Afrika'dan sonra vahşi madenciliğin doğa katliyamı yapılan Ülke olduk 386 bin ruhsat verildi, ormanlar katlediliyor, topraklar siyanür le zehirleniyor tam bir yağmalama var yabancı şirketler kendi ülkelerinde yapamadığını burada yapıyor
Ümit Özdağ:
• İran'da rejim, füzelerle, hava kuvvetleriyle devrilemeyecek, devirmek için iç savaş stratejisi izlenecek. Bu, Türkiye'yi ağır tehditlerle karşı karşıya bırakan bir süreç.
• Peki, hedef ne? Hep başından beri söyledik. Bölgede bir büyük Kürdistan kurmak için dört ülkeyi yenmek gerekiyor.
• Bunlar Türkiye, İran, Irak ve Suriye. Irak yenildi, parçalandı. Suriye yenildi, parçalandı. Şimdi sıra İran'a geldi. Ve İran'da da PKK-PJAK, Irak'tan saldırıya geçmek üzere hazırlıklarını yapıyor.
• İran'da da bir Kürdistan kurulduktan sonra, Türkiye'de şimdi başlatılan bu sözde açılım süreciyle, Anayasadan Türk milletini çıkartarak, Türklüğü çıkartarak ve 'Kürt halkı' diye bir yeni halkı ortaya çıkartarak hukuksal ve psikolojik ayrışma zemini oluşturuluyor, sonra dönecek Türkiye'ye şunu söyleyecekler ve bölge ülkelerine: 'Bu üç ülkede birer Kürdistan oluştu, artık bunların birleşmesinin ve bu parçaların da Türkiye'deki parçayla birleşmesinin vakti geldi'.
• Zaman aralıklarına bakın arkadaşlar, Irak'a ilk saldırı 1991, ikinci saldırı 2003, Irak'ta iç savaşın bitmesi 2008, Suriye iç savaşının başlaması 2011, Suriye iç savaşının Beşar Esad'ın devrilmesiyle bitmesi 2024-2025, İran savaşının başlaması 2026. Demek ki önümüzdeki 10 sene Türkiye için kritik bir öneme sahip.
• Bu açılım denilen süreci sürdürmek, Türk vatandaşlığını anayasadan çıkartmak, meclis raporunda söylendiği gibi 'Türkler, Kürtler kardeş kaderdaş halklardır' diyerek Türk milletini iki halka bölmek, Türk vatanının bölünmesiyle sonuçlanacak bir sürecin ilk adımlarıdır. Buna izin vermeyeceğiz!
-Sevr'in amacı neydi?
Milli kimliği olmayan bölünmüş bir Türkiye...
-pkk'nın amacı ne?
Milli kimliği olmayan bölünmüş bir Türkiye...
-İkiz Yasalar denilen garabetin amacı ne?
Milli kimliği olmayan bölünmüş bir Türkiye...
Lafın kısası arif olana anlatılır.
Twitim bu kadar.
Vergi Uzmanı Ozan Bingöl muhteşem bir analiz;
"12 trilyon 651 milyar verginin toplandığı bir coğrafyada açlık, yoksulluk konuşulmaz!
Bu kadar paranın toplandığı bir coğrafyada açlığı, yokluğu konuşuyorsak, o ülkede bir paylaşım sorunu vardır. Bu gerçekle yüzleşmek gerekir!"
Her tarafta Şanlıurfa’daki kaçak elektrik haberleri dönüyor.
Kaçak kullanımı 9 ilin enerjisinden fazla olduğu ve faturayı tüm Türkiye’ye yansıttığını idda ediyorlar.
@DicleElektrikAS açıklama yapsın.
Kaçak kullananları neden tutuklamıyor hükümet!
Caydırmak için tüm köyün trafosunu sökmekten başka ne yaptınız!
Siz tüm Türkiye’ye mi elektrik dağıtıyorsunuz ki fatura tüm Türkiye’ye bölünüyor!
Beceremiyorsanız neden şirketi devretmiyorsunuz!
Allah’tan korkmadılar ; 1 kişinin ölümüne, 2 kişinin de yaralanmasına neden olan ve %100 kusurlu olan kızı tek celsede serbest bıraktılar!
Adaletin bumu dünya !!
TÜVTÜRK istasyonunda dövülerek katledilen polis memuru Melih Okan Keskin’in 2 gün önce 44 yaşına girdiği ve iki çocuk babası olduğu ortaya çıktı.
