TC Devletinin adli makamlarında görev yapan 525 hakim ve savcı hakkında işlem yapıldığı belirtiliyor.
Çok güzel.
Devlet; halkına hizmet eden/edecek insanları seçer, yetiştirir, görev yaptırır, denetler ve görevini yapmayan/yapamayan, devlet menfaatlerini kendi çıkarlarına feda edenler hakkında da gereğini yapar.
Şimdi burada öğrenmek istediğimiz ve merak ettiğimiz bir kaç husus var.
1. Tüm devlette üst makamlarda görev yapan asker, polis, bürokratları görevden aldığınızda mutlaka sebebini açıklıyorsunuz. ( FETÖ vb. terör örgüte üye olanlar, yolsuzluğa hırsızlığa karışanlar, kaçakçılık ve organize suçları işleyenler….)
Meslekten ihraç ettiğiniz adalet mensuplarının da neden görevden alındığını da açıklayacak mısınız.
2. Ceza alan, görevden alınan vb. yaptırımları uyguladığınız personelin şimdiye kadar mahkemelerde verdikleri kararlar ne olacak. Adli normlarına uymadığına kanaat getirdiğiniz insanların verdikleri kararlar yüzünden mağduriyete uğranmışsa bu nasıl giderilecek.
3. Hala devam eden; nepotizm ile, tarikat ile, yandaşlık ile devlete monte ettiğiniz insanlar üzerinden adaleti etkisizleştirmeye devam edecek misiniz.
4. Bu yaptırımların; “çözüm süreci” “kardeşlik süreci” diye Sevr koşullarını milletimize dayatmaya çalıştığınız bu süreçle bir ilgisi varmı, çünkü; zaman manidar.
Bu ülkenin daha iyi yerlerde bulunması için samimi insanlar tarafından yıllarca ikaz edildiniz ama, ayrıştırmaya devam ettiniz.
AYARINI BOZDUĞUNUZ KANTAR, GÜN GELİR SİZİ DE TARTAR.
Sayın Tuğrul Türkeş’in babasının kemiklerini sızlatmayacağına eminim. Sayın Fatih Erbakan’ı da tebrik ediyorum. Bu yasa tasarısına hayır dedi ve referandum istedi.
Ve sayın Musavat Dervişoğlu ve İYİ Parti grubuna TBMM’de başarılı bir muhalefet çalışması diliyorum. Sayın İlhan Kesici’nin bu tasarıya hayır diyeceğinden eminim. @zaferpartisi
Eveleyip, gevelemeyin. “YETMEZ AMA EVET”mi diyeceksiniz.
Ülkemiz ve mensubu olduğunuz partiler için tarihi fırsat.
Görelim bakalım kim kimin kucağına oturuyor.
Genelkurmay Karargahında birlikte çalışmaktan büyük onur duyduğum Sayın Komutanım;Em. Tuğg. Dr. Naim BABÜRUĞLU’nun, Zafer Partisi İstanbul İl Başkanlığının tertiplediği; “Çözüm süreci adı altında Türkiye üzerine oynanan oyunlar” adlı konferansına katıldım. Konferans öncesi komutanımla, ayak üstü de olsa kısa bir sohbet gerçekleştirdik.
Ortaokul ve lisede 7-8 sene İngilizce okuyan bir genç üniversiteye geldiği zaman günlük bir konuşmayı yapacak kadar bir İngilizce konuşamaz. Yıllarca yapılan İngilizce eğitimi nerede ise boşa gitmiştir.
Sonra İngilizce eğitim yapan bir üniversiteyi kazanırsa 1 yıl hazırlık okur ve sonra İngilizce üniversite eğitimine ( 1 senelik eğitim ile olduğu kadar) başlar.
Zafer Partisi İngilizce eğitiminin kalitesini ortaokul ve lisede öyle yükseltecek ki, hazırlık sınıfına gerek kalmayacak. @zaferpartisi@zpgencresmi
ALLAH RAHMET EYLESİN.
