Yusuf Ziya Hoca’ya sırf birileri memnun olsun diye zulmediliyor. Dosyasında ve mahkeme sürecinde onlarca çelişkili durum var. Sesimizi hep birlikte yükseltip bu mazlum adamı yalnız bırakmayalım.
#YusufZiyaHocayaAdalet
Yeşil feministler, kızıl feministler ve onların etkisinde kalan sistem ve yöneticiler! Doğru dürüst delil olmadan insanların hayatı mahvediliyor. İslamofobi batıda değil esas Türkiye'de!
https://t.co/0gkcgTMl4Y
Yusuf Ziya Gümüşel Hocayla ilgili ürpertici bir iftira yaşandı.
Davada, kararı, Yargıtay oybirliğiyle bozdu, savcı tahliye istedi.
Yalan dolan iftira ile bir âlimin hayatı cehenneme dönüştürüldü. Mahkeme de isnat edilen suçların hepsini delilleriyle reddetti.
Yusuf Ziya Hocanın suçsuzluğu tescil edilmesine rağmen bölge adliye mahkemesi (istinaf) heyeti, bazı vicdansız ideolojik yapıların baskısıyla yargıtayın bozma kararına direnme ve tutuklulukların devamına karar verdi.
Çok büyük bir zulüm var.
Bu zulmün durdurulması gerekiyor.
#YusufZiyaHocayaAdalet
@abakingurlek@adalet_bakanlik@TC_icisleri
Dinsizler tarafından kızı aldatılan, sefil iftiralara maruz kalan ve nihayet devrim yobazlarından alkış alabilmek için ellerine kelepçe vurulan #YusufZiyaHocayaAdalet
Yusuf Ziya Gümüşel ve ailesinin dosyası ile ilgili bu mağduriyet son bulsun.
Gizli şekilde kaydedilen manipülatif ses kayıtları ve sosyal medyadaki bazı feminist grupların baskıları, yargı sürecini ciddi manada etkilemiştir.
Sosyal medyadaki algı ekranlarını kapatın; bu dosyayı yalnızca adaletle ve aklıselimle değerlendirin.
Bu mazlum insanların ahını almaktan ve vebaline ortak olmaktan kurtulun.
📌 KAMUOYU VİCDANI SARSILDI
ADALET❗️
Yusuf Ziya Gümüşel Hoca ve ailesi hakkında görülen davada Yargıtay’ın hukukî hatalara ve ciddi eksikliklere dayanarak verdiği bozma kararının ardından, İstinaf Mahkemesi’nin mahkûmiyet kararlarında direnmesi büyük bir adaletsizlik örneği olarak kayıtlara geçmiştir❗️❗️❗️
Yargıtay’ın haklı gerekçelerine rağmen tesis edilen bu karar, kamuoyu vicdanını derinden yaralamıştır. Hukuk sistemimizin; ideolojik etkilerden ve dönemsel baskılardan arınmış kararlar vermesi, ülkemizin adalet zemininde durması adına hayatî bir zorunluluktur.
Davanın, âdil yargılanma esasları çerçevesinde hukukî normlara uygun olarak yeniden değerlendirileceğine ve maşerî vicdanda karşılık bulacak bir neticeye ulaşacağına olan inancımızı koruyoruz. Tüm sağduyu sahiplerini hakkın tecellisi için duaya ve sürecin takipçisi olmaya davet ediyoruz.
Tekâsür suresi çok enteresan bir uyarıyla başlıyor: "Tekâsür sizi oyaladı, aldattı."
Tekâsür, çokluk yarışı yapmak anlamına geliyor. Sayılar üzerinden insanın tükenmek bilmeyen arzusunu yansıtıyor. Çok kişi, çok para, çok evlat, çok...
Çok olanı istemek, çoklukla mutlu olmak bir hastalıktır. Ölene kadar insanda takıntı yapan bir bağımlılık çeşididir.
Takipçi sayısının fazla olması ile övünmek, kalabalık salonlarla gösteriş yapmak, yüksek etkileşimli video ve içeriklerle gururlanmak tekâsür hastalığıdır.
O kadar ki nafile ibadetlerde, dini hizmetlerde bile tekâsür mikrobu yayılmaktadır.
Yapılan hatimlerin, tutulan nafile oruçların sayısına takılmak, Allah için yapılan harcamaları saymaya kalkmak bir çeşit tekâsürdür.
Dünya işlerinin hesabı yapılır elbette ama Allah rızası için yaptığımız işlerde rakamlarda boğulmak oyalar, aldatır.
Öğrenci sayısı az olan alim ile talebesi çok olan alim arasında ayrım yapılırsa bu bir tekâsür olur.
Sosyal medya takipçisi az olan hoca ile çok olan hoca mukayese edilmeye başlanırsa orada tekâsür başlar.
Hanımlar ile beyler arasında sayı yarışı varsa tekâsür de vardır.
İslam'a hizmet eden kurumlar arasında rakamlar üzerinden yarış yapılıyorsa tekâsür yapılıyordur.
İşin özü şudur: Sayıdan önce bereket gerekir. Allah bereket verirse bir bin olur, bin milyon olur.
Bereket için Allah'ın rızasını aramak, O'nun beğenisine odaklanmak gerekir.
Allah ile beraber olan tek kişi kalabalıktır. Allah'tan uzak olan kalabalıklar ise yalnızdır.
Bizim planlarımızın üstünde bir plan var…
Öyleki ;
"Yaş 35 yolun yarısı eder."
Diyen Cahit Sıtkı 46 yaşında vefat etti.
"Ey sevgili,
Uzatma dünya sürgünümü benim."
Diyen Sezai Karakoç ise 88 yaşında vefat etti.
#yağmur#cumartesi#İstanbul
İsrail’in saldırılarıyla büyük yıkıma uğrayan Gazze’de, İHH İnsani Yardım Vakfı iyileştirme sürecine katkı sağlamak amacıyla enkaz kaldırma ve temizlik çalışmaları başlattı https://t.co/RjwyBBGA3N
"Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları veli edinmeyin. Onlar birbirlerinin velileridir. Sizden kim onları dost edinirse şüphesiz o da onlardandır. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez. Kalplerinde hastalık bulunanların “Başımıza bir felâketin gelmesinden korkuyoruz” diyerek onların dostluklarını kazanmaya çalıştıklarını görürsün. Belki de Allah müminlere katından bir fetih veya başka bir başarı getirir de onlar içlerinde gizledikleri şeyden dolayı pişman olurlar. İman edenler de “Sizinle beraber olduklarına dair bütün güçleriyle Allah’a yemin edenler bunlar mıydı?” derler. Onların bütün yaptıkları boşa gitmiş, sonuçta hüsrana uğramışlardır. Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse bilsin ki Allah öyle bir kavim getirecektir ki Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler; müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı vakarlıdırlar; Allah yolunda cihad ederler ve hiç kimsenin kınamasından korkmazlar. İşte bu Allah’ın dilediğine verdiği bir lütfudur. Allah’ın lütfu geniştir; O, her şeyi bilir. Sizin velîniz ancak Allah’tır, peygamberidir, bir de Allah’ın emrine boyun eğerek namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren müminlerdir." Maide 51-55