Polis memurunun eşi Emel Keskin çarpıcı detayları anlattı:
“Aracın park lambasının yanmadığını söylüyorlar. Eşim tekrar dışarı çıkıp arabayı çalıştırdıktan sonra park lambasının yandığını görüyor ve tekrar içeri geliyor. 'Park lambam yanıyor' diyor. İçerideki görevli şahıslar ‘Artık geçti, burada kamera kaydı vardı; ama şu an yapacak bir şey yok. Dışarıdaki kamera bizi ilgilendirmez’ diyerek, eşimi gönderiyorlar. Ama alay eder bir şekilde ‘Geçmiş olsun, yarın tekrar gelirsiniz’ diyorlar.
Eşim de 'Yetkili kimse yok mu' diye sorduğunda, ‘Burada bir bayan mühendisi var, onunla görüşebilirsin’ diye yönlendiriyorlar. Eşim bayanın yanına gidiyor, orada onunla konuşurken bir ağız dalaşı meydana geliyor ve sonucunda 20-30 kişi toplanıp eşimi darbetmeye başlıyorlar. Eşim bu darp esnasında diğer vatandaşlar tarafından kurtarılmaya çalışırken daha fazla darbedildiğini söyledi.
Sonra eşim tekrar dışarı çıkıyor, darp raporu almak için eline telefonu alıyor, 112’yi arıyor. Bu esnada biri eşimin üstüne doğru arabayı sürüyor. Hatta kamera kayıtlarında eşimin ayağının ezildiği gözüküyor. Sonra eşim 'Ne yapıyorsun' falan diye el kol hareketi yapıyor. Sonra eşim telefon görüşmesi yaparken araçtan inen şahıs şiddetli bir şekilde eşime bir yumruk atıyor. Eşim bu yumruk darbesiyle sarsılıyor, düşmüyor, kendini toparlıyor. Tekrar eşimin üzerine yürüyorlar. Yani 3 ayrı olay var; ama 2’nci olayda yumruk darbesiyle eşim sarsılıyor. Ardından eşim tek başına arabasına atlayıp darp raporu almak için onkoloji hastanesine gidiyor.
Ben hastanedeyim bir olay oldu darp raporu alacağım. Sen çocukları al' diyor. Sonra tomografinin sonucunu söylemek için tekrar görüştüğümüzde 'Beynimde kanama varmış, beni ameliyat edecekler' dedi.
Eşime, 'Melih ne oldu' diyorum; ‘Kavga oldu, dayak yedim, 20-30 kişi üstüme saldırdı’ dedi. Sonra hastaneye gittim. Doktor bana eşimin beyninde 7 milimlik bir kayma olduğunu, kanamasının olduğunu, açık bir ameliyat olacağını, zor bir ameliyat olacağını, ameliyattan çıktığında felç kalabileceğini, her türlü ihtimali söyledi. Eşim ameliyata girerken benim elimden tutarak ‘Seni seviyorum, kedine iyi bak, çocuklarıma iyi bak’ dedi. Benim eşim elimi öpe öpe ameliyata girdi. Benim eşim bir yumrukla hayatını kaybedecek bir insan değildi. Hayatının baharında gitti. Ardında 2 çocuğunu bıraktı. Hayallerimiz yarım kaldı. 2 çocuğum babasız kaldı. Eşim olay yerinden ambulansla sevk edilmedi. Kimse tarafından ambulans çağırılmadı. Kendi şahsi aracımıza binip hastaneye darp raporu almaya gitti. Eşim bir tane bile yumruk sallamamış. Sadece kendini savunmaya almış. Canını kurtarmaya çalışmış. Her şeyimiz yarım kaldı. Çok gençti, 44 yaşındaydı. 2 gün önce doğum günü vardı. Sadece yumruk atandan şikayetçi değilim zaten. Herkesten şikayetçiyim.
Olayın daha çok araştırılmasını ve aydınlanmasını istiyorum. Firma 'Bizim personelimiz değil, eski personelimiz' diyor. Hayır kendi personelleri. Sonuna kadar bu olayın arkasında olacağım. Elimden geldiğince güçlü olmaya çalışacağım. Bu personelin sabıka kaydı varmış. Avukatımız dosyayı inceledi. Savcılık dosyasını inceledi. Olaya karışan, darbeden 25-30 kişiyi şirket avukatları temsil ediyor. Adamı darbettikleri yetmiyormuş gibi gelip utanmadan bir de hepsi şikayetçi oluyorlar. Melih vefat edene kadar ne bir açıklama ne bir özür ne bir telefon hiçbir şey yok. Öldüğünde de artık işin ucu kendilerine de dokunacağını anladıkları zaman açıklama yapma gereği duyuyorlar. 20 kişinin darbettiği bir insan orada tek başına bırakılıyor. Kocaman bir şirket olayı örtbas etmeye çalışıyor. Eşim sadece kendini koruma altına almaya çalışmış"