Sayın @YildizFeti ,
Metninizde önemli bir tespitte bulunuyorsunuz: “Sadece mağdur ve hükmolunan cezanın miktarı dikkate alınarak koşullu salıverilme şartlarının ağırlaştırılması eşitlik ilkesine aykırılık oluşturur.”
Tam da bu noktada bir hususu değerlendirmelerinize sunmak isterim.
İnfaz hukukunun temel amacı, hükümlünün ıslahı ve topluma yeniden kazandırılmasıdır. Bu nedenle infaz rejiminin yalnızca suçun türüne göre farklılaştırılmasının, her somut olay bakımından nesnel, makul ve ölçülü bir temele dayanıp dayanmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Anayasa Mahkemesi’nin yerleşik içtihadında da vurgulandığı üzere, eşitlik ilkesi mutlak bir aynılaştırma değil, “aynı durumda olanlara aynı, farklı durumda olanlara farklı muamele” yapılmasını gerektirir (AYM, E.2014/176, K.2015/53). Ancak Mahkeme aynı zamanda, farklı muamelenin objektif ve makul bir gerekçeye dayanması gerektiğini, aksi haldee müdahalenin Anayasa’nın 10. ve 13. maddeleri bağlamında ölçülülük denetiminden geçemeyeceğini açıkça belirtmektedir.
Benzer şekilde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de, Thlimmenos/Yunanistan kararında, “benzer durumda olmayanların farklı muamele görmemesinin de ayrımcılık oluşturabileceğini” ifade ederek, eşitlik analizinin yalnızca benzerlik değil, farklılığın gerekçelendirilmesi üzerinden yapılması gerektiğini ortaya koymuştur. Yine Stec ve Diğerleri/Birleşik Krallık kararında, devletin sosyal politika alanındaki takdir yetkisinin geniş olmakla birlikte, bu yetkinin “makul temele dayalı objektif gerekçelerle” sınırlandığı vurgulanmıştır.
Bu çerçevede ölçülülük testi üç aşamalı bir denetim gerektirir:
🚩 1. Elverişlilik: Getirilen farklı infaz rejimi, meşru amaç olan kamu güvenliği veya suçun önlenmesi amacına hizmet ediyor mu?
🚩 2. Gereklilik: Aynı amaca daha hafif bir araçla ulaşmak mümkünken daha ağır bir sınırlama tercih edilmiş mi?
🚩 3. Orantılılık: Hükümlüye yüklenen külfet ile kamu yararı arasında makul bir denge kurulmuş mu?
Bu test ışığında, infaz süresi aynı olan iki hükümlüden birinin yalnızca suçun niteliği nedeniyle farklı infaz rejimine tabi tutulmasının hangi somut ve objektif gerekçelerle elverişli, gerekli ve orantılı kabul edildiği hususundaki hukuki değerlendirmenizi kamuoyunun da merak ettiğini düşünüyorum.
Saygılar..
430.000 mahkumun bulunduğu cezaevlerinde kapasitenin yaklaşık 117.000 kişi aşılması artık sadece bir barınma sorunu değil, ciddi bir adalet ve insan hakları meselesidir @avabdullahguler
Cezaevlerindeki aşırı yoğunluğu azaltacak adil bir infaz düzenlemesi artık bir tercih değil, hukuk devletinin ve vicdanın gereğidir.
Adalet, yalnızca hüküm vermekle değil, insan onurunu korumakla da sağlanır. @Akparti
#MeclisAdliMahkumuDuy #DisiplinAffı
#MeclisKapanmadanİnfaz #ŞTGA #TCK220
#CezadaAdaletİnfazdaEşitlik
@RTErdogan@iletisim@efkanala@adalet_bakanlik@abakingurlek@abdulhamitgul@Hayati_Yazici@AkInsanHkl@hby34@tihek_kurumsal@leylasahinusta
Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş Öcalan'a Umut hakkı'nın konuşulduğu bir dönemde diğer mahkumların göz ardı edilmesi eşitliğe aykırıdır. #GenelAf toplumda eşitliği sağlar !!
AdliMahkumada UmutOlun
#HerkeseEşitAdalet#GenelAf@dbdevletbahceli@YildizFeti@efkanala
AdliMahkumada UmutOlun
#HerkeseEşitAdalet#GenelAf
Geride kalanlar biraz daha beklesin demiştiniz sayın Fethi Yıldız daha ne kadar bekleyeceğiz? Pkk Af Siz biraz daha mı bekleyin diyorsunuz
@YildizFeti
Sayın; @YildizFeti Türk milliyetçiliğinin köklü vicdan ve hukuk anlayışı bize şunu söylüyor:
Covid döneminde oluşan infaz eşitsizliği bir tercih ya da takdir meselesi değil, doğrudan anayasal bir hakkın iadesidir.
Bu konu “etki analizi” kapsamında değerlendirilemez; çünkü ortada idarenin gecikmiş bir yükümlülüğü ve artık sürdürülemez hâle gelen kapasite krizi vardır.
Cezaevlerinde binlerce insan yataksız kalırken, adli mahkûmların eşitlik talebinin ertelenmesi toplum vicdanında karşılık bulmamaktadır.
Bizim beklentimiz nettir:
Geciken infaz düzenlemelerinin daha fazla ötelenmeden TBMM tarafından ele alınması.
Milli iradenin gücünü adaletle birleştiren yaklaşımın yeniden hâkim olacağına inanıyoruz.
Adli para cezası ödeyemeyenlerin cezaevine gönderilmesi, “paran yoksa özgürlüğün de yok” anlamına gelmiyor mu? Bu cümleyle yüzleşme zamanı geldi. #CezadaAdaletİnfazdaEşitlik#CovidYasasıEşitsizliği8Yıl4Ay
@aysegggggg7 https://t.co/Atvg2sQxlm