@akgunes_k@minkominkom Teşekkürler. Aynı markanın mito tavuklu yetişkin mamasını kullanıyorum yıllardır. Ama micho hiç duymamışım. Zannetim ki yazım hatası olmuş :)
@minkominkom Benim koca bebeğim de inmez kucağımdan. Neşem,huzurum,mutluluğum tatlı bebeğim benim❤️ Her yeni gün duyduğum ve hissettiğim sevgiden şaşkına dönüp mutlu oluyorum😍🧿
@DrGunerSonmez Antalya Konyaaltı. Doldu doldu taştı. Çok kalabalık. 76 yaşında annem yeni katarakt ameliyatı oldu. Ama hep beraber geldik. Genci yaşlısı herkes burada. Müthiş umutla dolu çok dinamik bir kalabalık var . Umutluyuz, başaracağız.
Psikologlar olarak uyarıyoruz: Bu yasa, şiddete eğilimli kişilerin cesaretlenmesine zemin hazırlamaktadır. Daha önce yetkililere yaptığımız uyarılar maalesef karşılıksız kaldı. Bu olay, daha da korkunç şiddet olaylarının habercisi olabilir. #AltindagdaKatliamVar
TÜRK VETERİNER HEKİMLERİ BİRLİĞİ UYARIYOR,
ÇÖZÜM ZOR DEĞİL!
5199 Sayılı Kanunda değişiklik yapılmasına dair tasarının görüşüldüğü Meclis Komisyonu toplantısına katılarak görüşlerimizi ilettik.
Tüm görüş ve önerilerimiz bilimsel veriler, yaptığımız çalıştaylar ve yerel yönetimlerde uzun yıllardır çalışan tecrübeli meslektaşlarımızın verilerinden oluşturuldu.
Hedefimiz başta hayvanlar olmak üzere tüm tarafları olumsuz etkileme potansiyeli olan sorunun çözümüne katkıda bulunmaktır. Tasarı komisyona geldiği haliyle geçerse karşı karşıya kalacağımız sorunlar ve çözüm önerimizi yetkililer ve kamuoyuyla tekrar paylaşıyoruz.
Tasarı bu haliyle kabul edilirse;
1.Bazı muallak ifadeler nedeniyle toplanan tüm hayvanların ölümüne neden olabilecek ve kontrol edilmesi imkansız bir süreç başlayacak, hem sorumlu kurumlar zor duruma düşecek, meclis tarihi bir vebal yüklenmiş olacaktır.
2.Sokak hayvanlarının sayısı 4 milyon olarak kabul edilirse, mevcut barınak kapasitesi ihtiyaç duyulanın yalnızca yüzde 3’üne yakın olduğundan (105 bin / 4 milyon) ve belediyelere bakımevi yapması için 2028 yılına kadar süre verildiğine göre, belediye yöneticileri “öldürmek veya hapis cezası” arasında tercih yapmak zorunda bırakılacaklar.
3. Dünyada yapılan tüm yeni bilimsel çalışmalarda kısırlaştırma köpek sayısını azaltmakta, itlaf ise etkisiz kalmaktadır. Kuduzdan korunmada da en yararlı yöntemin kısırlaştırma ve aşılama olduğu tüm yeni çalışmalarla gösterilmektedir. Tasarı gerekçesinde referans verilen çalışmaların tümü veteriner hekim sayısının az olduğu, kısırlaştırmanın henüz yapılamadığı veya tekniklerin gelişmediği eski tarihlere aittir.
4.Toplanacak hayvanlar genellikle aşılı ve toplumla uyumlu hayvanlar olacaktır. Boşalan sokaklara yakalanması daha zor, güçlü, üreme kapasitesi yüksek, aşısız hayvanlar gelecektir. İnsan merkezli olduğu söylenen bu uygulama bilakis daha fazla kuduz ve yeni saldırı risklerini getirecektir.
