#okanburuki̇stifa Hakem bile dayanamadı buna. #dursunözbekistifa ya bunu kovun ya da siz istifa edin. Rakip analizi yok, elindeki kadroyu maça göre hazırlamak yok. Şımarık adam. İstifa etmezse kovun gitsin
@HaberReport Amcanın silaha davranmadan önce süreci anlattığı videosu var. Tabii ki kendisi de istemezdi katil olsun ama burasına kadar gelmiş. Yaptığı savunmasında sonuna kadar haklı. Benim vidanımda karar beraat
FENOMENLİĞİN GÖLGESİNDE KAYBOLAN ÖĞRETMENLİK
Tolstoy’a atfedilen, “Öyle horozlar vardır ki, öttükleri için güneşin doğduğunu sanırlar” ifadesi; son günlerde öğretmenlik mesleğinin saygınlığına halel getiren "fenomen öğretmen" figürlerini anlamak için kayda değer bir tespittir. Felsefi bir düzlemde fenomen; mutlak ve ebedî olan "idea"nın geçici, kusurlu ve hakikatten yoksun bir kopyasıdır. Bu bağlamda, sınıf ortamını bir içerik stüdyosuna, eğitimi ise bir seyre indirgeyen yaklaşımlar, eğitimin özündeki hakikati gölgelemektedir.
Sınıf mahremiyetini ihlal ederek dijital mecralarda popülarite arayan veya bu alanı kişisel bir "etkileşim" (influencer) sahası olarak kullanan anlayışın, öğrencinin şahsiyet inşasına sağladığı bir fayda yoktur. Nurettin Topçu’nun "Türkiye’nin Maarif Davası" eserinde vurguladığı gibi; "Muallim, ruhumuzun sanatkârıdır." Bir sanatkârın eseri üzerindeki titizliği, öğrencisini bir "etkileşim nesnesi" değil, bir "şahsiyet adayı" olarak görmesini gerektirir. Bugün fenomen öğretmenlik ile şahit olduğumuz süreç, maalesef öğretmeni, eğitim ortamının bir nesnesi haline getirmekte; onu teknik bir veri aktarıcısı veya görsel bir figür konumuna düşürmektedir.
Öğretmenlik; bir görsel şov, performans sanatı veya ticari bir içerik üretim işi değildir. Hakiki bir muallim/öğretmen, bilgiyi yalnızca zihne nakşetmekle kalmaz; o bilginin bir "istikamet" üzere nasıl yaşanacağını bizzat kendi örnekliği ile ortaya koyar. Fenomenlik gayesiyle yapılan paylaşımlar, ekran önündeki yapay kurgular ve suni estetik kaygılar; Topçu’nun tasvir ettiği "ideal muallim" karakterinin uzağında kalan zayıf birer surettir. Unutulmamalıdır ki; en mahir kopya dahi, en zayıf asıldan daha kıymetli değildir.
Öğretmenlik, kadim hafızamızda bilgiyi teknik bir veri olarak sunan bir teknisyenlik değil; talebesi için "üsvetün hasene" (en güzel örnek) teşkil eden bir rehberlik makamıdır. Öğrencilerini kişisel beğeni aracı olarak kullanmak, hakikat arayışının aracı olan bilginin kutsiyetine ve mesleki ahlaka aykırıdır.
Maarif ufkumuzu Nurettin Topçu’nun "Muallim, Mektep ve Talebe" üçlemesindeki o derin vakarla yeniden şekillendirmek zorundayız. Gerçek başarı, sosyal medya algoritmalarında üst sıralara çıkmak değil; bir talebenin ruhunda hayat boyu rehberlik edecek bir iz bırakabilmektir.
Mesleğin onurunu korumak adına; "popüler olanın" geçici parıltısından ziyade, "hakiki olanın" inşa edici gücüne dönmek stratejik bir zorunluluktur.
🎙️KAMUDA ÜCRET DENGESİ KURULMALI, GELİR ADALETİ SAĞLANMALIDIR !
8. Dönem Toplu Sözleşme sürecinde; farklı statülerdeki çarpıklığı giderecek şekilde “memurundan amirine, uzmanından üst yöneticisine, çalışanından emeklisine” kamu personel sistemini bütüncül bakış açısıyla gören teklifimizi kabul etmeyen Kamu İşveren Heyeti; üst düzey yöneticilere yönelik önerge tartışmaları ile bizim sürekli olarak gündeme getirdiğimiz, kamu personel sistemindeki adaletsizliği/ücret skalasındaki bozukluğu bir kez daha görünür kılmıştır.
