Netanyahu’ya cevap Milli Savunma Bakanlığımızdan geldi..
İzlerken bile nefesin kesilir, bir de karşısına çıktığını düşün…
İbreti alem olsun diye tekerlekli sandalyeye mahkum yaşarsın…
Eğer diğer isim Moriba ise rotasyon muhtemelen bu şekilde olur diye düşünüyorum.
- Orkun-Olaitan
- Miretti-Moriba
- Salih - ?
Salih’in alternatifi hâlâ soru işareti gibi görünüyor. Moriba’yı daha çok 8 numaraya yatkın bir oyuncu olarak hatırlıyorum. İzlediğimiz aksiyonlarda da genellikle top ayağındayken öne çıkıyor. Eğer 6 numarayı da yedeklemesi düşünülüyorsa; top rakipteyken özellikle pozisyon alma, oyun okuma, alan farkındalığı ve savunmaya geçiş konularında ne durumda olduğunu görmek lazım.
Merhum M. Akif İnan, şeyhini ziyaret ediyor. Şeyh efendi şöyle diyor: "Akif bey, bu dergaha aykırı bir durum görür de yine gelmeye devam ederseniz yevm-i kıyamette sizden dâvâcı olurum. Çünkü benim de yanlışa devam etmeme sebep olursunuz".
* * *
Hazret-i Ebubekir ra vazifeye böyle başladı. Hazret-i Ömer ra vazfeye başladığında camide, hutbede beni nasıl duzeltirsiniz dediğinde ayağa kalkıp "Seni kılıçlarımızla doğrulturuz" diyen baldırı çıplak bedevi karşısında hamd etti, "Yanlışlarımızı bize söylemezseniz sizde hayır yoktur. Yanlışlarımızı söylediğinizde sizi dinlemezsek bizde hayır yoktur" dedi..
Bugün stk yapılarında 'seçkin' abi oligarşisinin yanlışlarında fazilet ve hikmet arama eğitimi veriliyor. Kullar ve köleler Allah cc tarafından 'özel' seçilip tavzif edilmiş (!) muhteremlerin hatalarına itaat, yanlışlarını ölümüne savunma üzerine birbirini boğazlıyor, afaroz meydan muharebelerine taze kan taşıyor..
Fe eyne tezhebûn?!
Nereye gidiyorsunuz?!
Günlerdir bu iki güzel insanı gözlemliyorum. Ölüm karşısında nasıl bir tavır takınmamız gerektiğini, zor anlarda dostluğun ne demek olduğunu hepimize bilfiil gösterdiler. Müslümanlık güzel bir yol ve şükrolsun ki çok güzel Müslümanlarla aynı dönemde yaşıyoruz.
"Tasavvuf kâl ilmi değil hâl ilmidir." Bu meşhur sözden kimileri fıkhı önemsememek anladı. Onlara göre kâl'den kasıt fıkıhtı. Kimileri hâl'den cezbeli olmayı anladı.
Kimileri de hâllerini Hazreti Peygamber Efendimiz'e (S.A.V.) benzetmeyi anladı. İşte onlar hâlleriyle örneklik oldular. Kalplerde muhabbeti yeşerttiler. Hâlleriyle terbiye ettiler.
Abdullah Sert ve Osman Nuri Hocaefendiler inşallah o son grupta yer alıyorlar. Önce umredeki video sonra Zehra Sert Hanımefendi'nin vefatı sonrası yaşananlar ile tanıyan tanımayan çok sayıda insan sadece hallerine bakıp muhabbet besledi. Farkında olarak ya da olmayacak bazı kusurlarını düzeltti, düzeltmeye niyet etti.