Vedat Yenerer, Türkiye’de özellikle savaş muhabirliği, güvenlik politikaları, Türk dünyası ve dış Türkler konularındaki çalışmalarıyla tanınan gazeteci, yazar ve belgesel yapımcısıydı.
Bugün, 28 Temmuz 2026’da, yaklaşık bir ay önce konulan beyin tümörü teşhisinin ardından tedavi gördüğü İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Yoğun Bakım Ünitesi’nde 61 yaşında hayatını kaybettiği bildirildi. İlk haberlerde “beyin ölümünün gerçekleştiği” ifade edilmiş, daha sonraki yayınlarda vefat haberi verilmiştir.
Gazetecilik kariyeri
1965’te İstanbul Fatih’te doğdu. Anadolu Üniversitesi İletişim Fakültesi Basın-Yayın Bölümünü bitirdi. Gazeteciliğe 1985’te Eskişehir’de yerel Sakarya gazetesinde başladı; ardından uluslararası fotoğraf ajansı SİPA Press ve Cumhuriyet gazetesinde çalıştı.
İlk önemli savaş muhabirliği deneyimini 1989’daki Romanya olaylarında yaşadı. Sonraki yıllarda:
Star TV’de savaş muhabirliği ve Haber Araştırma Müdürlüğü,
Mehmet Ali Birand’ın 32. Gün programında özel haber dosyaları,
Show TV’de Haber Müdürlüğü ve savaş muhabirliği,
Kanal D ve Habertürk TV’de muhabirlik ve programcılık
gibi görevler üstlendi. Irak, Afganistan, Filistin, Lübnan, Kosova, Bosna, Azerbaycan, Çeçenistan, Somali, Sudan ve Keşmir başta olmak üzere çok sayıda çatışma bölgesinden haber yaptı.
Yenerer, televizyon haberciliğinin yanında belgeseller hazırladı, savaş fotoğrafları sergisi açtı ve İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesinde Uluslararası Gazetecilik dersi verdi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Çağdaş Gazeteciler Derneği dâhil çeşitli kurumlardan meslek ödülleri aldığı belirtilmektedir.
Kitapları ve gazetecilik çizgisi
Kitaplarında çoğunlukla savaş bölgelerindeki gözlemlerini, PKK terörünü, Irak ve Çeçenistan’daki çatışmaları, Türk dünyasını ve Türkiye’deki siyasi-yargısal süreçleri ele aldı. Öne çıkan kitaplarından bazıları:
Ateş Ortasında, Yalanistan, Düşman Kardeşler, Bir Avuç Millet Çeçenler, Irak Yanıyor, Kanlı Kukla PKK, Demokrasiye ve Hukuka Ergenekon Tezgâhı ve Gördüm Onlar Yaşıyor. Ateş Ortasında, savaş muhabirliği deneyimlerini aktardığı yaklaşık 486 sayfalık çalışmasıdır.
Gazetecilik ve yorumculuk çizgisi genel olarak Türk milliyetçisi, güvenlik merkezli ve dış Türkler konusunda hassas bir yaklaşım taşıyordu. Özellikle Balkan Türkleri, Irak Türkmenleri, terörle mücadele ve Türk Silahlı Kuvvetleri hakkında güçlü ve zaman zaman tartışmalı açıklamalarıyla biliniyordu.
Ergenekon süreci
2008’de Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklandı ve yaklaşık 11 ay cezaevinde kaldı. 2013’te ilk derece mahkemesi tarafından 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu süreç, daha sonra üst mahkemelerin Ergenekon davasına ilişkin verdiği bozma ve yeniden yargılama kararları çerçevesinde hukuken geçerliliğini kaybeden ilk yargılama sürecinin bir parçasıydı. Yenerer de yaşadıklarını “Ergenekon tezgâhı” olarak nitelendiriyordu.
Siyasi faaliyetleri
Yenerer, İYİ Parti’nin kuruluşunda yer aldı ve 2018 genel seçimlerinde İstanbul’dan milletvekili adayı oldu ancak seçilemedi. Daha sonra TBMM Grup Danışmanlığı dâhil parti içinde çeşitli görevlerde bulundu. Ocak 2022’de parti yönetimini ve Meral Akşener’i sert biçimde eleştirerek İYİ Parti’den istifa etti.
