştık. Kadrolarımızın emeği, zamanı ve kişisel fedakârlıkları, parti çalışmalarının devam etmesinde belirleyici oldu.
Ancak siyasi mücadelenin sürekliliği ve etkililiği yalnızca fedakârlıkla sağlanamaz. Geçen süre içinde, Kemalist Türk Devrimi’ni tamamlayarak Cumhuriyetimizin kurucu ışığı olan Atatürk İlkeleri’ni yeniden ve geri döndürülemeyecek biçimde toplumsal, hukuki, ekonomik ve siyasi hayatımızın temel yapı taşları hâline getirmemiz için ihtiyaç duyduğumuz örgütsel genişlemeyi gerçekleştiremedik, faaliyetlerimizin etki alanları ve bilinirlikleri sınırlı kaldı. Mevcut kadroların üzerinde biriken sorumluluklar ve maddi yükler, parti faaliyetlerinin sürekli aynı etkililik ve verimlilik içerisinde sürdürülmesini giderek güçleştirdi.
Bu durumun nedenlerini değerlendirirken ülkemizin içinde bulunduğu siyasi ve toplumsal koşulları göz ardı etmiyoruz. Bununla birlikte, kendi örgütlenme anlayışımızı, çalışma yöntemlerimizi ve eksikliklerimizi de bu muhasebenin dışında tutmuyoruz.
Partimizin yetkili organlarında mevcut parti örgütlenmesinin sona erdirilmesi ve siyasi mücadelemizin farklı bir örgütlenme biçimiyle sürdürülmesi yönünde alınan karar, kuruluşumuzda ortaya koyduğumuz siyasi iddialardan ve Cumhuriyet'e ilişkin hedeflerimizden vazgeçtiğimiz anlamına gelmemektedir. Türkiye'nin tam bağımsızlığı, ulusal egemenliği, doğal kaynaklarının korunması ve Cumhuriyet'in kurucu ilkelerinin yeniden hayata geçirilmesi yönündeki mücadelemiz hız kesmeden devam edecektir.
Önümüzdeki dönemde çalışmalarımızı bir siyasi hareket çatısı altında sürdüreceğiz. Yeni örgütlenme anlayışımız, daha sınırlı fakat sorumlulukları ve çalışma standartları daha açık biçimde belirlenmiş bir ana kadroya dayanacak; hareketin faaliyetlerine ve çalışmalarına daha geniş kesimlerin katılabilmesine imkân sağlayacaktır. Partimizin tüzel kişiliğinin sona ermesiyle siyasi hedeflerimiz ve mücadele irademiz sona ermeyecektir. Yeni dönemde bu hedefleri hangi araçlarla ve nasıl bir örgütlenmeyle sürdüreceğimizi, geçmiş deneyimlerimizden çıkardığımız sonuçlar doğrultusunda belirleyeceğiz.
Parti olarak geçirdiğimiz dönemin deneyimleri, yeni örgütlenmenin kuruluşunda ve çalışma yöntemlerinin belirlenmesinde yol gösterici olacaktır. Eksikliklerimizi ve karşılaştığımız güçlükleri değerlendirmeyi, mücadelemizin geleceğine ilişkin sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz.
Ortak emeğimizi, arşivimizi, yayınlarımızı ve kurduğumuz insan ilişkilerini korumanın sorumluluğunu yüreklerimizde taşıyoruz. Açtığımız davaların, devam eden hukuki süreçlerin ve yükümlülüklerin gereğini de aksatmadan sürdüreceğiz.
Onurlu mücadelemize zamanını ayıran, imkânlarını sonuna kadar paylaşan, tüm süreçlerde bizlerle birlikte yol yürüyen, toplantı hazırlayan, köy köy dolaşan, bir bildiriyi insanlara ulaştırmak için uğraşan bütün yol arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz.
Aynı inanç ve aynı kararlılıkla bu sorumluluğu omuzlamaya hazır bütün Cumhuriyetçi vatanseverlerle hareket çatısı altında mücadelemize devam edeceğiz.
Akbelen’de ağacının başından ayrılmayan köylünün, Nurdağı’nda evinin önünde bekleyen depremzedenin, Çayırhan’da ekmeğini savunan madencinin yanında gene bizler duracağız.
Yarım kalan Cumhuriyet Devrimi’ni tamamlamak; halkın ürettiği zenginliğin halka döndüğü, herkesin hukuk karşısında eşit olduğu, hiçbir yurttaşın geleceğinin şirketlerin kazanç hesabına bağlanmadığı tam bağımsız Türkiye’yi kurmak hedefimizden “bir santim geri durmayacağız.”
Türk milletinin kendi ülkesinde başı dik yaşadığı bir Cumhuriyet için mücadeleye devam edeceğiz.
Yaşasın Cumhuriyet!
Yaşasın tam bağımsız Türkiye!
Ne mutlu Türk’üm diyene!
Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi Parti Meclisi
Trolleri "bulduk" diyor, kendileri dört bir yana - yana yana - beni soruyor. Mossad ajanıymışım, FETÖ yöneticisiymişim, Tengrici İslam düşmanıymışım, sarıgül beslemeli bir Vatikan ajanıymışım.
Yemin ediyorum ben ömrümde bir kurum adına bu kadar utanmamıştım. Yazık yazık. 😂
Unutmayın: Şablon asla şaşmaz.
1. Basına büyük skandal patlat.
2. Operasyon yap, tutukla.
3. Devletin namusu olması gereken belgeler ve ifadeleri sızdır. PR yap.
4. Bekle ve tahliye et.
🔄 Repeat