@ihhinsaniyardim Akraba günü, arkadaş toplantısı, sınıf anneleri toplanıp bir yetime sponsor olabilir. Bir kişi için zor olabilir belki ama grup olarak çok kolay. Biraz koordine ve bilinç gerekiyor sadece mutlu olmak için.
Millet uyanın !
Etmeyin tutmayın.
Ayıkın.
Sesimi soluğumu ev ev
Mahalle mahalle yayın.
Ben doktorum siyasetçi değilim.
Doktor diyor deyin.
Evlatlarınızı öldurmeye, süründürmeye, gelecek nesilleri yok etmeye niyetli bir güruh ve bunlara boyun eğmiş onursuzlar var. Hiçbirine ihtiram etmeyin. Bunlar her yerdeler her renkteler!
Ailene sahip çık
Ülkene sahip çık
Ecdadının mirasına sahip çık.
Hayber kalelerine sığınan yahudiler yiyecek ve içecek stokları ile Peygamber Efendimizin (sav) gitmesini bekliyordu. Hayber kaleleri sağlam, yüksek bir yerdeydi. Ok atsan sana geri dönüyor, Taş atsan yetişmiyor, Bağırsan sesin ulaşmıyordu. Hayber yıkılmıyor, Hayber fethedilemiyordu.
Günlerce bekledi İslam ordusu. Ama yahudiler kalelerden asla çıkmıyordu. Müslümanların stoğu tükenmek üzere, moralleri bitmek üzereydi. Günlerce beklediler. Ama nafile!
Bu uzun bekleyişten sonra Peygamber Efendimiz (sav) bir strateji geliştirdi. Hurma ağaçları kesilecekti. Hayber Yahudilerinin ekonomisi olan Hurmalar birer birer kesilecek,
Servetleri devrilecekti. Gelecekleri köklerinden kazınacaktı.
Zira yahudi için para, servet, zenginlik herşeydi. Ağaçlar kesildikçe yahudiler kahroluyordu. Ağaçlar kesildikten sonra burada kalmanın da bir anlamı kalmayacaktı. Anlaşma yoluna gittiler ve taşıyabilecekleri kadar yükle Yahudiler başkenti Hayber terk ettiler.
Sen de Hayber savaşına katılmak istiyorsan bir ağaç da sen kes! Sen de bugün sövsen sesin yahudiye ulaşmaz!
Taş atsan İsraile ulaşmaz! Ok atsan telavive yetişmez.
Ama sen de Peygamber Efendimizin (sav) stratejisini yapabilirsin! Al eline baltayı kes Yahudilerin ağaçlarını!
Nasıl mı?
Evine giren her yahudi malı bir ağaçtır. Kullandığın her yahudi malı deterjan bir ağaçtır. İçtiğin her kola bir ağaçtır.
İçtiğin her yahudi malı sular bir ağaçtır. Cocacolalar, pepsiler, fantalar, damlalar, hacı şakirler, ariel matikler, Algidalar, Dımrstoslsr, Danoneler her biri birer ağaçtır.
Hayber savaşına katılmak istiyor musun?
Öyleyse al eline boykot baltasını kes Yahudilerin ağaçlarını!
Kim zerre kadar bir iyilik yaparsa mutlaka karşılığını bulur, diyor Rabbimiz!
YAHUDİ SİYONİST ÜRÜNLERE
ARTIK SENDE HAYIR DE ⚠️
#HandsOffRafah 🇵🇸
TARAF TUTMAK BÂTIL BİR YAKLAŞIMDIR!
Ekonominin 3 yıllık yeni yol haritasında "Kadın, genç ve engelli istihdamının artırılması en önemli hedeflerimizden" deniliyor.
Saygıdeğer Cumhurbaşkanı Yardımcısı @_cevdetyilmaz
Esas olan aile reisinin istihdam edilmesidir. Aile böyle korunur.
Bir evde karı-koca çalışıyor
Bir evde herkes işsiz.
Sadece "kadın kadın" diyerek bir yere varamazsınız ve varılacak yer gelinen yerdir. Gelinen hâlde memnunsanız -İslam buna razı olmaz- devam edin. İş sizin, hesap sizin!
DEVLETİN GÖREVİ:
- Âdaleti tesistir.
- Herkesi korumaktır.
- Aileyi korumaktır.
- Nesilleri adam gibi yetiştirmektir.
- Mesleklerin yok olmasını engellemektir.
- Ar, iffet, nâmus ve geleceğin muhafazasıdır.
@dilaratekindir Faturaları kirayi alışverişi halletsin. Tamirciyle badanaciyla ilgilensin. Inanın zaten mutfağa girmesine sıra gelmez. Zaten ellemesin de mutfagima 🙂 kadin erkek roller karışmasın. Hastalık olunca ayrı tabi.