5.Kırsal bölgelerdeki hayvanlar toplanırsa yaban hayatıyla insan ve evcil hayvanlar arasındaki canlı bariyer ortadan kalkacak, kurt, domuz, çakal gibi zoonotik hastalık riski taşıyan hayvanlar yerleşim bölgelerine daha fazla gireceklerdir.
6.Şehirlerde kedi ve köpeklerin yerine sokakta, bahçede daha fazla kemirgen ve yılan gibi hayvanlarla kaşı karşıya geleceğiz.
7.Belediyelerde çalışan veteriner hekimler, ettiği yeminle idarecilerin baskısı arasında evrensel etik ve tıbbi ilkelere göre sağlıklı karar vermekte zorlanacaklar.
Yetkililere ve kamuoyuna çağrıda bulunuyoruz!
Gelin ortak çözümü birlikte yaratalım.
Bugüne kadar uygulanmayan 5199 sayılı kanunu uygulayaılım kısırlaştırma seferberliği ilan edelim.
Başta merkezi hükümet olmak üzere, belediyeler, 29 veteriner fakültesi, 11000 muayenehane/poliklinik/hastanede çalışan 20000 ‘e yakın serbest veteriner hekim ve STK’lar birlikte çalışarak sayıyı yönetilebilir seviyelere çekelim.
Bu çözümle 4 milyon hayvanın kademeli öldürülmesi yerine 1,5 milyon hayvanı kısırlaştırarak sorunu çözelim.
Üstelik bu çözüm etik, bilimsel, sürdürülebilirlik, sosyolojik ve ekonomik açıdan en avantajlı çözümdür.
Bu çalışmaya paralel olarak tarafların destek şekilleri (merkezi bütçe, belediyelerin , katkıları, STK’ların ve bireysel destekler) mikroçiple kayıt alınması ve denetlemesi, kent hayvanlarının tanımlanması, sahiplendirmenin özendirilmesi ve bakımevi standartlarının ele alınacağı ve tüm tarafların içinde olduğu bir mevzuat çalışmasını hemen başlatalım.
Yetkilileri ve kamuoyunu bir kez daha uyarıyoruz!
Mesleki birikimlerimiz ve bilimsel veriler ışığında yaptığımız öneriler yine dikkate alınmazsa, 20 yıldır yerine getirilmeyen sorumlulukların faturası hayvanlara, İtlafın getireceği yeni sorunlarla toplum sağlığına, yeni saldırılarla zarar görecek insanlara kesilmiş olacak . Kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Türk Veterineri Hekimleri Birliği Merkez Konseyi ve Veteriner Hekim Odaları
https://t.co/dw4OXlgHDp
#YasayıGeriÇek
Mama Lüks Değil İhtiyaçtır! Kedi ve Köpek Mamalarındaki %18 KDV Kaldırılsın! #MamadakiKDVkalksın@tcbestepe - Kampanyaya imza ver! https://t.co/Fv1NsgCUnd @ChangeTR aracılığıyla
@jtjfjfhlyj@DirenOrtak Çok teşekkür ederiz. Yavrunun 3 kardeşini daha bulduk bahçede. Göbek bağları birbirine dolanmış. Anne terk etmiş muhtemelen. Şimdi veterinere götürücez hepsini. İhtiyaç olursa sizinle iletişime geçeriz.
Dün akşamdan beri sesi geliyordu. Bu sabah bulabildik. Vücut ısısı çok düşük. Biz elimizden geleni yapacağız yaşatmak için. Hayata tutunmak için direnebilirse Antalya Konyaaltı civarında süt anneye ihtiyacımız var @DirenOrtak Yardımcı olursanız çok seviniriz ❤️
Köpeğiniz neden sinirli?
Köpekler, doğaları gereği koruma içgüdüsü ile yaşar. Köpek, kendisini veya çevresini tehlike altında görmezse, genellikle sakindir.