Son dönemlerinde Zafer Partisi ve Ümit Özdağ’a yakın siyasi faaliyetlerde ve yayınlarda yer aldığı görülüyordu. Ancak hakkında dolaşan her parti görevi iddiası resmî kaynaklarla aynı ölçüde doğrulanmış değildir.
Özetle Yenerer, masa başından çok savaş alanında şekillenmiş, milliyetçi görüşlerini açık biçimde ifade eden, cesur fakat zaman zaman keskin ve polemikçi üslubuyla tanınan bir gazeteciydi. Mesleki mirasının en güçlü tarafı, Türkiye’de televizyon savaş muhabirliğinin öncü kuşağında yer almasıdır. (Basın)
''TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ İLE MHP ARASINDA SEÇİM YAPILIYOR''
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ:
- Milliyetçi Hareket Partisi'ne oy vermiş tabandan Zafer Partisi'ne ciddi bir kayış oldu ve devam ediyor.
- 20 bine yakın üye geldi bu süreç başladıktan sonra.
- Ve özellikle Milliyetçi Hareket Partililerin çocukları çok net bir şekilde Zafer Partili.
- Doğu Karadeniz'de, Trabzon'un bir ilçesinde daha geçen haftalara kadar Ülkü Ocakları Başkanlığı yapmış bir arkadaş yanımıza geldi, kendisini tanıttı.
- Dedi ki: ''Benim 18 yaşında bir oğlum var. Bana birden 'Baba ben Zafer Partiliyim, Zafer Partisi'ne oy vereceğim' dedi.
- Ben de 'Oğlum nereden çıktı bu? Evde biz bu konuda hiçbir konuşma yapmadık, Zafer Partisi ile ilgili bir sohbetimiz olmadı' dedim.
- 'Baba ben Ümit Özdağ'ın videolarını seyrettim ve gördüğüm konuşurken oy kaygısı olmayan bir insan, onun için ona vereceğim '' dedi.
- Özetle; zaten aile bazında bir kayma var ama hala eski geleneksel yaklaşımla direnen babalar da var ve şimdi o babaların da çözüldüğü bir süreç...
- Aslında bu çözülme Türk milliyetçiliği ile MHP arasında bir seçim yapma noktasına geliyor.
- MHP'de ülkücülük yapılamaz.
Zafer Partisi Genel Başkan yardımcısı Av. Özcan Pehlivanoğlu Dr. Sadık Ahmet’i anma törenlerine giderken Yunan makamları tarafından Yunanistan’ın milli güvenliğine tehdit olduğu iddiası ile Yunanistan’a kabul edilmemiştir.
Bu düşmanca tutumu protesto ediyoruz. Türk Dışişleri Bakanlığını Yunan siyasetçilere karşı mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde gereken tutumu almaya davet ediyoruz. @zaferpartisi@TC_Disisleri
Sevgili Zafer Partililer, önümüzdeki haftaların ve ayların sıcak geçeceği söyleniyor.
Biz sıcağa alışığız. Biz çok sıcağa da alışığız. Biz cehennem sıcağına da alışığız.
Ama bu alışık olduğumuz sıcaklardan Türk milletini serinliğe kavuşturmak için şimdiye kadar nasıl kararlılıkla mücadele ettiysek, bundan sonra da öyle büyüyerek, güçlenerek, bütün Türkiye'yi adım adım dolaşarak devam edeceğiz.
Yalova 18'inci Ana Üs Komutanlığında icra edilen Tatbiki Eğitim Kampı'nda, eğitim esnasında rahatsızlanan Harbiyeli Veli Bilgin, hastaneye kaldırılmış ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur.
Aziz şehidimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve silah arkadaşlarına başsağlığı diliyorum.
Büyük Türk Milleti’nin başı sağ olsun.
Ümit Özdağ: (II. Çözüm Süreci hk.)
• Ne dediler? Abdullah Öcalan'a taviz yok. Kendisini fesh edecek ve silahları bırakacak. Sonra ortadan kaybolacak.