Memur-Sen olarak çağrımız nettir:
🔹 2026 Ocak’ta tüm kamu görevlilerine ve emeklilere seyannanen zam verilmelidir.
🔹 Kamu hizmetine girişten emekliliğe kadar kapsayıcı bir kamu personel reformu hayata geçirilmelidir.
🔹 4688 sayılı Kanun, sosyal diyalog güçlendirilerek ivedilikle güncellenmelidir.
Kapsamlı düzenleme, ortak akıl, sosyal diyalog ve adalet istiyoruz.
📌https://t.co/fSMvtphdnU
@_cevdetyilmaz | @memetsimsek@isikhanvedat | @avabdullahguler
KAMUDA ÜCRET DENGESİ KURULMALI, GELİR ADALETİ SAĞLANMALIDIR!
Üst düzey yöneticilere yönelik önerge tartışmaları; kamu personel sistemindeki adaletsizliği ve ücret skalasındaki bozukluğu bir kez daha görünür kılmıştır.
Memur-Sen olarak çağrımız nettir:
🔹 2026 Ocak’ta tüm kamu görevlilerine ve emeklilere seyannanen zam verilmelidir.
🔹 Kamu hizmetine girişten emekliliğe kadar kapsayıcı bir kamu personel reformu hayata geçirilmelidir.
🔹 4688 sayılı Kanun, sosyal diyalog güçlendirilerek ivedilikle güncellenmelidir.
Kapsamlı düzenleme, ortak akıl, sosyal diyalog ve adalet istiyoruz.
https://t.co/zbqZkQo7MQ
🎙️ KAMU GÖREVLİLERİNİN BÜTÜNÜNÜ KAPSAYAN
SEYYANEN ZAM YAPILMALIDIR
▪️ Bütçe Kanunu görüşmeleri öncesinde gerçekleştirdiğimiz Eylem’de Meclis’e çağrıda bulunarak kapsamlı bir düzenleme yapılmasını beklediğimizi ifade ettik.
▪️ Tüm siyasi partilerinin ortak uzlaşısıyla geçen önergenin Genel Kurul’da kamu görevlilerinin bütününü kapsayacak şekilde kuşatıcı olarak genişletilmesi temel beklentimizdir.
▪️ Çalışma hayatında barışın sağlanması, kayıpların önlenmesi, günün ihtiyaçlarının görülmesi ve kamu hizmetinin eksiksiz sunulması için ücret skalasındaki çarpıklığın giderilmesi zaruri bir ihtiyaçtır.
▪️ Meclis Genel Kurulu’na çağrımız; Kanun Teklifi’nin, üst düzey yöneticiler ve belirli meslek grupları için yapılan iyileştirmeye ilave olarak, kamu görevlilerimizin bütününü kapsayacak, ifade ettiğimiz sorunları çözecek, çalışanlar arasında ayrım yapmayacak şekilde tüm siyasi partilerin ortak kararıyla genişletilmesidir.
https://t.co/aqm2e9DCY0
🎙️ENFLASYON HEDEFİ MAAŞLARI BASKILAYARAK TUTTURULAMAZ.
🔴 S E Y A N E N Z A M Ş A R T❗️
Bugün açıklanan TUİK’in enflasyon rakamları ile Kasım ayı enflasyon oranı % 0.87 yıllık enflasyon % 31.07 olarak gerçekleşti. Bu rakamlarla 2025 yılı ikinci yarısı 5 aylık enflasyon oranı % 11.21 enflasyon farkı ise % 5.91 oldu.
Kamu görevlilerinin maaş ve ücretlerinin enflasyona göre güncellenmesine 1 ay kaldı. Kış aylarının getirdiği ek maliyetlerle birlikte, enflasyon rakamları ile sahanın gerçeği arasındaki makas daha da açılmıştır. ‘Maliye’nin kazanı, ‘Çalışma’nın mizanı adaletsiz. Çalışanlar arası uygulanan ücret rejiminden rahatsızız.
2 yılı aşkın süredir uygulanan sıkılaşma politikaları beklenen sonucu vermek yerine kamu görevlilerini, sabit ücretlileri germekte, yükü az ücret alanın üzerine bırakmaktadır.
2023 Kasım ayında açıklanan Enflasyon Raporu’nda 2025 yılı için %14 enflasyon beklenirken; 2025 Kasım ayında açıklanan Enflasyon Raporu’nda yılsonu enflasyonu %31-%33 aralığında güncellenmiştir.
