"Sınıfın Halleri" seminer serimizin bu haftaki konuğu siyaset bilimci - akademisyen Fuat Ercan. "Değişen Sınıfın Halleri ve Mücadele için Nelere Bakmalı" başlıklı çalışmamız 21 Mayıs Perşembe, saat 20.30’da online olarak yapılacaktır.
Toplantı linki:
https://t.co/vWba2SRXWQ
🌟Kitap kulübümüz bu ay Suat Derviş üzerine derinlemesine bir değerlendirme yapma telaşına düştü. Bu tatlı telaşlarına Fuat Ercan hocamız da eşlik edecek.
Fuat Ercan (@f47507352) hocamızla Suat Derviş buluşmasına katılmak isteyen meraklı arkadaşlarımızı, 18 Mayıs 2026, Pazartesi akşam saat 18:30’da sendika binamıza bekleriz☕️📚🌾
💥YENİ RAPOR⚡️
TÜRKİYE'DE EKSTRAKTİVİZMLE MÜCADELE 🌲🌻🌊
🟥https://t.co/1NURhaM1im
#AltıÜstüYağma#AltıÜstüYaşam#HakanTosunİçinAdalet
Raporu hazırladığımız sırada yeni maden ruhsat ihaleleri, yeni taşınmaz komisyonu kararları, yeni ÇED kararları çıkmaya devam etti. Raporumuzu en güncel hâliyle sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz. Raporumuzda hem il bazında incelemeler hem de tüm Türkiye'deki ekstraktivist saldırının detayları, verileri, haritalarını göreceksiniz.
Ekstraktivizm çalışmamızdaki diğer içerikler:
🟥https://t.co/1NURhaM1im
SERMAYENİN YILDIRMA STRATEJİLERİ BİZLERİ YILDIRAMAZ!
167 insan hakları ve ekoloji örgütünün imzacı olduğu ortak bir açıklama ile “Yaşam savunucusu Halime Şaman arkadaşımızın yanındayız”
https://t.co/Olu9izPgnl
Gençliğin Geleceksizlik Zirvesi’ne giderken 13 Ocak Salı günü Fuat Ercan(@f47507352) ile Türkiye kapitalizminin yeni istihdam arayışlarını, neoliberal toplumda eğitimin ticarileşmesini ve yeni dönemin mücadele yöntemleri tartışıyoruz.
Etkinliğimize katılmak için bizlere ulaşabilirsin.👇🏻
https://t.co/UQcqk4a9UI
Kaan Tangöze’nin Sütçü İmam Üniversitesi’nde konserde söylediği şarkı:
Baltalar elimizde, imarı cebimizde
Biz gideriz ormana, hey ormana
Bakanlar yanımızda, Başkan önümüzde
Biz gideriz ormana, hey ormana
Bu ormanı yaksak da mı satsak
Yıksak da mı rezidans çaksak
İyi para ediyor
Bu sinemayı da mı yaksak
Buraya da mı AVM çaksak
İyi para ediyor
Bu parka da mı Topçu Kışlası yapsak
Buraya da mı AVM çaksak
İyi para ediyor
Baltalar elimizde, imarı cebimizde
Biz gideriz ormana, hey ormana
Bakanlar yanımızda, oğulları önümüzde
Biz gideriz ormana, hey ormana
Bu sanatçıyı yasaklasak da mı saklasak, yasaklamasak da mı saklasak
Örgütten alsak, hep bize çakıyor
Bu yazarın kitabını toplatsak da mı satsak, toplatmasak da mı saklasak
Yoksa bunu da mı örgütten alsak
Hep bizi yazıyor
Bu gazeteciyi oraktan mı alsak, çekiçten mi alsak, balyozdan mı alsak
Komünist mi lan bu?
Bu askeri Gılgamış’tan mı alsak, Ergenekon’dan mı alsak
Dik dik bize bakıyor
Baltalar elimizde, imarı cebimizde
Biz gideriz ormana, hey ormana
Bakanlar yanımızda, Cumhurbaşkanı her yerde
Biz gideriz ormana, hey ormana
SES Kalıcı ve Sürekli Sendikal Eğitim 2. Devre programının ikinci günü Prof. Dr. Fuat Ercan’ın “Faşizm Yükselirken Umutsuzluk ve Umut” filmleri eşliğinde gerçekleştirdiği söyleşiyle sona erdi.
Korkut Boratav'ın onuruna Dünyadan Türkiye'ye - İktisattan Siyasete sempozyumu programı ilan edildi. 05-06 Aralık'ta ODTÜ'de. Bekleriz.
https://t.co/Qb5se9s3jT
Kalıcı ve Sürekli Sendikal Eğitim 2. Devre programımız “Tarihsel Süreç İçerisinde Toplumsal Sınıf Mücadelesinin Kapitalizmi Dönüştürme Halleri” başlığında Yrd. Doç. Dr. Özgür Müftüoğlu’nun sunumuyla devam ediyor.
Beş gün sürecek olan SES Kalıcı ve Sürekli Sendikal Eğitim 2. Devre programı Ankara Anadolu Otel’de Prof. Dr. Fuat Ercan’ın “Kapitalizm Bileşenleri-İşleyiş” sunumuyla başladı.
Ekoloji hareketinin de sadece büyük teorik analizler ve sadece lokal mücadeleler denkleminden/indirgenmişliğinden çıkarak bütünlüklü anti-kapitalist ekolojik politik bir strateji ile mücadele ve teorik hattını değerlendirmesi gerekiyor.