• Ne büyük bir yalan olduğu meydana çıktı mı? Adamlar silahlı mücadeleyi bırakmıyoruz diyorlar.
• Ara verdik sadece. Ve şimdi Abdullah Öcalan'ın İmralı'da villaya geçmesi, yani serbest kalması. 5000'e yakın PKK'lının serbest kalması.
• Cemil Bayık, Murat Karayılan gibi tiplerin de Kuzey Irak'ta bir süre daha varlıklarını sürdürdükten sonra Toprağa hava alıştığında bakacağız, İstanbul'da İstiklal Caddesi'nde bir kafede oturuyor Murat Karayılan ile.
• Şimdi Türk çocukları ne yapar? Çay mı ikram ederler? Yoksa öfkelenirler mi?
• Bakın, dün Ankara'da Güven Park'ta gazilerimizin protesto mitingi vardı ve devam ediyor.
• Ali Şehirlioğlu ve Fatih Yer Yılmaz Genel Başkanlarımız katıldılar.
• Ali Şehirlioğlu GATA'da Harp Cerrahi Bölüm Başkanı olarak yüzlerce yaralının ameliyatına girmiş bir uzman doktor.
• Fatih Eryılmaz ise kendisi 15 Temmuz gecesi yaralı almış bir gazi emniyet müdürü.
• Ve şimdi o gaziler olan bitene isyan ediyorlar. Şimdi yarın gazilikler, şehitlikler ziyaret edildiğinde o mezarların başında siz boşuna ölmediniz dersek doğru olur mu? Hayır olmaz.
• Ama DEM milletvekilleri PKK'lı mezarlığının başında boşuna ölmediniz derse doğru olacak.
Sencer Solakoğlu Türk tarımına büyük katkılar veren, idealist, yurtsever bir iş insanı. Parasından çok ülkesini seviyor.
Sayın Solakoğlu, İmamoğlu’na tarım konusunda danışmanlık yapmasının ve Tarım Bakanlığınn politikalarını eleştirmesinin bedelini dün işletme ruhsatının iptal edilmesi ile ödedi.
Düşman ceza hukuku iktidarın muhalefete karşı kin ve düşmanlığının sonucu olarak sadece mahkemelerde değil hayatın her alanında uygulanıyor. @zaferpartisi
Artık tehdit olmaktan çıktığı iddia edilen ve ileri sürdüğü şartları Cumhur ittifakı tarafından kabul edilen PKK terör örgütünün katliamlarını unutmadık, unutmayacağız. @zaferpartisi
Gayri Milli Eğitimsizlik Bakanı açıkladı:
104 senedir büyük ve haklı bir gurur ile kutladığımız İstiklal Harbi’nin adı (Kurtuluş Savaşı) ders kitaplarından çıkarılacakmış.
1919-1922 arasında yaşananlara Milli Mücadele denilecekmiş. Gayri Milli Eğitimsizlik Bakanı “Neyden kurtulduk. Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı” buyurmuş.
Bu Gayri Milli Eğitimsizlik Bakanına sormak lazım: Savaş sonunda verilen madalyanın adı Milli Mücadele Madalyası mı İstiklal Madalyası mı?
Genelkurmay Başkanlığı’nın yayınladığı ve bütün savaşı anlatan kitabın adı Türk İstiklal Harbi değil mi?
Elbette İstiklal Harbi Milli Mücadele’ye dayanır. Ancak kapsayıcı kavram İstiklal Harbi (Kurtuluş Savaşı) kavramıdır.
Eğitimsizlik bakanı, kurtuluş kavramı ile Osmanlı’dan kurtulduğumuzu sanıyor. Oysa İstiklal Harbi başladığı zaman Osmanlı zaten tarih olmuştu.
İstiklal/Kurtuluş, Batı emperyalizmiyle savaşın sonunda Batı emperyalizmine karşı elde edilmiştir.
Eğitimsizlik Bakanı bunları bilmez mi? Elbette bilir. Peki, ne yapmak ve neden yapmak istiyor? Öncelikle Gayri Milli ve Eğitimsizlik Bakanı Türklük bilincinden nefret ediyor.