Esasen havlamak, her zaman sinire işaret de değildir. Biz köpek ana-babaları, onların bir tür iletişim aracı olarak havlamayı kullandıklarını biliriz.
Sinirlilik hali, üç şekilde incelenebilir.
1 - Doğal koruma ve korunma refleksi
2 - Travmalar sonucu yerleşen, kronik endişe
3 - Köpeğin hissettiği acı veya dönemsel korku
Öncelikle şunu kesin olarak ifade edelim;
Şiddet, bir hayvanı eğitmez.
Köpeklere şiddet uygulamak, onlarda endişenin yerlesmesine sebep olmaktan başka işe yaramaz. Uslu ve kurallara uyan bir köpek yetiştirme çabanız, korkak ve her an saldirganlaşabilecek bir köpek yetiştirme sonucuna dönüşebilir.
Bu süreçte az sayıda köpek, saldırgan olmak yerine; çok korkak olmayı seçer ki, elinizi kaldırdığızda titreyek inleyen bir köpeği görmeye, birçoğumuzun yüreği dayanmaz. İşte bu köpekler, sizin dışınızdaki dünyaya karşı yine saldırgan olacaktır.
Önemli ikinci unsur, sakin köpeklerin iyi birer koruyucu olmayacağı düşüncesidir.
Bu fikirle; köpekler, korkunç yöntemler kullanılarak, kasten saldırganlaştırılıyor. Karanlık odalar, bunun en yaygın örneğidir.
Köpeğinizin, siz istemeseniz de kendini, sizi ve mülkü olarak seçtiği alanı savunma refleksi olacaktır.
Dünyanın en uysal köpeği dahi (değişen düzeylerde) bu reflekse sahiptir. O sebeple, alanını savunan hayvanlara sinirli diyemeyiz. Bununla birlikte, o alanı savunsun diye eziyet etmeye de hiç gerek yoktur.
Zaten eziyete, herhangi bir sebeple gerek yoktur. Ayıptır, suçtur!
Köpeklerin geçmiş travmaları nedeniyle agresifleşmesi ise buradan anlaşılacağı gibi; yaygındır.
Dayak yemiş, itilip kakılmış, hapsedilmiş (özellikle bebeklikte) köpekler, doğal olarak stabil bir ruh sağlığına sahip değildir.
Bu köpekler, sürekli endişe halindedir. Endişe tepkiyi doğurur.
Sizden dahi korkan bir köpeğiniz varsa, bir şeyler yanlış gitmiş veya gitmeye devam ediyordur.
Bu arada bir notu eklenmek gerekir.
Özellikle laboratuvarda geliştirilen bazı ırkların, ifade edemedikleri sağlık sorunları ile doğuştan gelen ruhsal sorunları, bunları daha korkak ve saldırgan yapabilir.
Bunun yanında, küçük ırklar; sürekli bir dış etki endişesi yaşarlar.
Büyük köpeklere göre daha kırılgan olan ufaklıkların daha cazgır olması, dış dünyanın onlardan bir hayli büyük olması ve bunun endişeye dönüşmesi olabilir.
Köpeklerin belli dönemlerde agresifleşmesi ise sağlık sorunlarına, bir çeşit yangı haline ya da dönemsel bir dış etki endişesine bağlı olabilir.
Köpeğiniz ifade edemediği bir acı çekiyor veya sizin umursamadığınız bir dış etkiden endişe ediyor olabilir. Bu durumda veteriner kontrolü faydalı olabilir.
Tüm bunların dışında, her canlıda olduğu gibi, kimi köpeklerde de doğuştan getirilen ruhsal sorunlar olabilir. Bu durumda yapılacaklar sınırlı olmakla birlikte, veteriner takibi ile yine de mümkün olabilir.
Nasıl çözeceğiz?
Köpeklerin agresif olmasının çözümü, elbette sorunun kaynağı ile ilgilidir.