Hakan Tosun cesur bir gazeteci ve aktivisttir. Doğaya saldırıların, kent hakkı ihlallerinin tanığı, sermayenin çıkarı için toprağından koparılanların hikayelerinin taşıyıcısıdır. @istanbul_EGM ve @TC_icisleri ACİLEN en geniş soruşturmayı başlatmalarını istiyoruz. #HakanTosunaNeOldu
Dostlarımıza bir çağrımız var!
Antepli işçiler adına, Başpınar işçileri adına, emeğin ve kavgamızın dostlarına bir çağrımız var.
Son bir kaç yıldır grevlerde, direnişlerde, ekmeği için kavga ederken seslerini sık sık duyduğunuz;
bu kölelik ve sefalet düzenine karşı emeği ve onuru için direnirken gördüğünüz Antep/Başpınar işçileri, bu kez seslerini ve direnişlerini sanatın, müziğin sesiyle büyütmek için; hep bir ağızdan şarkı söylemek için buluşuyorlar.
Başpınar işçileri, büyük bir işçi kenti olan Antep’te, ‘Biziz hayatı yaratan! Emek bizim, sahne bizim!’ sloganıyla, ilk defa kendi festivallerini örgütlüyorlar.
Binlerce işçi ve emekçiyi katmak istediğimiz bu bir günlük festivalin geliriyle ise bir grev ve dayanışma fonu oluşturmayı hedefliyoruz.
Bu emek şölenine daha fazla işçinin katılabilmesi için dayanışma biletleri alarak festivalimize destek olabilirsiniz.
Bu festivalin büyük ve çok iddialı bir iş olduğunun farkındayız. Sizin desteğiniz ve dayanışmanız olmadan da bunu başaramayız.
Türkiye’deki bütün dostlarımıza, tüm emek dostlarına çağrı yapıyoruz;
Antepli işçilerin sesine ses verin,
bu emek ve dayanışma şölenine destek olun!
Destek olmak isteyenler için iletişim bilgileri:
📞 0 (534) 710 26 51
📧 [email protected]
BASIN AÇIKLAMASI
Samandağ'da, 6 Şubat depreminden hemen sonra üç mahallenin ortasına, bir ilkokulun, narenciye ve zeytin bahçelerinin, seraların yakınına, Asi Nehri sulak alanının yanına, yani en olmayacak yere yapılan Gurkal Beton Santrali’nin faaliyetleri, Samandağ halkının açtığı davalarda alınan iptal kararlarıyla hukuken defalarca durdurulmuş ve geçtiğimiz günlerde santral kapatılmıştır. Bu karar, hem bölgenin hassas ekosistemi hem de depremin yıkıcı sonuçlarını hâlâ taşıyan halk için hayati bir kazanımdır.
Ne var ki bu kazanımın hemen ardından, yıllardır direnişin ön saflarında yer alan Mevlüt Oruç, santral sahiplerinin doğrudan hedef aldığı bir saldırıya uğramıştır. Oruç’un ciddi biçimde darp edilmesi, yalnızca bireysel bir şiddet eylemi değil, yaşamı savunanlara gözdağı verme girişimidir.
Gurkal Beton Santrali’nin faaliyetlerini durduran mahkeme kararlarının ardından yaşanan bu saldırı, sıradan bir şiddet olayı değildir. Hukukla elde edemedikleri kârı, şiddet yoluyla sürdürmeye çalışan sermaye gruplarının kent suçları işlemeye varan yöntemlere başvurduğunun göstergesidir. Devletin kolluk gücünün yerine kendisini koymaya yönelen bu çeteleşme zihniyeti, yalnızca Samandağ halkına değil, toplumun bütününe gözdağı verme ve baskı kurarak kendisine yeni alanlar açma girişimidir.
Üstelik saldırının, 25 yıldır Samandağ Çöğürlü Mahallesi’nde Asi Nehri yatağını kapatarak kentte taşkınlara yol açacağı DSİ raporlarıyla ortaya konulan; mahallenin yollarını ve antik kenti maden ocağına katan faaliyetlerinin belgelenmiş olduğu bir haftaya denk gelmesi tesadüf değildir. Bu durum, sermaye gruplarının yalnızca bugünün kârı için değil, geçmişten bugüne biriktirdikleri cezasızlık ve yıkım pratikleriyle hareket ettiklerini göstermektedir.
Türkiye’de hukuk mekanizmalarının işletilmemesi ve cezasızlığın süreklilik kazanması, sermaye gruplarını cesaretlendirmekte ve adaletin yerini fiili şiddet almaktadır. Bu koşullar altında saldırının gerçekleştiği her yer suçun işlenebildiği bir alana dönüşmektedir.
Mevlüt Oruç’a yöneltilen saldırı kabul edilemez. Bu saldırı Samandağ’ın doğasına, suyuna ve geleceğine yapılmıştır. Bu saldırı Anayasal hakkımız olan sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı için mücadele eden herkese yapılmıştır.
İlgili firma ve sorumluları hakkında derhal suç duyurusunda bulunacağız. Bu suçların cezasız kalmasına izin vermeyeceğiz. Failler ve azmettirenler yargı önünde hesap verene kadar her türlü hukuki ve toplumsal mücadeleyi sürdüreceğiz.
Suç mahalli Gurkal Beton hesap verecek!
Yaşamı savunanların, dayanışmasini büyüterek, birlikte direneceğiz..
Samandağ'ın geleceğini betonun karanlığından çıkarıp sağlıklı yeşil doğasına dönüştürecegiz.
İklim Adaleti Koalisyonu
"Antalya’daki yangına gelen Azerbaycan ekipleri alev dayanımlı kıyafetler giyerken, konum takip cihazları taşırken, nabız, oksijen seviyesi vb. yönünden anlık olarak izlenirken; Türk işçilerde bu sistemlerin hiçbiri yok. Sadece ‘Orman’ yazılı fosforlu yelekle çalışıyorlar."