Türklük bilincini sürekli besleyen kaynakların başında ise İstiklal Harbi geliyor. O zaman İstiklal Harbi kavramını ortadan kaldırarak başlayacaksın.
Zihinler savaşında, muharebeler kavramlar üzerinden yapılır. Önce varolan kavramlar yıkılır, silinir, anlamsızlaştırılır. Sonra ya varolan kavramlara yeni anlamlar yüklenir veya yeni kavramlar üretilir.
Burada sinsice İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı kavramları yok edilirken İstiklal Harbi’nin bir boyutunu oluşturan Milli Mücadele onun yerine konulmak istenmektedir. Aslında Milli Mücadele, İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı o kadar içe geçmiş kavramlardır ki, bugüne dek birbirlerinin yerine de rahatlıkla kullanılmışlardır.
Şimdi bu zihniyetin İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı kavramlarını yasaklayarak gelmek istediği yer sonunda aslında İstiklal Harbi olmadığı noktasıdır.
AK Parti 24. ve 25. Dönem Ordu milletvekili İhsan Şener 2011 senesinde davet edildiğim bir TBMM alt komisyonunda İstiklal Harbi diye bir harbin olmadığını şehitliklerin sembolik olduğunu söylemişti. Ben de gereken cevabı vermiştim. Olay yargıya yansımıştı. Tabii vekillik sonrasında cumhurbaşkanlığına danışman olarak atandı bu zat.
Özetle, bugün Şeyh Sait’in hatırasına hakaretten cezalar verildiği, Şeyh Sait’in isminin bulvarlara verilmek istendiği, narko-teröristlerin kurucu önder ve baş müzakereci ilan edildiği bir dönemde, devletimizin ve milletimizin İstiklalini sağlayan İstiklal Harbimizin ismi ders kitaplarından çıkarılıyor olmasına maalesef şaşıramıyoruz!
Elbette helal süt emmiş Türk tarih öğretmenleri İstiklal Harbimizi öğrencilerimize anlatmaya devam edeceklerdir.@zaferpartisi
Çin devletinin, Doğu Türkistan’daki Türklere karşı yaptıkları baskı ve zulümleri 05 Temmuz 2021 yılında Ordu ve tüm Türkiye’de protesto etmek maksadıyla basın toplantısı yapmıştık.
Nerede, hangi konum ve durumda olursak olalım, Türk’e, Türklüğe, insanlığa, yapılan zulme boyun eğmeyeceğiz.
Özellikle; “Altaylardan Tuna’ya” diye şov yapıp, “İmralı’dan Kandil’e yönünü ve gönlünü döndürenlere duyurulur.
Atatürk’ün İzinden Gitmek İçin Türk Milletine Çağrımızdır.
Sayın Ümit Özdağ’ın 1 Temmuz tarihli şu beyanına Millî Düşünce Merkezi olarak aynen katılıyoruz.
@umitozdag@zaferpartisi@MDervisogluTR@iyiparti
https://t.co/070PIvZmZj
20 ay önce PKK ve elebaşı Öcalan ile başlayan "müzakere" süreci, ne yazık ki bir "teslimiyete" dönüşmüş durumda.
PKK silah bırakmadığı halde Doğu ve Güneydoğu'daki 2.763 güvenlik noktası kaldırıldı.
Üstelik Cumhuriyet Gazetesi'nin haberine göre Öcalan ve PKK'lılar için çıkarılacak yasa taslağı, TBMM'ye sunulmadan önce terör örgütü elebaşı Öcalan'ın onayına sunulacak.
AKP'li Bülent Turan, "bir 40 yıl daha mı kaybedelim?" diyor.
Bülent bey biz 40 yıl kaybetmedik; vatanımızı savunduk, bölünmesini engelledik! Şehitlerimizin ve gazilerimizin hakkını kimseye yedirmeyiz.
Zafer Partisi olarak tekrar ilan ediyoruz; Bebek katillerine, Mehmetçik katillerine AF YOK!
Türkiye terörü tamamen yok edecek güçtedir.