Kamu İşvereni; “Enflasyonu; hedeflere uyduramıyorsa, maaşları neden beklenen enflasyona uydurmaya çalışıyor?” sorusunun cevabı verilmelidir.
Uygulanan politikalar; gelir adaletsizliğini ve çalışanlar arası ücret dengesizliğini artırmış, emekli kamu görevlilerini üzmüş, geleceğe dair kaygıları yükseltmiştir. Buna ilave olarak; İşveren’in birbirinden bağımsız iki farklı tutumu; kamu çalışanları arasındaki adaletsizliği büyütmüş, kamuda çalışma barışını bozmuştur.
Hakem Kurulu’nun/İşveren’in haksız, yetersiz ve tutarsız kararları, daha fazla kamu görevlilerini mağdur etmemelidir. İşveren; çalışanların haklarını küçültmeyi, gelir dağılımını dengesizleştirmeyi, hayatın gerçeklerini görmezden gelmeyi bırakmalı; 2026 yılı gelmeden emekliliğe de yansıyacak şekilde seyyanen zam ile Hakem’in adaletsizliğini gidermelidir.
📈 Piyasa Beklentiyi Dahi Fiyatlamıştır
Henüz kamu görevlileri zamlı maaşını almadan, Asgari Ücret Tespit Komisyonu çalışmalarına başlamadan, piyasadaki "zam beklentisi" ne yazık ki etiketlere çoktan yansıdı. Pazar-market fiyatları, henüz cebe girmeyen ücret artışlarını şimdiden eritti. Kamu görevlisine verilecek zammı korumanın yolu, fırsatçılığa geçit vermemek ve alım gücünü 'beklentiye' değil 'piyasa gerçeğine' göre tadil etmektir.
📉 Büyüyen Ekonominin Karşılığı, Kamu Görevlilerinin Bordrolarında da Görülmeli
Ülkemiz son 21 çeyrektir istikrarlı ve kararlı şekilde büyümesini sürdürmektedir. Konut sahip olmanın daha kısa sürede, gelecek hedeflerinin gerçekleşmesi daha kısa zamanda ve gelir dağılımı adaletsizliği oranın 0’a yaklaşması halinde bu büyüme bütün hanelerde ve kamu görevlilerimizin ceplerinde hissedilecektir. Kamu görevlilerimiz ve emeklilerimiz; büyüdükçe paylaşmanın, paylaştıkça da büyümenin bereketini bekliyor.
◾Yeniden Değerleme Oranı Çalışanların Aleyhine Olmamalıdır
2026 yılı devlet alacaklarına uygulanacak Yeniden Değerleme Oranı %25,49 olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda trafik cezalarından, vergilere, pasaport ücretinden IMEI ücretine kadar tüm kamu alacakları bu oranda artacaktır.
Kamu görevlisinden alınacak tutar ortadayken; kamu görevlisine verilecek zammın bundan az olması ne matematiksel gerçeklikle ne de hakkaniyetle bağdaşır. Devletin alırken uyguladığı oran ile verirken baz aldığı oran arasında, çalışan aleyhine bir uçurum olmamalıdır.
“Kasa dolu, cepler boş” tutarsızlığı ile “Cepler dolu, kasa boş” endişesi arasında fark yoktur. Emeğin cebinde olmayan alın terinin karşılığı, kasada güvence oluşturmaz!
💼 Genel Kurul’da Kamu Görevlilerinin Tamamını Kapsayan İyileştirme Yapılmalıdır
2026 Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Genel Kurul’a gelirken, üst kademe yöneticileri ve belirli meslek gruplarına ilave iyileştirme yapılmışken ve 11. Yargı Paketi gündemdeyken kamu görevlilerinin kronikleşen sorunları artık ötelenmemelidir.