❝Hamamböcekleri Kelebek Olamaz! Böcekleri Ezin!❞
3 ay içerisinde 1 milyon insanın palalarla vahşice öldürüldüğü Ruanda Soykırımı'nı radyodaki bu slogan başlatmıştı.
Yakın tarihin gördüğü en acımasız katliamların yapıldığı bu üç aylık dönem korkunç detaylarla dolu.++
Her gün olmaz bu kadar diyeceğimiz görüntülerle karşılaşıyoruz.
Kadının köpeği, çocuğu belinden ısırıyor. Çocuk kıvranıyor ama kadından hiç tepki yok!
Bu çocuğun ailesi bu görüntüyü görse o kadını ne yapar?
Bu kadın bulunup cezasını çekmeli
#yasayaEVETdiyoruz#DEMKapatılsın
Tesettürlü Hanımefendi Kardeşlerim!
Evden çıkarken üzerinize giydiğiniz 'cilbâb'ın baş özellikleri 'gizli kalmanız' ve 'serkeşlerin sataşmalarına maruz kalmamanız' değil mi? Böyle söylemiyor mu ayet-i kerime?
Öyleyse taşımakla gurur duyduğunuz tesettürünüze rağmen bu görülme hevesi neden?
Bugünün dünyasındaki en büyük problemlerimizden biridir insanımızın kendini bir şekilde gösterme ihtiyacı duyma takıntısı..
Zira "kitle kültürü içerisinde hapsolmuş ve kendisine seri üretim veya seri tüketimin dışında hiçbir değer atfetmeyen insan için görülmek, takip edilmek hayati bir meseledir. Öyle ki günümüz modern insanının zihin kodları “Görülüyorum, o halde varım.” söylemine göre inşa edilmiş durumdadır."
Ne olur hayatımızın özel sayılması gereken anlarını sosyal mecralara atmayalım. Kimin ne olduğunun belli olmadığı, her türlü meşrep ve ahlaktan insanın bulunabildiği bir mecrada sizlerin masumane duygularla da olsa paylaştığınız bir fotoğrafın ne maksatla kullanılacağı belli olmaz, olmuyor. Kimlerin o fotoğrafı nasıl yorumlayacağının da bir garantisi yok.
Tesettür dediğimiz kavramın amacı namahrem gözlere görülmemek ve gizli kalabilmek değil midir zaten? Hayatımızın özel kalması gereken kareleri, ev hallerimiz, yediğimiz yemekler, içtiğimiz içecekler, yaptığımız organizasyonlar...
İnanın tüm bunlar bizde kaldığı ve bizle kaldığı sürece güzel ve anlamlı. Bulan var, bulamayan var, sağlığı olan var, olmayan var.
Bizim keyif yaptığımız o anlarda kederle boğuşan insanlar var bu mecrada birazcık kafa dağıtmak için bulunan.
Göz var, hak var, haset var, kıskanma var. Tüm bunların ötesinde korumakla mükellef olduğumuz haysiyetimiz ve vakarımız var.
Lütfen duyarlı olalım, olmak zorunda olduğumuzun farkına varalım!
Tekrar Buraya yazıyorum bu yıl 30 bin’den fazla dağıttım, seneye 75 bin’den fazla üçüncü yıldan itibaren tüm Türkiye’nin ata tohumları karşılayacağım. Kısırlaşmış tohumlarınızı da alıp defolup gideceksiniz.
Kadın istihdamı %35'e yükselmiş.
İşsizlik ise %10-15'lerde
bunlara yüksek lisans doktora yapan, izlik kaydı olmayan, askerlik yapanlar dahil değil.
Bazı ailelerde hem kadın hem erkek çalışıyor ama aileye yine de erkek bakıyor. Kadının ki (çoğu kez) makyaj giyim kuşam vs derken çöpe/düşmana...
Her ailede önce erkeğe iş verilse yani hem kadın hem erkek işsiz olan aileye öncelik tanınsa mesele kökten çözülür.
Kadın İslam'a/mahremiyete uygun işte çalışacaksa o onun bileceği iş.
Ama çocuğu, kocayı, evi, aileyi ihmal ederek her şeyi aile dışı bakıcı ve hizmetçilere emanet edecekse vah o aile ve milletin haline....
Çocuk yapmayı başarabilenlerde ise anneanne ve babaanneler çocuk bakıcısı ve hizmetçi olmuş... Üstelik beleş...
Adam evinde hanımı bekliyor aylarca/senelerce. Kadın oğlan veya kızın çocuğuna bakıyor başka şehir de...
Bir de memnun edemiyorlar. Tüm taraflar mutsuz...
Çocuk anneyi değil bakıcı veya babaanne ve anneanneyi annesi sanıyor.
Bir nefsânî arzu yüzünden her şey darmaduman olmuş...
Buna ne dünya ne de ahiret pişmanlığı fayda etmez...
Gelen kendimize gelelim.