Allah ikisinden de razı olsun.
hep eski evliyalardan bahsederiz, günümüzde de takvasıyla ilmiyle muhabbetiyle teslimiyetiyle misal almamız gereken o kadar çok Allah dostu var ki
böyle bir devirde bizleri dostlarına denk getiren meclislerinde bulunmayı nasip eden Rabbe sonsuz hamd olsun
@ibrahimKAYA_632 İbrahim hocam hem üstadımız osman hocamız hemde halifesi abdullah sert hocamız soyadının tam tersi bir ahlaka sahip Rabb'ime sonsuz hamdü senalar olsun ki bu iki güzel hak dostuyla bizleri tanıştırdı
Fark ettiniz mi bilmiyorum ama Abdullah hoca Osman efendiye bir şey söylerken Osman efendi Hz ani hareketle yakınlaşıyor Abdullah hocaya kafasını eğiyor. Edeb nezaket… maşallah
Bugün değerli eşini Rahmet-i Rahman’a uğurlayan
Abdullah Sert hocamız, Osman Nuri Topbaş Efendi'nin halifesi. Ondan sonraki isim yani.
Sağda arkadan geliyor. Bir zat-ı muhterem hemen farkediyor. Ve “buyurun efendim” diyerek, çekiliyor. "Yok evladım" diyor Abdullah Sert hoca. "Geç yerine."
Onun arkasından yürüyor.
Tasavvufun tertemiz, insanı arındırıcı, latifleştirici leziz hâli bu.
Bu videoyu kendisinden ödünç aldığım @kartalsalih kardeşim ne güzel yorumlamış bu manzarayı, aynen paylaşıyorum:
Öyle bekliyor halife…
Öyle bekliyor ikinci isim…
Allah'ım bizi ahlâklandır.
Allah'ım bizi diğergam eyle.
Osman Nuri Topbaş Efendi’nin vekili Abdullah Sert hocamız ve ailesi kaza geçirmiş. Değerli eşi Zehra Hocahanım vefat etmiş.
Merhumeye Allah’tan (cc) rahmet diliyorum. Mekânı cennet, makamı âlî olur inşallah.
Hüdayi Camiası, umutlarımızı diri, kalplerimizi dipdiri tutan, Balkan, Kafkas ve Türk dünyasında ve tabii Afrika’da ateizmin tarumar ettiği yaralı gönülleri fetheden kalpleri hakikate açma leziz yolculuğunun öncülüğünü yapıyor…
Sessiz ve sedasız…
Şov yapmadan…
Şovdan özene bezene kaçınarak…
Tam da tasavvufun sadeliğini ve latifliklerini kuşanarak…
Hüdayi Camiası’ndaki kardeşlerimizin başları sağolsun.
Muhterem Abdullah Sert hocamız ailesi ile birlikte trafik kazası geçirmiş… Hanımı Zehra annemiz vefat etmiş, kızı ise yaralanmış… Nûr Dağı’nda onlara dualar ettik. Mevlâ rahmet eylesin. Yaralılara şifalar ihsan etsin. Abdullah hocamıza ve ailesine sabırlar versin…
Türkiye’de tasavvufu en güzel şekilde temsil etmeye çalışan cemaatlerden olan, yaptıkları işlerle her kesimden Müslüman’ın takdirini kazanan Hüdayi Vakfı’nın kıymetli büyüklerinden Abdullah Sert Hocamızın eşine Rabbim rahmetiyle muamele etsin.
Cemaat ve tarikatlar Türk tarihinin hiçbir döneminde Devlet yönetimine doğrudan dahil edilmemiştir. Devlet geleneğimizde tarikat büyüklerinin sözlerine itibar edilmiş, bu kişilerden oluşan danışma kurulları kurulmuştur.
Fatih Sultan Mehmet’in akıl hocası Akşemsettin Hz. buna örnektir. Fakat aynı Fatih, Devletle karşı karşıya gelen Hurufi cemaati üyelerini de infaz ettirmiştir. Bir cemaatin Devlete sızıp yer edinmek gibi bir amacı olamaz. Tarihin her döneminde atalarımız bu yapılarla da mücadele etmiştir.
Fakat bunları yapan atalarımız tarikat düşmanı da olmamışlardır. Sözüne güvenilir, itimat edilen Allah dostları Devletlerimiz için her daim yol gösterici olmuştur. Padişahların neredeyse tamamı da belli tarikatların birer mürididir. Tarikat ve cemaatlerde Devlet yönetimine sızmakla-söz sahibi olmanın ayrımı yapıldığında Devletin işleyişi her daim daha sürdürülebilir olur.