Köpeğinizin, yukarıdaki sebeplerin hangisi nedeniyle agresifleştiğini düşünüyorsanız, o sebepleri ortadan kaldırmanız gerekir.
Her şekilde, köpeklerin kendini güvende hissetmesi; onları sakinleştirir.
Sosyal köpekler, genellikle sakindir. Diğer tüm canlılarla olabildiğince temas etmesi, tehdit olarak algıladığı diğer etkilerin sayısını ve dolayısıyla, endişe seviyesini azaltır.
Yeterli egzersiz yapan köpekler, daha az saldırganlık eğilimi gösterir. Bir bahçeye bağlı veya buradan hiç çıkmayan köpek, doğal olarak endişeli ve sinirlidir.
Geçmişte şiddet görmüş tüylü dostlarımız ise zor da olsa, bunu unutabilir. Biraz gayretle, bu minikler de yeniden sosyalleşebilir.
Ama maalesef çoğu, bir daha asla insan canlısına tam anlamıyla güvenmez 😔
Esasında, bütünün merkezinde tek bir eylem yatıyor.
"Onları sevin, enerjinlerini atmalarını sağlayın, hapsetmeyin ve asla şiddet uygulamayın"
Sevgiler...
@sengelme@kardiyobey Ben bende eksiklik vardı takviye aldım dedim. Tekrar baktirabilir miyim dedim. B12, d ve çinko eksikligim vardı. Hepsine bakmış cinkoya gerek yok diye test istememiş :( Bana da aynen çok önemli bir mineral değil rutinimizde yok dedi.
Hiçbir gerçek hayvansever, 'sokaklar köpeklerle dolup taşsın' falan istemiyor. Aksine biz, onlar sokaklarda zebil oldukça, çaresizlikten harap oluyoruz. Ancak elbette öldürülmelerini veya hapsedilmelerininde istemiyoruz.
Sistematik kısırlaştırma, üretim yasağı ve sokağa terk etmeye ciddi cezalar verilmesi, hayvan nüfusunu kontrol altına alır.
İnanın çok basit ve sanıldığı gibi karşılanmaz maliyetleri de yok.
Kamu kaynaklarını, (Tarım müdürlükleri ve belediyeler) bir sene kadar bu yönde kullanarak ve gönüllülerin de desteği ile bu iş hallolur. İnanın tek kuruş istemeden kısırlaştırma seferberi olacak yüzlerce, belki binlerce gönüllü veteriner var.
Eğer harekete geçmezsek, bu böyle gidecek ve hepimiz üzüleceğiz o gariplerin hallerine.
Daha bugün, yerlerde, çamur içinde yavrular gördüm. Yol kenarında, şaşkın bekliyorlardı. Anneleri kim bilir nerede yiyecek arıyor veya var mı?
Eğer anne kısır olsaydı, o yavrular otoyol kenarında çamur içinde ölümü beklemeyecekti.
(Anne bulundu, hepsi güvenli bir yere taşındı)
Ses çıkarın ve destek verin rica ediyorum.
Çok acil ve en yoğun şekilde, ülke çapında kısırlaştırma başlatılsın.
Hayvan üretimi çok ciddi yasalarla kontrol edilsin.
Sokağa terk, ciddi cezası olan bir eylem olarak kabul edilsin.
Ve elbette, sokaktaki veya evdeki hayvana yapılacak her türlü zulüm, en az insana karşı işlenen suçlar kadar ciddi cezalara tabi olmalıdır. Hayvanlar, haklarını savunamaz ve kendilerini koruyamaz. Onlara karşı işlenen suç, mazluma karşı işlenmiş sayılmalı ve ağır cezaları olmalıdır.
Bıktık artık öldürülen köpek, kesilen kedi haberi duymaktan! Bu hayvanlar, bu acıları çekeceklerine, dünyaya hiç gelmesinler.
Yeter!