Yıllardır gündeme getirdiğimiz;
📌 Seyyanen zam verilmesi ve emekliliğe yansıtılması,
📌 Mühendislik Meslek Kanunu ve THS’nin maaş/ücretlerinin iyileştirilmesi,
📌 1. Dereceye 3600 Ek Gösterge,
📌 Akademik personelin mali haklarının iyileştirilmesi,
📌 Tazminat Yansıtma Oranlarının düzenlenmesi,
📌 Koruyucu Giyim Yardımının önündeki engellerin kaldırılması,
📌 Üniversite ve diğer daire başkanlarının kapsama alınması,
📌 Şube müdürü, müdür, şef ve diğer meslek grupları ile uzmanların mali haklarının iyileştirilmesi,
📌 GİH ve YHS çalışanlarının beklentilerinin karşılanması,
📌 Ücret, unvan ve yetki skalasının düzeltilmesi,
📌 Disiplin Affı, 11. Yargı Paketi içerisinde mutlaka yer almalı,
📌 Sendikal örgütlenmenin önünü tıkayan 4688 Sayılı Kanun’un antidemokratik yapısı değiştirilmeli,
konu başlıkları başta olmak üzere sorunların çözülmesi gerekmektedir.
Meclis Genel Kurulu’na çağrımız bir kez daha yineliyoruz. Üst düzey yöneticiler ve belirli meslek grupları için yapılan iyileştirmeye ilave olarak, kamu görevlilerimizin bütününü kapsayacak, ifade ettiğimiz sorunları çözecek, çalışanlar arasında ayrım yapmayacak şekilde tüm siyasi partilerin ortak kararıyla Kanun Teklifi genişletilmelidir.
KAMU GÖREVLİLERİNİN BÜTÜNÜNÜ KAPSAYAN
SEYYANEN ZAM YAPILMALIDIR
2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu görüşmeleri kapsamında 1 Aralık 2025 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda üst düzey kamu yöneticileri ile uzman, denetçi, müfettiş gibi bazı meslek kadrolarında bulunanların maaş/ücretlerini artıracak şekilde verilen önerge kabul edilmiştir.
Meclis Genel Kurulu’na çağrımız; Kanun Teklifi’nin, üst düzey yöneticiler ve belirli meslek grupları için yapılan iyileştirmeye ilave olarak, kamu görevlilerimizin bütününü kapsayacak, çalışanlar arasında ayrım yapmayacak şekilde tüm siyasi partilerin ortak kararıyla genişletilmesidir.
https://t.co/LwCoetfEFK
Emeğinize, özverinize sağlık gençler. Gönlümüzün şampiyonusunuz. Ben kendi adıma başarınızı aldım kabul ettim. Bize bu heyecanı ve mutluluğu yaşattınız. İşiniz rast gelsin 👏#milliheyecan#12DevAdam#millitakım
Muhalefet partileri neden gidip orada kamyonların hafriyat dönmesine engel olmuyor?
➖İklim krizi çığırtkanlığı yapanlar nerede?
➖Allah rızası için buna dur diyebilecek kimse yokmu?
📌Bir tatlı su gölü (mavi göl) yok ediliyor.
📌Bu ülkede vatanını seven kimse kalmadı mı?
@_aliyalcin_ Okul idarecileri ve rehber öğretmenler için yüksek lisans ve doktora mezunlarına ekders katkısının ödenmesini istiyoruz başkanım. Bireysel davaların tamamı kişi lehine sonuçlanmaktır. Bireysel dava işkencesi ve idari mahkemede gereksiz yoğunluk yaşatılmasına son verilsin.
Üzerinde termik santral bacaları da olan gri renkli, çift isimli devasa bir gemi iki gün önce Dolmabahçe Sarayı karşısındaydı. Dikkatimizi çekmişti! Hatta bunun burada ne işi var demiştik.
Sismik mi bilmiyorum. Bunu bizzat gözlerimizle gördük. Dün de aynı gemi Yalova açıklarında görülmüş!
Yetkililer acilen resmi bir açıklama yapmalı.
Depremle bunun arasında bir alaka var mı? İstanbul Boğazı’na niye gelmiş? Deprem tetikleyen bizim bilmediğimiz ama birilerinde olan gizli bir teknoloji mi var?
#deprem
Toplanma
@ErkanTrukten Sertifikasızmış civcivler. Ve sağlıksız koşullarmış. Binlerce yıldır tavuk nasıl sağlıklı yetişiyor, ticari tüketim için üretilen civcivler ne kadar sağlıklı?
Bu kadar vicdansızlık nedir Allah aşkına. 5000 sokak köpeği itlaf edilse ne olurdu? Karıncayı incitmekten imtina eden…
🔴 Aydın İncirliova'da 4 Bin Civciv ve 8 Bin Tavuk, Üretim Ruhsatı ve Belgesi Bulunmadığı İddiasıyla İmha Edildi.
Üretici, Hayvan Derneklerine Seslenerek Destek Talep Etti.
Allah Korkusu ve Günah Nedir Bilmiyorlar.